- Vorrei ordinare una pizza margherita. - Certo, per quante persone? - Solo per me. - Vuole anche da bere? - Si, una bibita. - Va bene, altro? - No, basta cosi. - Arriva tra quindici minuti. - Perfetto grazie. - Grazie a lei.
İtalyancada fare (yapmak/etmek) fiili en sık kullanılan düzensiz (irregolare) fiillerden biridir. Günlük dilde yemek pişirmekten, havayı tarif etmeye kadar pek çok kalıpta kullanılır. Presente çekimi şu şekildedir: Io faccio. Tu fai Lui / Lei fa Noi facciamo Voi fate Loro fanno
Disponibile, "mevcut", "müsait", "kullanılabilir", "elde edilebilir" anlamına gelen İtalyanca bir kelimedir. Genellikle bir şeyin veya bir kişinin erişilebilir olduğunu belirtmek için kullanılır. - "Mevcut" :Bir ürünün stokta olması. - "Müsait": Bir kişinin bir iş, görüşme veya buluşma için zamanının olması. - Bir kişinin yardıma veya bir şeyi yapmaya istekli, gönüllü olması. "Non disponibile": "Stokta yok/mevcut değil". "Sono disponibile": "Yardımcı olmaya hazırım".
- Vorrei ordinare una pizza margherita.
- Certo, per quante persone?
- Solo per me.
- Vuole anche da bere?
- Si, una bibita.
- Va bene, altro?
- No, basta cosi.
- Arriva tra quindici minuti.
- Perfetto grazie.
- Grazie a lei.
İtalyancada fare (yapmak/etmek) fiili en sık kullanılan düzensiz (irregolare) fiillerden biridir. Günlük dilde yemek pişirmekten, havayı tarif etmeye kadar pek çok kalıpta kullanılır.
Presente çekimi şu şekildedir:
Io faccio.
Tu fai
Lui / Lei fa
Noi facciamo
Voi fate
Loro fanno
Ho chiuso la finestra perchè faceva freddo.
( I closed the window because it was cold.)
Ieri sera ho guardato un film bellissimo.
( Last night I watched a beautiful movie.)
Vuoi fare qualcosa?
(Do you want to the something?)
Ieri ho preso il treno per andare a Milano.
(Yesterday I took the train to go to Milan.)
Disponibile, "mevcut", "müsait", "kullanılabilir", "elde edilebilir" anlamına gelen İtalyanca bir kelimedir. Genellikle bir şeyin veya bir kişinin erişilebilir olduğunu belirtmek için kullanılır.
- "Mevcut" :Bir ürünün stokta olması.
- "Müsait": Bir kişinin bir iş, görüşme veya buluşma için zamanının olması.
- Bir kişinin yardıma veya bir şeyi yapmaya istekli, gönüllü olması.
"Non disponibile": "Stokta yok/mevcut değil".
"Sono disponibile": "Yardımcı olmaya hazırım".
-Salve, desidera qualcosa da bere?
- Un caffè macchiato, grazie.
- Certo! Si, accomodi pure che le faccio portare tutto al tavolo.
Si accomodi pure che la faccio portare tutto al tavolo.
( Siz buyrun, rahat edin, ben hazırlayıp masanıza getireyim.)
Coda di cavallo: At kuyruğu saç.tipi.