Ey Yalnız, Çay kokulu… Yükselip Göklerin terasına Rüzgarda salınan saçlarınla Yarı çıplak Ay ışığında kitap okuyan kadın… Seviyorum İmreniyorum sana Yutulacak bir lokma gibi Pars gözlerinle Gece Atlayıp üzerime Sıcak Zarif Korkusuzca Öpüyorsun dudağımdan Ve “hadi sen de gel” Çağırıyorsun göklere… Ey yıldırım, ey gökdelen… Koyu, siyah, mavi, bulut… Uçurum Korkuyorum
Gelip gitmelerden yoruldum sevgili…
Ben sende kalmak istiyorum
Tevazuda buluşalım... Ben paspas olayım ayaklarına, sen de incelikten kırıl...
Gece üzerime abanınca
ve
Karanlık çökünce gırtlağıma
Can havliyle
N’apiim
Başlıyorum seni anlatmaya...
Sebep ve sonuçlarınla...
Her tarafımdan sen sızıyor
Saklayamadığım
Neredesin?
B.Ş.
Harika bir sabah… Yine güneş, yine gülücükler yine taptaze umutlar…
Ay ışığında kitap okuyan kadın
Ey
Yalnız,
Çay kokulu…
Yükselip
Göklerin terasına
Rüzgarda salınan saçlarınla
Yarı çıplak
Ay ışığında kitap okuyan kadın…
Seviyorum
İmreniyorum sana
Yutulacak bir lokma gibi
Pars gözlerinle
Gece
Atlayıp üzerime
Sıcak
Zarif
Korkusuzca
Öpüyorsun dudağımdan
Ve
“hadi sen de gel”
Çağırıyorsun göklere…
Ey yıldırım, ey gökdelen…
Koyu, siyah, mavi, bulut…
Uçurum
Korkuyorum
Bekir Şahin
Köşeden bir gölge geçse
Bir rüzgar gibi esen
İşte diyorum, işte sen…
B.Ş.
Usül, esastan önce gelir ama esas sen olunca silindi dünya... Affet...
Yalpalarıma bakma, bu gemi sana geliyor...
Bağlamım sensin sevgili... Kırık dökük cümlelerimin kusuruna bakma...
Ellerin cinnet, gözlerin uçurum, dudakların ölüm...
Aşırıyım, bir meczubum belki...
Senin benden aşağı kalır yanın yok sevgili...
Sevgili... Aferin... Dağ gibi adamı çöl ettin...