Dik Mazgalların Hikayesi Şiiri - Oğuz Toy

Oğuz Toy
52

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Dik Mazgalların Hikayesi

Soğuk maddiyat açlık ve keder
Dört büyük günah yaşadığımız
Müzik ruhun gıdası
Bir sokak daha gençliğimi deler
Mazgallara sinen yorgunluğum
Bir kesik boru ağladığımız
Muhakkak Allah’ın dediği olur
Solumda bir başka çınlar beng
Gözlerimde bir buğlantı
Bir bakmışım çorba kalmamış geceye
Ne kuru var ve köfte
Babam hep derdi biraz pilav biraz kuru
Şimdi param var olamam hayaline denk
Bir gece yarısı uyanmam
Bir ağlama sesi mi duysam
Ve dudakların dilime pelesenk
Allahın seçtiği ölür
Ve çektirmedi yine tetiği bu pezevenk
Bir başka sevdiğim kadınların çokluğu
Gözlerim bir hayli kurur
Bu bendeki bıçağın soktuğu
Sıpsıcak kanımın yokluğu
Bir yokuşu daha yoğurur
Sokaklara sürtünen kadınların bolluğu
Bir beni benden daha soğurur

Bıçak kemiğe dayanmayı geçti
Deldi geçti kemiği
Ağzımdan akan salyalar
Ve ortada dimdik duran uzuv
Bazen ulur bazen olur kuzu
Mazgallar nasıl oluştu sanırsınız
Ben ve uzvum sokakları korumaktayız
Cumbası evlerin gizler mi şırfıntılığını
Masada biriktirdim sonra döktüm kuruntuluğumu
Doldurdum yine kırıntılığımı
Çorbam oldu kaskatı
Açlık zor be sevgilim masa sallanırken
Sabitlerim biraz daha girersen
Duvarlarına sıfıra sıfır hissediyor musun

Ama artık bağırmayı kes yoksa
Bir depremde daha öleceğim
Veya bir yokuş daha rüyamda bitecek
Ve siktiğimin mazgalları sonum olacak
Belediye gelip suyu israf edecek
Sen bana yalvaracaksın ama kıtlık var bebeğim
Yedi büyük günahın dördü
Gecenin dördü
Olup bitenleri tüm fareler gördü
Anlamadım bu zenci de mi kördü
Benim rencidemi gördü utandı
Yoksa umarsızca yalardı
Müziği haram kıldığım günlerdeyim
İlkokuldaki flütümü kırdımsa
Babamın teri düştüyse mermere
Ve ben hala buz gibi sarılıyorsam
Bir tokadı arar gibi kızarıyorsa yanağım
Kırarım elleri yokuşlarda
Genişte olsa şeridim hep dardayım
Yorgunluktan uyumamak
Kan çeker uykum akşamları
Petrol akşamları floresan akşamları
Şu dağlar kömürdendir
Ciğerimi sönümlendir
Geçen gün ömürdendir
Boyumu sekiz metre kılan var
Aç bacaklarını serinlendir
Özledim
Dişetlerimden kanlar sızar
Bir koltuk daha sızar koynumda

Şiirimiz lokmadır efendi
Ağzınızdaki bal ile şerbetlenen
Bağrımda kan çanakları
Ve Çan tabaklarını sömüren
Kaçanlar
Tan saçaklarını saçanlar
Şimdi birkaç kere çalıyor
O çanlar
Ve tekrardan damlar gökyüzüne kanlar
Akanlar

Oğuz Toy
Kayıt Tarihi : 9.08.2026 06:47:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!