***** GÜLERMİSİN AĞLARMISIN ***** Dün Mahalle Parkında gezinirken, Lise son sınıfta okuyan 3-5 öğrenciyle hasbihal olduk. Bir ara dedim ki, sahi Ülkemizin Başbakan'ı kimdir. Birisi Sayın Tayyip Erdoğan, kimisi Süleyman Soylu, kimisi Devlet Bahçeli, Kimisi Abdullah Gül ve kimisi de Binali Yıldırım'dır dediler. Hatta Merhum Bülent Ecevit-i diyenlerde oldu. ---Bir bakar mısınız? Ze kuşağının eğitim seviyelerine. Eskiden Öğretmen Liselerinden mezun olanlar doğrudan Öğretmen olarak atanırlardı. Bizim devran-ı, ilk okullar da onlar okuttu. Çokta iyi okuttular....Ülkemiz de Teknoloji ilerledikçe ve dijital alet-edevatlar artınca müfredat çöküyor. Özellikle Orta dereceli okullar da kuralsızlık, duyarsızlık, disiplinsizlik ve aymazlık hürra gidiyor. Öğretmenler okula spor kıyafetiyle geliyorlar. Simit yaka tişort, dar paça pantolon ve suratlar sakallı derslere giriyorlar. Kim öğretmen, kim öğrenci belli değil. --Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK bu kutlu Cumhuriyetimizi gençlerimize ve gençlerimizi de ufku geniş, çağdaş Devrimci Öğretmenlerimize emanet etmişti. Onun bu ulvi emanetine böyle mi sahip çıkılıyor? Atamız kılık-kıyafet ve bunca Devrimleri boşuna mı yaptı? --GÜLER MİSİN-AĞLAR MISIN--- OZAN ÇAKIROĞLU.
**** EYY SİYASET KERVANI **** --Türk Ulusal Devletimizi VERGİ Devleti haline getirdiniz.. Bu Devlet vergiyle, Dua-niyazla, hatim indirmekle, kurum ve kuruluşları özelleştirmekle Asla ve kat-a büyümüz. Bu rüya aleminden bir an evvel kurtulmalıyız??? -- Ulusal Devletler, ilke ve mevzuatlarıyla, Bilimsel Eğitim ve öğretimle, Üretim ve sanayi ile, teknik tarım politikalarıyla ve arz-talep dengesiyle büyür... --------OZAN ÇAKIROĞLU---------
*** HUZUR KALMADI *** Hürriyet felç oldu, huzur kalmadı Ekonomi çöktü, hazır kalmadı Demokrasi rafta, Nazır kalmadı Cehalet çağlayıp coşmuş gidiyor. . Şairler haybeden, devşirir olmuş Yazarlar korkudan, hapşırır olmuş Mürşitler yolunu, şaşırır olmuş. Her kes bir tarafı, tutmuş gidiyor. . Zülfikâr Kalemli, Şair kalmadı Feraset-hamaset, Mahir kalmadı Hak-hakikat bilen, Tahir kalmadı Rantiye Atına, binmiş gidiyor. . Çakıroğlu der ki, hilafım yoktur Azını söyledim, dahası çoktur Hilafet sultası, Halkına faktır Tarikat tarından, düşmüş gidiyor... -----OZAN ÇAKIROĞLU----- . Narin Güran ve benzeri olaylarda Şairler Şiirleriyle, Yazarlar makale-nesirleriyle, Çizerler Resimleriyle, Kurumlar Diplomasiyle, Yargı yaptırımıyla, Vatandaş üzerine düşen insanlık vazifesini tavır ve eylemleriyle icra etmelidir diye düşünüyorum... Benim derdim, Her hangi bir kişi ya da her hangi bir kurumu eleştirmek ve suçlamak değildir. Ben, yansız-tarafsız kimsenin kuklası olmadan Toplumsal meseleleri hasbel kader dile getiririm....VESSELAM.
***Haklı, doğru ve objektif serzenişinize katılıyorum. Yüce Yaratan, sizin gibi düşünen, doğru algılayan ve çekinmeden, sakınmadan ve birilerinin adamı olmadan fikirsel tavır ve tepkilerini eylemleştiren cesur yüreklerin sayısını artırsın... Bu duyarlı ve tepkili tavrınızdan dolayı, Zat-i alinizi hürmetle selamlarım...
*****YURDUMUZ'DA TOPLUMSAL AYRIŞMA***** ---Toplumsal çözülme ve ayrışmanın başlıca nedenleri, Ekonomik sıkıntıların artması, Çarpık Kentleşme, insan hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, örgütlenme bilincinin geliş- memesi, Demokratik kurumlaşma ve milli birlik bilincinin zayıflaması ve Siyasi erkin adil ve hakkaniyetli ifa edilememesidir. ---Son devran da, bireysel ve toplumsal ayrışmanın temel nedeni, siyasal, sosyal ve kültürel yozlaşmadır. Dolayısıyla ana yasal hakların Ülke sathına eşit ve adil bir şekilde icra edilememesidir. ---Yurdumuz da, toplumsal sınıf ayrıcalığın temel nedeni, özel mülkiyetlerin belli kesimin tasarrufunda bulunmasıdır. Vahşi Kapitalizmin bütün üretim araçlarını tek elde toplaması insan ( İşçi-memur-küçük esnaf ve cümle serfler) gücü ve maharetine gölge düşürmüştür. Hatta, bazı üst seviyeli fabrikasyon üretimini makine ve robotlarla gerçekleştirecek duruma gelmiştir. Bu ve benzeri gelişmeler sınıfsal bölünmeleri hızlandırmıştır. ---Bu ayrışma ve bölünmeyi önleyecek tek bir çözüm yolu vardır. Parlamenter sistemin yeniden Demokrasiyle taçlanıp, Cumhuriyet devrim ve ilkelerinin kayıtsız-şartsız işlemesi, Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk sisteminin inşasıdır. Bunun aksi cehalettir, garabettir, Dalalettir ve Hilafettir....VESSELAM --------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--------
Cahit Bey, Dünya ve Ahiretin tapusu yüce Yaratana ait değil midir? Bu tafsilatı kim, ya da kimler yapıyor. Her yaratılmışın gaye ve önemi farklı-farklıdır. Bu Dünya olmasa, Ahiretin ne mana ve kıymeti olacaktır? Yaşam varsa, ölüm mutlak olacaktır.. . Dünya gerçek, İnsanlar Fani, ölümse haktır...Bu deyim de bana aittir... Sevgi, Barış, hayır ve hasenatla kalınız.
***DİNLE ŞAİRİM DİNLE SÖZÜMÜ*** Şu Dünya'nın rengine, yanılıp kanma Şair Gel haddini bil fazla derine dalma Şair Açtığın her çizikten hesap sorar Yaradan Taksiratım ağırdır, ahımı alma Şair. . Şer Horozları gibi, hep vakitsiz ötersin Sosyal Realistlerden, neden nefret edersin Düşme edep tarından, ayrılma hak yolundan Gün gelir Mahşer de, ağır bedel ödersin... ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** TÜRK MEDENİYETİ NEREYE DOĞYU EVRİLİYOR ***** --Meşhur Acun ILICALI 56 yaşında, büyük Kızı 34 yaşında, yeni evlendiği Eşi 25 yaşında. Acun yeni Hatun'dan 31 yaş büyük. Şimdi diyenler olacaktır, ehh nesi yanlış bu eylemin? Nesi doğru ki? Bu Türk Ulusal Medeniyetinin yozlaşıp, dejenerasyona uğramasıdır. Tolumun köklü sosyal ve kültürel yapısından kopmasıdır. Fırsat eşitliğinin dumura uğramasıdır. --Tekelci burjuvazinin, eylemsel plan ve projelerinin Memleket sathına bir virüs gibi yayılmasıdır. Gencecik Kızlarımızın saf, temiz, duru hayallerinin yok edilmesidir. Çağdaş Medeniyet gölgesi altın da Kadın haklarının istismar edilmesidir. Ayrıca ve daha vahimi, genç Kızların eğitim ve öğretim heveslerinin rafa kalkmasıdır. Aile ve geleneklerinden kopup zengin KOCA arayış eylemlerinin psikolojik bir bağımlılığa dönüşmesidir. Akabinde kutsal Aile kavramı zer-zebil edilmesidir??? -- Şair ve Yazarların görevleri, Toplumsal meseleleri, anlaşılır bir dil ile okurlara sunmasıdır. Şairler, Toplumsal sorunları ŞİİRLERİN de nakış-nakış işlemelidir. Gerekirse ağır bedeller ödeyebilmelidir. Biz Milletçe ne zaman bu yanlış gidişata dur diyeceğiz. Biz Türk Ulusal Devlet-i olarak bu derinden kanayan yaraları ne zaman saracağız. Her şeyden önemlisi bu ahlak erozyonuna ne zaman tepki göstereceğiz? --Bir taraftan Haşhaşi Tarikatları ve Asitane dernekleri, Devamında onları besleyen bir çok Vakıflar silsilesi Atatürk ilke ve inkılaplarına, Cumhuriyet değerlerine saldırır. Diğer taraftan Tekelci burjuvazi, Filim ve moda sektörü çağdaş medeniyet gölgesi altında Anadolu muzun köklü sosyal ve kültürel değerlerini yerle bir eder...Kardeşim biz Milletçe nere doğru evril- mekteyiz anlamak ve kabul etmek mümkün değil.....VESSELAM. ------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------
***** GÜLERMİSİN AĞLARMISIN *****
Dün Mahalle Parkında gezinirken, Lise son sınıfta okuyan 3-5 öğrenciyle hasbihal olduk.
Bir ara dedim ki, sahi Ülkemizin Başbakan'ı kimdir. Birisi Sayın Tayyip Erdoğan, kimisi
Süleyman Soylu, kimisi Devlet Bahçeli, Kimisi Abdullah Gül ve kimisi de Binali Yıldırım'dır
dediler. Hatta Merhum Bülent Ecevit-i diyenlerde oldu.
---Bir bakar mısınız? Ze kuşağının eğitim seviyelerine. Eskiden Öğretmen Liselerinden mezun
olanlar doğrudan Öğretmen olarak atanırlardı. Bizim devran-ı, ilk okullar da onlar okuttu. Çokta
iyi okuttular....Ülkemiz de Teknoloji ilerledikçe ve dijital alet-edevatlar artınca müfredat çöküyor.
Özellikle Orta dereceli okullar da kuralsızlık, duyarsızlık, disiplinsizlik ve aymazlık hürra gidiyor.
Öğretmenler okula spor kıyafetiyle geliyorlar. Simit yaka tişort, dar paça pantolon ve suratlar
sakallı derslere giriyorlar. Kim öğretmen, kim öğrenci belli değil.
--Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK bu kutlu Cumhuriyetimizi gençlerimize ve gençlerimizi de
ufku geniş, çağdaş Devrimci Öğretmenlerimize emanet etmişti. Onun bu ulvi emanetine böyle mi
sahip çıkılıyor? Atamız kılık-kıyafet ve bunca Devrimleri boşuna mı yaptı?
--GÜLER MİSİN-AĞLAR MISIN--- OZAN ÇAKIROĞLU.
**** EYY SİYASET KERVANI ****
--Türk Ulusal Devletimizi VERGİ Devleti haline getirdiniz.. Bu Devlet vergiyle,
Dua-niyazla, hatim indirmekle, kurum ve kuruluşları özelleştirmekle Asla ve
kat-a büyümüz. Bu rüya aleminden bir an evvel kurtulmalıyız???
-- Ulusal Devletler, ilke ve mevzuatlarıyla, Bilimsel Eğitim ve öğretimle, Üretim
ve sanayi ile, teknik tarım politikalarıyla ve arz-talep dengesiyle büyür...
--------OZAN ÇAKIROĞLU---------
****DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ****
.
Eyy kardaş-bacım gitme, tarikatlar yolundan
Sen Destini doldurma, Hilafetin suyundan
Al dersini İran'ın, medeni ahvalinden
İrticadan uzak dur, geçme sağı-solundan...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
*** HUZUR KALMADI ***
Hürriyet felç oldu, huzur kalmadı
Ekonomi çöktü, hazır kalmadı
Demokrasi rafta, Nazır kalmadı
Cehalet çağlayıp coşmuş gidiyor.
.
Şairler haybeden, devşirir olmuş
Yazarlar korkudan, hapşırır olmuş
Mürşitler yolunu, şaşırır olmuş.
Her kes bir tarafı, tutmuş gidiyor.
.
Zülfikâr Kalemli, Şair kalmadı
Feraset-hamaset, Mahir kalmadı
Hak-hakikat bilen, Tahir kalmadı
Rantiye Atına, binmiş gidiyor.
.
Çakıroğlu der ki, hilafım yoktur
Azını söyledim, dahası çoktur
Hilafet sultası, Halkına faktır
Tarikat tarından, düşmüş gidiyor...
-----OZAN ÇAKIROĞLU-----
.
Narin Güran ve benzeri olaylarda Şairler Şiirleriyle, Yazarlar makale-nesirleriyle,
Çizerler Resimleriyle, Kurumlar Diplomasiyle, Yargı yaptırımıyla, Vatandaş üzerine
düşen insanlık vazifesini tavır ve eylemleriyle icra etmelidir diye düşünüyorum...
Benim derdim, Her hangi bir kişi ya da her hangi bir kurumu eleştirmek ve suçlamak
değildir. Ben, yansız-tarafsız kimsenin kuklası olmadan Toplumsal meseleleri hasbel
kader dile getiririm....VESSELAM.
**NARİN GÜRAN DESTANI**
Kerbela'dan gelmiş, bunların soyu
Zalim Nemrutlardan, almışlar huyu
Zülüm Çeşmesinden, içmişler suyu
Narin'in Canına, kıydı cehalet.
.
Anası-Atası, yolundan sapmış
Yaradana değil, Şeytana tapmış
Günahsız evladı, çuvala koymuş
Masumun kanına, girdi cehalet.
.
Şeytani nefisle, kurmuş oyunu
Ranta bağlamışlar, bütün soyunu
Bal diye vermişler, ecel suyunu
Ölmeden Dereye, gömdü cehalet.
.
Neydi Anasının, Kızına kastı
Neyini sevmedi, neyine küstü
Soluk-nefesini, çuvalla kesti
Günahsız Narin-i, boğdu cehalet.
.
Arsızı-nursuzu, Sübyan peşinde
Aldığı Kumalar, dokuz yaşında
Narin'e kıydılar, dere başında
Nice masumlara, kıydı cehalet.
.
Der Vezir, kırılsın Feleğin çarkı
Kalmadı Ülke'min, İran'dan farkı
Kadına yetiyor, Yobazın erk-i
Memleket-i yasa, koydu cehalet...
.
Ulusal Devletimiz, Narin leri, Sübyan Kızları, masum Kadınları ve cümle vahşetleri
bu vahşi Mahlukat lardan korumak için kalıcı, koruyucu ve önleyici tedbirler almalıdırlar.
Yüce Yaradan, Milletimize bir daha böyle acılar göstermesin...
.
------OZAN ÇAKIROĞLU-----
***Haklı, doğru ve objektif serzenişinize katılıyorum. Yüce Yaratan, sizin gibi düşünen,
doğru algılayan ve çekinmeden, sakınmadan ve birilerinin adamı olmadan fikirsel tavır
ve tepkilerini eylemleştiren cesur yüreklerin sayısını artırsın...
Bu duyarlı ve tepkili tavrınızdan dolayı, Zat-i alinizi hürmetle selamlarım...
*****YURDUMUZ'DA TOPLUMSAL AYRIŞMA*****
---Toplumsal çözülme ve ayrışmanın başlıca nedenleri, Ekonomik sıkıntıların artması,
Çarpık Kentleşme, insan hak ve özgürlüklerin kısıtlanması, örgütlenme bilincinin geliş-
memesi, Demokratik kurumlaşma ve milli birlik bilincinin zayıflaması ve Siyasi erkin
adil ve hakkaniyetli ifa edilememesidir.
---Son devran da, bireysel ve toplumsal ayrışmanın temel nedeni, siyasal, sosyal ve
kültürel yozlaşmadır. Dolayısıyla ana yasal hakların Ülke sathına eşit ve adil bir şekilde
icra edilememesidir.
---Yurdumuz da, toplumsal sınıf ayrıcalığın temel nedeni, özel mülkiyetlerin belli kesimin
tasarrufunda bulunmasıdır. Vahşi Kapitalizmin bütün üretim araçlarını tek elde toplaması
insan ( İşçi-memur-küçük esnaf ve cümle serfler) gücü ve maharetine gölge düşürmüştür.
Hatta, bazı üst seviyeli fabrikasyon üretimini makine ve robotlarla gerçekleştirecek duruma
gelmiştir. Bu ve benzeri gelişmeler sınıfsal bölünmeleri hızlandırmıştır.
---Bu ayrışma ve bölünmeyi önleyecek tek bir çözüm yolu vardır. Parlamenter sistemin
yeniden Demokrasiyle taçlanıp, Cumhuriyet devrim ve ilkelerinin kayıtsız-şartsız işlemesi,
Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk sisteminin inşasıdır. Bunun aksi cehalettir, garabettir,
Dalalettir ve Hilafettir....VESSELAM
--------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--------
Cahit Bey, Dünya ve Ahiretin tapusu yüce Yaratana ait değil midir?
Bu tafsilatı kim, ya da kimler yapıyor. Her yaratılmışın gaye ve önemi
farklı-farklıdır. Bu Dünya olmasa, Ahiretin ne mana ve kıymeti olacaktır?
Yaşam varsa, ölüm mutlak olacaktır..
.
Dünya gerçek, İnsanlar Fani, ölümse haktır...Bu deyim de bana aittir...
Sevgi, Barış, hayır ve hasenatla kalınız.
***DİNLE ŞAİRİM DİNLE SÖZÜMÜ***
Şu Dünya'nın rengine, yanılıp kanma Şair
Gel haddini bil fazla derine dalma Şair
Açtığın her çizikten hesap sorar Yaradan
Taksiratım ağırdır, ahımı alma Şair.
.
Şer Horozları gibi, hep vakitsiz ötersin
Sosyal Realistlerden, neden nefret edersin
Düşme edep tarından, ayrılma hak yolundan
Gün gelir Mahşer de, ağır bedel ödersin...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** TÜRK MEDENİYETİ NEREYE DOĞYU EVRİLİYOR *****
--Meşhur Acun ILICALI 56 yaşında, büyük Kızı 34 yaşında, yeni evlendiği Eşi 25 yaşında.
Acun yeni Hatun'dan 31 yaş büyük. Şimdi diyenler olacaktır, ehh nesi yanlış bu eylemin?
Nesi doğru ki? Bu Türk Ulusal Medeniyetinin yozlaşıp, dejenerasyona uğramasıdır. Tolumun
köklü sosyal ve kültürel yapısından kopmasıdır. Fırsat eşitliğinin dumura uğramasıdır.
--Tekelci burjuvazinin, eylemsel plan ve projelerinin Memleket sathına bir virüs gibi yayılmasıdır.
Gencecik Kızlarımızın saf, temiz, duru hayallerinin yok edilmesidir. Çağdaş Medeniyet gölgesi
altın da Kadın haklarının istismar edilmesidir. Ayrıca ve daha vahimi, genç Kızların eğitim ve
öğretim heveslerinin rafa kalkmasıdır. Aile ve geleneklerinden kopup zengin KOCA arayış
eylemlerinin psikolojik bir bağımlılığa dönüşmesidir. Akabinde kutsal Aile kavramı zer-zebil
edilmesidir???
-- Şair ve Yazarların görevleri, Toplumsal meseleleri, anlaşılır bir dil ile okurlara sunmasıdır.
Şairler, Toplumsal sorunları ŞİİRLERİN de nakış-nakış işlemelidir. Gerekirse ağır bedeller
ödeyebilmelidir. Biz Milletçe ne zaman bu yanlış gidişata dur diyeceğiz. Biz Türk Ulusal
Devlet-i olarak bu derinden kanayan yaraları ne zaman saracağız. Her şeyden önemlisi
bu ahlak erozyonuna ne zaman tepki göstereceğiz?
--Bir taraftan Haşhaşi Tarikatları ve Asitane dernekleri, Devamında onları besleyen bir çok
Vakıflar silsilesi Atatürk ilke ve inkılaplarına, Cumhuriyet değerlerine saldırır. Diğer taraftan
Tekelci burjuvazi, Filim ve moda sektörü çağdaş medeniyet gölgesi altında Anadolu muzun
köklü sosyal ve kültürel değerlerini yerle bir eder...Kardeşim biz Milletçe nere doğru evril-
mekteyiz anlamak ve kabul etmek mümkün değil.....VESSELAM.
------BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN------