Torunum 4 yaşındayken bana, "Dede sen küçükken ben neredeydim" dedi. "Bu soruyu neden sordum oğlum?" dedim. Bana "seninle birlikte bir çocukluk yaşamak isterdim ondan" dedi.
- He told me that he was a businessman. (Ban kendisinin bir iş adamı olduğunu söylemişti.) - But he actually worked part-time at Walmart. (Meğerse Walmart'da part-time çalışıyormuş)
Notice: "tell" düzensiz bir fiildir. Bu yüzden "tell" geçmiş zamanda "told" olur. Düzensiz fiillerde fiili geçmiş zaman fiili yapmak için "ed" ekini ekleyemeyiz. Aradaki farkın nedeni kelimenin kökeniyle ilgilidir. (tell / told / told)
Rare (Nadir, ender, seyrek, az bulunur, az pişmiş) = Uncommon (Nadir, seyrek, istisnai, az bulunur) / İng.
Arrive (Varmak, ulaşmak, başarmak ) = Reach (Ulaşmak, erişmek, erişim, yetişmek). / İng.
Ufacık, küçücük, mini.
Güzergah, rota, yol. / İng.
Synm.: way
Torunum 4 yaşındayken bana, "Dede sen küçükken ben neredeydim" dedi.
"Bu soruyu neden sordum oğlum?" dedim.
Bana "seninle birlikte bir çocukluk yaşamak isterdim ondan" dedi.
Stuzzicadenti : Kürdan
Stuzzicadenti: Kürdan
Get out of here: (Hadi canım sen de) /Konuşma dili
Get out of here (yürü git burdan) / Argo
Get Out of Here./ Explanation: You are not telling someone to literally get out. This is a common idiomatic phrase to express disbelief.
Tell: Söylemek. / İng.
- He told me that he was a businessman. (Ban kendisinin bir iş adamı olduğunu söylemişti.)
- But he actually worked part-time at Walmart. (Meğerse Walmart'da part-time çalışıyormuş)
Notice: "tell" düzensiz bir fiildir.
Bu yüzden "tell" geçmiş zamanda "told" olur.
Düzensiz fiillerde fiili geçmiş zaman fiili yapmak için "ed" ekini ekleyemeyiz.
Aradaki farkın nedeni kelimenin kökeniyle ilgilidir.
(tell / told / told)
So am I lying? (Ha yalan mı söyledim?).
No, I don't think so (Hayır söylemedim)