Sorumluluk, mesuliyet, hesap verebilirlik. / İng. - Airline won't take any accountability if things are damaged. (Eşyaların hasar görmesi durumunda havayolu şirketi herhangi bir sorumluluk kabul etmeyecektir.)
" 20 yaşındayken insanların düşüncelerini umursarsın. 40 yaşındayken herkesin ne düşündüğünü umursamayı bırakırsın. 60 yaşındayken kimsenin seni ilk baştan beri düşünmediğini farkedersin" Bill Gates
Sorumluluk, mesuliyet, hesap verebilirlik. / İng.
- Airline won't take any accountability if things are damaged. (Eşyaların hasar görmesi durumunda havayolu şirketi herhangi bir sorumluluk kabul etmeyecektir.)
İşten çıkarılma, görevden alma, azat etme. / İng.
- That should be instant dismissal, and pay for all the damages.
Anında, hemen, derhal, hemencecik./ İng.
Synm.: immediately
- "Agree should be sached instantly."
Take a hike: Hadi yaylan. / İng.
Kurt kuzuyu yemeye karar vermiş, suyumu neden bulandırıyorsun demiş.
Sabırla koruk helva olur
Sabırla koruk helva olur.
Sabırla koruk helva olur.
" 20 yaşındayken insanların düşüncelerini umursarsın. 40 yaşındayken herkesin ne düşündüğünü umursamayı bırakırsın. 60 yaşındayken kimsenin seni ilk baştan beri düşünmediğini farkedersin"
Bill Gates
Takdirle karşılamak, beğenmek, takdir etmek. / İng.