"Delirmemek için yazanlar delirdiğinde de yazmaya devam edecek.Ne içten bir deliliğin bilgeliğidir bu.Kendimizle tanışma hâli.! "
NiLüFeR AkSu
.
..
...
“Kimi öylece bekler,kimisi sabırsızlıkla bekler.Ama çok az kişi sabrının içindeki doğru tavırla,severek bekler.Kavuşmak sancılı bir süreç,beklerken kendini.” ~ nilüfer&aksu
…çöle düştüğümüzde kendimizi kaybolmuş, verimsiz ve çorak hissederiz.Kurtulmak için şifalar,eğlenceler,hedefler,seraplar uydururuz. . “Akılsızlık etmeyin” diye yazar,Estes. “Size hangi ışıltılı şehri vadederse etsinler,kendi çölünüzü yürümekten asla vazgeçmeyin.” . Çünkü ilk beş yüz kilometrede hiçbir şey göremesek bile,beş yüz birinci kilometrede bizi bekleyen ev muhakkak orada olacaktır. . “O son zahmetli kilometreyi kat edin.” . Jung,beklemeye tahammülü kalmadığını söylediğinde ruhu,atacağı her adımın onu kendisinden uzaklaştıracağını söyler. “Sen, hedeflerle ve isteklerle dolusun.Oysa çöle düşen,önce hedeflerinden arınmalı.” . Bazen yaralarımıza, yasımıza,yükümüze bakmadan,yalnızca verimsiz bir şekilde beklemek bizi suçlulukla boğuyor diye telaşla kendimize hedefler buluruz. . Oysa tek yapmamız gereken basit bir şekilde beklemek ve derinlerimizi dinlemektir. . Çünkü,çölü güzel yapan,içerlerde bir yerlerde bizi yeniden canlı kılacak o kuyuyu gizlemesidir.
Jung “Çöl günleri” dediği,kendini çorak verimsiz ve kaybolmuş hissettiği bir dönemde yaratıcı gücü yeniden hissedebilmek için kendi ruhuna yazmaya başlar. Ama ne söyleyeceğini bilemez. . “Bir dost geldiğinde,ne almak için gelirsin.” Diye,sorar ruhu . “Yakınlık” diye yanıtlar,Jung “Ama sabrım az,kendimden umudu kestim. . “Annesine yakınan bir çocuk gibi konuşuyorsun.” Diye yanıtlar ruhu. “Ama ben senin annen değilim.” . Jung,benliğinin neden çoraklaşıp,çöle dönüştüğünü irdelemeye başlayınca,ruhu susturur onu. “Sadece bekle.” . Eski dervişler çölde şeytanlarıyla savaşırdı. Oysa Modern insan kaybolmuş hissettiğinde bekleyişle savaşmak zorundaydı. . “Sabrın nerede? Bekleyemiyor musun ? Her şey olmuş ve tamamlanmış, olarak kucağına mı düşmeli.?” Diye kızar ruhu. . “Işığın bize nereden geleceğini önceden bilmeyi isteyerek haddini aşmıyor musun.?” . “Çöl özgürlüğün nimeti ve lanetidir.”
“İnsanlar arasında iyilikten başka hiçbir üstünlük kabul etmem. Karakterin olmadığı yerde,ne büyük bir sanatçı ne de büyük mücadele adamı vardır. Bütün mesele,büyük görünmek değil,gerçekten büyük olmaktır.” ~ Beethoven
“İnsanların ruhunu öldürüyorlar anne. İşte asıl cinayet bu. Utanılacak bir cinayet.” ~ Maksim Gorki ~
En güvendiğimiz insanlara teslim ettik ruhumuzu ~ ötesi var mı ? …ötesi uçurumdu …ötesi ölüm ! ~ …candım kandım inandım inandığım yerden kanadım…! ~ çığlık çığlığa düşerken …ne bir ses …ne bir nefes duyuldu… ~ canın içinde can çekişirken ruh’umun ölümüne tanıktım…! ~ nilüfer&aksu
“Bir insanda yerinin kalmadığını ya da bir kalpte artık hiç yerinin olmadığını sözünün ona tesir etmeyişinden anlarsın. Ünsiyet ve muhabbetin en yüksek belirtisi sözün birbirine tesiridir. Birinden duyduğun iltifat kalbine işlemez.Ama sevdiğin insanın selâmıyla iyileşirsin.” ~ Ebrar Akbulut
“Kimisi inandığını yazar,konuşur ve davranışlarına yansır;içinden geldiği gibi. Kimisi inandırmak için konuşur,yazar ve davranışlarına zuhur eder. İşine geldiği gibi.Kim bilir, belki de bu bir yaradılış meselesi.”
Ki,içimden geldi bu da burada dursun.Vatanını ve insanlığı seven biri olarak.!
Kardır yağan üstümüze geceden Bir uzun karanlık düşünceden Ormanın uğultusuyla birlikte Ve dörtnala,dümdüz bir mavilikte Kar yağıyor üstümüze inceden ~ Sesin nerde kaldı, her günkü sesin Unutulmuş güzel şarkılar için Bu kar gecesinden uzaktan yoldan Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu’dan Sesin nerde kaldı ? Kar içindesin ! ~ Ne sabahtır bu mavilik,ne akşam ! Uyandırmayın beni, uyanamam Kaybolmuş sevdiklerimizin aşkına Allah aşkına, gök, deniz aşkına Yağsın kar üstümüze buram buram ~ Buğulandıkça yüzü her aynanın Beyaz dokusunda bu saf rüyanın Göğe uzanır tek, tehna bir kamış Sırf unutmak için, unutmak ey kış ! Büyük yalnızlığını dünyanın. ~ Ahmet Muhip Dıranas / Kar
“İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı Hatırlar bir gün camı açtığını Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.” ~ Ahmet Muhip Dıranas
“Kimi öylece bekler,kimisi sabırsızlıkla bekler.Ama çok az kişi sabrının içindeki doğru tavırla,severek bekler.Kavuşmak sancılı bir süreç,beklerken kendini.”
~
nilüfer&aksu
…çöle düştüğümüzde kendimizi kaybolmuş, verimsiz ve çorak hissederiz.Kurtulmak için şifalar,eğlenceler,hedefler,seraplar uydururuz.
.
“Akılsızlık etmeyin” diye yazar,Estes. “Size hangi ışıltılı şehri vadederse etsinler,kendi çölünüzü yürümekten asla vazgeçmeyin.”
.
Çünkü ilk beş yüz kilometrede hiçbir şey göremesek bile,beş yüz birinci kilometrede bizi bekleyen ev muhakkak orada olacaktır.
.
“O son zahmetli kilometreyi kat edin.”
.
Jung,beklemeye tahammülü kalmadığını söylediğinde ruhu,atacağı her adımın onu kendisinden uzaklaştıracağını söyler. “Sen, hedeflerle ve isteklerle dolusun.Oysa çöle düşen,önce hedeflerinden arınmalı.”
.
Bazen yaralarımıza, yasımıza,yükümüze bakmadan,yalnızca verimsiz bir şekilde beklemek bizi suçlulukla boğuyor diye telaşla kendimize hedefler buluruz.
.
Oysa tek yapmamız gereken basit bir şekilde beklemek ve derinlerimizi dinlemektir.
.
Çünkü,çölü güzel yapan,içerlerde bir yerlerde bizi yeniden canlı kılacak o kuyuyu gizlemesidir.
~
Huzursuzbeyin/BekleyeninÖdülü
Jung “Çöl günleri” dediği,kendini çorak verimsiz ve kaybolmuş hissettiği bir dönemde yaratıcı gücü yeniden hissedebilmek için kendi ruhuna yazmaya başlar. Ama ne söyleyeceğini bilemez.
.
“Bir dost geldiğinde,ne almak için gelirsin.” Diye,sorar ruhu
.
“Yakınlık” diye yanıtlar,Jung “Ama sabrım az,kendimden umudu kestim.
.
“Annesine yakınan bir çocuk gibi konuşuyorsun.” Diye yanıtlar ruhu. “Ama ben senin annen değilim.”
.
Jung,benliğinin neden çoraklaşıp,çöle dönüştüğünü irdelemeye başlayınca,ruhu susturur onu. “Sadece bekle.”
.
Eski dervişler çölde şeytanlarıyla savaşırdı. Oysa Modern insan kaybolmuş hissettiğinde bekleyişle savaşmak zorundaydı.
.
“Sabrın nerede? Bekleyemiyor musun ? Her şey olmuş ve tamamlanmış, olarak kucağına mı düşmeli.?” Diye kızar ruhu.
.
“Işığın bize nereden geleceğini önceden bilmeyi isteyerek haddini aşmıyor musun.?”
.
“Çöl özgürlüğün nimeti ve lanetidir.”
“İnsanlar arasında iyilikten başka hiçbir üstünlük
kabul etmem. Karakterin olmadığı yerde,ne büyük bir sanatçı ne de büyük mücadele adamı vardır.
Bütün mesele,büyük görünmek değil,gerçekten büyük olmaktır.”
~
Beethoven
“İnsanların ruhunu öldürüyorlar anne.
İşte asıl cinayet bu.
Utanılacak bir cinayet.”
~
Maksim Gorki
~
En güvendiğimiz insanlara
teslim ettik ruhumuzu
~
ötesi var mı ?
…ötesi uçurumdu
…ötesi ölüm !
~
…candım
kandım
inandım
inandığım yerden kanadım…!
~
çığlık çığlığa düşerken
…ne bir ses
…ne bir nefes
duyuldu…
~
canın içinde can çekişirken
ruh’umun ölümüne tanıktım…!
~
nilüfer&aksu
“Bir insanda yerinin kalmadığını ya da bir kalpte
artık hiç yerinin olmadığını sözünün ona tesir etmeyişinden anlarsın. Ünsiyet ve muhabbetin
en yüksek belirtisi sözün birbirine tesiridir. Birinden duyduğun iltifat kalbine işlemez.Ama sevdiğin insanın selâmıyla iyileşirsin.”
~
Ebrar Akbulut
“Kimisi inandığını yazar,konuşur ve davranışlarına yansır;içinden geldiği gibi. Kimisi inandırmak için konuşur,yazar ve davranışlarına zuhur eder. İşine geldiği gibi.Kim bilir, belki de bu bir yaradılış meselesi.”
Ki,içimden geldi bu da burada dursun.Vatanını ve insanlığı seven biri olarak.!
Sartre’nin şu sözü hakikatli bir tespit niteliğinde
“Gözlerde ihanet var, siz sözlerde sadakat arıyorsunuz.”
Kardır yağan üstümüze geceden
Bir uzun karanlık düşünceden
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala,dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze inceden
~
Sesin nerde kaldı, her günkü sesin
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinden uzaktan yoldan
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu’dan
Sesin nerde kaldı ? Kar içindesin !
~
Ne sabahtır bu mavilik,ne akşam !
Uyandırmayın beni, uyanamam
Kaybolmuş sevdiklerimizin aşkına
Allah aşkına, gök, deniz aşkına
Yağsın kar üstümüze buram buram
~
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır tek, tehna bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış !
Büyük yalnızlığını dünyanın.
~
Ahmet Muhip Dıranas / Kar
“İnsan yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün camı açtığını
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir.”
~
Ahmet Muhip Dıranas