It kinda goes together right? (Bunlar sonuçta uyuyor birbirine değil mi?). / İng. Kinda: Sayılır, oldukça, sonuçta. (It was kinda lame Biraz sıkıcıydı)
Şimdilerde de lahmacun yiyoruz ama çocukluğumun geçtiği Kırıkkale'de yediğim lahmacunların tadı bir başkaydı. Odun ateşinde fırından yemek tabağı büyüklüğünde çıkan lahmacunlar başkaydı. İlkokul öğrencisiyken bile minicik harçlığımız 2 lahmacun ederdi. Harçlığımız demir 25 bilemedin 50 kuruştu. Kağıt para harçlığı nedir bilmezdik. Ortası delik para bile bir simit alırdı. Hatta bir insanın eline benzer "Tatlı Maya" çöreğinin tadını, nefasetini bugün bilen çocuklar yoktur. Çünkü sürdürüp yaşatamadık. Katı pekmez (Külek Pekmezi) in nefasetini bile hatırlayan azdır.
It kinda goes together right? (Bunlar sonuçta uyuyor birbirine değil mi?). / İng.
Kinda: Sayılır, oldukça, sonuçta. (It was kinda lame Biraz sıkıcıydı)
It kinda goes together right? (Bunlar sonuçta uyuyor birbirine değil mi?)
I've had enough of this ( Burama kadar geldi.) / İng.
Don't take that tone with me: Benimle bu ses tonuyla konuşma. / İng.
Stop making excuses: Bahane uydurmayı bırak.
Cut the crap: Saçmalamayı kes. / İng.
Repair : Tamir, onarım. / İng.
Repair kit: Tamir kiti.
Repaired: Tamir görmüş, onarılmış.
Repaired crack: Yamalı çatlak.
Repaire the damage : Hasarı gidermek.
The road has been repaired.
Şimdilerde de lahmacun yiyoruz ama çocukluğumun geçtiği Kırıkkale'de yediğim lahmacunların tadı bir başkaydı. Odun ateşinde fırından yemek tabağı büyüklüğünde çıkan lahmacunlar başkaydı. İlkokul öğrencisiyken bile minicik harçlığımız 2 lahmacun ederdi. Harçlığımız demir 25 bilemedin 50 kuruştu. Kağıt para harçlığı nedir bilmezdik. Ortası delik para bile bir simit alırdı. Hatta bir insanın eline benzer "Tatlı Maya" çöreğinin tadını, nefasetini bugün bilen çocuklar yoktur. Çünkü sürdürüp yaşatamadık. Katı pekmez (Külek Pekmezi) in nefasetini bile hatırlayan azdır.
Lahmacun é leggendairo : Lahmacun efsanedir / İt.
Nothing doing! (Yağma yok öyle!)