Bir ses ürpertirdi yorgun bedenini, salınmışken yalın bir bank üzerine garson kız, … dilinde derin bir hüzünle buyurun …
…’’ acılı bir tebessüm … sinenize ‘’ Donuk gözler Bir el bırak tutunacak olsun … içinden sessizce ……..
İsyan duyguları çelmek ister aklın her köşesini Devriyeler gezer, sınar gibi sezini Sabrın sozsuzluğuna sığınırsın Bu da gelir, bu da geçer … düşer dillerine, sessiz bir off çekersin
Bilirdim … Irmaklar akar içinden, kaybolursun düştüğün denizlerde
Bu yüzyılın kaybedilen gençleri oldu. Önce pandemi, dünya ağalarının bilinçli zehiri sayesinde evlere hapsoldular Kiminin psikolojisi bozuldu, kimi arkadaş kaybetti, kimi umutlarını . Adaptasyon ve konsantrasyon sorunları daha yeni çözülmüş, az kendilerine gelmiş iken, şimdi de deprem acısı vurdu yine gençleri.
Suriyeli, Afrikalı, Afganlı, orta Asyalı milyonlara barınma sorunu bulunurken, Üçyüzbin, beşyüzbin kişilik, Maraş’ın Kahraman’ına, Antep’in Gazi’sine, yurt için evet diyen Hatay’lıya maalesef bulunamıyor.. Buldukları konut bu yüzyılın vurgun yemiş genç üniversite öğrencilerinin kaldığı YURT’ lar . Benim Büyük Ülkemin , büyük Prof’ları daha iyi çözüm bulamazlardı zaten. Bu oyun alanına dönen üniversiteler, kayıp iki nesil anlamı taşıyor. Bugün görsel, bilişsel, duyusal eğitimden yoksun kalan, yarın ne öğrenip ne aktaracak yarının gelecek nesline. Üniversite kitap okumak değil ki. O kapıdan girmenin bir anlam ve solunan havası var. Ama bilinçli, eğitimli nesle bizim ihtiyacımız yok, aman uyanmasın kimse. Üniversite kapatılır mı be kardeşim, onlarca çözüm varken. Yazık değil mi bu genç beyinlerin evlere hapsine Yarın bunların psikolojik kayıpları ne olacak. Vebal kimin. Tanrının mı ? kader mi ?
Fırsatçılığa bi son ver, kalacak ev bulunur. Benim aç gözlü halkım, yine ders almamış, yine dünya malı derdine düşmüş. Diyecek söz kalmadı. #tu
Çok üzücü ve kahredici, neden diye sormaktan yorulduk . Evet ama, Haberleri büyük bir şaşkınlıkla izliyorum ve okuyorum. Bu binalar yapılırken Sanki, hükümetler yoktu, belediyeler yoktu, fen işleri yoktu, mimar yoktu, mühendis yoktu ve yaşanmış tecrübeler yoktu , hatta memlekette iyi malzemede yoktu. Mazleme ve toprak hırsızlığından da haberimiz yoktu , 5 Şubat günü uzaydan kendiliğinden iniverdi.
Her hatalı bina, ilk defa görülüyormuş gibi hayretle karşılanıyor. Yaparken ve yaptırırken ki, kendine 3-5 katlı apartman diken ev sahipleri dahi malzemeden çaldıklarını bilmeyen mi var dı. Tek hırsız müteahhitler mi, gözü doymayan satın almalar ve havadan beslenenler bunlara prim vermek değil miydi.
Devlet – vatandaş elele kendini, hataları ve sonucu bile bile af edermi ?… Para yaşamak için sadece araç, yaşamasını bilene, Allah bu toplumu doğru yola getirecek temizliği yüreklere nakşetsin … bir sonraki acıdan önce.
Gitmeler çoğu zaman sebepsizdir giden ... neden gittiğini bile bilmez haksızlık bir zardır, kim yek atarsa onda kalır ... belki de azalmak daha iyidir.
Bir ses ürpertirdi yorgun bedenini, salınmışken yalın bir bank üzerine
garson kız, … dilinde derin bir hüzünle
buyurun …
…’’ acılı bir tebessüm … sinenize ‘’
Donuk gözler
Bir el bırak tutunacak olsun … içinden sessizce
……..
İsyan duyguları çelmek ister aklın her köşesini
Devriyeler gezer, sınar gibi sezini
Sabrın sozsuzluğuna sığınırsın
Bu da gelir, bu da geçer …
düşer dillerine, sessiz bir off çekersin
Bilirdim …
Irmaklar akar içinden, kaybolursun düştüğün denizlerde
Bu yüzyılın kaybedilen gençleri oldu.
Önce pandemi, dünya ağalarının bilinçli zehiri sayesinde evlere hapsoldular
Kiminin psikolojisi bozuldu, kimi arkadaş kaybetti, kimi umutlarını . Adaptasyon ve konsantrasyon sorunları daha yeni çözülmüş, az kendilerine gelmiş iken, şimdi de deprem acısı vurdu yine gençleri.
Suriyeli, Afrikalı, Afganlı, orta Asyalı milyonlara barınma sorunu bulunurken, Üçyüzbin, beşyüzbin kişilik, Maraş’ın Kahraman’ına, Antep’in Gazi’sine, yurt için evet diyen Hatay’lıya maalesef bulunamıyor.. Buldukları konut bu yüzyılın vurgun yemiş genç üniversite öğrencilerinin kaldığı YURT’ lar . Benim Büyük Ülkemin , büyük Prof’ları daha iyi çözüm bulamazlardı zaten.
Bu oyun alanına dönen üniversiteler, kayıp iki nesil anlamı taşıyor. Bugün görsel, bilişsel, duyusal eğitimden yoksun kalan, yarın ne öğrenip ne aktaracak yarının gelecek nesline. Üniversite kitap okumak değil ki. O kapıdan girmenin bir anlam ve solunan havası var. Ama bilinçli, eğitimli nesle bizim ihtiyacımız yok, aman uyanmasın kimse.
Üniversite kapatılır mı be kardeşim, onlarca çözüm varken. Yazık değil mi bu genç beyinlerin evlere hapsine Yarın bunların psikolojik kayıpları ne olacak. Vebal kimin. Tanrının mı ? kader mi ?
Fırsatçılığa bi son ver, kalacak ev bulunur. Benim aç gözlü halkım, yine ders almamış, yine dünya malı derdine düşmüş. Diyecek söz kalmadı. #tu
Çok üzücü ve kahredici, neden diye sormaktan yorulduk .
Evet ama,
Haberleri büyük bir şaşkınlıkla izliyorum ve okuyorum.
Bu binalar yapılırken
Sanki, hükümetler yoktu, belediyeler yoktu, fen işleri yoktu, mimar yoktu, mühendis yoktu ve yaşanmış tecrübeler yoktu , hatta memlekette iyi malzemede yoktu.
Mazleme ve toprak hırsızlığından da haberimiz yoktu ,
5 Şubat günü uzaydan kendiliğinden iniverdi.
Her hatalı bina, ilk defa görülüyormuş gibi hayretle karşılanıyor.
Yaparken ve yaptırırken ki, kendine 3-5 katlı apartman diken ev sahipleri dahi malzemeden çaldıklarını bilmeyen mi var dı. Tek hırsız müteahhitler mi, gözü doymayan satın almalar ve havadan beslenenler bunlara prim vermek değil miydi.
Devlet – vatandaş elele kendini, hataları ve sonucu bile bile af edermi ?…
Para yaşamak için sadece araç, yaşamasını bilene, Allah bu toplumu doğru yola getirecek temizliği yüreklere nakşetsin … bir sonraki acıdan önce.
Geçmiş olsun Ülkem,
ama artık herkese bir ev yeter deyip, sağlamlığa dikkat etsek diyoruz senelerdir...
neden duyan hala olmaz..
Gitmeler çoğu zaman sebepsizdir
giden ... neden gittiğini bile bilmez
haksızlık bir zardır, kim yek atarsa onda kalır ...
belki de azalmak daha iyidir.
en güzel geleneğimiz
çamur at ve kaç .... belki izi kalır / zor
Olmadığım gibi görmek,
aklımdan geçmediği gibi düşünmek
samimi ve içten olmanın anlam kaybı
şaşırmak yok, normal
Hatıralar hep ağırdır
Hayal ile dua kavuşurken yürek kaldırımlarında
Tanrı’ dan dilenmenin hesabı kalır, derin uykuların sonrasına
Güzel ölmek istiyorum
Çölde fırtına sarmalı
Duman rengi gökyüzü
Akdeniz den akdenize
Uzayan çarşaf rengiyle
Mavi yeşil özlem dolu hatıra yüreğimde
Güzel ölmek istiyorum
Yeryüzü kalsın sende, yer altı bende
eyvallah …….
Yeni yıl
Yeni günler
Yeni umut
Yeni güzellikler
Getirmesi temennisiyle.....IYI SENELER 23