… SERANA EY DÜNYA SEYRANA …. Seyrana ey dünya Seyrana Boz ceketli Toprak renginde düğmesi sökük gömleğiyle saz bağrında insan Hiç bir yusufun kuyuda kalmayacağına diye bir patırtılı kütürtülü laf Var mıdır Vardır Ve burası dünya sakin ol Acele etme Burda her şey yarım kalır nasıl olsa yarının ölüleri arasında olacaksın diye bir lakırdı var mıdır Vardır var olmasına da, üç verip beş almaya saat dakkayı sayar, günler yılları sayar güder kovalar Ey zaman…! Depozitesi kundaktan yatırılmış sırayı düzeni ve arayı bozunca adaletsizlik terazisi hilelide ilim iman şaşar Niçini nedeni sormaz olur, çıkarının çarkında dünya yorar, gammazlık tezgahına düşer alışkanlık Yemin billah sürekli tekrar eden laçkalaşmış pişmanlıklarla gırla gider, düzenbazlık ve gammazlık Masumiyet karnesi halini alır Yari olmayanın derdi vardır derler ki… Ekmeğinki yarası kabuk bağlayan sızılarda daha ağır ve derin mi derin mi .. Brandacının önünde top sektirirken bir kaç çocuk Bir başkası zar zor ve yapa yalnız Ve aç Susuz tulumbadan gıcırdayan paslı sesler çıkartarak Her an her yerden her yere Bitiremediğin işler Değilken hallerde kimi zaman bulutlu Kimi zaman yağışlı güneşli Ulaşamadığın hayaller ve düşler Yarım şehirler Yarım yamalak insanlar Pazar yerleri Zabıta çıkışları Zincirin halkalarını tamamlayan kule dipleri asmalar çardaklar teraslar köprüler ve sahil plajları Yarılı tamamlayarak yarım bıraktığın bir dolu dünya olacaktır tezgahların ve kalabalıkların arasından geçerek Kör karanlık kuyulara ebediyyen kaçak ve sürgün Gel zaman Git zaman
… KUTLU ERGENEKONUMUZDUR TÜRKİYE CUMHURİYETİ … Tom BARRAK dangal dingısu, yazılı plan ve projelerin tarihi geçmişlerden aldığı hususi haydutluk ve korsanlık mirasıyla Sömürge Valisi gibi sistematik yıkım yağma kılavuz düzenekleri ayarlayıp Bop ferman buyrukları dağıtıyor Türkiye’ ye.
Herkes kimseyle ortak yaşam birlikteliğinde ilgisi yakınlığı duyumu ilişkisi iletişimi saygısı ve bağdaşlığı olmayan kendine duvarlaşmış kayıp kaçak ve yapay uydusunda sinmiş sürüklenişlerin acısını yoksunluğunu azabını yalnızlığını sorununu gerilimini mutsuzluğunu muhtaçlığını güdümlülüğünü kimliksizliğini acizliğini esaretini ve eğitimsizlik seviyesini yaşama sevincinden mahrum yozlaşma çirkeflikleriyle didişip boğuşarak, tüketim çılgınlığı hızında insanlık soyunu harcıyor bitiriyor ve tüketiyor.
Alışkanlıkların kişiyi kısıtlayan ve suçluluk duygusu aşılayan boşluklara düşürürken döngüsünde dakikası saniyesi sayılı sayaç süreçleriyle hayata konuşlandırıldığı kendine küs uzak soğuk yabancı ilgi sapmasına ve odak kaymasına bağlanır ve hapsolur insan.
O sebeple, Bağımlılıklarının donuk kör kabız kısır esir durağan kurak perçinlenmiş budanmış ve kronikleşmiş tek düzelik döngüsünü elden günden yitirince zaten ezik ve acizliklerle çökmüş bozulmuş hayatını anlamlı değerli çağdaş aydın gelişmiş kalkınmış güvenli donanımlı saygın ve istikrarlı bir yere asla yerleştiremez toplumsal hayat.
Buralardan bulduğu boşluklarla yer kürenin bütün kaynak ve zenginliklerine göz dikmiş hiç bir insani ihtiyat ve değer gözetmeksizin ölüm zulüm talan vahşet katliam saldırganlık yıkım ve izdiham çapulculuğuyla bilhassa Petro-Kimya coğrafyalarını yerle bir ederken Türkiye’ ye de Terörsüz Türkiye markasıyla ince ayar vermenin patent sahibi olduğunu her fırsatta her konu başlığına yedekten ortak muhalefetsizliğin siyasi açığına çıkarıp döken saçan işgalci istilacı ve sömürgeci Tom BARRAK, yazılı plan ve projelerin tarihi geçmişlerden aldığı haydutluk ve korsanlık mirasıyla Sömürge Valisi gibi “ bakın size bu demokrasi filan gibi şeylerin kalıbı kumaşı uymuyor, en iyisi tek ses tek saz tek solistlik Monarşi mekaniği montajlayalım” dangalaklı söylemlerle yıkım yağma düzenekli ferman buyrukları dağıtıyor Bop şirket şebekesinden Türkiye’ ye.
Fakat unuttuğu ve bile bile örtbaslara ihmal ettiği bir şey var bu yayma yavşan dangal dingo ağızlı herifin, tek kelimeyle tarihinde olmadığımız dünya ve insanlığın öksüz yetim kayıp anlamsız ve yoksun kalacağı TÜRK’ üz biz. Şimdiye kadar kurduğumuz ve özgürlük sorumluluk saygı gurur vicdan şefkat özveri adalet akıl fikir anlayış inanış bilinç birikim ve iradesini yaşadığımız yaşattığımız devlet geleneğimizle; ve yaşatmakta olduğumuz ve her ayrıntısını canla başla yaşatacağımız onurlu kimliğimizle varlığımıza armağan olmuş yeryüzünün eşsiz emsalsiz cennet ülkesidir; emperyal sadist narsist ve sapkın yavşakların kirli kanlı kalemşörlüğüyle değil, emeği esirgenmemiş fedakarlıkla kitabı yazılamayan destansı yiğitliğin sosyal, laik, aydın, ilerici çağdaş, toplum iradesi ve hukukun üstünlüğü esasını kimliğimizle özdeşleşen sevgili Türkiye Cumhuriyeti’ miz. Çaka ağızlı köleci kolonicilerinse burayı ayar terbiye etmesi haddi ve cüreti değildir.
Bu bağlamda bütün emperyal sülüklere karşı sayısız Ergenekon’ umuzdan biri olan; onurla gururla ve ateşten gömlekler giyerek kazandığımız YİRMİ ÜÇ NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMIMIZ kutlu olsun..!
.. KELEBEK GÜNCESİ .. Kelebek güncesi hemen şuracık Fakat ulaşılması her gün daha da derinleri saran yakıcı dolambaçlı düşlere sır Bakkal kadar mahleden sokaktan sıcacık ve yakın Köpük köpük, Ve ateşli, Kitaptan konuşup anlaşmanın kırıntısıyla öpüşmeleri ziyan olmuş dudak boyalarında fincan izi kalan Tomurcuk hevesi dünya terazisinde kalmış somruk şekerleri gibi kendisiyle tanışmaya Elma demiş.. Saklambacın kör ebesi olmuş ben de isterim diyenlerden aşk deminde Surda kalanların kelebek kanatlarına dip not düşülmüş Kalp kapakçıkları dikişsiz yamasız ve açık Kır çiçekli Duman duman hasret yolları Ve tenine bahar lekeleri konmuş özlem tüten kokan Sevda yelleri
…. TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 3 …. İnsanı hiç bir özgür irade yetkisinin olmadığı seçeneksizlikte modern köleler olarak esir alıp hücreleyen dönüm dolaşım piyasasında tasarımlı proğramlı yapay algılarla tutsaklık ağı donatılmış örülmüş sonsuz sınırsızlığın en acımasız yaklaşımlarla boğduğu ve boğazladığı kıtlık kıran yeridir artık dünya.
Burada doğan her kişi doğduğu aynı günle beraber ölümünü birlikte yaşayan cansız cisimsizliğin markalaşmış ceset sürükleyicisi ve taşıyıcısıdır. Çünkü doğumunu ucu bucağı olmayan pazarlanmış piyasa reklam ve magazin sezeryanlığında gerçekleşen her kişi hayatının bebeklik çocukluk gençlik ayrılık kavuşma eğitim olgunluk ihtiyarlık ve ölüm gibi bütün evrelerini birden bire kullan at hızında tüketip harcanma mahkumdur. Bu yüzden de kişiliği sosyolojisi bilinci belleği aklı fikri inancı eğitimi karakteri kimliği asla inanılır güvenilir sağlam benliğe oturmayan ilkel gelişimsizliklere terkedilmiş kolayca avlanılabilen gerilimli bunalımlı ve kaypak değişim dönüşümlere tutsaktır. O bakımdan da her kurduğu her ilişkinin tıpkı diğer kullan at bağımlılığında olduğu gibi kalıcı samimi saygın sürekliliği yoktur. O yüzden de her ne zaman hangi evrede ve çevrede ne sıfatla olmak ihtiyacı duyuyorsa ve nasıl işine geliyorsa o kimliği veya maskeyi bürünerek sahtelik yalanlarla yaşamayı artık kimsenin garipsemediği kurumsallaşıyor.
Bu yüzden de kıran kırana av peşinde koşan ve rezilliği rüsvayı kibiri kepazeliği nefreti ayrışmayı cehaleti gericiliği küçümsemeyi yüzeyselliği dalavereyi dolandırıcılığı gerilimi kaygıyı endişeyi kayıtsızlığı yozlaşmayı görgüsüzlüğü kültür- sanatsızlığı ve şiddeti dayatan en acımasız dönüm dolaşım ağı sahibi soygun sömürü çarkının ve çarpık yapılanma sisteminin mankurtlaştırılmış insan avcısı olduğu her KÖTÜLÜĞE karşı daha kötü olarak kendini korumaya alma saplantılarıyla ve salgınlarıyla dalaşıp boğuşuyor..
Sağ diri sağlıklı duyarlı ve sağlam hiç bir insancıl tarafının gelişip oluşmadığı öksüz yitik ve yetimlik hapsinin sonsuz kıtlık kıran kapışmasında doğduğu günle beraber ölen insan, kişiliğini kimliğini ve hayatını yitirip kaybettiği fuhuş furya dizi reklam frommen moda tarikat siyasi istismar ve magazin yağmacılığının büyüttüğü travma seansları bağımlılığının büyülü mabedi sayıp bilerek bağımlılığını afyonlayanları da kendine kutsanmış erişilmez dokunulmaz yapay tanrıları olarak biliyor görüyor ve inanıyor. O yüzden de Sör Vayvur’ culuktan Yene İçme Selfileme ve Dünyayı tozup gezme afyon saplantılarına kadar idol rol modellenilmiş olanların çocuklarını da bu piyasa köleliğine göre alıştırıp şöhretli hisse payı kapışmaya kodladıkları her imaj maske maskaralık ve sahtelik tarzları taklit edilip etiketli piyasaya terkedilmiş hayatının vazgeçilmezi yerine konuluyor.
Sonradan varoş milyarderlerinin ve kaynağı nerden kazanıldığı bilinmez meçhullerin de sınıf atlayıp ayrıcalıklı imtiyazlı zümreleşme etraflarında şekillenip eklemlendiği Boğaziçi azınlık seçkinleriyle diğer sefil yoksul halk resminde kalanların hayatlarının hiç birbirine uğrayıp dokunan ortaklığı olmadığı gibi, suni yaşanan ve teneffüslenen algısıyla ilgisiyle herkesin birbirinden ayrı kopuk iletişimsiz duyarsız bağsız ilgisiz kimliksiz aidiyetsiz ve kişiliksiz yapay zeka çağında herkes kendi ayrışmış bölünmüş herkese gizli kapalı fakat ilgi ve beğenisine muhtaç kozmik hücrelerde her kötülüğün muhatabı olarak ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİKLERİN en ünlüsü ve şöhretlisi olmaya had hudut kural kanun onur hak ve hukuk tanımaksızın güttüğü cinnetin kul kurbanlığını harcayıp tüketiyor.
Böylece değerini direncini onurunu tepkisini ve bağışıklığını yitirerek sınırsız ihtiyatsız bağımlılıklarla bulaşılan toplumsal yozlaşma sürüklenişlerine kayıtsız şartsız teslim olarak, her türlü aklı fikri vicdanı duyarlılığı ortak yaşam dolalımından kaldıran uyuşturan yok eden ve öldüren kayıtsızlığa mutsuzluğu güvensizliği kibiri iletişimsizliği kahırı acıyı zorbalığı sinmişliği kutuplaşmayı savurganlığı istismarcılığı riyakarlığı rezilliği onursuzluğu kişiliksizliği cehaleti hileyi oyunu tuzağı sahtekarlığı gerilimi bunalımı sefaleti çirkefliği kültürsüzlüğü bencilliği bağnazlığı kaygıyı endişeyi uyuşturucuyu istikrarsızlığı tehditi talanı tecavüzü ve Şiddetin her türlüsü makul masum mübah sayma kabulüyle herkese yedirilip kanıksatıldı ve hayatın normali sayıldı .
Burdan kaynaklı olarak da gerek yerelde gerek uluslararası sınırı ihtiyati olmayan av peşi güdücü sonsuzluk pazar piyasasına kolayca erişimin yol ve kanallarıyla insanlığı hiç oluşup gelişmemişliğe terkedilmişliğin özendiğine benzeşen ( tarikat siyaset moda spor şöhret marka medya mafya kostüm mülk imaj bağımlısı ve adanmışlığının ) rezillik sosyetesi, gösteriş ahmağı, şiddet bağımlısı, fenomen ahmağı ve zır cahillik budalası ağına düştü bataklaştı insanlık. Hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen her saniyesi ışıltılı cazibeli göz boyamacılığının katalog vitrini moda magazin dekor renk desen ve tasarım markalaşma ürünü olmayı şehvet dürtüsüyle harmanlayarak herkes her şeyi geriye yükledi götürdü bağımlılıkları uğruna yokettikleriyle tanınmaz oldu dünya ve insanlık.
Onurlu birikimli kültürlü iradeli bilgili özgür donanımlı saygın inanılır güvenilir aklını fikrini insancını karakterini kişiliğini ve insanlığını değil, iki yüzlü işine kim nerde ne ve nasıl geliyorsa ona göre sıfat boya tarz ve şekil alan sosyete kılıfına büründüğü gösteriş imajını temsil etmenin derdi çabası çıkar ilişkili maskesi hırsı yarışı ganimeti ve gayretindedir artık pazar piyasa ve magazin bağımlısı insan tipi. Bu yüzden de herkesin herkesten her an sapkınlık saldırganlık ihanet istismar kötülük geleceği beklentisi korkusu ve kuşkusuyla her türlü kötülüğü ve şiddeti tedarik ederek insansız toplumsuzluk kuraklığında kimse kimseye kesinlikle inanıp güvenmiyor; ve her an en küçük kıvılcımı ŞİDDETLİ çatışmaya dönüşen saldırganlığa hazır ayrı gayrı soğuk sinik gerilimli bunalımlı ve mesafeli yaşıyor.
Bildiği ve bin yılların bağılıklık birikimi olan insancıl doğrularını kayıttan itibardan ve ilgiden düşerek kasıtlı bağnazlıkların kin güdümlü buyruğuna adanmış militanlığının ve tarafgirliğinin nefretini kirini fitnesini zehrini ayrışmasını dışlamasını kahrını ilkelliğini doyumsuzluğunu karanlığını ve belasını yüklenerek kendine beğeni bunağı toplamakla meşgul korkuluk maskarasına dönüştü ne yazık ki birbirinden çoğaltılmış magazin marketçisi ve beğeni sayaçlarıyla tıklandıkça kendi egosunu tatmin etmeye demanslaşmış yapay zeka çağı insan türü.
Hangi yollarla olursa olsun benim lüksüm, top model hayat güvencem ve en gözde korunaklı alımlı gösterişli ihtişamlı yaşam konforum yerli yerinde olsun da , diğer başkası zıkkımın kökünü yesin yutkunsun yaşasın anlayış algı ve asalaklığını kabule zorlayıp herkeste içselleştirerek .. Herkesin sözde kibarlığa soyluluğa zarifliğe itibara sevecenliğe insanlığa saygıda kusur hata işlemeyerek şirinlik ettiği; fakat sosyal hayatın bütün alanlarında dolandırıcılığın adaletsizliğin rezilliğin rüşvetin dalaverenin sahtekarlığın yalanın hilenin riyakarlığın iki yüzlülüğün sinsiliğin bencilliğin ve hırsına yenilip öfkesine kapılmış şiddetin ve bütün kötülüklerin hakim olup herkeste kol gezdiği çarpık çelişki sapmalarını ve sapkınlıklarının gerçekliğini kimsenin muhasebeye irdeleyip sorgulamadığı karanlık kurak ve dipsiz kuyudur toplumsal çürüme ve sosyal demans.
Anne babaların çocuklarını hata kusur suç ve yanlışlarının ardında durarak yetiştirirken “ kendini herkesten ayrıcalıklı konforlu güç kudret ve şöhret sahibi olmaya kurtar da başkalarına ne olursa olsun ‘ yaklaşımıyla kışkırttığı kamçıladığı ve övdüğü ruhsuzluk fetişizminde tuzaklanmış sahipsizliğin yitik öznesi olan çocuk, hiç kimsenin erişemediği bilmediği bulamadığı her şeyin hiç imkansız en üstünü olmanın arayış değişkenlik ve keşfine bozulur ve sapkınlaşır. Yüksek başarı ve etkin nüfus sahibi olmayı dolayı kışkırtıp kodlayan anne her yolun mübah sayıldığı hak hukuk saygınlık vicdan sevgi sorumluluk aidiyet kimlik irade bilinç duyarlılığı ve kişilik değerleri oluşup gelişmemiş kişide bencillik saplantıları dışında BAŞKALARI kavramı ve kendini sorgulama algısı yoktur yoktur.
Kollektif ganimet ve ayrıcalıklı menfaat çıkarcılığına çökmüş çöreklenmiş siyanetten medyata, modadan magazine, tarikattan mafyaya,akademisyenlikten profesyonel kronik cehalete ve şiddet sefalet bağımlısı yozlaşmayı öven hurafeceliğe varan her yeri kuşatıp kapsayan çarpık yapılanma ağında Guraba Fujara hamasetiyle her yolun her türlüsünü mübah görerek eklemlenen varoş sosyetesi istismar milyarderi de, eskiden beri var olan varsıl yoksul arasındaki derin uçurumlu bozuk sistemin üstün seçkinlerine bu kendi çıkarını her şeyin üstünde kutsayan ve ihtirasları dışında hiç bir toplumsal değeri umursayıp gözetmeyen istismar bulaşanları ve bileşenleriyle ulaştılar ve kotardılar.
Ortak değerlerin toplumsal hayattan soygun sömürü ihtiyaç ve çıkar çarkına tedavülden kaldırıldığı, öğretimin ve öğretenlerin marka ürünü magazin fenomenliğine özelleşmiş pazar dolalımı haline getirildiği, eğitimle beraber yürütülmesi gereken öğretim sistemine piyasa kulu kölesi ve sadece kendi kazanımını önceleyen cin fikirli şirket ve şöhret sahibi olmayı yetiştirecek şekilde eğitimsiz öğretimin de tıpkı sağlık barınma ulaşım iletişim spor gıda güvenlik pazar gibilerde olduğu gibi endüstri hammaddesi haline getirildiği markalaşma düzeneğinde gerilimli sorunlu dolaşıma sürülen her kişi artık başka benzerlerinin varlığını yok sayarak algısız duyarsız makinalaşma soyutlaşmasıyla azmış kudurmuş gerilimli sorunluk piyasa pazarından imtiyazlı seçkinliğin ganimetini kapma kendini ölümle eş değer her an her şartta hiç görülmedik ve sürekli cazibe kalıbı değişen gösteriş ihtişam kusursuzluk ve ilgiye beğeniye cazibesi yüksek kamuflaj numaraları yaratmanın kapılmışlığıyla, dılarda kalan herkesi hiçe sayarak vicdansızlığa şiddete acımasızlığa çirkefliğe alçalmaya zorbalığa sahtekarlığa kuşkuya güvensizliğe öfkeye fitneye nefrete sapkınlığa bağlı kendi kendisine fark atma yarışından kurtulamayan ve mutluymuş gibi görünen ve hiç kimsenin bulup bilmediklerini sunup sergilemelere insanlığını esir ettiği mutsuzluk izolasyonunda adanıp tapındığı magazin veya sanal piyasa gözdesi olma mezarlığına bırakır terkeder insansız ilişkisiz ve toplumsuz ölü doğumlu cesetleşmişliğini.
Haksız hukuksuzluğu israfı savurganlığı kahrı toplumsal çürümeyi ve doğruları olmayan yanlışlarla terbiyesi verilen sosyal dumansı ihtişamlı debdebecilerin keyfiyet buyruğuyla işlendiği yerde kalıcı ve kronik sürüncemeye bırakıldıkça, ilahi yüceliğe karşı geliniyormuş algısına mahkum tepkisiz duyarsızlığın hazır proğramlanmış tüketim maddesi olarak ortak hayatın normaline sıradanlaşıyor.
Kendi saplantılarının dışında kimse kimseyi umursayıp önemsememeye sosyolojik ekonomik psikolojik siyasi ve kültürel bütün yeterliliklerini ve yeteneklerini bile isteye farkında olduğu ihanet ve ihmallerle yitirip şöhretlisinden rol modeli edindiği magazin bağımlısı tüketim piyasası soytarısı buyrulan dayatmaların esiri ve sistemin hastalıklı arızalı obur müşterisi olarak çöküş çürüme ve sosyal atık çöplüğü halini aldı kendine hükmü geçmeyen iflaslarla insan travma. Çocuk daha ana veya kurumsal okullara gitmeden sınırsız kuralsız insanı soyan sömürenler hesabına tutsaklaşmış piyasa ve pazar markası olarak gören bir dünyanın çullandığı karmaşada doğuyor besleniyor ve çoktan dizi oyuncusu şöhretli fenomeni eşya oyun hile marka ve gösteriş bağımlısı robotu olarak eline tutuşturulmuş olan cihazlarla yapay veya gerçek her şeyi silip süpürüp yuttuğu ve oluşmamış kişiliğinin bilinç altına tıka vasa depoladığı dolulukla eğitimden yoksun; ve en az öğretenler kadar piyasası meşhurluktan haberdar öğretim binasından adımını içeri atıyor.
Eğitime gücü imkanı müsadesi ve donanımı olmayan, aynı zamanda ulaşamayacağı kadar erişim karmaşası ve magazin çöplüğü yerleştirilmiş olan çocukların en az kendisi kadar hızlı tüketim bağımlısı doluluğunu kronikleşmiş bir geç kalınmışlıkla çekip çevirecek imkanı ve mümkünü olmadığı için her şeyi soyut yüzeysel ve formalite icabı metalik ilişkili aldığı maaşını öncelemenin sistem buyruğuna bırakan kayıtsız ilgisizliğe terketilmektedir. İlerleyen yıllardaysa soygun sömürü çarkının çocuk kadın kız oğlan genç orta ileri yaş veya ihtiyar eskisi istisnasız herkesi aynı yozlaşmışlık ve tüketim bağımlılığı ağında tek tipleştiren piyasa ve pazar düzeneğine göre sıfırlanmış bütün evrelerini herkesten ayrıcalıklı üstün olmaya örgütlemiş ve öğretmiş başarı mükemmeliyetçiliğine odaklı bütün acımasızlığını bencilliğini ihtişamını sahtekarlığını hilesini oyununu hırsını yarışını sorumsuzluğunu adaletsizliğini şiddetini nefretini gerilimini öfkesini duyarsızlığını ve eşyalaşmasını donandığı kodlamaların tutsaklık bağımlılığıyla ilişkilendiği her fırsatı üzerinden yüksek çıkar kazancı sağlayan akademik ünvanına, reklam gözdesine, ofis ciosuna, güç servet saltanat ve magazin şahanesine, reklam ve tasarım markasına, piyasa CİRO ve estetik gösterişliliğine etiket artırımlı AŞIRI yüklenmelerde bulunuyor.
Toplum kültür birey aile insanlık ve saygın kişiliklilik ve gerçeklik duygusu kavramlarının hiç kimsede ilgi emek ve itibar girmediği; fakat herkesin sağlıklı bilgili iyi mutluymuş gibisine donanımlı insan modeli alıp satan iyimserlik vitrininde tabiatına el attılmadık doğal bakir sağlıklı dayanıklı duyarlı içerikli gerçek değer ve zenginliği bırakılmayan her şeyi ve herkesi ilkel dürtülerle çekip çevren yapay dolgulamalı açlığı muhtaçlığı salgını yozlaşmayı ve doyumsuzluğu kamçılayarak en yüksek getiri kimyasallaşmasına ve hormonlaşmasına murdar edip bozan yapay yüzeyselliğin saygın ve inanılır insanlık ilişkisi kalmamış eğitimsizliği öğreten robotlama ve makinalaşma çöplüğüne atılmış durumdadır artık.
Herkesin şatafat konfor ve başına buyrukluk borsasından derme çatma ve devşirmelik ilişkisiz iradesiz sorumsuz anlamsız amaçsız işlevsiz ve kültürsüz izolasyon hücrelerinde yaşayarak kendilerini tapınaklaştıranlara kulluk kölelik etmede hata kusur işlememek için caka satmaya, trip atmaya, şirincelik etmeye, kostüm takınmaya, soyut sahtelik maskesine bürünmeye, rol poz ahkam kesmelere alışmış Şartlanmış saplantılı bağımlılıklarının ve adanmışlıklarının dışında hayatına hiç bir insani değerliliği öğrenip katmamaya talip ve tutsak, doğumu ölümü aynı anda gerçekleşen tüketim borsasında markalaşmış çocukların saygın kişiliğe ilgisi alakası mecali niyeti kaynağı iradesi özgürlüğü kişiliği mümkünü olmadığı gibi, sömürü çarkına bağlı pazar piyasa ve magazin proğramlanmışlıklarıyla sistemde dolaşan öğretenlerin de saygın ilişkin insan eğitmeye dair imkanı dirayeti ilgisi iradesi enerjisi ortak değeri sevinci mutluluğu ve yetkisi de niyeti yoktur.
Sonuçta el alemin hayati değer kayıp ve yitiğini türkü çağırarak ararmış malum, hele ki alan satanların piyasa deneği ve bağımlı soyan sömürenlerin uzmanlaştığı müşterisi olmuşken ele avuca muhtaç ve mahkum insanlık , kimsenin kibir lütfuna , zehrini şifa vitrinleyen marketine ve acıyı kederi aşılayıp kodlayan tenezzül sadakasına mecbur ve mahrum koymadan, hayatın duyduğu akıl fikir mantık özgürlük saygı sevgi özgüven onur birikim deneyim kişiliği ve kararlılığıyla dünya zenginliğini emek ve hak değerini yalama sevincini paylaşmayı önemseyen ve önceleyen yüreklilikte ve her zaman daha fazlasına sahip olma çılgınlığından arınarak ve herkesle kıyasıya yarılan bencillik kirinden kurtularak gerektiği kadar içmeli yemeli duymalı düşünmeli gezmeli görmeli anlamalı tanımalı bilmeli özümsemeli yaşamalı ; ve saygın bilgili duyarlı kültürlü toplumsal ilişkilere kendini değerini katmalıdır insan.
Neticede köklü kronik ve kalıcı yıkımlara kadrolaşmış sebeplerin doğuranı olarak kutsanan siyaset medya tarikat imar iskan dizi moda tasarım reklam marka medya magazin sahibi ve şöhretlilerinin suçlu ve sabıkalı olduğu yerden gelen bütün kötülüklere kayıtsız ilgisiz ve tepkisiz kalıp uyuşturan bağımlılıkları çılgın tüketim ağında masum zararsız gerekli ve vazgeçilmez gören toplumsal çöküş, bizzat kendilerinin de katkısı etkisi ve dahiliyle tamiri mümkün olmayan kokuşmuş çürümüşlüğü şiddetli seviyelerin felaketine dönüştüğü her infial halinin sebep verenleriyle bitlikte laçkasını çıkartıncaya kadar gündemde tutarak sadece acı sonuçlarıyla uğraşıp meşgul oluyor .
… TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 2 … Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık. Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.
Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.
Paket proğramlanmışlığın süper marketi ve ruhu yaşadığı çevreyle beraber örtülü örülü ve gömülü akıl fikir irade mantık duygu düş düşünce yoksunu hızlı yaşamanın ilgisi alakası doğal döngülere hiç dokunmadan poz ve ahkam kesme salgınlarıyla herkes herkesten ayrı gayrı kendi saplantılarıyla dönüşümlü olarak ören viran oluyor.
Kendini sorgulama yüzleşmesi olmayan tenkitle kıyasla zamansızlıkla rencideyle dışlamayla dalavereyle umarsızlıkla panikle özdeş.. Hiç kimse saygı sevgi paylaşma akıl vicdan hak hukuk emek özveri dayanışma özgürlük kültür sanat samimiyet aidiyet liyakat kimlik sorumluluk onur itibar gibi ortak değerleri umursayıp önemsemiyor. Kendi yozlaştırma ve popülerlik afyonlarları zehirleyen magazin medyatikliğinin boşaltıp kustuğu soytarılığı sahtekarlığı acımasızlığı rezilliği çirkefleşmeyi gericiliği cehaleti kibiri kutuplaşmayı gerilimi kayıtsızlığı bunalımı karamsarlığı iletişimsizliği endişeyi korkuyu kaygıyı güvensizliği ve şiddet bağımlılığını beslenip barındığı mutsuzluğu ve ihtirasları uğruna her kötülüğü mübah sayan yaşam döngüsünde çocuklarını da aynı dengesiz istikrarsız yoksunluğun başarı grafiği yüksek en mükemmeli baskını seçkini bağnazı bencili acımasızı ve rakipsizi olmasına yalnız yitik güvensiz itibarsız ve şiddet eğilimleriyle donatılmış kodlayan bağımlılık travmalarıyla ihtişamı ve şöhreti önceleyen insanlığa yabancılaşma hücrelerinde yetiştirip büyütüyor.
Hal böyle okunca ve herkes bu onarımsız tamiratsız yıkım bozgun travma ve çürüme çöküntüsü girdaplarına tutsaklanınca hiç bir ortak aidiyet değeri kalmamış azgın sapkın toplumsal bozulmuşluklar sürüklenişinde tutunamayarak sefalet rezalet ve felaket odaklılığın biri bitmeden diğerini yaşamaya alışmış kanıksamış sahtelik ve soyutlaşma bağımlılıklarının kölesi ve tüketicisi oldu gitti ve bitti insanlık. Herkes efendi mülayim mutlu mesut sosyete gösterişlisi fakat yaşanan sosyal hayatın her yeri cinnet cinayet bunalım gerilim şiddet felaket ..
Çünkü herkes kendi varlığını hayata katan gerçeklik duygusunu yitirmiş proğramlı hırs yarış gösteriş bencillik ve yalanlarla yaşadığı iletişimsizliğe izole olmuş magazin ve reklam kamuflajlarının yapılandırdığı özenti imaj ve kumaşını her şeyden çok önemsiyor ve önceliyor. Bu yüzden de özgür iradeli duyarlı sorumlu ve kişilikli karakter sahibi olmaya değil, herkesin ayrışmış kutuplaşmışlığın adanmış müşterisi ve sicili yörüngesi kayıp kimliksizliğin gösterişli maskelerle kabul gördüğüne inanıp kutsadığı beğeni şöhretlisi olmaya hayatını terkeden piyasa aksamıdır artık insanlık.
Kendi çıkar bağımlılık dayatma ve keyfiyet önceliğinden başka herkesi piyasa eşyası ve tedavül değeri düşük serbest pazar zibili olarak bakan gören kibirli gösterişli inanış anlayış ve yaklaşımlarla hiç bir şeyin olduğu gibi görünmediği ve yaşanılmadığı ayan beyandan.. Taa kundaktan itibaren ilişkilendiği herkesi uyanık ve kolaycı fırsatçılığın kulu düşkünü ve kölesi, kendisineyse her türlü imtiyazın seçkin şöhretlisi olarak görmeye öğretilip yetiştirilen hiç bir kişiye eğitim öğretimin de zerrece bir etkisi katkısı yoktur. Aksine azıp kuduran huzursuz değişkenlik dönüşüm ve başkalaşma doyumsuzluğunu doyurup kandırmak için kendini sabitlediği dengesiz duyarsız saplantılarla toplumsal iletişimi bozuk ortak değerlerden kokuşmuş çürümüş medya ve magazin kuklası insanın mutluluk ve güven dengesinde karşılık bulamadığı her damardan sadece felaket sonuçlusu değil, ana baba öğretmen dönüm dolaşım trafik sisteminin mkgazşnleşmiş hayata tutsak herkesin katılım dahliyle doğuranı taşıyıcısı pazarlayanı proğramlayıcısı işleteni ve yüklenicilerinin sorumlu ve suçlu olduğu OKULLARDA değil her alanda her an her yerden birikmiş ve bilenmiş sosyopat sorun irin iltihap cinnet talan tecavüz saldırganlık gerilimleri etrafa patlar püskürür sıçrar ve boşalır.
Gelişip büyümediği Onur saygınlık bilgi kültür adalet özgürlük ve özveri sorumluluk özgüvenlere ilgisi tahammülü olmayan korku zaafiyet acizlik kimsesizlik kimliksizlik yalnızlık ve değersizlik duygusuyla sahte mutluluk gülücükleri yayan savuran her türlü şiddet eğilimli yapaylık ve anormallik doğal sıradan vazgeçilmez gerekli sayılıp inanıldı.
Kimsenin kimseyle ortak yaşam ilgisi bağı tahammülü kabulü iletişimi değeri duyarlılığı ve aidiyeti yok. Bu bakımdan bütün hata suç saldırı sabıka rezillik ve yanlışlarını kutsayıp başkasını dışlama kötüleme şeytanlaştırma eğiliminden kaynaklı anlayışsızlık acımasızlık cehalet boşluk kayıtsızlık anlamsızlık yokluk karamsarlık ruhsuzluk yalnızlık doyumsuzluk iletişimsizlik eğitimsizlik umutsuzluk darlık mutsuzluk kişiliksizlik ve özenti mahkumu ; yıkıcı huzur bozmaya uyuşturucuya şiddete saldırganlaşıyor.
Pazar Piyasası bundan götürüyor diye bildiği doğruları ve binyıllarca kazanılmış bütün ortak değerleri terkederek unutan sosyal demans, kayıtsız ilgisiz kalarak korkunç bozulmaların toplu mezarlığına gömülürken Gelin Kaynana, İzdivaç, Yemekteyiz gibi ve benzerlerle kim kimi doğradı sataştı korkuttu kesti biçti yıktı yaktı tehdit ve tecavüz etti psikopatlığını günlerce sündürülen örgütlü magazin afyonlarının yedirilip yutturulduğu ihmalleri her türlü sapkınlığı kibiri gösterişi zorbalığı maskeyi ahlaksızlığı menfaatçiliği bencilliği markalaşmayı dekorlaşmayı ruhsuzluğu kanunsuzluğu kabadayılığı eğitimsizliği ve şiddeti vitrinleyen dizi furyası bağımlılığı tabutundan yozlaşmayı çürümeyi çöküşü yobazlığı eğitimsizliği şiddeti gerilimi bunalımı aklı fikri kültürü sanatı toplumsal bilinci ve sosyal dayanışma kültürü amansız yağma ve yıkımların keyfiyet hükmüne teslim edildi..
Çocukluğundan beri kimsesizliğin kaderine itilip terkedilerek hızlı tüketim cennetinden üstün ve seçkin olma payı kapmak için herkesin birbirini bozduğu ezdiği ve kıyasıya yarıştığı duyarsız ilişkisiz yüksek başarıya odaklanma esaretiyle her kötülüğün azgın sapkın tüm hile dolap dümen sahtekarlık usulsüzlük kanunsuzluk dalavere gibi insanlık dışılığını yaşamada hiç bir ihtiyat sakıncası görmeyerek imtiyazlı ayrıcalıklılığa şartlanmış büyütülmüş her kişi, çocukluğu olmayan arızalı çarkıt bozuk kişiliksizliğinin üzerine yaşam gerçekliğiyle özdeş dengeli anlayışlı özgüvenli kişilikli saygın özgür ve sevgi bağıyla ilişkili hayatını sürdürmesi ve sağlıklı toplumsal iletişim aidiyeti kurması asla mümkün değildir.
Sınırsız sorgusuz soygun ve sömürü pazarı olan kendinden ilgiyi umudu alakayı keserek sürekli başkalaşma imajına yalnızlaştırılmış insan yığınlarını muhtaçlık müşterisi olarak gören küresel patron tanrıların hükmettiği karşı konulmaz topyekün İSTİLA herkesin her ana erişim bağımlılığını şart koştuğu ve en başta kibiri kişiliksizliği gösterişi nefreti kayıtsızlığı acıyı ve şiddeti tüketime dayattığı sosyal hafızası silinmiş herkese yeryüzünü sınırsız kotasız gezen tozan lüks ve konforlu dekor ve kumaşlar içinde yaşadığı imajı algısıyla servis edip maskelendiği sanal dünya çöplüğünde yalnızlık hiçlik yenilmişlik yokluk acizlik doyumsuzluk ve unutulmuşluk duygusu, her türlü yozlaşma yanlışlarını doğru bilerek tıkandığı tükenmişlikten şiddet sapkınlığı olarak patlayıp geri dönüşümünü mezarlaşmış hayatına boşaltılır.
Bir yaralı sancılı yılgın yorgun tükenmişliğin bütün yitik kayıp kokuşmuş çürümüşleriyle toplumsal iflasını duyuran zehir zemberek Sosyal Demans travmasıdır, kayıtsız ilgisiz kalınarak büyümesi sağlanıp çürüdüğü her yerden patlak veren her türlü ŞİDDETİN yıkıcı felaketiyle beraber dışa vurumu. Ve her felakette sebeplerin kaynağı durumdan istifadeci olan etki katkı ve yetki sahibi asıl sorumlu ve suçlularsa kendilerini bulanık puslu karanlıklara ve kargaşalara saklayıp arazi ederek kendilerini ihmal edilmiş bütün cürümlerini faili meçhule örtbas edip bir sonraki felaket günceline kadar unuttururlar.
…
SERANA EY DÜNYA SEYRANA
….
Seyrana ey dünya
Seyrana
Boz ceketli
Toprak renginde düğmesi sökük gömleğiyle saz bağrında insan
Hiç bir yusufun kuyuda kalmayacağına diye bir patırtılı kütürtülü laf
Var mıdır
Vardır
Ve burası dünya sakin ol
Acele etme
Burda her şey yarım kalır nasıl olsa yarının ölüleri arasında olacaksın diye bir lakırdı var mıdır
Vardır var olmasına da, üç verip beş almaya saat dakkayı sayar, günler yılları sayar güder kovalar
Ey zaman…!
Depozitesi kundaktan yatırılmış sırayı düzeni ve arayı bozunca adaletsizlik terazisi hilelide ilim iman şaşar
Niçini nedeni sormaz olur, çıkarının çarkında dünya yorar, gammazlık tezgahına düşer alışkanlık
Yemin billah sürekli tekrar eden laçkalaşmış pişmanlıklarla gırla gider, düzenbazlık ve gammazlık
Masumiyet karnesi halini alır
Yari olmayanın derdi vardır derler ki…
Ekmeğinki yarası kabuk bağlayan sızılarda daha ağır ve derin mi derin mi ..
Brandacının önünde top sektirirken bir kaç çocuk
Bir başkası zar zor ve yapa yalnız
Ve aç Susuz tulumbadan gıcırdayan paslı sesler çıkartarak
Her an her yerden her yere
Bitiremediğin işler
Değilken hallerde kimi zaman bulutlu
Kimi zaman yağışlı güneşli
Ulaşamadığın hayaller ve düşler
Yarım şehirler
Yarım yamalak insanlar
Pazar yerleri
Zabıta çıkışları
Zincirin halkalarını tamamlayan kule dipleri asmalar çardaklar teraslar köprüler ve sahil plajları
Yarılı tamamlayarak yarım bıraktığın bir dolu dünya olacaktır tezgahların ve kalabalıkların arasından geçerek
Kör karanlık kuyulara ebediyyen kaçak ve sürgün
Gel zaman
Git zaman
Seyfi Karaca….Nisan/26
…
KUTLU ERGENEKONUMUZDUR TÜRKİYE CUMHURİYETİ
…
Tom BARRAK dangal dingısu, yazılı plan ve projelerin tarihi geçmişlerden aldığı hususi haydutluk ve korsanlık mirasıyla Sömürge Valisi gibi sistematik yıkım yağma kılavuz düzenekleri ayarlayıp Bop ferman buyrukları dağıtıyor Türkiye’ ye.
Herkes kimseyle ortak yaşam birlikteliğinde ilgisi yakınlığı duyumu ilişkisi iletişimi saygısı ve bağdaşlığı olmayan kendine duvarlaşmış kayıp kaçak ve yapay uydusunda sinmiş sürüklenişlerin acısını yoksunluğunu azabını yalnızlığını sorununu gerilimini mutsuzluğunu muhtaçlığını güdümlülüğünü kimliksizliğini acizliğini esaretini ve eğitimsizlik seviyesini yaşama sevincinden mahrum yozlaşma çirkeflikleriyle didişip boğuşarak, tüketim çılgınlığı hızında insanlık soyunu harcıyor bitiriyor ve tüketiyor.
Alışkanlıkların kişiyi kısıtlayan ve suçluluk duygusu aşılayan boşluklara düşürürken döngüsünde dakikası saniyesi sayılı sayaç süreçleriyle hayata konuşlandırıldığı kendine küs uzak soğuk yabancı ilgi sapmasına ve odak kaymasına bağlanır ve hapsolur insan.
O sebeple,
Bağımlılıklarının donuk kör kabız kısır esir durağan kurak perçinlenmiş budanmış ve kronikleşmiş tek düzelik döngüsünü elden günden yitirince zaten ezik ve acizliklerle çökmüş bozulmuş hayatını anlamlı değerli çağdaş aydın gelişmiş kalkınmış güvenli donanımlı saygın ve istikrarlı bir yere asla yerleştiremez toplumsal hayat.
Buralardan bulduğu boşluklarla yer kürenin bütün kaynak ve zenginliklerine göz dikmiş hiç bir insani ihtiyat ve değer gözetmeksizin ölüm zulüm talan vahşet katliam saldırganlık yıkım ve izdiham çapulculuğuyla bilhassa Petro-Kimya coğrafyalarını yerle bir ederken Türkiye’ ye de Terörsüz Türkiye markasıyla ince ayar vermenin patent sahibi olduğunu her fırsatta her konu başlığına yedekten ortak muhalefetsizliğin siyasi açığına çıkarıp döken saçan işgalci istilacı ve sömürgeci Tom BARRAK, yazılı plan ve projelerin tarihi geçmişlerden aldığı haydutluk ve korsanlık mirasıyla Sömürge Valisi gibi “ bakın size bu demokrasi filan gibi şeylerin kalıbı kumaşı uymuyor, en iyisi tek ses tek saz tek solistlik Monarşi mekaniği montajlayalım” dangalaklı söylemlerle yıkım yağma düzenekli ferman buyrukları dağıtıyor Bop şirket şebekesinden Türkiye’ ye.
Fakat unuttuğu ve bile bile örtbaslara ihmal ettiği bir şey var bu yayma yavşan dangal dingo ağızlı herifin, tek kelimeyle tarihinde olmadığımız dünya ve insanlığın öksüz yetim kayıp anlamsız ve yoksun kalacağı TÜRK’ üz biz. Şimdiye kadar kurduğumuz ve özgürlük sorumluluk saygı gurur vicdan şefkat özveri adalet akıl fikir anlayış inanış bilinç birikim ve iradesini yaşadığımız yaşattığımız devlet geleneğimizle; ve yaşatmakta olduğumuz ve her ayrıntısını canla başla yaşatacağımız onurlu kimliğimizle varlığımıza armağan olmuş yeryüzünün eşsiz emsalsiz cennet ülkesidir; emperyal sadist narsist ve sapkın yavşakların kirli kanlı kalemşörlüğüyle değil, emeği esirgenmemiş fedakarlıkla kitabı yazılamayan destansı yiğitliğin sosyal, laik, aydın, ilerici çağdaş, toplum iradesi ve hukukun üstünlüğü esasını kimliğimizle özdeşleşen sevgili Türkiye Cumhuriyeti’ miz. Çaka ağızlı köleci kolonicilerinse burayı ayar terbiye etmesi haddi ve cüreti değildir.
Bu bağlamda bütün emperyal sülüklere karşı sayısız Ergenekon’ umuzdan biri olan; onurla gururla ve ateşten gömlekler giyerek kazandığımız YİRMİ ÜÇ NİSAN ULUSAL EGEMENLİK ve ÇOCUK BAYRAMIMIZ kutlu olsun..!
Seyfi Karaca….Nisan/26
..
KELEBEK GÜNCESİ
..
Kelebek güncesi hemen şuracık
Fakat ulaşılması her gün daha da derinleri saran yakıcı dolambaçlı düşlere sır
Bakkal kadar mahleden sokaktan sıcacık ve yakın
Köpük köpük,
Ve ateşli,
Kitaptan konuşup anlaşmanın kırıntısıyla
öpüşmeleri ziyan olmuş dudak boyalarında fincan izi kalan
Tomurcuk hevesi dünya terazisinde kalmış somruk şekerleri gibi kendisiyle tanışmaya
Elma demiş..
Saklambacın kör ebesi olmuş ben de isterim diyenlerden aşk deminde
Surda kalanların kelebek kanatlarına dip not düşülmüş
Kalp kapakçıkları dikişsiz yamasız ve açık
Kır çiçekli
Duman duman hasret yolları
Ve tenine bahar lekeleri konmuş özlem tüten kokan
Sevda yelleri
Seyfi akaraca… Nşsan/26
….
TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 3
….
İnsanı hiç bir özgür irade yetkisinin olmadığı seçeneksizlikte modern köleler olarak esir alıp hücreleyen dönüm dolaşım piyasasında tasarımlı proğramlı yapay algılarla tutsaklık ağı donatılmış örülmüş sonsuz sınırsızlığın en acımasız yaklaşımlarla boğduğu ve boğazladığı kıtlık kıran yeridir artık dünya.
Burada doğan her kişi doğduğu aynı günle beraber ölümünü birlikte yaşayan cansız cisimsizliğin markalaşmış ceset sürükleyicisi ve taşıyıcısıdır. Çünkü doğumunu ucu bucağı olmayan pazarlanmış piyasa reklam ve magazin sezeryanlığında gerçekleşen her kişi hayatının bebeklik çocukluk gençlik ayrılık kavuşma eğitim olgunluk ihtiyarlık ve ölüm gibi bütün evrelerini birden bire kullan at hızında tüketip harcanma mahkumdur. Bu yüzden de kişiliği sosyolojisi bilinci belleği aklı fikri inancı eğitimi karakteri kimliği asla inanılır güvenilir sağlam benliğe oturmayan ilkel gelişimsizliklere terkedilmiş kolayca avlanılabilen gerilimli bunalımlı ve kaypak değişim dönüşümlere tutsaktır. O bakımdan da her kurduğu her ilişkinin tıpkı diğer kullan at bağımlılığında olduğu gibi kalıcı samimi saygın sürekliliği yoktur. O yüzden de her ne zaman hangi evrede ve çevrede ne sıfatla olmak ihtiyacı duyuyorsa ve nasıl işine geliyorsa o kimliği veya maskeyi bürünerek sahtelik yalanlarla yaşamayı artık kimsenin garipsemediği kurumsallaşıyor.
Bu yüzden de kıran kırana av peşinde koşan ve rezilliği rüsvayı kibiri kepazeliği nefreti ayrışmayı cehaleti gericiliği küçümsemeyi yüzeyselliği dalavereyi dolandırıcılığı gerilimi kaygıyı endişeyi kayıtsızlığı yozlaşmayı görgüsüzlüğü kültür- sanatsızlığı ve şiddeti dayatan en acımasız dönüm dolaşım ağı sahibi soygun sömürü çarkının ve çarpık yapılanma sisteminin mankurtlaştırılmış insan avcısı olduğu her KÖTÜLÜĞE karşı daha kötü olarak kendini korumaya alma saplantılarıyla ve salgınlarıyla dalaşıp boğuşuyor..
Sağ diri sağlıklı duyarlı ve sağlam hiç bir insancıl tarafının gelişip oluşmadığı öksüz yitik ve yetimlik hapsinin sonsuz kıtlık kıran kapışmasında doğduğu günle beraber ölen insan, kişiliğini kimliğini ve hayatını yitirip kaybettiği fuhuş furya dizi reklam frommen moda tarikat siyasi istismar ve magazin yağmacılığının büyüttüğü travma seansları bağımlılığının büyülü mabedi sayıp bilerek bağımlılığını afyonlayanları da kendine kutsanmış erişilmez dokunulmaz yapay tanrıları olarak biliyor görüyor ve inanıyor. O yüzden de Sör Vayvur’ culuktan Yene İçme Selfileme ve Dünyayı tozup gezme afyon saplantılarına kadar idol rol modellenilmiş olanların çocuklarını da bu piyasa köleliğine göre alıştırıp şöhretli hisse payı kapışmaya kodladıkları her imaj maske maskaralık ve sahtelik tarzları taklit edilip etiketli piyasaya terkedilmiş hayatının vazgeçilmezi yerine konuluyor.
Sonradan varoş milyarderlerinin ve kaynağı nerden kazanıldığı bilinmez meçhullerin de sınıf atlayıp ayrıcalıklı imtiyazlı zümreleşme etraflarında şekillenip eklemlendiği Boğaziçi azınlık seçkinleriyle diğer sefil yoksul halk resminde kalanların hayatlarının hiç birbirine uğrayıp dokunan ortaklığı olmadığı gibi, suni yaşanan ve teneffüslenen algısıyla ilgisiyle herkesin birbirinden ayrı kopuk iletişimsiz duyarsız bağsız ilgisiz kimliksiz aidiyetsiz ve kişiliksiz yapay zeka çağında herkes kendi ayrışmış bölünmüş herkese gizli kapalı fakat ilgi ve beğenisine muhtaç kozmik hücrelerde her kötülüğün muhatabı olarak ŞİDDETLİ GEÇİMSİZLİKLERİN en ünlüsü ve şöhretlisi olmaya had hudut kural kanun onur hak ve hukuk tanımaksızın güttüğü cinnetin kul kurbanlığını harcayıp tüketiyor.
Böylece değerini direncini onurunu tepkisini ve bağışıklığını yitirerek sınırsız ihtiyatsız bağımlılıklarla bulaşılan toplumsal yozlaşma sürüklenişlerine kayıtsız şartsız teslim olarak, her türlü aklı fikri vicdanı duyarlılığı ortak yaşam dolalımından kaldıran uyuşturan yok eden ve öldüren kayıtsızlığa mutsuzluğu güvensizliği kibiri iletişimsizliği kahırı acıyı zorbalığı sinmişliği kutuplaşmayı savurganlığı istismarcılığı riyakarlığı rezilliği onursuzluğu kişiliksizliği cehaleti hileyi oyunu tuzağı sahtekarlığı gerilimi bunalımı sefaleti çirkefliği kültürsüzlüğü bencilliği bağnazlığı kaygıyı endişeyi uyuşturucuyu istikrarsızlığı tehditi talanı tecavüzü ve Şiddetin her türlüsü makul masum mübah sayma kabulüyle herkese yedirilip kanıksatıldı ve hayatın normali sayıldı .
Burdan kaynaklı olarak da gerek yerelde gerek uluslararası sınırı ihtiyati olmayan av peşi güdücü sonsuzluk pazar piyasasına kolayca erişimin yol ve kanallarıyla insanlığı hiç oluşup gelişmemişliğe terkedilmişliğin özendiğine benzeşen ( tarikat siyaset moda spor şöhret marka medya mafya kostüm mülk imaj bağımlısı ve adanmışlığının ) rezillik sosyetesi, gösteriş ahmağı, şiddet bağımlısı, fenomen ahmağı ve zır cahillik budalası ağına düştü bataklaştı insanlık.
Hiç kimseye hiç bir şey ifade etmeyen her saniyesi ışıltılı cazibeli göz boyamacılığının katalog vitrini moda magazin dekor renk desen ve tasarım markalaşma ürünü olmayı şehvet dürtüsüyle harmanlayarak herkes her şeyi geriye yükledi götürdü bağımlılıkları uğruna yokettikleriyle tanınmaz oldu dünya ve insanlık.
Onurlu birikimli kültürlü iradeli bilgili özgür donanımlı saygın inanılır güvenilir aklını fikrini insancını karakterini kişiliğini ve insanlığını değil, iki yüzlü işine kim nerde ne ve nasıl geliyorsa ona göre sıfat boya tarz ve şekil alan sosyete kılıfına büründüğü gösteriş imajını temsil etmenin derdi çabası çıkar ilişkili maskesi hırsı yarışı ganimeti ve gayretindedir artık pazar piyasa ve magazin bağımlısı insan tipi. Bu yüzden de herkesin herkesten her an sapkınlık saldırganlık ihanet istismar kötülük geleceği beklentisi korkusu ve kuşkusuyla her türlü kötülüğü ve şiddeti tedarik ederek insansız toplumsuzluk kuraklığında kimse kimseye kesinlikle inanıp güvenmiyor; ve her an en küçük kıvılcımı ŞİDDETLİ çatışmaya dönüşen saldırganlığa hazır ayrı gayrı soğuk sinik gerilimli bunalımlı ve mesafeli yaşıyor.
Bildiği ve bin yılların bağılıklık birikimi olan insancıl doğrularını kayıttan itibardan ve ilgiden düşerek kasıtlı bağnazlıkların kin güdümlü buyruğuna adanmış militanlığının ve tarafgirliğinin nefretini kirini fitnesini zehrini ayrışmasını dışlamasını kahrını ilkelliğini doyumsuzluğunu karanlığını ve belasını yüklenerek kendine beğeni bunağı toplamakla meşgul korkuluk maskarasına dönüştü ne yazık ki birbirinden çoğaltılmış magazin marketçisi ve beğeni sayaçlarıyla tıklandıkça kendi egosunu tatmin etmeye demanslaşmış yapay zeka çağı insan türü.
Hangi yollarla olursa olsun benim lüksüm, top model hayat güvencem ve en gözde korunaklı alımlı gösterişli ihtişamlı yaşam konforum yerli yerinde olsun da , diğer başkası zıkkımın kökünü yesin yutkunsun yaşasın anlayış algı ve asalaklığını kabule zorlayıp herkeste içselleştirerek ..
Herkesin sözde kibarlığa soyluluğa zarifliğe itibara sevecenliğe insanlığa saygıda kusur hata işlemeyerek şirinlik ettiği; fakat sosyal hayatın bütün alanlarında dolandırıcılığın adaletsizliğin rezilliğin rüşvetin dalaverenin sahtekarlığın yalanın hilenin riyakarlığın iki yüzlülüğün sinsiliğin bencilliğin ve hırsına yenilip öfkesine kapılmış şiddetin ve bütün kötülüklerin hakim olup herkeste kol gezdiği çarpık çelişki sapmalarını ve sapkınlıklarının gerçekliğini kimsenin muhasebeye irdeleyip sorgulamadığı karanlık kurak ve dipsiz kuyudur toplumsal çürüme ve sosyal demans.
Anne babaların çocuklarını hata kusur suç ve yanlışlarının ardında durarak yetiştirirken “ kendini herkesten ayrıcalıklı konforlu güç kudret ve şöhret sahibi olmaya kurtar da başkalarına ne olursa olsun ‘ yaklaşımıyla kışkırttığı kamçıladığı ve övdüğü ruhsuzluk fetişizminde tuzaklanmış sahipsizliğin yitik öznesi olan çocuk, hiç kimsenin erişemediği bilmediği bulamadığı her şeyin hiç imkansız en üstünü olmanın arayış değişkenlik ve keşfine bozulur ve sapkınlaşır. Yüksek başarı ve etkin nüfus sahibi olmayı dolayı kışkırtıp kodlayan anne her yolun mübah sayıldığı hak hukuk saygınlık vicdan sevgi sorumluluk aidiyet kimlik irade bilinç duyarlılığı ve kişilik değerleri oluşup gelişmemiş kişide bencillik saplantıları dışında BAŞKALARI kavramı ve kendini sorgulama algısı yoktur yoktur.
Kollektif ganimet ve ayrıcalıklı menfaat çıkarcılığına çökmüş çöreklenmiş siyanetten medyata, modadan magazine, tarikattan mafyaya,akademisyenlikten profesyonel kronik cehalete ve şiddet sefalet bağımlısı yozlaşmayı öven hurafeceliğe varan her yeri kuşatıp kapsayan çarpık yapılanma ağında
Guraba Fujara hamasetiyle her yolun her türlüsünü mübah görerek eklemlenen varoş sosyetesi istismar milyarderi de, eskiden beri var olan varsıl yoksul arasındaki derin uçurumlu bozuk sistemin üstün seçkinlerine bu kendi çıkarını her şeyin üstünde kutsayan ve ihtirasları dışında hiç bir toplumsal değeri umursayıp gözetmeyen istismar bulaşanları ve bileşenleriyle ulaştılar ve kotardılar.
Ortak değerlerin toplumsal hayattan soygun sömürü ihtiyaç ve çıkar çarkına tedavülden kaldırıldığı, öğretimin ve öğretenlerin marka ürünü magazin fenomenliğine özelleşmiş pazar dolalımı haline getirildiği, eğitimle beraber yürütülmesi gereken öğretim sistemine piyasa kulu kölesi ve sadece kendi kazanımını önceleyen cin fikirli şirket ve şöhret sahibi olmayı yetiştirecek şekilde eğitimsiz öğretimin de tıpkı sağlık barınma ulaşım iletişim spor gıda güvenlik pazar gibilerde olduğu gibi endüstri hammaddesi haline getirildiği markalaşma düzeneğinde gerilimli sorunlu dolaşıma sürülen her kişi artık başka benzerlerinin varlığını yok sayarak algısız duyarsız makinalaşma soyutlaşmasıyla azmış kudurmuş gerilimli sorunluk piyasa pazarından imtiyazlı seçkinliğin ganimetini kapma kendini ölümle eş değer her an her şartta hiç görülmedik ve sürekli cazibe kalıbı değişen gösteriş ihtişam kusursuzluk ve ilgiye beğeniye cazibesi yüksek kamuflaj numaraları yaratmanın kapılmışlığıyla, dılarda kalan herkesi hiçe sayarak vicdansızlığa şiddete acımasızlığa çirkefliğe alçalmaya zorbalığa sahtekarlığa kuşkuya güvensizliğe öfkeye fitneye nefrete sapkınlığa bağlı kendi kendisine fark atma yarışından kurtulamayan ve mutluymuş gibi görünen ve hiç kimsenin bulup bilmediklerini sunup sergilemelere insanlığını esir ettiği mutsuzluk izolasyonunda adanıp tapındığı magazin veya sanal piyasa gözdesi olma mezarlığına bırakır terkeder insansız ilişkisiz ve toplumsuz ölü doğumlu cesetleşmişliğini.
Haksız hukuksuzluğu israfı savurganlığı kahrı toplumsal çürümeyi ve doğruları olmayan yanlışlarla terbiyesi verilen sosyal dumansı ihtişamlı debdebecilerin keyfiyet buyruğuyla işlendiği yerde kalıcı ve kronik sürüncemeye bırakıldıkça, ilahi yüceliğe karşı geliniyormuş algısına mahkum tepkisiz duyarsızlığın hazır proğramlanmış tüketim maddesi olarak ortak hayatın normaline sıradanlaşıyor.
Kendi saplantılarının dışında kimse kimseyi umursayıp önemsememeye sosyolojik ekonomik psikolojik siyasi ve kültürel bütün yeterliliklerini ve yeteneklerini bile isteye farkında olduğu ihanet ve ihmallerle yitirip şöhretlisinden rol modeli edindiği magazin bağımlısı tüketim piyasası soytarısı buyrulan dayatmaların esiri ve sistemin hastalıklı arızalı obur müşterisi olarak çöküş çürüme ve sosyal atık çöplüğü halini aldı kendine hükmü geçmeyen iflaslarla insan travma.
Çocuk daha ana veya kurumsal okullara gitmeden sınırsız kuralsız insanı soyan sömürenler hesabına tutsaklaşmış piyasa ve pazar markası olarak gören bir dünyanın çullandığı karmaşada doğuyor besleniyor ve çoktan dizi oyuncusu şöhretli fenomeni eşya oyun hile marka ve gösteriş bağımlısı robotu olarak eline tutuşturulmuş olan cihazlarla yapay veya gerçek her şeyi silip süpürüp yuttuğu ve oluşmamış kişiliğinin bilinç altına tıka vasa depoladığı dolulukla eğitimden yoksun; ve en az öğretenler kadar piyasası meşhurluktan haberdar öğretim binasından adımını içeri atıyor.
Eğitime gücü imkanı müsadesi ve donanımı olmayan, aynı zamanda ulaşamayacağı kadar erişim karmaşası ve magazin çöplüğü yerleştirilmiş olan çocukların en az kendisi kadar hızlı tüketim bağımlısı doluluğunu kronikleşmiş bir geç kalınmışlıkla çekip çevirecek imkanı ve mümkünü olmadığı için her şeyi soyut yüzeysel ve formalite icabı metalik ilişkili aldığı maaşını öncelemenin sistem buyruğuna bırakan kayıtsız ilgisizliğe terketilmektedir.
İlerleyen yıllardaysa soygun sömürü çarkının çocuk kadın kız oğlan genç orta ileri yaş veya ihtiyar eskisi istisnasız herkesi aynı yozlaşmışlık ve tüketim bağımlılığı ağında tek tipleştiren piyasa ve pazar düzeneğine göre sıfırlanmış bütün evrelerini herkesten ayrıcalıklı üstün olmaya örgütlemiş ve öğretmiş başarı mükemmeliyetçiliğine odaklı bütün acımasızlığını bencilliğini ihtişamını sahtekarlığını hilesini oyununu hırsını yarışını sorumsuzluğunu adaletsizliğini şiddetini nefretini gerilimini öfkesini duyarsızlığını ve eşyalaşmasını donandığı kodlamaların tutsaklık bağımlılığıyla ilişkilendiği her fırsatı üzerinden yüksek çıkar kazancı sağlayan akademik ünvanına, reklam gözdesine, ofis ciosuna, güç servet saltanat ve magazin şahanesine, reklam ve tasarım markasına, piyasa CİRO ve estetik gösterişliliğine etiket artırımlı AŞIRI yüklenmelerde bulunuyor.
Toplum kültür birey aile insanlık ve saygın kişiliklilik ve gerçeklik duygusu kavramlarının hiç kimsede ilgi emek ve itibar girmediği; fakat herkesin sağlıklı bilgili iyi mutluymuş gibisine donanımlı insan modeli alıp satan iyimserlik vitrininde tabiatına el attılmadık doğal bakir sağlıklı dayanıklı duyarlı içerikli gerçek değer ve zenginliği bırakılmayan her şeyi ve herkesi ilkel dürtülerle çekip çevren yapay dolgulamalı açlığı muhtaçlığı salgını yozlaşmayı ve doyumsuzluğu kamçılayarak en yüksek getiri kimyasallaşmasına ve hormonlaşmasına murdar edip bozan yapay yüzeyselliğin saygın ve inanılır insanlık ilişkisi kalmamış eğitimsizliği öğreten robotlama ve makinalaşma çöplüğüne atılmış durumdadır artık.
Herkesin şatafat konfor ve başına buyrukluk borsasından derme çatma ve devşirmelik ilişkisiz iradesiz sorumsuz anlamsız amaçsız işlevsiz ve kültürsüz izolasyon hücrelerinde yaşayarak kendilerini tapınaklaştıranlara kulluk kölelik etmede hata kusur işlememek için caka satmaya, trip atmaya, şirincelik etmeye, kostüm takınmaya, soyut sahtelik maskesine bürünmeye, rol poz ahkam kesmelere alışmış Şartlanmış saplantılı bağımlılıklarının ve adanmışlıklarının dışında hayatına hiç bir insani değerliliği öğrenip katmamaya talip ve tutsak, doğumu ölümü aynı anda gerçekleşen tüketim borsasında markalaşmış çocukların saygın kişiliğe ilgisi alakası mecali niyeti kaynağı iradesi özgürlüğü kişiliği mümkünü olmadığı gibi, sömürü çarkına bağlı pazar piyasa ve magazin proğramlanmışlıklarıyla sistemde dolaşan öğretenlerin de saygın ilişkin insan eğitmeye dair imkanı dirayeti ilgisi iradesi enerjisi ortak değeri sevinci mutluluğu ve yetkisi de niyeti yoktur.
Sonuçta el alemin hayati değer kayıp ve yitiğini türkü çağırarak ararmış malum, hele ki alan satanların piyasa deneği ve bağımlı soyan sömürenlerin uzmanlaştığı müşterisi olmuşken ele avuca muhtaç ve mahkum insanlık , kimsenin kibir lütfuna , zehrini şifa vitrinleyen marketine ve acıyı kederi aşılayıp kodlayan tenezzül sadakasına mecbur ve mahrum koymadan, hayatın duyduğu akıl fikir mantık özgürlük saygı sevgi özgüven onur birikim deneyim kişiliği ve kararlılığıyla dünya zenginliğini emek ve hak değerini yalama sevincini paylaşmayı önemseyen ve önceleyen yüreklilikte ve her zaman daha fazlasına sahip olma çılgınlığından arınarak ve herkesle kıyasıya yarılan bencillik kirinden kurtularak gerektiği kadar içmeli yemeli duymalı düşünmeli gezmeli görmeli anlamalı tanımalı bilmeli özümsemeli yaşamalı ; ve saygın bilgili duyarlı kültürlü toplumsal ilişkilere kendini değerini katmalıdır insan.
Neticede köklü kronik ve kalıcı yıkımlara kadrolaşmış sebeplerin doğuranı olarak kutsanan siyaset medya tarikat imar iskan dizi moda tasarım reklam marka medya magazin sahibi ve şöhretlilerinin suçlu ve sabıkalı olduğu yerden gelen bütün kötülüklere kayıtsız ilgisiz ve tepkisiz kalıp uyuşturan bağımlılıkları çılgın tüketim ağında masum zararsız gerekli ve vazgeçilmez gören toplumsal çöküş, bizzat kendilerinin de katkısı etkisi ve dahiliyle tamiri mümkün olmayan kokuşmuş çürümüşlüğü şiddetli seviyelerin felaketine dönüştüğü her infial halinin sebep verenleriyle bitlikte laçkasını çıkartıncaya kadar gündemde tutarak sadece acı sonuçlarıyla uğraşıp meşgul oluyor .
Seyfi Karaca… ..Nisan/26
…
TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 2
…
Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık.
Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.
Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.
Paket proğramlanmışlığın süper marketi ve ruhu yaşadığı çevreyle beraber örtülü örülü ve gömülü akıl fikir irade mantık duygu düş düşünce yoksunu hızlı yaşamanın ilgisi alakası doğal döngülere hiç dokunmadan poz ve ahkam kesme salgınlarıyla herkes herkesten ayrı gayrı kendi saplantılarıyla dönüşümlü olarak ören viran oluyor.
Kendini sorgulama yüzleşmesi olmayan tenkitle kıyasla zamansızlıkla rencideyle dışlamayla dalavereyle umarsızlıkla panikle özdeş..
Hiç kimse saygı sevgi paylaşma akıl vicdan hak hukuk emek özveri dayanışma özgürlük kültür sanat samimiyet aidiyet liyakat kimlik sorumluluk onur itibar gibi ortak değerleri umursayıp önemsemiyor.
Kendi yozlaştırma ve popülerlik afyonlarları zehirleyen magazin medyatikliğinin boşaltıp kustuğu soytarılığı sahtekarlığı acımasızlığı rezilliği çirkefleşmeyi gericiliği cehaleti kibiri kutuplaşmayı gerilimi kayıtsızlığı bunalımı karamsarlığı iletişimsizliği endişeyi korkuyu kaygıyı güvensizliği ve şiddet bağımlılığını beslenip barındığı mutsuzluğu ve ihtirasları uğruna her kötülüğü mübah sayan yaşam döngüsünde çocuklarını da aynı dengesiz istikrarsız yoksunluğun başarı grafiği yüksek en mükemmeli baskını seçkini bağnazı bencili acımasızı ve rakipsizi olmasına yalnız yitik güvensiz itibarsız ve şiddet eğilimleriyle donatılmış kodlayan bağımlılık travmalarıyla ihtişamı ve şöhreti önceleyen insanlığa yabancılaşma hücrelerinde yetiştirip büyütüyor.
Hal böyle okunca ve herkes bu onarımsız tamiratsız yıkım bozgun travma ve çürüme çöküntüsü girdaplarına tutsaklanınca hiç bir ortak aidiyet değeri kalmamış azgın sapkın toplumsal bozulmuşluklar sürüklenişinde tutunamayarak sefalet rezalet ve felaket odaklılığın biri bitmeden diğerini yaşamaya alışmış kanıksamış sahtelik ve soyutlaşma bağımlılıklarının kölesi ve tüketicisi oldu gitti ve bitti insanlık.
Herkes efendi mülayim mutlu mesut sosyete gösterişlisi fakat yaşanan sosyal hayatın her yeri cinnet cinayet bunalım gerilim şiddet felaket ..
Çünkü herkes kendi varlığını hayata katan gerçeklik duygusunu yitirmiş proğramlı hırs yarış gösteriş bencillik ve yalanlarla yaşadığı iletişimsizliğe izole olmuş magazin ve reklam kamuflajlarının yapılandırdığı özenti imaj ve kumaşını her şeyden çok önemsiyor ve önceliyor. Bu yüzden de özgür iradeli duyarlı sorumlu ve kişilikli karakter sahibi olmaya değil, herkesin ayrışmış kutuplaşmışlığın adanmış müşterisi ve sicili yörüngesi kayıp kimliksizliğin gösterişli maskelerle kabul gördüğüne inanıp kutsadığı beğeni şöhretlisi olmaya hayatını terkeden piyasa aksamıdır artık insanlık.
Kendi çıkar bağımlılık dayatma ve keyfiyet önceliğinden başka herkesi piyasa eşyası ve tedavül değeri düşük serbest pazar zibili olarak bakan gören kibirli gösterişli inanış anlayış ve yaklaşımlarla hiç bir şeyin olduğu gibi görünmediği ve yaşanılmadığı ayan beyandan..
Taa kundaktan itibaren ilişkilendiği herkesi uyanık ve kolaycı fırsatçılığın kulu düşkünü ve kölesi, kendisineyse her türlü imtiyazın seçkin şöhretlisi olarak görmeye öğretilip yetiştirilen hiç bir kişiye eğitim öğretimin de zerrece bir etkisi katkısı yoktur. Aksine azıp kuduran huzursuz değişkenlik dönüşüm ve başkalaşma doyumsuzluğunu doyurup kandırmak için kendini sabitlediği dengesiz duyarsız saplantılarla toplumsal iletişimi bozuk ortak değerlerden kokuşmuş çürümüş medya ve magazin kuklası insanın mutluluk ve güven dengesinde karşılık bulamadığı her damardan sadece felaket sonuçlusu değil, ana baba öğretmen dönüm dolaşım trafik sisteminin mkgazşnleşmiş hayata tutsak herkesin katılım dahliyle doğuranı taşıyıcısı pazarlayanı proğramlayıcısı işleteni ve yüklenicilerinin sorumlu ve suçlu olduğu OKULLARDA değil her alanda her an her yerden birikmiş ve bilenmiş sosyopat sorun irin iltihap cinnet talan tecavüz saldırganlık gerilimleri etrafa patlar püskürür sıçrar ve boşalır.
Gelişip büyümediği Onur saygınlık bilgi kültür adalet özgürlük ve özveri sorumluluk özgüvenlere ilgisi tahammülü olmayan korku zaafiyet acizlik kimsesizlik kimliksizlik yalnızlık ve değersizlik duygusuyla sahte mutluluk gülücükleri yayan savuran her türlü şiddet eğilimli yapaylık ve anormallik doğal sıradan vazgeçilmez gerekli sayılıp inanıldı.
Kimsenin kimseyle ortak yaşam ilgisi bağı tahammülü kabulü iletişimi değeri duyarlılığı ve aidiyeti yok. Bu bakımdan bütün hata suç saldırı sabıka rezillik ve yanlışlarını kutsayıp başkasını dışlama kötüleme şeytanlaştırma eğiliminden kaynaklı anlayışsızlık acımasızlık cehalet boşluk kayıtsızlık anlamsızlık yokluk karamsarlık ruhsuzluk yalnızlık doyumsuzluk iletişimsizlik eğitimsizlik umutsuzluk darlık mutsuzluk kişiliksizlik ve özenti mahkumu ; yıkıcı huzur bozmaya uyuşturucuya şiddete saldırganlaşıyor.
Pazar Piyasası bundan götürüyor diye bildiği doğruları ve binyıllarca kazanılmış bütün ortak değerleri terkederek unutan sosyal demans, kayıtsız ilgisiz kalarak korkunç bozulmaların toplu mezarlığına gömülürken Gelin Kaynana, İzdivaç, Yemekteyiz gibi ve benzerlerle kim kimi doğradı sataştı korkuttu kesti biçti yıktı yaktı tehdit ve tecavüz etti psikopatlığını günlerce sündürülen örgütlü magazin afyonlarının yedirilip yutturulduğu ihmalleri her türlü sapkınlığı kibiri gösterişi zorbalığı maskeyi ahlaksızlığı menfaatçiliği bencilliği markalaşmayı dekorlaşmayı ruhsuzluğu kanunsuzluğu kabadayılığı eğitimsizliği ve şiddeti vitrinleyen dizi furyası bağımlılığı tabutundan yozlaşmayı çürümeyi çöküşü yobazlığı eğitimsizliği şiddeti gerilimi bunalımı aklı fikri kültürü sanatı toplumsal bilinci ve sosyal dayanışma kültürü amansız yağma ve yıkımların keyfiyet hükmüne teslim edildi..
Çocukluğundan beri kimsesizliğin kaderine itilip terkedilerek hızlı tüketim cennetinden üstün ve seçkin olma payı kapmak için herkesin birbirini bozduğu ezdiği ve kıyasıya yarıştığı duyarsız ilişkisiz yüksek başarıya odaklanma esaretiyle her kötülüğün azgın sapkın tüm hile dolap dümen sahtekarlık usulsüzlük kanunsuzluk dalavere gibi insanlık dışılığını yaşamada hiç bir ihtiyat sakıncası görmeyerek imtiyazlı ayrıcalıklılığa şartlanmış büyütülmüş her kişi, çocukluğu olmayan arızalı çarkıt bozuk kişiliksizliğinin üzerine yaşam gerçekliğiyle özdeş dengeli anlayışlı özgüvenli kişilikli saygın özgür ve sevgi bağıyla ilişkili hayatını sürdürmesi ve sağlıklı toplumsal iletişim aidiyeti kurması asla mümkün değildir.
Sınırsız sorgusuz soygun ve sömürü pazarı olan kendinden ilgiyi umudu alakayı keserek sürekli başkalaşma imajına yalnızlaştırılmış insan yığınlarını muhtaçlık müşterisi olarak gören küresel patron tanrıların hükmettiği karşı konulmaz topyekün İSTİLA herkesin her ana erişim bağımlılığını şart koştuğu ve en başta kibiri kişiliksizliği gösterişi nefreti kayıtsızlığı acıyı ve şiddeti tüketime dayattığı sosyal hafızası silinmiş herkese yeryüzünü sınırsız kotasız gezen tozan lüks ve konforlu dekor ve kumaşlar içinde yaşadığı imajı algısıyla servis edip maskelendiği sanal dünya çöplüğünde yalnızlık hiçlik yenilmişlik yokluk acizlik doyumsuzluk ve unutulmuşluk duygusu, her türlü yozlaşma yanlışlarını doğru bilerek tıkandığı tükenmişlikten şiddet sapkınlığı olarak patlayıp geri dönüşümünü mezarlaşmış hayatına boşaltılır.
Bir yaralı sancılı yılgın yorgun tükenmişliğin bütün yitik kayıp kokuşmuş çürümüşleriyle toplumsal iflasını duyuran zehir zemberek Sosyal Demans travmasıdır, kayıtsız ilgisiz kalınarak büyümesi sağlanıp çürüdüğü her yerden patlak veren her türlü ŞİDDETİN yıkıcı felaketiyle beraber dışa vurumu. Ve her felakette sebeplerin kaynağı durumdan istifadeci olan etki katkı ve yetki sahibi asıl sorumlu ve suçlularsa kendilerini bulanık puslu karanlıklara ve kargaşalara saklayıp arazi ederek kendilerini ihmal edilmiş bütün cürümlerini faili meçhule örtbas edip bir sonraki felaket günceline kadar unuttururlar.
Seyfi Karaca...Nisan / 26