Kelebekler, kişisel gelişim yolculuğunda derin bir sembolizm taşır. Tırtıl halindeyken sabırla kendi kabuğunda gelişir, ve bir gün kendini özgürce gökyüzüne bırakır.
Bu dönüşüm, içsel büyüme ve sabrın meyvelerini simgeler. Hayatta da, zor dönemler ve mücadeleler birer “koza” olabilir.
Ancak sabırlı, kararlı ve farkındalıkla ilerledikçe, her insan kendi "kelebeğine" dönüşebilir. Kelebek gibi özgürlüğe ve potansiyele ulaşmak için, değişimi kucaklamak ve gelişmek gerekir.
Hatırlayalım mı? en güzel dönüşümler en zorlu süreçlerin ardından gelir sözünü.
Seni anlatmak, ruhun en derin köşesine dokunmak gibi. İçimdeki duyguların, cesaretin ve güvenin seninle anlam bulduğu o yeri tarif etmek zor. Bir araya gelişimiz, sadece iki bedenin kavuşması değil; ait olduğumuz yeri bulmak, içsel bir huzura ermek.
Cesaretin en güzel hali, seninle gözlerimi kapatıp geleceğe adım atmak. Güven, her defasında beni hiç tereddüt etmeden sarışında saklı. Senin yanında olmak, dünyada en çok ait olduğum yeri bulmak demek.
Kavuşmak, sadece özlemin bitişi değil, her seferinde yuvama dönmek gibi. Çünkü sen, hem huzurun hem de tutkunun en güzel halisin. Sana kavuşmak, hayatın bana verdiği en büyük armağan.
Ekim ayına adım atarken, yeniden doğuşu kutlayan bir Anka kuşu misali, her şeyde taze bir başlangıcın izini görüyoruz. Anka kuşu, küllerinden doğarken içinde taşıdığı gücü ve inancı yeniden keşfeder, tıpkı bir insanın her zorluktan sonra kendini yeniden bulması gibi. Ekim ayı da bize doğanın dönüşümünü, eski yaprakların dökülüp yerini yenilerine bırakmasını hatırlatır.
Gökyüzünün ilk sabah ışıklarıyla yıkanan bu yeni ayda, ruhumuzun derinliklerinde saklı kalan umutlar uyanıyor. Küllerimiz, geride bıraktığımız geçmişin izleri; ama onların içinden doğan biz, daha güçlü, daha bilge ve sevgi dolu bir varoluşa adım atıyoruz. Her kayboluş, aslında bir yeniden buluşun kapısını aralar. Ekim rüzgârları, bizlere kendi hikâyemizi yeniden yazmamız için fırsat sunuyor.
Tıpkı Anka kuşunun her defasında daha parlak bir alevle yükselmesi gibi, bu yeni ay da bize, içimizdeki güçle nasıl yeniden doğabileceğimizi gösteriyor. Mis gibi bir başlangıç, taptaze bir nefes ve önümüzde uzanan sonsuz bir gökyüzü... Her şey mümkün...
Allah'ım, bu ayda dünyamıza bolluk, bereket, barış ve huzur ver. Kalplerimizi sevgi, şefkat ve merhametle doldur. Sevgi dolu ilişkiler, sağlık, mutluluk ve içsel dengeyle dolu bir ay olsun.
Her adımımızda şükür ve farkındalıkla ilerlemeyi, zorluklarla sevgiyle başa çıkmayı, kendimize ve başkalarına anlayışla yaklaşmayı nasip et. Hayallerimizi gerçekleştirecek cesareti, huzuru ve gücü bizlere bahşet.
İyi niyetlerimizi koru, dualarımızı kabul et. Teşekkürler Allah'ım.
seviyorum seni amansız ve zamansız kalbime dokunmanı, özlem yumağıyla üşüyen kalbimi örtmeni... seviyorum seni sana ait oluşlarınla, sana ait renklerinle.... her birimizin ruhunun farklı olması nasıl da güzel ha.!
zira aynı renk olsaydık karmaşa çıkardı ya da nasıl bilecektik mavileri, morları ve düşlerin rengini.
özlüyorum ben seni, boğazıma dizilen harflerin konuşamadığım yanlarıyla.... nasıl da güzel adamdı Ruh'un, bedeninle titrettiğin yerlere gölgeni bıraktığın... ne diyorlar SEN İÇİN BİLİYORSUN değil mi?
,, biz Ali bir yere gidiyoruz dediklerinde, nereye diye sorgulamazdık, hadi der yürürdük onunla....''
bir Beyazımsı Kalp geçti bu diyardan, bedeninin öldüğü Ruh'unun gezindiği.... teşekkürler Allah'ım.
,, hayat, kuşların özgürce süzüldüğü gökyüzünde sevinçlerin melodisi, mutluluğun sıcak dokunuşu ve huzurun derin kucaklayışıyla şekillensin. sevgimizin derinliklerinden filizlenen her an, ruhumuzu besleyen bir şiir gibi hayat bulsun. gönlümüzdeki renkler, bir tabloya dönüşsün ve her fırtına, bize daha güçlü sevgi bağları kazandırsın."
günaydın Umut... teşekkürler Dünya... şükürler olsun Allah'ım.
uğuldar içimde sokaklar, caddelerde rüzgâr, camlar üşür, buğulanır kimsesizlikleriyle, tarçına bulaşmış hazan. Ve.. şimdi gidiyor Eylül üzerimden, öncesi ve sonrası, boşluk ve tokluk, hüzünlü bulutum bugün, ha yağdı.! ha yağacak.! Eylül gidiyor, güle güle diyeceğim ardından, teşekkür ederek kattıklarına....
her Eylül sonrası veda busesi. 30.09.2023, Huri.
sana emanet ederek şarkıyı, bugün ve daima, bana geri getireceğine ümitle.
Tarihinin derinlikleri, misafirperver halkın ve manevi huzurunla kalbimde özel bir yer edindin. Her köşende hissettiğimiz hoşgörü ve güzellikler için minnettarım. Yeniden buluşmak dileğiyle.
dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana, bir şeyler anlatacağım bütün kulaklardan gizli, herkesin ortasında konuşacağım; ama senden başka duyan olmayacak…
rüzgâr öyle hoş, yumuşak gel ki; silip süpür üzerimizden eserken, renksiz duaları, mutsuzluklar, ve alıp teslim et doğa anaya. huzur ve sevdayla kalalım bu sonsuz maviliğin altında. ?si=Cg28iKW6Bt8Cj42c
Kelebekler, kişisel gelişim yolculuğunda derin bir sembolizm taşır. Tırtıl halindeyken sabırla kendi kabuğunda gelişir, ve bir gün kendini özgürce gökyüzüne bırakır.
Bu dönüşüm, içsel büyüme ve sabrın meyvelerini simgeler. Hayatta da, zor dönemler ve mücadeleler birer “koza” olabilir.
Ancak sabırlı, kararlı ve farkındalıkla ilerledikçe, her insan kendi "kelebeğine" dönüşebilir. Kelebek gibi özgürlüğe ve potansiyele ulaşmak için, değişimi kucaklamak ve gelişmek gerekir.
Hatırlayalım mı? en güzel dönüşümler en zorlu süreçlerin ardından gelir sözünü.
Namaste....
Seni anlatmak, ruhun en derin köşesine dokunmak gibi. İçimdeki duyguların, cesaretin ve güvenin seninle anlam bulduğu o yeri tarif etmek zor. Bir araya gelişimiz, sadece iki bedenin kavuşması değil; ait olduğumuz yeri bulmak, içsel bir huzura ermek.
Cesaretin en güzel hali, seninle gözlerimi kapatıp geleceğe adım atmak. Güven, her defasında beni hiç tereddüt etmeden sarışında saklı. Senin yanında olmak, dünyada en çok ait olduğum yeri bulmak demek.
Kavuşmak, sadece özlemin bitişi değil, her seferinde yuvama dönmek gibi. Çünkü sen, hem huzurun hem de tutkunun en güzel halisin. Sana kavuşmak, hayatın bana verdiği en büyük armağan.
Ekim ayına adım atarken, yeniden doğuşu kutlayan bir Anka kuşu misali, her şeyde taze bir başlangıcın izini görüyoruz. Anka kuşu, küllerinden doğarken içinde taşıdığı gücü ve inancı yeniden keşfeder, tıpkı bir insanın her zorluktan sonra kendini yeniden bulması gibi. Ekim ayı da bize doğanın dönüşümünü, eski yaprakların dökülüp yerini yenilerine bırakmasını hatırlatır.
Gökyüzünün ilk sabah ışıklarıyla yıkanan bu yeni ayda, ruhumuzun derinliklerinde saklı kalan umutlar uyanıyor. Küllerimiz, geride bıraktığımız geçmişin izleri; ama onların içinden doğan biz, daha güçlü, daha bilge ve sevgi dolu bir varoluşa adım atıyoruz. Her kayboluş, aslında bir yeniden buluşun kapısını aralar. Ekim rüzgârları, bizlere kendi hikâyemizi yeniden yazmamız için fırsat sunuyor.
Tıpkı Anka kuşunun her defasında daha parlak bir alevle yükselmesi gibi, bu yeni ay da bize, içimizdeki güçle nasıl yeniden doğabileceğimizi gösteriyor. Mis gibi bir başlangıç, taptaze bir nefes ve önümüzde uzanan sonsuz bir gökyüzü... Her şey mümkün...
Ekim Ayı Niyeti:
Hoş geldin Ekim, güzelliğinle hoş kal, bereketinle gel!
Allah'ım, bu ayda dünyamıza bolluk, bereket, barış ve huzur ver. Kalplerimizi sevgi, şefkat ve merhametle doldur. Sevgi dolu ilişkiler, sağlık, mutluluk ve içsel dengeyle dolu bir ay olsun.
Her adımımızda şükür ve farkındalıkla ilerlemeyi, zorluklarla sevgiyle başa çıkmayı, kendimize ve başkalarına anlayışla yaklaşmayı nasip et. Hayallerimizi gerçekleştirecek cesareti, huzuru ve gücü bizlere bahşet.
İyi niyetlerimizi koru, dualarımızı kabul et. Teşekkürler Allah'ım.
seviyorum seni amansız ve zamansız kalbime dokunmanı, özlem yumağıyla üşüyen kalbimi örtmeni... seviyorum seni sana ait oluşlarınla, sana ait renklerinle.... her birimizin ruhunun farklı olması nasıl da güzel ha.!
zira aynı renk olsaydık karmaşa çıkardı ya da nasıl bilecektik mavileri, morları ve düşlerin rengini.
özlüyorum ben seni, boğazıma dizilen harflerin konuşamadığım yanlarıyla.... nasıl da güzel adamdı Ruh'un, bedeninle titrettiğin yerlere gölgeni bıraktığın... ne diyorlar SEN İÇİN BİLİYORSUN değil mi?
,, biz Ali bir yere gidiyoruz dediklerinde, nereye diye sorgulamazdık, hadi der yürürdük onunla....''
bir Beyazımsı Kalp geçti bu diyardan, bedeninin öldüğü Ruh'unun gezindiği.... teşekkürler Allah'ım.
,, hayat, kuşların özgürce süzüldüğü gökyüzünde sevinçlerin melodisi, mutluluğun sıcak dokunuşu ve huzurun derin kucaklayışıyla şekillensin.
sevgimizin derinliklerinden filizlenen her an, ruhumuzu besleyen bir şiir gibi hayat bulsun. gönlümüzdeki renkler, bir tabloya dönüşsün ve her fırtına, bize daha güçlü sevgi bağları kazandırsın."
günaydın Umut... teşekkürler Dünya... şükürler olsun Allah'ım.
uğuldar içimde sokaklar,
caddelerde rüzgâr,
camlar üşür,
buğulanır kimsesizlikleriyle,
tarçına bulaşmış hazan.
Ve..
şimdi gidiyor Eylül üzerimden,
öncesi ve sonrası,
boşluk ve tokluk,
hüzünlü bulutum bugün,
ha yağdı.! ha yağacak.!
Eylül gidiyor, güle güle diyeceğim ardından, teşekkür ederek kattıklarına....
her Eylül sonrası veda busesi.
30.09.2023, Huri.
sana emanet ederek şarkıyı, bugün ve daima, bana geri getireceğine ümitle.
Tarihinin derinlikleri, misafirperver halkın ve manevi huzurunla kalbimde özel bir yer edindin. Her köşende hissettiğimiz hoşgörü ve güzellikler için minnettarım. Yeniden buluşmak dileğiyle.
Ağırladığın için teşekkür ederim, Konya.!
ve...
Nasip etmene şükürler olsun Allah'ım. çokça...
https://www.youtube.com/shorts/ei2Ff7a7WFI
dilsiz dudaksız sözler söyleyeceğim sana,
bir şeyler anlatacağım bütün kulaklardan gizli, herkesin ortasında konuşacağım;
ama senden başka duyan olmayacak…
( Şems-i Tebrizi / Ruh-u Revânım )
rüzgâr öyle hoş, yumuşak gel ki;
silip süpür üzerimizden eserken, renksiz duaları, mutsuzluklar, ve alıp teslim et doğa anaya.
huzur ve sevdayla kalalım bu sonsuz maviliğin altında.
?si=Cg28iKW6Bt8Cj42c