...Ya da yokuşun hiç bitmeyeceğine inanıp, hiç kimse tarafından sevilmediğini düşünüp yaşamanın gelecekte çok anlam ifade etmediğine inanıp intihar eden sadece on sekiz yaşında bir çocuk gibi ölmeyi de çıkış yolu olarak görebiliriz. ve buna da kötücüllüğü kendilerine hak görüp akıllılık zanneden herkesin, hepimizin suçu var. burada şu soru geliyor aklıma: " neden sevgi göstermekten utanırız ya da egomuz sarsılır" Takdir okuyanın.
CEHENNEM’E GİRİŞ (ilahi komedyadan bir bölüm) Dert şehrine benden gidilir, Bitmeyen azap içine benden gidilir, Lânetliler arasına benden gidilir. Haktan aldı yüce ustam ilhamını Tanrı gücü yarattı beni Akıllar aklı, sevgiler sevgisi. Bir şey var olmadı benden önce Tanrıdan başka Ve ben var olacağım varlık oldukça Girenler her umudu bırakın benden içeri. Bir kapının başında yazılı gördüm Bu karanlık bu kapkara sözleri Dedim: Hocam, acı geldi bu sözler bana. İçimden geçeni anlayan hocam Dedi: Kaygıların yeri yok burda Her çeşit korku bitmeli burda. Geldik gayri geleceğimiz yere Sana, göreceksin dediğim dertli sürü, Akıl nurunu kaybetmişler sürüsüdür. Sonra tuttu hocam elimden Güler yüzü ferah verdi içime Ve girdik beraber esrarlı âleme. Acı sesler geliyordu uzaktan, Tek yıldız havaların içinden, Gözüme yaş getiren feryatlar, derin iniltiler. Uçsuz bucaksız karanlıklar içinde Dönüp duruyordu bu ses kasırgası Deli rüzgârlara kapılmış kumlar gibi. Dedi: Bahtsız ruhların perişan halidir bu, O ruhlar ki dünyada gamsız yaşadılar Ne günah ne de sevap işlediler.
CEHENNEM’E GİRİŞ (ilahi komedyadan bir bölüm) Dert şehrine benden gidilir, Bitmeyen azap içine benden gidilir, Lânetliler arasına benden gidilir. Haktan aldı yüce ustam ilhamını Tanrı gücü yarattı beni Akıllar aklı, sevgiler sevgisi. Bir şey var olmadı benden önce Tanrıdan başka Ve ben var olacağım varlık oldukça Girenler her umudu bırakın benden içeri. Bir kapının başında yazılı gördüm Bu karanlık bu kapkara sözleri Dedim: Hocam, acı geldi bu sözler bana. İçimden geçeni anlayan hocam Dedi: Kaygıların yeri yok burda Her çeşit korku bitmeli burda. Geldik gayri geleceğimiz yere Sana, göreceksin dediğim dertli sürü, Akıl nurunu kaybetmişler sürüsüdür. Sonra tuttu hocam elimden Güler yüzü ferah verdi içime Ve girdik beraber esrarlı âleme. Acı sesler geliyordu uzaktan, Tek yıldız havaların içinden, Gözüme yaş getiren feryatlar, derin iniltiler. Uçsuz bucaksız karanlıklar içinde Dönüp duruyordu bu ses kasırgası Deli rüzgârlara kapılmış kumlar gibi. Dedi: Bahtsız ruhların perişan halidir bu, O ruhlar ki dünyada gamsız yaşadılar Ne günah ne de sevap işlediler.
Yıldızlardan mı ilham alırsın ay dan mı bilmem Seni seyrederken seyir etmekteyim dünya alemi Bilsen hangi alemde ruhum? Kimileri nüfuz ederken bir avuç yüreğe Kimi kem bakışlarıyla ömrü ziyan etmekte Renklerin okşar gözlerimi ahenk içinde Ne güzel şeysin akşam sefası ata kızı
Üçüncü kıtaya kadar eleştiri formundaki dörtlüğünüzü haklı bulmakla birlikte şunu da belirtmem gerekiyor. en başından saygı duyulsaydı sayfa da amacını aşmazdı. yazılarımı kürsüde yazıyordum sizin de bildiğinizden eminim, görüşlerim ve düşüncelerimden dolayı yerden yere vuruldum neredeyse ve düşünce yazılarımı da sayfamda toplamaya karar verdim. Tuna Ceyhan olup biteni çokta iyi bildiğinizden eminim daha önce hangi mahlası kullanıyordunuz bilemem. sadece şunu kabul edemem herkes kafasına göre değil gördüğünüz gibi son derece nitelikli paylaşımlar yapılıyor burada yazan arkadaşlara da saygı gösterilmesini rica ediyorum.
ve eleştirinizi de sayfaya uygun bir biçimde yaptığınız için teşekkür ederim. isterdim ki sayfanın adına uygun paylaşımlar yapılsın ama bir edebiyat portalında bu kadar art niyet barınacağını hesaba katmadım.
Elbette okuyup geliştireceğiz bunu yıllarca yaptık, anlattık… bir taraftan üretirken diğer taraftan da zaten bildiğimiz düşüncelerle pekişen de çelişen de oluyor. Ancak bu yöntemle gelişebildiğimi gözlemliyorum.
(Entelijansiya) Rusya 19. yüzyıl burjuvasının üniversite eğitimli insanların statü sınıfını tanımlamak için kullanılan kelimedir. öncelikle bunu açıklayalım. ne yazık ki dünyada ve ülkemizde de durum bundan ibaret.(Bizde düşünmek daha önce düşünülmüş bir fikre katılmaktır sadece. (Nurullah Ataç) Bu yüzden yıllardır kendime uyguladığım bir yöntem var daha doğrusu kendimce buna inandım. düşüncelerimi etkilediği için yaklaşık sekiz yıldır teorileri ve filozofların kitaplarını okumuyorum ve paylaşmıyorum. sadece kendime yönelmemin sebebi budur. ister istemez etkileniyoruz. hatta edebiyat defterinde yazdığım bir yazıya " sizin düşüncenizi çürütecek donanıma sahibim bir çok teorisyenin düşünceleriyle" dedi. ona cevabım;" bana kendi fikirlerinizle gelmenizi beklerdim" oldu. çok güzel ve yerinde bir yazı paylaşmışsınız, söylemeliyim ki; okumalıyız öğrenmeliyiz fakat bunun yanı sıra gelişmemiz için yeni fikirler üretmeliyiz. bunu yapmadığımız müddetçe var olanı da geliştiremeyiz. bu bağlamda şunu da söylemek istiyorum; eğitim sistemimizin ezbercilikten kurtarılması gerekli. çocuklarımız hazırcı ve düşünmeyi öğrenemiyorlar. öz saygıları gelişmiyor en akıllıları bile konuşmaktan korkuyor. bu konuda yazılacak çok şey var size katıldığımı belirterek bitirmek istiyorum.
...Ya da yokuşun hiç bitmeyeceğine inanıp, hiç kimse tarafından sevilmediğini düşünüp yaşamanın gelecekte çok anlam ifade etmediğine inanıp intihar eden sadece on sekiz yaşında bir çocuk gibi ölmeyi de çıkış yolu olarak görebiliriz. ve buna da kötücüllüğü kendilerine hak görüp akıllılık zanneden herkesin, hepimizin suçu var. burada şu soru geliyor aklıma: " neden sevgi göstermekten utanırız ya da egomuz sarsılır" Takdir okuyanın.
Ata kızı
Rica ederim vakit ayırıp izlediğiniz için ben teşekkür ederim.
CEHENNEM’E GİRİŞ (ilahi komedyadan bir bölüm)
Dert şehrine benden gidilir,
Bitmeyen azap içine benden gidilir,
Lânetliler arasına benden gidilir.
Haktan aldı yüce ustam ilhamını
Tanrı gücü yarattı beni
Akıllar aklı, sevgiler sevgisi.
Bir şey var olmadı benden önce Tanrıdan başka
Ve ben var olacağım varlık oldukça
Girenler her umudu bırakın benden içeri.
Bir kapının başında yazılı gördüm
Bu karanlık bu kapkara sözleri
Dedim: Hocam, acı geldi bu sözler bana.
İçimden geçeni anlayan hocam
Dedi: Kaygıların yeri yok burda
Her çeşit korku bitmeli burda.
Geldik gayri geleceğimiz yere
Sana, göreceksin dediğim dertli sürü,
Akıl nurunu kaybetmişler sürüsüdür.
Sonra tuttu hocam elimden
Güler yüzü ferah verdi içime
Ve girdik beraber esrarlı âleme.
Acı sesler geliyordu uzaktan,
Tek yıldız havaların içinden,
Gözüme yaş getiren feryatlar, derin iniltiler.
Uçsuz bucaksız karanlıklar içinde
Dönüp duruyordu bu ses kasırgası
Deli rüzgârlara kapılmış kumlar gibi.
Dedi: Bahtsız ruhların perişan halidir bu,
O ruhlar ki dünyada gamsız yaşadılar
Ne günah ne de sevap işlediler.
Dante Alighieri
CEHENNEM’E GİRİŞ (ilahi komedyadan bir bölüm)
Dert şehrine benden gidilir,
Bitmeyen azap içine benden gidilir,
Lânetliler arasına benden gidilir.
Haktan aldı yüce ustam ilhamını
Tanrı gücü yarattı beni
Akıllar aklı, sevgiler sevgisi.
Bir şey var olmadı benden önce Tanrıdan başka
Ve ben var olacağım varlık oldukça
Girenler her umudu bırakın benden içeri.
Bir kapının başında yazılı gördüm
Bu karanlık bu kapkara sözleri
Dedim: Hocam, acı geldi bu sözler bana.
İçimden geçeni anlayan hocam
Dedi: Kaygıların yeri yok burda
Her çeşit korku bitmeli burda.
Geldik gayri geleceğimiz yere
Sana, göreceksin dediğim dertli sürü,
Akıl nurunu kaybetmişler sürüsüdür.
Sonra tuttu hocam elimden
Güler yüzü ferah verdi içime
Ve girdik beraber esrarlı âleme.
Acı sesler geliyordu uzaktan,
Tek yıldız havaların içinden,
Gözüme yaş getiren feryatlar, derin iniltiler.
Uçsuz bucaksız karanlıklar içinde
Dönüp duruyordu bu ses kasırgası
Deli rüzgârlara kapılmış kumlar gibi.
Dedi: Bahtsız ruhların perişan halidir bu,
O ruhlar ki dünyada gamsız yaşadılar
Ne günah ne de sevap işlediler.
Güzel düşünceleriniz için teşekkür ederim Mehmet bey, İlber Ortaylı'nın ebtelektüel hakkında söyleşi yaptığı videoyu izlemenizi isterim.
Yıldızlardan mı ilham alırsın ay dan mı bilmem
Seni seyrederken seyir etmekteyim dünya alemi
Bilsen hangi alemde ruhum?
Kimileri nüfuz ederken bir avuç yüreğe
Kimi kem bakışlarıyla ömrü ziyan etmekte
Renklerin okşar gözlerimi ahenk içinde
Ne güzel şeysin akşam sefası
ata kızı
Üçüncü kıtaya kadar eleştiri formundaki dörtlüğünüzü haklı bulmakla birlikte şunu da belirtmem gerekiyor. en başından saygı duyulsaydı sayfa da amacını aşmazdı. yazılarımı kürsüde yazıyordum sizin de bildiğinizden eminim, görüşlerim ve düşüncelerimden dolayı yerden yere vuruldum neredeyse ve düşünce yazılarımı da sayfamda toplamaya karar verdim. Tuna Ceyhan olup biteni çokta iyi bildiğinizden eminim daha önce hangi mahlası kullanıyordunuz bilemem.
sadece şunu kabul edemem herkes kafasına göre değil gördüğünüz gibi son derece nitelikli paylaşımlar yapılıyor burada yazan arkadaşlara da saygı gösterilmesini rica ediyorum.
ve eleştirinizi de sayfaya uygun bir biçimde yaptığınız için teşekkür ederim. isterdim ki sayfanın adına uygun paylaşımlar yapılsın ama bir edebiyat portalında bu kadar art niyet barınacağını hesaba katmadım.
Elbette okuyup geliştireceğiz bunu yıllarca yaptık, anlattık… bir taraftan üretirken diğer taraftan da zaten bildiğimiz düşüncelerle pekişen de çelişen de oluyor. Ancak bu yöntemle gelişebildiğimi gözlemliyorum.
“beynin kendi öz düşüncesini kaybedip başka insanların düşüncelerinin istilasına uğraması iyi değildir..yani akıl süzgecinden geçirelim,“
düşüncelerimin etkilenmesini istemiyorum bu yüzden uzunca bir ara verdim. Sadece kendi düşüncelerimi yazmak istiyorum. Elb
(Entelijansiya) Rusya 19. yüzyıl burjuvasının üniversite eğitimli insanların statü sınıfını tanımlamak için kullanılan kelimedir.
öncelikle bunu açıklayalım. ne yazık ki dünyada ve ülkemizde de durum bundan ibaret.(Bizde düşünmek daha önce düşünülmüş bir fikre katılmaktır sadece. (Nurullah Ataç)
Bu yüzden yıllardır kendime uyguladığım bir yöntem var daha doğrusu kendimce buna inandım. düşüncelerimi etkilediği için yaklaşık sekiz yıldır teorileri ve filozofların kitaplarını okumuyorum ve paylaşmıyorum. sadece kendime yönelmemin sebebi budur. ister istemez etkileniyoruz. hatta edebiyat defterinde yazdığım bir yazıya " sizin düşüncenizi çürütecek donanıma sahibim bir çok teorisyenin düşünceleriyle" dedi. ona cevabım;" bana kendi fikirlerinizle gelmenizi beklerdim" oldu. çok güzel ve yerinde bir yazı paylaşmışsınız, söylemeliyim ki; okumalıyız öğrenmeliyiz fakat bunun yanı sıra gelişmemiz için yeni fikirler üretmeliyiz. bunu yapmadığımız müddetçe var olanı da geliştiremeyiz. bu bağlamda şunu da söylemek istiyorum; eğitim sistemimizin ezbercilikten kurtarılması gerekli. çocuklarımız hazırcı ve düşünmeyi öğrenemiyorlar. öz saygıları gelişmiyor en akıllıları bile konuşmaktan korkuyor. bu konuda yazılacak çok şey var size katıldığımı belirterek bitirmek istiyorum.
Saygı ve selamlarımla