Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ata Kızı
Ata Kızı

Sevemedim bir türlü, yaprağın ağacı terketmesini... Ata Kızı

  • Bir hikaye yaz ( Nesirleriniz)15.06.2023 - 16:31

    Karşılıksız sevgi, tıpkı çocuklar gibi... çıkarsız en güzel haliyle.

  • Gökyüzüne Giden Yol15.06.2023 - 16:29

    Hayalleri çağrıştırdı biraz, biraz da özgürlüğü, beyaz bir martıyı köyümün semalarında uçan beyaz martıyı... en çokta yüreğimdekileri, onlar çoktan ulaştı gök kubbeye...

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.06.2023 - 16:13

    Yazılarınızla siz de destek oluyorsunuz ışık tutuyorsunuz Mehmet bey...

  • Bir hikaye yaz ( Nesirleriniz)15.06.2023 - 16:09

    15.06.2023 - 15:02
    YÜREK GÖZÜYLE GÖRMEK
    (Yıllar öncesinden bir anı)

    Çok güzel bir anı, zamanımızın etrafına fütursuzca sözler sarf eden meslek erbaplarını ve görevi ne olursa olsun insanları hakir görmemesi ve üstten süzerek bakmamasını hatırlatan bir anı teşekkürler.

  • Bir hikaye yaz ( Nesirleriniz)15.06.2023 - 15:57

    KARDELEN


    Onun o vakur duruşunda saklı, hayata ne hediyeler verecek, ne faydalar sağlayacak fikirler saklıydı, bakışları çakmak çakmak olur bazen, gördüğü haksızlıklara daha şimdiden ses ve nefes veriyordu. Ayşe birinci yılını bitirmişti. Artık o mesleki öğretim hayatına geçmiş ve kutsal bir meslek olduğunun çok farkında olarak yola revan olmuştu.

    İkinci yılın ilk günlerinde Henüz hocalığa yeni adım atmış genç bir adam gelmişti okula. Daha ilk karşılaşmalarında birbirlerinin dikkatini çekmiştiler, hayatında ilk kez içine ılık ılık bir şeyler akmıştı sanki hocasının gözlerinden.

    İlk zamanlar sadece öğrenci ve hoca ilişkisi vardı aralarında ikisi de bu durumun olmaması gerektiğini düşünüyordu birbirinden habersiz. Ama günler ilerledikçe içlerinde karşı koyulmayacak kadar güçlü hisler uyanmıştı bile... Bir gün erdem hoca okuldan ayrılacağını söyler ve ayrılır. Ayşe'nin yüreğine tarifi mümkün olmayacak bir acı oturmuştu. Daha önce bu duyguyla hiç tanışmamıştı Yüreği hiç bu kadar diken batarcasına acımamıştı.

    Erdem hoca ise daha olgun düşünüyor ama o da daha önce kimseyi böyle sevmediğini anlamış bu duyguyla baş etmeye çalışıyordu. O simsiyah gece gibi gözler hiç aklından çıkmıyor ne hikmetse sabah uyanır uyanmaz o aklına geliyor, kaçmak istedikçe tıpkı bir girdap gibi içine çekiyordu genç doktoru Ayşe'ye duyduğu sevgi. Bu duygunun zamanla geçmediğini ve Ayşe'ye olan sevgisinin sıradan bir arzudan çok farklı olduğunu anlamıştı.

    Ayşe bir gün okul çıkışında sanki sadece onu bekler gibi dalgınca otobüse doğru yürürken. Erdem hocayı karşısında görünce öylece bakakaldı bir an rüya mı ki diyerek kendine bir çimdik attı. Erdem hoca gülümseyerek sanki daha önce birbirlerine açılmışlar gibi söze girdi:

    Nasılsın Ayşe? beni bağışla senden kaçmaya çalıştım, bu duygudan kaçamıyorum, ben, seninle kabul edersen
    seviyeli bir birlikteliğe başlamak istiyorum. Benimle bu yolda yürümeni çok istiyorum. Ayşe çok düzgün ve gerçekçi asla yalana hayatında yer olmayan bir kızdı ve duygularını açıkça ifade ederek gerçek duygularını saklamadı.
    - aynı şeyleri hissediyorum inkar edecek değilim, dedi ve birlikte sakin bir yere giderek konuşmalarına orada devam ettiler. Ayşe;
    - hakkımda bilmen gereken şeyler var diyerek başından geçen olayları eksiksiz ve dürüstçe anlatmıştı.
    -Ayşe bunları bana dürüst olarak anlattığın için seni bir kez daha ne çok sevdiğimi söylüyorum ve teşekkür ediyorum diyerek, o gün güzel bir beraberliğe adım attılar. Ayşe hayatında hiç bu kadar mutlu olmamıştı. ruh ikiziydiler adeta. her gün biraz daha artan hislerle sıcacık bir sevda masalıydı yaşadıkları. birbirlerinin gözlerinin içine bakışları alev gibi işliyordu içlerine dünyada sanki sadece ikisi vardı. Ayşe'nin Saçlarını okşarken içi titreyen bir adama dönüşmüştü erdem hoca. Ve evlenme teklifiyle hayatları tam anlamıyla birleşmişti. İçleri içlerine sığmıyordu zevkli bir koşturmaca eklendi hayatlarına. Bir gün ; Ayşe bir telefon alır;
    - tanrım bu ses ne diyor!
    Bu nasıl olur?
    - Erdem benim eşim! Diyen bir ses yankılanıyordu telefonun öbür ucunda. Ayşe'nin başından aşağıya kaynar sular boşalıyor konuşamıyordu.
    yurt dışından arayan bu kadın Erdem hocanın eşi olduğunu ve Ayşe'nin onunla evlenemeyeceğini söylüyordu. elleri titriyordu telefonu yere düştü, sanki dünya dönmeyi bıraktı o an dağlar hallaç, pamuğu atar gibi devriliyor, denizler taşıp üzerine boşalıyor gibi boğuluyordu sanki.
    ve aynı gün acı telefon Erdem hocaya da gitmişti...

    10. Sayfa

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.06.2023 - 14:20

    Güne bir şarkı hediye edeyim bari.


  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.06.2023 - 14:04

    Haklısınız ama kişilik meselesi. Belki de henüz zamanım gelmemiştir. :)

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.06.2023 - 13:06

    Bir arkadaşla sohbet ettik geçen gün o da aynısını söyledi.
    Kitabı okuyup okuyup bir hata arıyorum. Sürekli başa dönüyorum. Bu gidişle benden sonra çıkaracaklar kitabı:))

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.06.2023 - 13:03

    Kızım senin de girmediğin kılık kalmadı,
    Söz meclisten dışarı.

    Dedim ya formumdayım yine!

  • Kendinizi bir dörtlükle ifade edebilir misiniz?15.06.2023 - 12:55

    Uygulamaya gerçek devlet adamları koyar… diyelim o zaman.
    Filozofları da beraberinde. Bu bir fikirdi aslında devlet birimlerinde filozofların yer alması, hatta bir heyet kurulması… zamanla bu fikir ülkemde benimsenecek ama kimse benden ve fikirlerimden bahsetmeyecek. En değerli siyasetçiler olacak fikir babaları.

    Kim bilir belki bir gün bir kitap her şeyi değiştirir. :)