"Delirmemek için yazanlar delirdiğinde de yazmaya devam edecek.Ne içten bir deliliğin bilgeliğidir bu.Kendimizle tanışma hâli.! "
NiLüFeR AkSu
.
..
...
Nurâni,latif ve Rabbani bir cevherdir.İnsanoğlunun ‘Hakiki varlığı, ve varlığının en temel unsurudur.
Madde içinde ama maddeden ayrı bir varlıktır.Ruh cisim olmadığı için bozulmayan,parçalanmayan,eksilmeyen ve hayata anlam katan ‘Can,dır.
İnsanoğlu ruh ve bedenden müteşekkil bir varlık.Bilinenin aksine tüm bedeni kontrol eden merkez ‘Beyin değil, beyindeki ‘Beşeri Ruhtur., Yani beşeri ruh çalışma mekanı olarak beyni kullanmakta ve bir orkestra şefi gibi tüm vücudu buradan yönetmektedir.Dolasıyla özgür iradesiyle düşünen,akıl eden,sorgulayan,eleştiren,analiz yapan,hayâl kuran,üretim yapan,ürettiği aletlere ve tabiattaki varlıklara isimler veren ‘beyin, veya ‘kalp,değil. İnsanın canlı olmasını sağlayan,bedene hayat veren ‘Beşeri Ruhtur,
Tefekkürü yapan kafatasının içindeki beyni kullanan beşeri ruhtur. Su,yağ,protein ve şekerden oluşan 1400/1300 gr ağırlığındaki beyin,beşeri ruh olmadan tek başına hiçbir anlam ifade etmez,edemez.Beyni değerli kılan orada ‘mukîm /oturan,beşeri ruhtur.Nitekim bir mekanın şerefi kendinden değil orada oturan kişiden gelir. Beşeri ruhun boyutları olan ‘akıl,irade,bilinç,vicdan,idrak,hafıza,his,duygu, sezgi., Ruh,insani niteliklerin kaynağını teşkil eder.Beden ve duyu organları ise ruhun vasıtaları konumundadır.
Benlik şuuru / bilinç diye adlandırılan beşeri ruhtur.
Ruhun dünya hayatında imtihan edilebilmesi için bir bedene ihtiyacı olduğu gibi bedenin de ruha ihtiyacı vardır.
“Bize ait olanın sırrı ‘kendiliğinden,olabilmesidir. Bize zaten ait olan şey kendiliğinden gelir.
Zorla oldurulan şeylerde aidiyet yoktur.Elde etmek hırsı vardır.Zorla,taktikle,sinsilikle,iki yüzlülükle elde edilen hiçbir şey gerçekten bize ait değildir.Hiç de olmamıştır.Ve günü geldiğinde ait olduğu yere gidecektir.”
“Gidelim,dedi.Evden bunaldım.Sokağın hatırasından.Eşiklerin kokusundan.Susan kadınlardan.Erkeklerin yüzlerindeki kuraklıktan.Çocukların yere düşen gözlerinden bunaldım.Pencerelerin önündeki zamandan.Bir araba durdu.İnen oldu ya da olmadı.Bilmiyorum. Bir başkası hızla geçti.Evler öylece duruyor.Neden bir ben duyuyorum bu yalnızlığı. İçeriyle dışarı arasındaki bıçağı.Eşyalar bir tek benim aklımda mı tozlanıyor.Mavi bazen cezadır deselerdi,yeşil bazen ceza,gökyüzünü indirirdim İnsan yalan söyler deselerdi,anlamazdım.İnsan ölür deselerdi anlamazdım.Bir çocuğa ölümü sordun mu hiç ? Bilmez.İyi ki.Büyüyemezdi yoksa.Ben ne zaman öğrendim bilmiyorum. Bunaldım.İnsanların yoksulluğu sevmesinden bunaldım.İnsanların kendi hayatlarını hapishaneye çevirmesinden bunaldım.Kedilerle serçeler arasına bir sarkaç kurdum.Kapı koluyla puhu kuşları arasına.Ekmekle onur aradına.Uykuyla yıldızlar arasına.Kimse iyileşmedi.Ben bunaldım.Kötülük biraz daha girdi evimize.Güneşler gitti,tarlalar gitti,yosunlu taşlar bile gitti.Kimse dönmedi.Ben bunaldım.
Su gibi aziz şeyleri sudan sebeplerle kaybeder insan.
Suyu tüketmeyiniz yudum yudum içiniz,lütfen.! .))
Ruh !
Nurâni,latif ve Rabbani bir cevherdir.İnsanoğlunun ‘Hakiki varlığı, ve varlığının en temel unsurudur.
Madde içinde ama maddeden ayrı bir varlıktır.Ruh cisim olmadığı için bozulmayan,parçalanmayan,eksilmeyen ve hayata anlam katan ‘Can,dır.
İnsanoğlu ruh ve bedenden müteşekkil bir varlık.Bilinenin aksine tüm bedeni kontrol eden merkez ‘Beyin değil, beyindeki ‘Beşeri Ruhtur.,
Yani beşeri ruh çalışma mekanı olarak beyni kullanmakta ve bir orkestra şefi gibi tüm vücudu buradan yönetmektedir.Dolasıyla özgür iradesiyle düşünen,akıl eden,sorgulayan,eleştiren,analiz yapan,hayâl kuran,üretim yapan,ürettiği aletlere ve tabiattaki varlıklara isimler veren ‘beyin, veya ‘kalp,değil.
İnsanın canlı olmasını sağlayan,bedene hayat veren ‘Beşeri Ruhtur,
Tefekkürü yapan kafatasının içindeki beyni kullanan beşeri ruhtur. Su,yağ,protein ve şekerden oluşan 1400/1300 gr ağırlığındaki beyin,beşeri ruh olmadan tek başına hiçbir anlam ifade etmez,edemez.Beyni değerli kılan orada ‘mukîm /oturan,beşeri ruhtur.Nitekim bir mekanın şerefi kendinden değil orada oturan kişiden gelir.
Beşeri ruhun boyutları olan ‘akıl,irade,bilinç,vicdan,idrak,hafıza,his,duygu,
sezgi.,
Ruh,insani niteliklerin kaynağını teşkil eder.Beden ve duyu organları ise ruhun vasıtaları konumundadır.
Benlik şuuru / bilinç diye adlandırılan beşeri ruhtur.
Ruhun dünya hayatında imtihan edilebilmesi için bir bedene ihtiyacı olduğu gibi bedenin de ruha ihtiyacı vardır.
~Ahmet Emin Seyhan
“Doğanın bana verdiği bu ödülden
çıldırıp yitmemek için
iki insan gibi kaldım.
Birbiriyle konuşan iki insan. “
~Edip Cansever
“Bir hayvanın gözlerine baktığımda;yaşayan bir canlı,bir arkadaş görüyorum.Bir ruh hissediyorum.”
~A.Douglas Williams
Yaşam hakları çalınan,öldürülen ‘Haycanlar!, Cevabını bildiğim sorular canımı acıtıyor,çözümsüz bırakılması,duyarsız kalınması daha da çok……..
Ne kötülük bitiyor,ne zulüm.!
Ne kötülük bitiyor ne zulüm..
“Kim dedi beni sev diye?
Belki seni,sana sevdirmeye geldim.”
~Mahlas Muhlis
İnsanlığın umudu,sevinci,şiiri çocuklardır.
Umudu,sevinci,şiiri karartmayın.!
“Bize ait olanın sırrı ‘kendiliğinden,olabilmesidir.
Bize zaten ait olan şey kendiliğinden gelir.
Zorla oldurulan şeylerde aidiyet yoktur.Elde etmek hırsı vardır.Zorla,taktikle,sinsilikle,iki yüzlülükle elde edilen hiçbir şey gerçekten bize ait değildir.Hiç de olmamıştır.Ve günü geldiğinde ait olduğu yere gidecektir.”
~Zeynep Merdan
.
..
…. .))
“…gidelim.Karıncaların evi olur,çoban püsküllerinin iğnesi,yılan otlarının göşgesi,şimşir ağaçlarının uykusu,kozalakların şarkısı,sedirlerin gökyüzü,yaprakların gözyaşı,kehribarın masalı,sincapların telaşı,çamların iç sesi,arıların gökkuşağı,ağaç köklerinin sırrı…bir kertenkele,birkaç yılan,cerenler,kaplumbağalar…cümle börtü böcek,cümle taşlar,cümle rüzgâr,cümle yalnızlık,cümle sular,cümle uzaklar,cümle kokular…
~
Gidelim.Yaşamanın cevherine.İnsanın olmadığı zamanlara.Dünyanın ötesine.Tanrının varoluşuna.Sadece sese.Kokuya.Renge.Dilin bizden söz almadığı yere.Anlamın yıkıcı olmadığı.Anlamın olmadığı yere.İyi yok.Kötü yok.Güzellik değil.Çirkinlik değil.Bulut günah olur mu ? Taş sevap olur mu? Çiçek ayıp olur mu?
~
Gidelim.Sadece kendi olma hâli.Öteki olma.Var olma.Büyüdüğünü bilmeden büyüme.Acı çekmeden.Acı vermeden.Sevinmeden.Ağlamadan.Akşamın göklere ağdığı,sabahın yerlerden doğduğu yere.Ölümün ölüm olmadığı yere.Zamanın beşiğine.Suların büyük kalbine.Gidelim.
Durmadan içine bakmak çok acı.
Sen bunalmadın mı?”
~Şükrü Erbaş / Sadece Sese Kokuya Renge
“Gidelim,dedi.Evden bunaldım.Sokağın hatırasından.Eşiklerin kokusundan.Susan kadınlardan.Erkeklerin yüzlerindeki kuraklıktan.Çocukların yere düşen gözlerinden bunaldım.Pencerelerin önündeki zamandan.Bir araba durdu.İnen oldu ya da olmadı.Bilmiyorum.
Bir başkası hızla geçti.Evler öylece duruyor.Neden bir ben duyuyorum bu yalnızlığı.
İçeriyle dışarı arasındaki bıçağı.Eşyalar bir tek benim aklımda mı tozlanıyor.Mavi bazen cezadır deselerdi,yeşil bazen ceza,gökyüzünü indirirdim
İnsan yalan söyler deselerdi,anlamazdım.İnsan ölür deselerdi anlamazdım.Bir çocuğa ölümü sordun mu hiç ? Bilmez.İyi ki.Büyüyemezdi yoksa.Ben ne zaman öğrendim bilmiyorum.
Bunaldım.İnsanların yoksulluğu sevmesinden bunaldım.İnsanların kendi hayatlarını hapishaneye çevirmesinden bunaldım.Kedilerle serçeler arasına bir sarkaç kurdum.Kapı koluyla puhu kuşları arasına.Ekmekle onur aradına.Uykuyla yıldızlar arasına.Kimse iyileşmedi.Ben bunaldım.Kötülük biraz daha girdi evimize.Güneşler gitti,tarlalar gitti,yosunlu taşlar bile gitti.Kimse dönmedi.Ben bunaldım.
Uzaklara bakmak çok acı.
Sen bunalmadın mı…”
“Aklın yoksa yandın,ya kalbin yoksa o zaman sen zaten yoksun ki.”
~Mevlana
Hayırlı olsun,Sevgili Tuba
Değerli paylaşımlara…