Bütün Bilimsel Devrimleri devre dışı bırakıp, Fıtrat-ı kaderi ön plana çıkarmışsınız? Tam da Metafizik Filozofların varlık ve varoluş Felsefe saçmalığı gibi??? Tarihsel devinimde yapılan Devrimlerin tamamı şartların olgunlaşmasını beklememiştir? Ne Sovyet Rusya'sı Proletarya Devrimini içselleştirmiştir, ne de Osmanlı Cumhuriyet Devrimini içselleştirmiştir. Ayrıca hiç bir şart ve koşul olmadan Osmanlı bir çadırda kurulmuş ve 600 yıl yedi iklime hükmetmiştir. 1789 Fransa Burjuva Devrimi şartsız ve hükümsüz yapılmış ve başarıya ulaşmıştır. Dünya da bunun bir çok örneği mevcuttur. ***Ben ce zaman insana değil, insan zamana hükmetmelidir*** VESSELAM
*** SAYIN SELDA ERŞAHİN HANIMEFENDİ *** . 1990 lar da Din-mezhep muhteviyatlı bir Panele katılmıştım. Orada ki Fikir teatisinden sonra DÜNYA GERÇEK, İNSANLAR FANİ ve ÖLÜM 'DE HAKTIR diye bütün Kalbimle inanarak bu sözü söylemiştim. Bu SÖZ Bana aittir...Aradan 34 yıl geçmesine rağmen ben hala aynı fikir ve inançtayım. Aşağıda ki tespitlerim de bu doğrultudadır.... . Zati Aliniz benim sayfama, şöyle Şiir tadında bir aforizma bırakmışsınız? Eyvallah, teşekkür ederim... **** DEMİŞSİNİZ Kİ **** Aldanma İnsanoğlu Bırakırken kendini iradesiz Tanrının ellerine Dünya bir simülasyondan ibarettir Beş duyu organına asla güvenme Sen aciz bir varlıksın Ne Dünya gerçek, ne de ölüm haktır... . Eğer ki zamanınız olursa, ve de zahmet olmazsa, buraya detaylı bir yorum yazar mısınız? Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız....SAYGIYLA.... OZAN ÇAKIROĞLU
-------DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR------- -------Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir. -------Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır. Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı- yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste aheste yaşayıpta Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir. -------Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor- lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani, yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor. -------Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı Doktrinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek, Ölüm Haktır. VESSELAM ---------ÇAKIROĞLU------
* DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ * Dostum miskinlik etme zamanla yarış Cehaletten uzak dur, Bilimle sarış Kaderini suçlama, kendinle barış Hak-hakikat yolundan, ayrılma kardaş. . Siyasetle uğraşıp, şaşırma yolu Parlamenter çok sever, parayı-pulu Sağ taraf Hilafettir, Fetrettir Solu Aman peşinden koşup, yorulma kardaş... ------OZAN ÇAKIROĞLU-------
--Muasır medeniyet yakalamayan Milletler yabancı yabancı kültürün ayakları altında cebelleşmeye mahkum olurlar... --Ulusal ahlaki olmayan bir Milletin barış ve suhulet içerisinde yaşaması ve anayasal haklara riayet etmesi düşünülemez... --Devletin Ulusal bütçesi bir tek vergi yoluyla sağlanıyorsa, o Devlette haktan, Hukuktan ve Adaletten bahsedilemez... --Ulusal bir Milletin çağdaş, uygarlık ve barış içerisinde yaşayabilmesi için bilimsel eğitim ve öğretim seviyesinin yüksek ve Anayasal hakların eşit ve adil bir şekilde icra ve ifa edilmesiyle mümkündür....VESSELAM -------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT ***** Mevsimler kış mı, bahar mı seçilmez oldu Şehir de kim ne Millet''tir, çözülmez oldu Çarşı-pazar yabancıdan, geçilmez oldu Sokakta Afgan-Süryani Dört nal gidiyor... ------OZAN ÇAKIROĞLU--------
Ne değişti Kardaş Düzenden yana Eyy Sayın Devlet'lüm sorayım sana Ne zaman çevrildi, yoksula vana Enflasyon mu düştü, talan mı bitti. . Fiyatlar düştü de, biz mi duymadık Maaşlar arttı da, biz mi saymadık Bal börek yedik te, biz mi doymadık Yandaş ta, sırdaş ta, yalan mı bitti.
Eyy Vatandaş omurgalı ol tekleme Keramet Haktadır, Şah'tan bekleme TÜİK gel doğruyu, Halktan saklama Devlet-ü Erkân'da, Plan mı bitti... -----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY CEMAAT-İ MÜSLİMİN ***** Cinsiyeti ne olursa olsun, Müstakbel Eşini aldatan mevcudiyetin medeni hali ŞEREFSİZ-liktir... Devlet ve Milletini aldatan cümle mahlukatlar VATAN Hainidir....VESSELAM --------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** EYY BEŞER KARDEŞİM ***** --Antoloji. Com, bütün şair, yazar ve okurlara Türk Ulusal Edebiyatmız, özellikle Şiir dalı tomurcuklanasın, elvan-elvan çiçek açsın diye böyle bir imkân sunmuştur. Özelikle NEDİR sayfalarında fikirsel bazda bir tartışma teatisine fırsat vermiştir. Bu fırsatı neden kişisel kibir ve egonuza alet ediyorsunuz? Neden başkalarının ticari maksatla çıkarmış oldukları CİDİ ve Kasetlerini paylaşıyorsunuz. Burası Sanatçının Reklam kulvarı değil ki? --Ayrıca yabancı bilim adamlarının ve metafizikçi filozofların deyimlerini paylaşıyorsunuz? Bu yabancı hayranlığınızın nedeni ne ola ki? Yoksa kendi benliğinizden ve Ulusal özünüzden bir şüpheniz mi vardır? Kendinize ait olan her bilgi bir velinimettir. Neden kıymetini, anlam ve önemini bilmiyorsunuz? Bu kadar sitatik-durağan ve sitabil olmanıza neden ne olabilir? --Eyy beşer kardeşim, önce kendin ol, kendini tanı, kendine güven, kendin üret ve kendi Milletinle tüket. Özellikle mütedeyyin kesim sözlerim sizedir. Mahşer-i Divan da sorgulanırken sizin yerinize suallara, o çok sevdiğiniz yabancı zırtapozla mı cevap verecekler...VESSELAM ---------OZAN ÇAKIROĞLU----------
**** KADINA ŞİDDET ve KADININ-KADINA ŞİDDETİ.**** --Kadına şiddet Hz. Adem'den beri vardır. Kabilin, Kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlamıştır. ERİL'in, DİŞİL'e karşı şehvet-i duygular beslemesi ve sahip olma arzusuyla yaklaşması başlı-başına bir şiddettir. Ayrıca fiziksel gücüyle hükmetmesi ayrı bir şiddettir. --Kadına Şiddet, Tabiat Şartlarına ve Tarihsel yaşam biçimine göre şekil değiştirmiştir. Zaman-zaman Kadının doğurganlığı ve bazı özel durumları lanetli olarak görülmüştür. Daha sonraları, ANAERKİL le beraber Neolotik Toplumlar oluşmuştur. Neolotik Çağla birlikte Kadının-Kadına karşı rakip olması Hemcins muhalifliği şiddete, hatta zaman- zaman bu şiddetler zülüme dönüşmüştür. Taa ne zaman ki neslin Baba tarafından devam ettiği anlaşılana kadar. Yani Bronz Çağın başlamasıyla ATAERKİL Toplumsal yapılaşmaya gidilmiştir... --İslamiyette Kadının Yeri: Bana göre İslamiyette KADININ yeri hiç olmadı. Hep hor görüldü, dışlandı, küçümsendi, aşağılandı, dövüldü ve REJM edildi. Ayrıca kılıf-kıyafetiyle KADINA En büyük işkence yapıldı. Bu şiddet ve zülümat Osmanlı zamanın da artarak devam etmiştir. Berdel, Kuma ve benzeri törelerle KADININ Anasını ağlatmışlardır. Erkeğe BOŞ ol yetkisi verilerek KADINI adeta köleleştirmiştir. Kadının Karnından sıpayı, Sırtından sopayı eksik etmeyeceksin sözünü adeta yasa haline getirmişlerdir. --Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kutlu ve Hür Cumhuriyet kurunca, Devrim yasalarıyla birlikte KADIN Haklarını Türk Medeni Kanunla beraber hayata geçirmiştir. Resmi Nikâhla birlikte KADININ evliliğini güvence altına almıştır. Tek eşliliği zorunlu kılmıştır. Seçme ve seçilme hakkını vermiştir. Kamusal alanda Kadın-Erkek eşitlik ilkesini Memleket sathına yaymıştır. Ve bu gidişat Sarışın Güzel Başbakan Tansu Çiller Hanımefendi'yle birlikte zirve yapmıştır... Kıskanan yobaz, bağnaz, gerici aymazlar çatlasın????? --Son zamanlar da KADINA şiddet oldukça arttı. Bir tarafta cümle Tarikat ve Asitane Dergâhları İslamiyet gölgesi altında DİNİ bir zülfikâr Kılıç gibi kullanıp Kadınları o pis çirkef amellerine alet ediyorlar. Kılıf-kıyafetleriyle Kadını-Kadından ayrıştırıyorlar. Öte taraftan Avrupa Aşıkları ve Tekelci Burjuvazi Kadını Reklam ve Moda sektörüne Kurban ediyorlar. Genç neslin kafalarını bulandırıyorlar Bunu hayata geçirirken yine Kadını-Kadına karşı kullanıyorlar. Güzellik ve benzeri yarışmalar düzenliyorlar. Popçulları, Rapçıları sahnede Portakal gibi soyup genç nesile sunuyorlar. Türk Ulusal Medeniyet yapısını dejenere etmek için ellerinden ne gelirse onu uyguluyorlar. --SONUÇ: Cümle Tarikatlar Türk Ulusal Medeniyetine ne kadar zarar veriyorsa, diğer taraftan Tekelci Burjuvazi de bir o kadar zarar vermektedir......VESSELAM. --BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--
Bütün Bilimsel Devrimleri devre dışı bırakıp, Fıtrat-ı kaderi ön plana çıkarmışsınız?
Tam da Metafizik Filozofların varlık ve varoluş Felsefe saçmalığı gibi???
Tarihsel devinimde yapılan Devrimlerin tamamı şartların olgunlaşmasını beklememiştir?
Ne Sovyet Rusya'sı Proletarya Devrimini içselleştirmiştir, ne de Osmanlı Cumhuriyet
Devrimini içselleştirmiştir. Ayrıca hiç bir şart ve koşul olmadan Osmanlı bir çadırda kurulmuş
ve 600 yıl yedi iklime hükmetmiştir. 1789 Fransa Burjuva Devrimi şartsız ve hükümsüz
yapılmış ve başarıya ulaşmıştır. Dünya da bunun bir çok örneği mevcuttur.
***Ben ce zaman insana değil, insan zamana hükmetmelidir*** VESSELAM
*** SAYIN SELDA ERŞAHİN HANIMEFENDİ ***
.
1990 lar da Din-mezhep muhteviyatlı bir Panele katılmıştım. Orada ki Fikir teatisinden sonra
DÜNYA GERÇEK, İNSANLAR FANİ ve ÖLÜM 'DE HAKTIR diye bütün Kalbimle inanarak bu
sözü söylemiştim. Bu SÖZ Bana aittir...Aradan 34 yıl geçmesine rağmen ben hala aynı fikir ve
inançtayım. Aşağıda ki tespitlerim de bu doğrultudadır....
.
Zati Aliniz benim sayfama, şöyle Şiir tadında bir aforizma bırakmışsınız? Eyvallah, teşekkür
ederim...
**** DEMİŞSİNİZ Kİ ****
Aldanma İnsanoğlu
Bırakırken kendini iradesiz Tanrının ellerine
Dünya bir simülasyondan ibarettir
Beş duyu organına asla güvenme
Sen aciz bir varlıksın
Ne Dünya gerçek, ne de ölüm haktır...
.
Eğer ki zamanınız olursa, ve de zahmet olmazsa, buraya detaylı bir yorum yazar mısınız?
Sevgi, Barış ve suhuletle kalınız....SAYGIYLA.... OZAN ÇAKIROĞLU
-------DÜNYA GERÇEK, ÖLÜM HAKTIR-------
-------Dünya, Güneş sistemine bağlı ve Güneşe en yakın olan üç Gezegen'den
biridir. Çekim kuvvetinden dolayı üzerinde ve katmanlarında Su, Hava, Oksijen
Kimyasal Mineral ve Madenler bulunmaktadır. Dünya, kendi ekseni etrafında
Dönüş hızı 1600 Km. dir. Güneşin etrafın da dönüş hızı 107 bin Km.dir.
-------Dünya, Üzerin de yaşayan yaklaşık dokuz milyon canlı türü bulunmaktadır.
Bu da demektir ki, Dünya gerçek ve bunca mahlukatla beraber yaşanabilir bir
Gezegendir. Peki neden Fetbazlar Dünya yalan ve ölüm bakidir diye fetva
verirler anlamış değilim. Diğer Gezegenleri görmediğimiz halde varlığına inanı-
yoruz. Cennet ve Cehennemin varlığına inanıyoruz da amel ediyoruz. Neden
üzerinde tepinip ve türlü nimetlerinden faydalanarak aheste aheste yaşayıpta
Şükür etmiyoruz.? Bu ne yaman bir çelişkidir.
-------Bazı Fetbazlar, kürsülerden Dünya'ya Ahiretin Tarlasıdır diye fetva veriyor-
lar. Anlamış değilim. Anlamakta mümkün değildir. Kur'an-a göre, Kainatın bütün
Tapusu Yüce Yaradana aittir ve hükmünü de kendisi verir diyor ayetler. Bu Güzel
muhteşem Dünyamızın her türlü imkânlarından faydalanıp ve sonrada yok fani,
yok yalan, yok Ahiret Tarlası terimleriyle neslimizi nereye yönlendirmek isteniyor.
-------Bütün Mahlukatın elbette ki bir sonu vardır. Beşer Alemi, doğar, büyür, yaşar
ve ölürler. Ve Lakin Topraktan geldikleri gibi tekrar Toprağa dönerler. Buna bazı
Doktrinler; Evrim derler, bazılar da Devinim derler. Ben de derim ki: Dünya gerçek,
Ölüm Haktır. VESSELAM
---------ÇAKIROĞLU------
* DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ *
Dostum miskinlik etme zamanla yarış
Cehaletten uzak dur, Bilimle sarış
Kaderini suçlama, kendinle barış
Hak-hakikat yolundan, ayrılma kardaş.
.
Siyasetle uğraşıp, şaşırma yolu
Parlamenter çok sever, parayı-pulu
Sağ taraf Hilafettir, Fetrettir Solu
Aman peşinden koşup, yorulma kardaş...
------OZAN ÇAKIROĞLU-------
--Muasır medeniyet yakalamayan Milletler yabancı yabancı kültürün ayakları
altında cebelleşmeye mahkum olurlar...
--Ulusal ahlaki olmayan bir Milletin barış ve suhulet içerisinde yaşaması ve
anayasal haklara riayet etmesi düşünülemez...
--Devletin Ulusal bütçesi bir tek vergi yoluyla sağlanıyorsa, o Devlette haktan,
Hukuktan ve Adaletten bahsedilemez...
--Ulusal bir Milletin çağdaş, uygarlık ve barış içerisinde yaşayabilmesi için
bilimsel eğitim ve öğretim seviyesinin yüksek ve Anayasal hakların eşit ve
adil bir şekilde icra ve ifa edilmesiyle mümkündür....VESSELAM
-------OZAN ÇAKIROĞLU-------
***** RUBAİYAT *****
Mevsimler kış mı, bahar mı seçilmez oldu
Şehir de kim ne Millet''tir, çözülmez oldu
Çarşı-pazar yabancıdan, geçilmez oldu
Sokakta Afgan-Süryani Dört nal gidiyor...
------OZAN ÇAKIROĞLU--------
DİNLE KARDAŞ DİNLE SÖZÜMÜ
Ne değişti Kardaş Düzenden yana
Eyy Sayın Devlet'lüm sorayım sana
Ne zaman çevrildi, yoksula vana
Enflasyon mu düştü, talan mı bitti.
.
Fiyatlar düştü de, biz mi duymadık
Maaşlar arttı da, biz mi saymadık
Bal börek yedik te, biz mi doymadık
Yandaş ta, sırdaş ta, yalan mı bitti.
Eyy Vatandaş omurgalı ol tekleme
Keramet Haktadır, Şah'tan bekleme
TÜİK gel doğruyu, Halktan saklama
Devlet-ü Erkân'da, Plan mı bitti...
-----OZAN ÇAKIROĞLU------
***** EYY CEMAAT-İ MÜSLİMİN *****
Cinsiyeti ne olursa olsun, Müstakbel Eşini aldatan mevcudiyetin medeni hali ŞEREFSİZ-liktir...
Devlet ve Milletini aldatan cümle mahlukatlar VATAN Hainidir....VESSELAM
--------OZAN ÇAKIROĞLU---------
***** EYY BEŞER KARDEŞİM *****
--Antoloji. Com, bütün şair, yazar ve okurlara Türk Ulusal Edebiyatmız, özellikle Şiir dalı
tomurcuklanasın, elvan-elvan çiçek açsın diye böyle bir imkân sunmuştur. Özelikle NEDİR
sayfalarında fikirsel bazda bir tartışma teatisine fırsat vermiştir. Bu fırsatı neden kişisel kibir
ve egonuza alet ediyorsunuz? Neden başkalarının ticari maksatla çıkarmış oldukları CİDİ
ve Kasetlerini paylaşıyorsunuz. Burası Sanatçının Reklam kulvarı değil ki?
--Ayrıca yabancı bilim adamlarının ve metafizikçi filozofların deyimlerini paylaşıyorsunuz?
Bu yabancı hayranlığınızın nedeni ne ola ki? Yoksa kendi benliğinizden ve Ulusal özünüzden
bir şüpheniz mi vardır? Kendinize ait olan her bilgi bir velinimettir. Neden kıymetini, anlam ve
önemini bilmiyorsunuz? Bu kadar sitatik-durağan ve sitabil olmanıza neden ne olabilir?
--Eyy beşer kardeşim, önce kendin ol, kendini tanı, kendine güven, kendin üret ve kendi
Milletinle tüket. Özellikle mütedeyyin kesim sözlerim sizedir. Mahşer-i Divan da sorgulanırken
sizin yerinize suallara, o çok sevdiğiniz yabancı zırtapozla mı cevap verecekler...VESSELAM
---------OZAN ÇAKIROĞLU----------
**** KADINA ŞİDDET ve KADININ-KADINA ŞİDDETİ.****
--Kadına şiddet Hz. Adem'den beri vardır. Kabilin, Kardeşi Habil'i öldürmesiyle başlamıştır.
ERİL'in, DİŞİL'e karşı şehvet-i duygular beslemesi ve sahip olma arzusuyla yaklaşması
başlı-başına bir şiddettir. Ayrıca fiziksel gücüyle hükmetmesi ayrı bir şiddettir.
--Kadına Şiddet, Tabiat Şartlarına ve Tarihsel yaşam biçimine göre şekil değiştirmiştir.
Zaman-zaman Kadının doğurganlığı ve bazı özel durumları lanetli olarak görülmüştür.
Daha sonraları, ANAERKİL le beraber Neolotik Toplumlar oluşmuştur. Neolotik Çağla
birlikte Kadının-Kadına karşı rakip olması Hemcins muhalifliği şiddete, hatta zaman-
zaman bu şiddetler zülüme dönüşmüştür. Taa ne zaman ki neslin Baba tarafından
devam ettiği anlaşılana kadar. Yani Bronz Çağın başlamasıyla ATAERKİL Toplumsal
yapılaşmaya gidilmiştir...
--İslamiyette Kadının Yeri: Bana göre İslamiyette KADININ yeri hiç olmadı. Hep hor görüldü,
dışlandı, küçümsendi, aşağılandı, dövüldü ve REJM edildi. Ayrıca kılıf-kıyafetiyle KADINA
En büyük işkence yapıldı. Bu şiddet ve zülümat Osmanlı zamanın da artarak devam etmiştir.
Berdel, Kuma ve benzeri törelerle KADININ Anasını ağlatmışlardır. Erkeğe BOŞ ol yetkisi
verilerek KADINI adeta köleleştirmiştir. Kadının Karnından sıpayı, Sırtından sopayı eksik
etmeyeceksin sözünü adeta yasa haline getirmişlerdir.
--Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk Kutlu ve Hür Cumhuriyet kurunca, Devrim yasalarıyla
birlikte KADIN Haklarını Türk Medeni Kanunla beraber hayata geçirmiştir. Resmi Nikâhla
birlikte KADININ evliliğini güvence altına almıştır. Tek eşliliği zorunlu kılmıştır. Seçme ve
seçilme hakkını vermiştir. Kamusal alanda Kadın-Erkek eşitlik ilkesini Memleket sathına
yaymıştır. Ve bu gidişat Sarışın Güzel Başbakan Tansu Çiller Hanımefendi'yle birlikte
zirve yapmıştır... Kıskanan yobaz, bağnaz, gerici aymazlar çatlasın?????
--Son zamanlar da KADINA şiddet oldukça arttı. Bir tarafta cümle Tarikat ve Asitane
Dergâhları İslamiyet gölgesi altında DİNİ bir zülfikâr Kılıç gibi kullanıp Kadınları o pis
çirkef amellerine alet ediyorlar. Kılıf-kıyafetleriyle Kadını-Kadından ayrıştırıyorlar.
Öte taraftan Avrupa Aşıkları ve Tekelci Burjuvazi Kadını Reklam ve Moda sektörüne
Kurban ediyorlar. Genç neslin kafalarını bulandırıyorlar Bunu hayata geçirirken
yine Kadını-Kadına karşı kullanıyorlar. Güzellik ve benzeri yarışmalar düzenliyorlar.
Popçulları, Rapçıları sahnede Portakal gibi soyup genç nesile sunuyorlar. Türk Ulusal
Medeniyet yapısını dejenere etmek için ellerinden ne gelirse onu uyguluyorlar.
--SONUÇ: Cümle Tarikatlar Türk Ulusal Medeniyetine ne kadar zarar veriyorsa, diğer
taraftan Tekelci Burjuvazi de bir o kadar zarar vermektedir......VESSELAM.
--BİR YORGUN DEMOKRATIN SOLGUN KALEMİNDEN--