Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Şinasi Akay
Şinasi Akay

Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.

  • rare24.03.2025 - 15:07

    Rare (Nadir, ender, seyrek, az bulunur, az pişmiş) = Uncommon (Nadir, seyrek, istisnai, az bulunur) / İng.

  • arrived24.03.2025 - 15:02

    Arrive (Varmak, ulaşmak, başarmak ) = Reach (Ulaşmak, erişmek, erişim, yetişmek). / İng.

  • tiny24.03.2025 - 15:00

    Ufacık, küçücük, mini.

  • route24.03.2025 - 14:59

    Güzergah, rota, yol. / İng.
    Synm.: way

  • dede24.03.2025 - 14:34

    Torunum 4 yaşındayken bana, "Dede sen küçükken ben neredeydim" dedi.
    "Bu soruyu neden sordum oğlum?" dedim.
    Bana "seninle birlikte bir çocukluk yaşamak isterdim ondan" dedi.

  • lo spazzalino da denti24.03.2025 - 10:12

    Stuzzicadenti : Kürdan

  • lo spazzalino da denti24.03.2025 - 10:11

    Stuzzicadenti: Kürdan

  • outright23.03.2025 - 21:39

    Get out of here: (Hadi canım sen de) /Konuşma dili
    Get out of here (yürü git burdan) / Argo

    Get Out of Here./ Explanation: You are not telling someone to literally get out. This is a common idiomatic phrase to express disbelief.

  • tell23.03.2025 - 21:23

    Tell: Söylemek. / İng.

    - He told me that he was a businessman. (Ban kendisinin bir iş adamı olduğunu söylemişti.)
    - But he actually worked part-time at Walmart. (Meğerse Walmart'da part-time çalışıyormuş)

    Notice: "tell" düzensiz bir fiildir.
    Bu yüzden "tell" geçmiş zamanda "told" olur.
    Düzensiz fiillerde fiili geçmiş zaman fiili yapmak için "ed" ekini ekleyemeyiz.
    Aradaki farkın nedeni kelimenin kökeniyle ilgilidir.
    (tell / told / told)

  • lying23.03.2025 - 21:15

    So am I lying? (Ha yalan mı söyledim?).
    No, I don't think so (Hayır söylemedim)