Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Vezir Pehlevan
Vezir Pehlevan

HER İNSAN BİR DEĞERDİR, KARŞILIKLI SEVGİ VE SAYGI İNSANLARIN EN BÜYÜK HAZİNESİDİR...

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?12.12.2024 - 10:56


    Bütün Bilimsel Devrimleri devre dışı bırakıp, Fıtrat-ı kaderi ön plana çıkarmışsınız?
    Tam da Metafizik Filozofların varlık ve varoluş Felsefe saçmalığı gibi???
    Tarihsel devinimde yapılan Devrimlerin tamamı şartların olgunlaşmasını beklememiştir?
    Ne Sovyet Rusya'sı Proletarya Devrimini içselleştirmiştir, ne de Osmanlı Cumhuriyet
    Devrimini içselleştirmiştir. Ayrıca hiç bir şart ve koşul olmadan Osmanlı bir çadırda kurulmuş
    ve 600 yıl yedi iklime hükmetmiştir. 1789 Fransa Burjuva Devrimi şartsız ve hükümsüz
    yapılmış ve başarıya ulaşmıştır. Dünya da bunun bir çok örneği mevcuttur.
    ***Ben ce zaman insana değil, insan zamana hükmetmelidir*** VESSELAM

  • Yurtseverler Köşesi11.12.2024 - 13:49


    *** SAYIN SELDA ERŞAHİN HANIMEFENDİ ***
    .
    1990 lar da Din-mezhep muhteviyatlı bir Panele katılmıştım. Orada ki Fikir teatisinden sonra
    DÜNYA GERÇEK, İNSANLAR FANİ ve ÖLÜM 'DE HAKTIR diye bütün Kalbimle inanarak bu
    sözü söylemiştim. Bu SÖZ Bana aittir...Aradan 34 yıl geçmesine rağmen ben hala aynı fikir ve
    inançtayım. Aşağıda ki tespitlerim de bu doğrultudadır....
    .
    Zati Aliniz benim sayfama, şöyle Şiir tadında bir aforizma bırakmışsınız? Eyvallah, teşekkür
    ederim...
    **** DEMİŞSİNİZ Kİ ****
    Aldanma İnsanoğlu
    Bırakırken kendini iradesiz Tanrının ellerine
    Dünya bir simülasyondan ibarettir
    Beş duyu organına asla güvenme
    Sen aciz bir varlıksın
    Ne Dünya gerçek, ne de ölüm haktır...
    .
    Eğer ki zamanınız olursa, ve de zahmet olmazsa, buraya detaylı bir yorum yazar mısınız?
    Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız....SAYGIYLA.... OZAN ÇAKIROĞLU

  • Yurtseverler Köşesi11.12.2024 - 13:07

    -------DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR-------
    -------Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den
    biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen
    Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında
    Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir.
    -------Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır.
    Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir
    Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva
    verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı-
    yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden
    üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste aheste yaşayıpta
    Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir.
    -------Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor-
    lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün
    Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel
    muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani,
    yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor.
    -------Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar
    ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı
    Doktrinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek,
    Ölüm Haktır. VESSELAM
    ---------ÇAKIROĞLU------

  • Yurtseverler Köşesi09.12.2024 - 14:45


    * DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ *
    Dostum miskinlik etme zamanla yarış
    Cehaletten uzak dur, Bilimle sarış
    Kaderini suçlama, kendinle barış
    Hak-hakikat yolundan, ayrılma kardaş.
    .
    Siyasetle uğraşıp, şaşırma yolu
    Parlamenter çok sever, parayı-pulu
    Sağ taraf Hilafettir, Fetrettir Solu
    Aman peşinden koşup, yorulma kardaş...
    ------OZAN ÇAKIROĞLU-------

  • Yurtseverler Köşesi09.12.2024 - 08:33


    --Muasır medeniyet yakalamayan Milletler yabancı yabancı kültürün ayakları
    altında cebelleşmeye mahkum olurlar...
    --Ulusal ahlaki olmayan bir Milletin barış ve suhulet içerisinde yaşaması ve
    anayasal haklara riayet etmesi düşünülemez...
    --Devletin Ulusal bütçesi bir tek vergi yoluyla sağlanıyorsa, o Devlette haktan,
    Hukuktan ve Adaletten bahsedilemez...
    --Ulusal bir Milletin çağdaş, uygarlık ve barış içerisinde yaşayabilmesi için
    bilimsel eğitim ve öğretim seviyesinin yüksek ve Anayasal hakların eşit ve
    adil bir şekilde icra ve ifa edilmesiyle mümkündür....VESSELAM
    -------OZAN ÇAKIROĞLU-------

  • Yurtseverler Köşesi05.12.2024 - 13:04

    ***** RUBAİYAT *****
    Mevsimler kış mı, bahar mı seçilmez oldu
    Şehir de kim ne Millet''tir, çözülmez oldu
    Çarşı-pazar yabancıdan, geçilmez oldu
    Sokakta Afgan-Süryani Dört nal gidiyor...
    ------OZAN ÇAKIROĞLU--------

  • Yurtseverler Köşesi03.12.2024 - 21:29

    DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ

    Ne değişti Kardaş Düzenden yana
    Eyy Sayın Devlet'lüm sorayım sana
    Ne zaman çevrildi, yoksula vana
    Enflasyon mu düştü, talan mı bitti.
    .
    Fiyatlar düştü de, biz mi duymadık
    Maaşlar arttı da, biz mi saymadık
    Bal börek yedik te, biz mi doymadık
    Yandaş ta, sırdaş ta, yalan mı bitti.

    Eyy Vatandaş omurgalı ol tekleme
    Keramet Haktadır, Şah'tan bekleme
    TÜİK gel doğruyu, Halktan saklama
    Devlet-ü Erkân'da, Plan mı bitti...
    -----OZAN ÇAKIROĞLU------

  • Yurtseverler Köşesi02.12.2024 - 12:44


    ***** EYY CEMAAT-İ MÜSLİMİN *****
    Cinsiyeti ne olursa olsun, Müstakbel Eşini aldatan mevcudiyetin medeni hali ŞEREFSİZ-liktir...
    Devlet ve Milletini aldatan cümle mahlukatlar VATAN Hainidir....VESSELAM
    --------OZAN ÇAKIROĞLU---------

  • Yurtseverler Köşesi01.12.2024 - 12:47


    ***** EYY BEŞER KARDEŞİM *****
    --Antoloji. Com, bütün şair, yazar ve okurlara Türk Ulusal Edebiyatmız, özellikle Şiir dalı
    tomurcuklanasın, elvan-elvan çiçek açsın diye böyle bir imkân sunmuştur. Özelikle NEDİR
    sayfalarında fikirsel bazda bir tartışma teatisine fırsat vermiştir. Bu fırsatı neden kişisel kibir
    ve egonuza alet ediyorsunuz? Neden başkalarının ticari maksatla çıkarmış oldukları CİDİ
    ve Kasetlerini paylaşıyorsunuz. Burası Sanatçının Reklam kulvarı değil ki?
    --Ayrıca yabancı bilim adamlarının ve metafizikçi filozofların deyimlerini paylaşıyorsunuz?
    Bu yabancı hayranlığınızın nedeni ne ola ki? Yoksa kendi benliğinizden ve Ulusal özünüzden
    bir şüpheniz mi vardır? Kendinize ait olan her bilgi bir velinimettir. Neden kıymetini, anlam ve
    önemini bilmiyorsunuz? Bu kadar sitatik-durağan ve sitabil olmanıza neden ne olabilir?
    --Eyy beşer kardeşim, önce kendin ol, kendini tanı, kendine güven, kendin üret ve kendi
    Milletinle tüket. Özellikle mütedeyyin kesim sözlerim sizedir. Mahşer-i Divan da sorgulanırken
    sizin yerinize suallara, o çok sevdiğiniz yabancı zırtapozla mı cevap verecekler...VESSELAM
    ---------OZAN ÇAKIROĞLU----------

  • Yurtseverler Köşesi27.11.2024 - 12:26


    **** KADINA ŞİDDET ve KADININ-KADINA ŞİDDETİ.****
    --Kadına şiddet Hz. Adem'den beri vardır. Kabilin, Kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlamıştır.
    ERİL'in, DİŞİL'e karşı şehvet-i duygular beslemesi ve sahip olma arzusuyla yaklaşması
    başlı-başına bir şiddettir. Ayrıca fiziksel gücüyle hükmetmesi ayrı bir şiddettir.
    --Kadına Şiddet, Tabiat Şartlarına ve Tarihsel yaşam biçimine göre şekil değiştirmiştir.
    Zaman-zaman Kadının doğurganlığı ve bazı özel durumları lanetli olarak görülmüştür.
    Daha sonraları, ANAERKİL le beraber Neolotik Toplumlar oluşmuştur. Neolotik Çağla
    birlikte Kadının-Kadına karşı rakip olması Hemcins muhalifliği şiddete, hatta zaman-
    zaman bu şiddetler zülüme dönüşmüştür. Taa ne zaman ki neslin Baba tarafından
    devam ettiği anlaşılana kadar. Yani Bronz Çağın başlamasıyla ATAERKİL Toplumsal
    yapılaşmaya gidilmiştir...
    --İslamiyette Kadının Yeri: Bana göre İslamiyette KADININ yeri hiç olmadı. Hep hor görüldü,
    dışlandı, küçümsendi, aşağılandı, dövüldü ve REJM edildi. Ayrıca kılıf-kıyafetiyle KADINA
    En büyük işkence yapıldı. Bu şiddet ve zülümat Osmanlı zamanın da artarak devam etmiştir.
    Berdel, Kuma ve benzeri törelerle KADININ Anasını ağlatmışlardır. Erkeğe BOŞ ol yetkisi
    verilerek KADINI adeta köleleştirmiştir. Kadının Karnından sıpayı, Sırtından sopayı eksik
    etmeyeceksin sözünü adeta yasa haline getirmişlerdir.
    --Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kutlu ve Hür Cumhuriyet kurunca, Devrim yasalarıyla
    birlikte KADIN Haklarını Türk Medeni Kanunla beraber hayata geçirmiştir. Resmi Nikâhla
    birlikte KADININ evliliğini güvence altına almıştır. Tek eşliliği zorunlu kılmıştır. Seçme ve
    seçilme hakkını vermiştir. Kamusal alanda Kadın-Erkek eşitlik ilkesini Memleket sathına
    yaymıştır. Ve bu gidişat Sarışın Güzel Başbakan Tansu Çiller Hanımefendi'yle birlikte
    zirve yapmıştır... Kıskanan yobaz, bağnaz, gerici aymazlar çatlasın?????
    --Son zamanlar da KADINA şiddet oldukça arttı. Bir tarafta cümle Tarikat ve Asitane
    Dergâhları İslamiyet gölgesi altında DİNİ bir zülfikâr Kılıç gibi kullanıp Kadınları o pis
    çirkef amellerine alet ediyorlar. Kılıf-kıyafetleriyle Kadını-Kadından ayrıştırıyorlar.
    Öte taraftan Avrupa Aşıkları ve Tekelci Burjuvazi Kadını Reklam ve Moda sektörüne
    Kurban ediyorlar. Genç neslin kafalarını bulandırıyorlar Bunu hayata geçirirken
    yine Kadını-Kadına karşı kullanıyorlar. Güzellik ve benzeri yarışmalar düzenliyorlar.
    Popçulları, Rapçıları sahnede Portakal gibi soyup genç nesile sunuyorlar. Türk Ulusal
    Medeniyet yapısını dejenere etmek için ellerinden ne gelirse onu uyguluyorlar.
    --SONUÇ: Cümle Tarikatlar Türk Ulusal Medeniyetine ne kadar zarar veriyorsa, diğer
    taraftan Tekelci Burjuvazi de bir o kadar zarar vermektedir......VESSELAM.
    --BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--