Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Ahmet Ihsan Arac
Ahmet Ihsan Arac

Bos bulunup evlenmenin sonu bosanmaktir.

  • serbest kürsü18.03.2026 - 21:08

    Ask asla zor degildir. Insanin severek yaptigi hic bir sey zor gelmez ona. Yormaz onu, hatta dinlendirir.

    Dolayisi ile, Sen bir adim gittiginde o ask on adim gelmiyorsa, ve o on adim geldiginde sen ona kosmuyorsan, o ask mask degildir. Erkek ise abazalik sendrumu kadin ise senden daha iyisini bulamadigi icin askim diyordur.
    Ikisini de cok iyi tecrube ettim.
    Ask olan derki sen mutlu isen ben de mutluyum. Ve askinin mutlulugundan mutlu olan askina ne yapmaz. Ve boyle bir ask bulasicidir. Bu dafa sen de onu mutlu ederek mutlu omaya baslarsin. Boyle bir ask cok nadir bulunur. Tecrube ettim.

    Digeri de derki beni mutlu edersen ben de seni mutlu ederim. Boyleleri asla mutlu edilemez. Su degirmeni gibidir. Usten alir, altan ogutur doker. Ustten alamadigi zaman degirmen taslarinin bir birini yedigi bir birinizi yersiniz. Cunku asla ben ne veriyorum bu insana mutlu etmek icin dusunmez. Bana ne veriyor vermiyor hesabi yapar. Hatta verdiklerinin degil vermediklerinin hesabini tutar.
    Hic bir sevgiye muhtac olmayan Allah bile abidine (kole, kul degil, kole kul efendisine menfaat saglar. Subhan olan Allah bizden ne menfaat sagliyor. Kul Allah iliskisi, deniz balik, agac toprak, anne yavru iliskisi gibi dir. Balik denizdendir. Deniz baligin her seyidir. Fakat deniz baligin hic bir seyine muhtac degildir. Bebek annedendir. Anne bebegi Yedirir, icirir, korur kollar. Buyutur. Bebek anneye muhtac, anneye uymak zorunda. annesiz yasayamaz. Anne bebekten hic Karsilik beklemez. Muhtac olan bebektir. Lutufkar olan annedir.) Allah bile bir adim gelen abidine on adim geliyor. Sen kim oluyorsun da hep sana gelinsin istiyorsun. Sana gelen yolun kilometre tasini sokeyim...

  • serbest kürsü14.03.2026 - 20:21

    Zumer 27:
    Andolsun, öğüt alsınlar diye biz bu Kur’an’da insanlar için her türlü misali verdik.
    Anlamadan okumakla nasil olacak bu is

  • serbest kürsü14.03.2026 - 20:16

    Zumer 23:
    Meali: Allah, sözün en güzelini, hem aynı benzerlik (uyum ve ahenk)te, hem de tekrarlı (ve karşılıklı ifadeli) (müjde ve tehdit, rahmet ve azap, cennet ve cehennem gibi) bir kitap olarak indirdi. Rablerinden korkanların, ondan (âyetleri dinlemekten dolayı) tenleri ürperir, sonra da bedenleri ve kalpleri Allah’ın zikri için yumuşar. İşte bu (Kitab), Allah’ın (son gönderdiği) rehberidir. Dileyene/dilediğine, bununla doğru yolu gösterir. Allah kimi de sapıklıkta bırakırsa artık ona doğru yolu gösteren bulunmaz.{2}

    Kuran anlamadan okunursa nasil tuyler urperecek, bu ayetin hukmu nasil o insanda vuku bulacak.

  • serbest kürsü14.03.2026 - 01:35

    Bilmem ki bir daha bu yorgun kalbim
    Kelebek gibi çarpar mı görünce çiçek
    Rüzgârla buram buram kokar mı
    Eserken değdiği her narin çiçek

    Gözlerim akşam alacası gibi artık
    Renkler loş ve günler gevşek
    Dört yapraklı yoncadan vazgeçtik
    Bilmem ki çıkar mı bahtıma bir tek

    Bu gun ki gunlerden sonbahar gunu
    Bugunde Siirler gulli Karanfilli, lelali
    Coktan Unuttuğum kokular gunlugu
    Kirsalda acmis mis kokulu igdeyim

    Cıvıl cıvıl bahçeler renk a renk dallar
    Her yaprakta bir eski koku saklı
    Okur bir kitap gibi esen ruzgarlar
    Bilmemki benmi eski bahcemi sakli


  • serbest kürsü11.03.2026 - 08:02

    Ehli iman bir insan Allaha yaklastikca imtihan edilir. En buyuk imtihani peygamberler vermistir. Imtihandan gecen bir cok insan otomatikmen sadece akilla olaylara yaklasir. Akla mudahale edebilen seytana maruz kalir, setan vesvese verir. Karamsarlik fisildar. Insan bunalima girer. Dengeyi kaybeder. Hasta olur ya da intihar eder. Allah muhafaza.
    Oysa mumin hem akliyla hem kalbiyle dusunen insandir. Akil ve kalp catistiginda, ilahi ilhamin alicisi kalbini dinler. Ve sirazeyi kaybetmez. Guc alir. Sabir eder.
    Insan hem akliyla hem, kalbiyle bakmali, kalbiyle gormeli, kalbiyle analiz etmeli,
    Sadece Akliyla bakan insanlar sadece simdiki zamandaki sebep sonuclari toplar cikarir. Sebeplerin yaraticisini unutur. Zorluktan darliktan gecen simdiki anini seytanin da vesvesesini kendi akli sanip negatif sonuc uzerine negatif sonuc cikartir. Dehsete kapilir. Umidini yitirir. Umidini yitiren insan yasama dugusunu da kaybeder. Gelecegi de goremedigi icin, ici kararir. Umitsizlige duser. Ya hasta olur. Yataklara duser. Ya da daha kotusu intihar eder.
    Oysa bir mumin icin bu dunyada yasadigi her an kardir. Bir gun fazla yasamak bir gun eksik yasamaktan cok cok daha degerlidir. Cunku bir rekat namaz fazla kilar. Hele yaslaninca, yasliligin zorluklari kefaretlere donusur.

    "Muhakkak ki Ben, İslam yolunda saçını ağartan kadın ve erkek kulumdan (ona azap etmekten/sorgulamaktan) haya ederim."
    Buyurur hadiste. Ayrica 50 yasini gecenin hesabi kolaylasir. 90 yasini gecenlerin gecmis ve gelecek gunahlarinin bagislandigini mujdeler hadisler. Ayrica sabretmek, yasamaya devam etmek hem derdi kefarete donderir, hem bunalima girip kendi canina kiyanin aksine amel defterini acik birakir, amel defteri dolmaya devam eder. Olunce amel defteri kapaniyor zira.

    O yuzden dert ve zor zamanlar Allaha giden bir asansordur aslinda. Ama bu asonsorun islamin bes sartindan, ve kuran okumaktan, tovbe istigfar etmekten, Allahi bol ca zikretmekten, dua etmekten, selatu selam getirmekten olusan bir asansor.
    Olaylari sadece akliyla degil kalbiylede irdeleyen ehli iman, once her turlu aksakliga sikintiya ragmen var olmanin ve yuce yaraticiyi tanimaya museref olmanin ne buyuk bir nimet oldugunu bilir. gecmiste rabbinin o bir hic iken verdiklerini hatirlar. En buyuk imtihanlara peygamberlerin tabi tutuldugunu bilir. Zorluklara sabri rabbine yaklasmakta bir mirac asansoru kabul eder. O sikintilarin rabbinin kendi icin tayin ettigi yarinlara ulasmak icin bir arinma, rabbine yaklasmada bir asonsor oldugunu bilir. Ve mucadele etmeyi, umidini Kaybetmemeyi kendine telkin eder. Yanliz akil ile degil ayni zamanda Kalb ile dusunen, kalp ile bakan, kalp ile goren, analiz eden insan seytanin vesvesesinden de siyrilir. Sadece Akil ile dusunen insan seytanin karamsar vesveselerini kendi akli sanip bunalima girerken, ayni zamanda kalp ile bakan insan, kalbe dusen ilahi ilhamlara kulak vererek seytanin vesveselerine ehemmiyet vermez. seytani saf disi birakir.
    Aklin yaninda Kalp ile gorme yetenegini kazanmanin ve kalp gozunu gelistirmenin en iyi yollarindan biri de Allahin verdigi nimetleri sık sık hatirlatmak.
    Ornegin: koca bir yok olabilirdim. Allah beni var kildi. Hayvan olabilirken, insan kildi. Gayri muslim olabilirken muslim kildi. Sakat olabilirken saglikli kildi. Egitimsiz olabilirken egitimli kildi, ve daha da detaylandirmak daha da guzel olur. mesela evini verdi. Kardeslerini verdi. Anne baba verdi. Verdi, gormek verdi. Bu aksamki yemegini verdi...
    Kuranda en az yedi ayette Allahin uzerinizdeki nimetlerini anin, diye gecer. Allahin nimetlerini anmak, insanlari sıkınti ve imtihan anlarinda bunalima girmekten korur. Cunku insan, gecmisten guc alir. Ana sabreder. Gelecegi kazanir. Cunku gecmiste veren rabbim, gelecekte de verecektir der. Herseyi bilen rabbim, hic bir seyi hikmetsiz yapmayan rabbim elbet benim icin daha iyisini Murad ediyor diye dusunur. Hem sıkıntiya dayanma gucu alir. Hem de panik olmaz. Gayret eder. Dua eder. rabbinin lutfunu ve ihsani kendine ceker.

    Fâtır Suresi, 3. Ayet: "Ey insanlar! Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Allah’tan başka, size gökten ve yerden rızık verecek bir yaratıcı mı var? O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olup da döndürülüyorsunuz?"




  • serbest kürsü10.03.2026 - 17:12

    Hayat ic ice dairlerden olusmustur. Ayni gezegen ve uydulari, gunes sistemi ve gezegenleri, galaksiker ve yildizlari gibi daireler halinde hareket eder.
    Insan hayati da, baba ve anne gezegenin etrafinda donen cocuk undular, yerel yonetim yildizinin etrafinda donen gezegen aileler, ulke galaksisinnin etrafinda donen diger yerel yonetim yildizlar...
    Bir insan ilk ve en onemli sorumlulugu kendinin sorumluluklari, cunku dunya kendi etrafinda da doner. Insanin kendi sorumlulugu ve yaraticisina olan sorumluluklari birincil sorumlulluklardir. Yemek yemesi, sagligina dikkat etmesi, emrolumdugu kulluk ve reislik vazifelerini yerine getiemesi onun en birincil vazifesidir. Sigara icen, icki icen, kumar oynayan, yaraticisina karsi namaz, oruc gibi en birincil gorevlerini yerine getirmeyen bir insan, kalkip dunya capinda ya da ulke capinda olaylar hakkinda atip tutmasinin hic bir ehemmiyeti olmaz. Cunku bu insan aksakligin kendinden basladigini gormuyor. Dunya dusunun kendi etrafinda donmeyi durdurmus sistemi aksatiyor farkinda degil, birincil sorumlu oldugu uydulara sorun cikartiyor farkinda degil baska yildiz takimindaki duzensizlikten dem vuruyor. Yada baska gezegen sistemindeki uyumsuzluktan bahsediyor. Insanin kendi etrafinda dondugu bir dairesi var. Ve bir de uydularinin onun etrafinda, hanim yani ogul evlat gibi dar dairede ki sorumluluklarin yaninda, Jupiter gezegeninin butun uydulari ile gunesinin etrafinda butun ciddiyet ve samimiyet ile donmesi, gibi insanin da kendisi gunesleri ve kendisini butun sistemi yaratan rabbinin emirleri etrafinda butun uydulari olan evladi iyali ile donmesidir birincil vazifesi. Allah bizleri kendi vazifemizin, kendi dairemizin, haddimizin suuruna erdirsin.
    Gerisi hikaye

  • serbest kürsü06.03.2026 - 01:24

    BESERI ASKIN EDEBIYATI
    Gozumun ufkunda sütten OZNESIN,
    Duydukca ritmini sarsan o sessin.
    Bir mutlu YUKLEMLE bitsin bu keder,
    Sen ki her halinle bir zebercetsin .

    Gizlendim isminde bir ZAMIR gibi,
    Gömüldüm sırrına bir esir gibi.
    Seninle her menzil bir tek TUMLECTIR,
    Akan zamanımin tek nehir gibi.

    Hayat bir TIYATRO kurulan bu sahne,
    Seninle oynanan oyun şahane.
    En derin SOYLEVDIR gülüşun bana,
    Omrumden ömrüne ususen hane

    BAGLACLAR koptu bak, bitti seferler,
    Vuslatın önünde sustu HECELER
    Sığmaz bu HIKAYE, sığmaz bu ROMAN,
    Seninle aydınlık olunca geceler.

    Yıkıldı DENEME, devrildi bu fani,
    Aşkın EDATSIZDIR, sonsuz ve gani...
    Sen en tatli SIIR ey güzel gerçek,
    Ruhumda yankılan ebedi, vari

  • serbest kürsü06.03.2026 - 01:16

    ILAHI AŞKIN EDEBİYATI
    Varlığı mutlak olan O gizli OZNE
    Baktim her zerrede o derin izne.
    Kün emri bir YUKLEM biter bu alem,
    Muhtacız her an O kudretl dizine.

    Kâinat mülkünde O'dur tek SIFAT
    Yerde ve göklerde sonsuz bir, kat kat.
    Vuslatı bağlayan en kutlu BAGLAC
    O'ndan gelir ancak her türlü necat.

    Görünmez bir ZAMIR her şeyde aşikâr,
    Bir "ol" demesi ki ebedi bir kâr.
    Onsuz bu dunyanin olmasi mahal
    Zaman bir TUMLECTIR kapısında zar


    Kurulan bu dünya dar bir TIYATRO,
    İnsan bir deneme, bu tozlu kadro.
    O en büyük SOYLEV her dilde paye
    Susmaz bu HIKAYE bu kutlu koro.

    O öyle bir ROMAN sonu gelmeyen,
    O öyle bir HECE dile gelmeyen.
    En ulu SIIRDIR O'nun yazdığı,
    O'dur bu mısrada asla ölmeyen.

    celle celaluhu

  • serbest kürsü03.03.2026 - 22:06

    Iranin % 80 caferi. Imami caferi sadik imami azamin hocasi. Ehlibeytten, ve tabiin. Yani sahabeyi gorenlerden en onemli alimlerden. Hal boyle iken sunnilerin amerikaya ve yahudiye karsi savasinda, iranin yaninda olmamasi, iranin degil aslinda sunnilerin ne kadar haktan, hakkaniyetten uzaklastiklarini gosterir. Gazzede iran onde. Cephede iran once. Tamam anladik, iranin ve siirlerin icinde cok yahudi crypto molla var ama. Normal halk masum. Onalrin oldurulmesine nasil goz yumuluyor.
    Bunlar hep kurandan ve hadisten kopuk yasandigi icin... insan gunluk okudugu kuran ve hadisi hayatina gecirse, toplum otomatikmen duzelir. Komsusu acken tok yatmaz. Tanimadigi insanlara iyilik yapar. Hergun sukur hamd eder. ALLAHIN nimetleri lutuflari artar, bereketlenir. Insanlarin hepsi vahyin rengiyle renklenir. Toplum kurtulur. Kadin kurtulur. Cocuk kurtulur. Dunya kurtulur. Hayvanlar kurtulur....

  • serbest kürsü03.03.2026 - 08:38

    Efendimiz, s.a.v ebedi aleme goctukten sonra, yuce mevlamizin kullarini kuran ve hadisle basbasa birakacaginimi saniyorsunuz. Tabiki de hayir
    Peygamberlere hikmet vahiy yoluyla verilir. Duz insanlara ilham yoluyla hikmet verilir. Peygamberimizin sozleri ve getirdigi kuran vahiydir. Himmettir. Ve hukum ifade eder. bizleri baglar. Ama biz duz insanlara lhamla gelen hikmet bir hukum degildir. Latife dir. Kesiftir...
    Peygamber ecelliydi. Gorevini icra etti ve gitti. Ama yuce yaratici ezel ve ebettir. Kulunu bir an bile bos ve yanliz birakmaz." insana bilmedigini ogretti. " ayetinde dikkat edilirse duz insana diyor. Dolayisiyla isan gunluk, kurana hadis ve sunnete, ibadetu iteata, duaya, tevbe istigfara, hamd ve sukure, zikir ve tesbihe, salavata, tefekkure, devam eden bir insan kesfe ve ilhama mazhar olur. Zaten nefis mertebelerinden biri de nefsi mulhime degil mi?

    Nefs-i Mülhime, tasavvufta nefsin yedi mertebesinin üçüncüsüdür. Kelime anlamı olarak "ilham alan nefs" demektir.
    Bu mertebenin temel özellikleri şunlardır:
    İlham Kapısı: Kul, Allah’tan gelen ilhamlara ve keşiflere açık hale gelir. Neyin hayır, neyin şer olduğunu kalbi bir sezişle ayırt etmeye başlar.
    Ayetle Bağlantısı: Adını Şems Suresi 8. ayetten alır: "Ona (nefse) iyilik ve kötülüklerini ilham edene andolsun."
    İyiliğe Yöneliş: Nefs-i Emmâre (kötülüğü emreden) ve Levvâme (pişmanlık duyan) aşamalarından sonra, artık iyiliğin ve ibadetin tadının alınmaya başlandığı bir seviyedir.

    O yuzden kurani ve hadisi anlamaya calismak, bizim hayatimizda yemek icmek gibi zaruri bir ihtiyactir.