Ci vediamo alle 9:00, come ogni venerdì. Non mancate, perché poi non avremo più tempo per recuperarla. (Her cuma olduğu gibi saat 9:00'da görüşürüz. Sakın kaçırmayın, çünkü o zaman telafi etmeye vaktimiz kalmaz.)
Uçaklarda spoiler, hava taşıtlarına etki eden kaldırma kuvvetini azaltmak amacıyla kanatların üzerine yerleştirilen ve dikey eksende açılarak kanadın ilgili kısmındaki hava akışını kontrol eden parçalardır.
Otomobillerde spoiler, aracın arkasına veya önüne takılan, yüksek hızlarda hava akışını düzenleyerek aracın yere daha sağlam basmasını sağlayan kanatçık veya rüzgarlık donanımıdır.
Dovrei, İtalyanca "dovere" (-meli/-malı) fiilinin condizionale çekimidir ve "yapmalıyım", "etmeliyim", "yapmam gerekir" veya "yapardım" (should/would have to) anlamına gelir. " Dovrei chiamarlo." (I should call him.)
Ci vediamo alle 9:00, come ogni venerdì. Non mancate, perché poi non avremo più tempo per recuperarla.
(Her cuma olduğu gibi saat 9:00'da görüşürüz. Sakın kaçırmayın, çünkü o zaman telafi etmeye vaktimiz kalmaz.)
Uçaklarda spoiler, hava taşıtlarına etki eden kaldırma kuvvetini azaltmak amacıyla kanatların üzerine yerleştirilen ve dikey eksende açılarak kanadın ilgili kısmındaki hava akışını kontrol eden parçalardır.
Otomobillerde spoiler, aracın arkasına veya önüne takılan, yüksek hızlarda hava akışını düzenleyerek aracın yere daha sağlam basmasını sağlayan kanatçık veya rüzgarlık donanımıdır.
Dovrei, İtalyanca "dovere" (-meli/-malı) fiilinin condizionale çekimidir ve "yapmalıyım", "etmeliyim", "yapmam gerekir" veya "yapardım" (should/would have to) anlamına gelir.
" Dovrei chiamarlo."
(I should call him.)
Basta solo un buon piatto di pasta.
Che cosa fai quando piove?
- Prendo l'ombrello
Il vitello: Buzağı./ İta.
İsp.: El ternero
Bulutlar. / İta.
İng.: Clouds
La tempesta.
MUTLAK BUTLAN: Kanunun emredici hükümlerine, kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olan işlemlerin baştan itibaren geçersiz olmasıdır.