… TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 2 … Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık. Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.
Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.
Paket proğramlanmışlığın süper marketi ve ruhu yaşadığı çevreyle beraber örtülü örülü ve gömülü akıl fikir irade mantık duygu düş düşünce yoksunu hızlı yaşamanın ilgisi alakası doğal döngülere hiç dokunmadan poz ve ahkam kesme salgınlarıyla herkes herkesten ayrı gayrı kendi saplantılarıyla dönüşümlü olarak ören viran oluyor.
Kendini sorgulama yüzleşmesi olmayan tenkitle kıyasla zamansızlıkla rencideyle dışlamayla dalavereyle umarsızlıkla panikle özdeş.. Hiç kimse saygı sevgi paylaşma akıl vicdan hak hukuk emek özveri dayanışma özgürlük kültür sanat samimiyet aidiyet liyakat kimlik sorumluluk onur itibar gibi ortak değerleri umursayıp önemsemiyor. Kendi yozlaştırma ve popülerlik afyonlarları zehirleyen magazin medyatikliğinin boşaltıp kustuğu soytarılığı sahtekarlığı acımasızlığı rezilliği çirkefleşmeyi gericiliği cehaleti kibiri kutuplaşmayı gerilimi kayıtsızlığı bunalımı karamsarlığı iletişimsizliği endişeyi korkuyu kaygıyı güvensizliği ve şiddet bağımlılığını beslenip barındığı mutsuzluğu ve ihtirasları uğruna her kötülüğü mübah sayan yaşam döngüsünde çocuklarını da aynı dengesiz istikrarsız yoksunluğun başarı grafiği yüksek en mükemmeli baskını seçkini bağnazı bencili acımasızı ve rakipsizi olmasına yalnız yitik güvensiz itibarsız ve şiddet eğilimleriyle donatılmış kodlayan bağımlılık travmalarıyla ihtişamı ve şöhreti önceleyen insanlığa yabancılaşma hücrelerinde yetiştirip büyütüyor.
Hal böyle okunca ve herkes bu onarımsız tamiratsız yıkım bozgun travma ve çürüme çöküntüsü girdaplarına tutsaklanınca hiç bir ortak aidiyet değeri kalmamış azgın sapkın toplumsal bozulmuşluklar sürüklenişinde tutunamayarak sefalet rezalet ve felaket odaklılığın biri bitmeden diğerini yaşamaya alışmış kanıksamış sahtelik ve soyutlaşma bağımlılıklarının kölesi ve tüketicisi oldu gitti ve bitti insanlık. Herkes efendi mülayim mutlu mesut sosyete gösterişlisi fakat yaşanan sosyal hayatın her yeri cinnet cinayet bunalım gerilim şiddet felaket ..
Çünkü herkes kendi varlığını hayata katan gerçeklik duygusunu yitirmiş proğramlı hırs yarış gösteriş bencillik ve yalanlarla yaşadığı iletişimsizliğe izole olmuş magazin ve reklam kamuflajlarının yapılandırdığı özenti imaj ve kumaşını her şeyden çok önemsiyor ve önceliyor. Bu yüzden de özgür iradeli duyarlı sorumlu ve kişilikli karakter sahibi olmaya değil, herkesin ayrışmış kutuplaşmışlığın adanmış müşterisi ve sicili yörüngesi kayıp kimliksizliğin gösterişli maskelerle kabul gördüğüne inanıp kutsadığı beğeni şöhretlisi olmaya hayatını terkeden piyasa aksamıdır artık insanlık.
Kendi çıkar bağımlılık dayatma ve keyfiyet önceliğinden başka herkesi piyasa eşyası ve tedavül değeri düşük serbest pazar zibili olarak bakan gören kibirli gösterişli inanış anlayış ve yaklaşımlarla hiç bir şeyin olduğu gibi görünmediği ve yaşanılmadığı ayan beyandan.. Taa kundaktan itibaren ilişkilendiği herkesi uyanık ve kolaycı fırsatçılığın kulu düşkünü ve kölesi, kendisineyse her türlü imtiyazın seçkin şöhretlisi olarak görmeye öğretilip yetiştirilen hiç bir kişiye eğitim öğretimin de zerrece bir etkisi katkısı yoktur. Aksine azıp kuduran huzursuz değişkenlik dönüşüm ve başkalaşma doyumsuzluğunu doyurup kandırmak için kendini sabitlediği dengesiz duyarsız saplantılarla toplumsal iletişimi bozuk ortak değerlerden kokuşmuş çürümüş medya ve magazin kuklası insanın mutluluk ve güven dengesinde karşılık bulamadığı her damardan sadece felaket sonuçlusu değil, ana baba öğretmen dönüm dolaşım trafik sisteminin mkgazşnleşmiş hayata tutsak herkesin katılım dahliyle doğuranı taşıyıcısı pazarlayanı proğramlayıcısı işleteni ve yüklenicilerinin sorumlu ve suçlu olduğu OKULLARDA değil her alanda her an her yerden birikmiş ve bilenmiş sosyopat sorun irin iltihap cinnet talan tecavüz saldırganlık gerilimleri etrafa patlar püskürür sıçrar ve boşalır.
Gelişip büyümediği Onur saygınlık bilgi kültür adalet özgürlük ve özveri sorumluluk özgüvenlere ilgisi tahammülü olmayan korku zaafiyet acizlik kimsesizlik kimliksizlik yalnızlık ve değersizlik duygusuyla sahte mutluluk gülücükleri yayan savuran her türlü şiddet eğilimli yapaylık ve anormallik doğal sıradan vazgeçilmez gerekli sayılıp inanıldı.
Kimsenin kimseyle ortak yaşam ilgisi bağı tahammülü kabulü iletişimi değeri duyarlılığı ve aidiyeti yok. Bu bakımdan bütün hata suç saldırı sabıka rezillik ve yanlışlarını kutsayıp başkasını dışlama kötüleme şeytanlaştırma eğiliminden kaynaklı anlayışsızlık acımasızlık cehalet boşluk kayıtsızlık anlamsızlık yokluk karamsarlık ruhsuzluk yalnızlık doyumsuzluk iletişimsizlik eğitimsizlik umutsuzluk darlık mutsuzluk kişiliksizlik ve özenti mahkumu ; yıkıcı huzur bozmaya uyuşturucuya şiddete saldırganlaşıyor.
Pazar Piyasası bundan götürüyor diye bildiği doğruları ve binyıllarca kazanılmış bütün ortak değerleri terkederek unutan sosyal demans, kayıtsız ilgisiz kalarak korkunç bozulmaların toplu mezarlığına gömülürken Gelin Kaynana, İzdivaç, Yemekteyiz gibi ve benzerlerle kim kimi doğradı sataştı korkuttu kesti biçti yıktı yaktı tehdit ve tecavüz etti psikopatlığını günlerce sündürülen örgütlü magazin afyonlarının yedirilip yutturulduğu ihmalleri her türlü sapkınlığı kibiri gösterişi zorbalığı maskeyi ahlaksızlığı menfaatçiliği bencilliği markalaşmayı dekorlaşmayı ruhsuzluğu kanunsuzluğu kabadayılığı eğitimsizliği ve şiddeti vitrinleyen dizi furyası bağımlılığı tabutundan yozlaşmayı çürümeyi çöküşü yobazlığı eğitimsizliği şiddeti gerilimi bunalımı aklı fikri kültürü sanatı toplumsal bilinci ve sosyal dayanışma kültürü amansız yağma ve yıkımların keyfiyet hükmüne teslim edildi..
Çocukluğundan beri kimsesizliğin kaderine itilip terkedilerek hızlı tüketim cennetinden üstün ve seçkin olma payı kapmak için herkesin birbirini bozduğu ezdiği ve kıyasıya yarıştığı duyarsız ilişkisiz yüksek başarıya odaklanma esaretiyle her kötülüğün azgın sapkın tüm hile dolap dümen sahtekarlık usulsüzlük kanunsuzluk dalavere gibi insanlık dışılığını yaşamada hiç bir ihtiyat sakıncası görmeyerek imtiyazlı ayrıcalıklılığa şartlanmış büyütülmüş her kişi, çocukluğu olmayan arızalı çarkıt bozuk kişiliksizliğinin üzerine yaşam gerçekliğiyle özdeş dengeli anlayışlı özgüvenli kişilikli saygın özgür ve sevgi bağıyla ilişkili hayatını sürdürmesi ve sağlıklı toplumsal iletişim aidiyeti kurması asla mümkün değildir.
Sınırsız sorgusuz soygun ve sömürü pazarı olan kendinden ilgiyi umudu alakayı keserek sürekli başkalaşma imajına yalnızlaştırılmış insan yığınlarını muhtaçlık müşterisi olarak gören küresel patron tanrıların hükmettiği karşı konulmaz topyekün İSTİLA herkesin her ana erişim bağımlılığını şart koştuğu ve en başta kibiri kişiliksizliği gösterişi nefreti kayıtsızlığı acıyı ve şiddeti tüketime dayattığı sosyal hafızası silinmiş herkese yeryüzünü sınırsız kotasız gezen tozan lüks ve konforlu dekor ve kumaşlar içinde yaşadığı imajı algısıyla servis edip maskelendiği sanal dünya çöplüğünde yalnızlık hiçlik yenilmişlik yokluk acizlik doyumsuzluk ve unutulmuşluk duygusu, her türlü yozlaşma yanlışlarını doğru bilerek tıkandığı tükenmişlikten şiddet sapkınlığı olarak patlayıp geri dönüşümünü mezarlaşmış hayatına boşaltılır.
Bir yaralı sancılı yılgın yorgun tükenmişliğin bütün yitik kayıp kokuşmuş çürümüşleriyle toplumsal iflasını duyuran zehir zemberek Sosyal Demans travmasıdır, kayıtsız ilgisiz kalınarak büyümesi sağlanıp çürüdüğü her yerden patlak veren her türlü ŞİDDETİN yıkıcı felaketiyle beraber dışa vurumu. Ve her felakette sebeplerin kaynağı durumdan istifadeci olan etki katkı ve yetki sahibi asıl sorumlu ve suçlularsa kendilerini bulanık puslu karanlıklara ve kargaşalara saklayıp arazi ederek kendilerini ihmal edilmiş bütün cürümlerini faili meçhule örtbas edip bir sonraki felaket günceline kadar unuttururlar.
… TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS … Günümüz insan tipi ve toplum ilişkileri en çok yeri yurdu kimliği belirsizliğin ortak yaşam anlayışı duygusu belleği bilinci ve alışkanlığı olmayan amansız kendini baskılama ve BUNAMA değişim dönüşüm bağımlılığını tüketime dayatıyor.
Eski köle pazarlarının gelenekselliğinin modernize edilmiş güncel fabrikasyon ve endüstri piyasası olan bu çıkışsız çözümsüz kozmik sarmalda ortak değerlerin ters yüz edilerek insanken kendini öremcekleşmiş ağın zindan tuzaklarından kaçması mümkün olmayan ışıksız kapısız yolsuz ve penceresiz avın seçkin ve gözde şöhretlisi algısıyla kaçak tutsak ve sığıç yaşanıyor. Bu yüzden Ahçılık Bilişim Turizm ve Estetik Cerrahi herkesin benliğini yitirdiği meslek grupları olarak en ön sıra saflarda toplum hayatını kuşatıp hapsediyor. Çünkü her şeyi unutarak yemeye içmeye estetiğe kendinden kaçışa ve sanal ağlarda kendini popüler kültürün yozlaşmış kokuşmuş sığ soyut tek düzeliğine ve herkesin birbirinin benzeri TEK TİPLİLİĞİNE uzun cümle anlayış konuşma kavrayış tahammül ve donanım ilişkisinden uzak ve yorgun sınırsız DEMANS ve sonsuz bunama bilinçli olarak şıstematikman soyan sömüren ayar düzen sahiplerince dayatılıyor.
Çünkü emeğiyle liyakatli özgürlüğü hakkı hukuku güveni cesareti saygıyı ve üretimliliği sağlayıp paylaşamayan her geri kalmışlık; içeriğe değil gösterişe güce ve görünüşe bağımlı görgüsüzlüğü sabahtan akşama alıştırıp uyuşturan özenti bağımlısı popülerlik ve şöhret salgınlarından boşalıp dökülen her şey değerli anlamlı vazgeçilmez ve kutsal sayılıyor. Hem lüks sosyeteleşmesine dayalı döşeli arabeskliğin ACIKEŞLİK feryat figanlarıyla yutkunup avunmak; hem israfı masrafı bol sofra sergilerinden tıkınarak katalog gözdesi foto modelliğin incelik ölçülerine rehin günü geceyi şaşırmak; hem sosyo psikopatlığın azgın sapkın şiddetli saldırganı olup hem de aşkım aşkım rüsva soytarılığı vitrinlemek; hem doğayı çevreyi talan tarumar edenlerin soygun sömürü kirine çöpüne betonlaşan süper markalaşmaların tabutunda oturmak hem de doğa hayvan inanç itibar ve insan severmişliğin sanal selfi pozuna forslu imajlı fiyakalar kesmek, rezaleti duyarsızlığı ve cehaleti kutsamakla sonucu baştan malum sosyal dermansın ve toplumsal çürümenin tetikleyen çelişki yumağıydı zaten.
Bu bakımdan özenti bağımlılıklarının kulu kölesi olmaktan kendini kurtaramayan her leyin hazır paket imaj ambalajlarla yapay zekalaşmış güncelde artık hiç kimse kendi yüzü samimiyeti iradesi algısı bilgisi brikimi duruşu tavrı inancı duygusu özgürlüğü fikri vicdanı aklı düşüncesi mantığı duyarlılığı kişiliği ve kimliğiyle hayatı yorup yaşamıyor. Neredeyse yüzünde estetik ipleri gerdirilmiş zımparalanmadık yeri kalmamış botoks veya sipariş kataloğuna göre cerrahi müdahaleli değişip başkalaşma işlemli atölye çalışması yaptırmadık - bu günün değer görme ve ihtiyaç algısı bu diye - hiç kimse yok gibi. Tutsun beğenilsin öne çıksın gözde olsun popüler dolaşımın ikon tanrısı veya tanrıçası gibi yüceltilsin kabul görsün gibilerin esiri olan toplumsal içerik ve sosyal hayatın özü sözü, özünü anlamını değerini ve doğallığını yitirmiş yoksullaşmış insanla beraber yoz kültür malzemesi ve tekdüzeliğe çer çöp oldu. İnsanların uğruna her şeyini yitirip kaybetme pahasına da olsa kıran kırana odaklandığı özentiyle beraber hırs yarış kibir bağnazlık gösteriş kapris şatafat üstünlük ve bencillik saplantı çıkmazında sürekli imaj değişimine kendini zorlamak, dur durak bilmeyen yersiz mekansızlığın sürekli gezme zorunluluğuna sürüklenen yeme içmeye odaklı ve proğramlı turizm kuklacılığına herkesi bağımlı kılıyor.
Bu yüzden herkesin kısa kestirmeden en şöhretlisi olmaya her yolu mübah saydığı bu yoz kültürleşme çevrim çarkında hiç kimse akıl fikir irade eğitim sanat hak hukuk adalet sorumluluk bilgi beceri emek liyakat sanat güven dürüstlük samimiyet duygu saygı sevgi paylaşma düşünce ve duyarlılığıyla değil, insanı toplumu ve bireyi kurak köhne piyasa etiketliliğin özenti pazarı ve kullan at tüketim model ve marka bağımlısı kılan sanal sahteliğe ( taaa beşikten itibaren ve mezara kadar) hastalıklı sorunlu ve gerilimli bunamayı ve bunanımlı yaşamayı tercih etmekte.
O yüzden de uluslararası piyasa markası olan Kim Milyoner Olmak İster genel kültür ve bilgi yarışmasında ekseriyetle yüksek prof ünvanlı ve akademik eğitimli kişilerin katıldığı sunum sergisinde tüm joker destek dayanakların kör topallarıyla beraber iki üç soruda sosyal dermansın ciddiyetini ortaya koyan rezil rüsva olmaları, sistematikman kotarılmış çöküş ve çürümeye işaretle hiç de suradan ve tesadüfü değildir. Ayrıca program sunucularının saldırganlığı yozlaşmayı keyfiyet zorbalığını ve şiddeti övüp yücelten toplum mühendisliğinin bir parçasın olan dizi şöhretlilerinden seçilmiş olması; ve oraya katılan herkesin bilgisini sergilemekten ziyade sunucuyla tanışmış olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşadığını önemsemesi ve öncelemesi, imaj gösteriş özenti şatafat sanal ve soyutlaşma bağımlılık seviyesi ne kadar yukarı taşımmış ve kültür seviyesi aşağıya çekilmiş ilişkisi idrakı ilgisi bağı ve alışkanlığ kendi dünya gerçekliğinden yılgın yorgun ve kopuk sosyal demansın ve toplumsal çürümenin vahim sonucunu teşhir edip ortaya koymaktadır.
Tek cümlelik yeminli suskunluklarda hayatın kendinde dolmuş birikmiş tıkanmış her şeyini anlatmaya herkesi kendine tercüman sayan ve her yerden her yere saçılmış dökülmüş fotoğraflarla veya görsellerle bulaşıp iliştiği etrafı kendine dondurup kamaştırarak hiç kimseyle anlaşmamak üzere anlatılmaz şeyleri sunup sergileme derdiyle tutuşup kıvranan sanal alemcilik çevrim çarkları tutuklusu kıldığı pazar piyasalaşmış dürtü bağımlısı kalabalıkları amansız bir cinnet döngüsünde hem üretiyor hem de öğütüyor. İnanılır güvenilir kimlikte karakterde ve kişilikte neredeyse hiç bir yerde kimsenin kimseye rastlanmadığı; korkunun kuşkunun endişenin kaygının kaypaklığın kepazeliğin dolandırıcılığın geçimsizliğin iki yüzlülüğün çıkarcılığın kayırmacılığın sahteliğin ve fırsat düşkünlüğünün donattığı ve dayattığı arası açık mesafelerde kimse kimseyi ortak duygu ve paydada anlayıp dinleme itibarında değil, hiç bir anlam saygınlık değer ilgi ve duyarlılık tanımayarak birbirinden üstün seçkin baskın ve imtiyazlı olmaların pençesinde kendisiyle dahi yarışarak imaj gösteriş kılıf kalıp ve sahtelik sapkınlıklarında can çekişmekte .
Medyatik şöhretlisi olma uğruna her gün insan kalitesini, yaşama sevincini, ortak değerlerini ve sosyal gelişimini yükseltici eğitimden bilgiden edebiyattan kültürden sanattan akıldan fikirden sorumluluktan aidiyetten idraktan beceriden itibardan ahlaktan duyarlılıktan sevgiden saygıdan özgür iradeden vicdan duygusundan sosyal bilinçten ve adalet muhasebesinden insan kalitesini tüm bunları düşman bilecek şekilde zehir zıkkım yediren magazin afyonlarının Rol Modelliği’ ni kendine kutsal mabetler gibi algılayıp kanıksayan toplum, sahnesi sürekli değişen bilinç altı kapılmışlığıyla hayatından kendinden ülkesinden kaçarak başka bir yerde hiç bulunmadık donatılmış cennetlere varma hayaliyle dizilerde yahut magazin kuruntularında kendine yedirilen lüks dekorlu şiddet cehalet cinayet acımasızlık bencillik kabalık zorbalık ve mutsuzluklardan bölünüp parçalanmışlığa şekillerle konuşup imajlarla reklam afişi gibi sürekli değişimlere soytarılık ederek atomize olmakta. Böylelikle hiç kimse kimseye hiç bir şey anlatmıyor anlatamıyor anlamıyor da zaten. Böyle olunca da herkes birbirine baskın üstün rakipsiz olmak gelmek için akla hayale gelmedik kuşku kahır bela lanet pusu tuzak kasıt ve kötülük doğumlu zorbalıklar şiddet huzursuzluk acımasızlık güvensizlik istismar kanunsuzluk ahlaksızlık duyarsızlık rezillik huzursuzluk istikrarsızlık soytarılık keyfiyet bozulma sahteleşme ve gerilim artarak hayatın tüm alanlarını kuşatıp herkesi esir almaya hükmediyor.
… YİĞİTLİĞİN ve CESARETİN ALNINDAN ÖPEREK … Yeryüzü yıkım yağma işgal talan tecavüz ve katliamcılarının en aşağılık çapulculuklarla liste sırasına göre çullandığı İRAN halkının ölüme zuluma ve zalime meydan okuyan yiğit direnişini yürekten kutluyor alınlarından öpüyorum.
Ordusunun kendilerinden başka diğer hiç kimsenin sahip olmadığı ve yıkım gücünü bilmediği silahları olduğunu kükreyip bağırıp çağırdığı ; Küba gibi sırada sayısız zafer ve fetihlerin hazırda beklemekte tutulduğunu, İRAN sonrası sıraya konanlardan biri de sevgili ülkemiz olduğunu Cia ajanlarının resmen ve alenen dillendirildiği Terörsüz Türkiye markasıyla toplum iradesi dışından planlı projeli eksenlerde TOM BARRAK Bop süreçleriyle yangından mal kaçırılırcasına yürütülen muğlak süreçlerle tüm coğrafyaya yuvarlanıp yıkılıyorken emperyal abluka…
Yollar köprüler ormanlar otlaklar ırmaklar vadiler bayırlar düzler ovalar çayırlar ekinler tarlalar dağlar meralar bağlar evler sokaklar bahçeleriyle, tarih kadar binyıllarca eski; ve insanlığın yaşama sevinci kadar yerli yurtlu ve güncel, yeraltı yerüstü zenginlikleriyle her türlü ortak yaşamın kaynak çeşidine sahip, köklü kültür sanat medeniyetlerinden biri olan İRAN’ ın topyekün varlıklarına göz dikip el koymaya CELLATLAŞMIŞ sömürgeciliğin haydutları olan Amerika- İsrail ‘ ile beraber menfaat ortakçısı diğer yandaş görünmeyen işbirlikçilerinin “ koşulsuz şartsız teslimiyeti kabul etmezseniz sizi haritadan sileri” baskı tehdit saldırı ve ATOM BAŞLIKLI cehennem ablukasına ve her gün gökyüzünden saati yönü belirsiz kıyamet boşalan kesintisiz bombardımana karşı hiç kimsenin ülkesini terk etmeyip, dılarda olanların da akın akın ülkelerine dönerek yalın çıplak ölüme ve cellatlarına meydan okuyan ve göğüs geren direnişin bütün dünyaya unuttuğu değerleri göstererek kutlu ve cesur başkaldırışını yürekten kutluyor, dayanılma duyarlılığını paylaşıyor alnınlarından öpüyorum.
Soyut somut bağlamlı zıtların ve çelişkilerin çözümlendiği kaynaşma buluşma ilişkilenme ve kaynaşma birleşimidir ya hayat… Yaşamsal ihtiyacın doğal döngüsünün temel dayanağını kaynağını düzenini ve devamlılığını sağlamakla zorunlu her canlı türünde olduğu gibi insan da SOMUT haz ve doyum gereksinimleri tedarik ederken, diğer türlerden farklı olarak SOYUT ruhunu da besleyip mutlu olmanın yaşama sevincini dinç duyarlı ve diri tutmak zorundadır. Doyum ve tatmin olmanın ortak değerliliğiyle akıl fikir bilinç deneyim birikim zenginliğini özgür iradesiyle edinip geliştirememişse kişi kendini baskılayan yalan yapay idarelik ve sahteliklerle BAŞKALAŞMAYA saplanır.
Kendi gerçekliğine yabancılaşarak yaşayan kişi, sahteliklerle aldanmayı avuttuğu yalan yanlışları ve istismarcılığı kutlu değer yargısı ve kavramı olarak sapmaların kulu kölesi olup toplumu da aldatıp yanıltan ilişkileriyle kendine benzetmede hiç bir sakınca çekince özür yahut ihtiyat yükü görmez. Hayata yabancılaşarak çıkışı olmayan bu kısır döngülü zibil zindan kabuğunda eksik yanını tamamlama yoluna saparak örtüp kapatmanın esir olur. Rehavet riya ihtişam gösteriş insanlıktan soğuyup kendinden çekilen insanlığın karanlığını sararak baş köşeye oturmuş tutsaklığın dürtü güdümü haline gelir. Böylece sadece bedensel somut ve maddi ihtiyaç zorunluluklarına odaklanan haz ve doyum tutsaklığı bütün insani duygu akıl vicdan ve düşüncelerden yoksunluğuyla kültür sanat sosyalleşmesi üretemez.
Hem ruh hem bedende sağ diri duyarlı etkin ve gerçekliğini kabullenerek davranan ilişkili dolaşımında olması gerekirken, gerçekliğini inkar eden baskılama ve kısıtlamalarla ayarı sapmış hayatı sürdüren ve kovalayan insan sahteliklerin foyasını bürünerek dürtülerini kamufle etmeye sadece soyut gösterişlerle somut maddiyatçılığın hırs kapris tamah ve doyumsuzluğunu bütün bağımlılık iltihap salgınlarıyla harcar tükenir. Yalnızca somut odaklanmaların kulu kölesi olansa soyut söylemlerle kendini kamufle etmeye saplanır kalır. Sonuçta her iki kesim de alırılıkların Mükafat ve Ödül algısıyla kendilerini örtbas ettikleri yapay ve sahtelikler ağında her şeyi kendine vadedilmiş GANİMET mülkü olarak anlayıp götürerek buraya erişip sürekli kılmak için her kokuşmuş çürümüş azgın sapkın aşırılığı çirkefliği zorbalığı ve kötülüğü yasal doğal mübah ve masum sayar. Herkesin aynılaştığı farksızlığı kimliksizliği anlamsızlığı yüzeyselliği kargaşayı gerilimi çatışmayı ayrışmayı acımasızlığı kepazeliği liyakatsizliği haydutluğu iki yüzlülüğü ve keyfiyet zorbalığını yerleşik yaşamın tüketim maddesi haline getiren sosyal bozgun ve toplumsal tükeniş kaynak sebebini buraya borçludur.
Bu yüzden de inandığını idda ettiği itibara hiç kimse ilgili yetkin bilgin duyarlı sorumlu kararlı gerçekçi dürüst özgür saygın adil samimi olmadığı gibi tam tersine gerek ruh ve gerekse bedensel bozulmaların sahte imaj tarz gösteriş hırs yarışları saplantısında insanlığı delik deşik olmuşluğun günümüz malumu rezillik soytarılık kamuflaj ve maske zindanlaşmalarını ölerek yaşar insan. Tüm bu sebeplerle dünyaya ve insanlığa herkesin birbirinden farkı olmayanlığın maske kamuflajlını bapımlılık kodlarını sapma eğimlerini ve marka şeklini veren küresel cellat ve operasyon tanrıları, aynı sapkınlıkların kimyasını yaşayan ve taşıyan imtiyazlı seçkin ve üstün yerli sür saltanat figüranlarıyla baskıladıkları toplumların tüm insanlık ve yaşam hakkını kendilerinin mülkü ve sahteliklerle birbirlerine yapay ilişkillerin uyumlu sadık kulu kölesi kıldılar.
Ezel ezelden beri kendilerine vadedilmiş hak yol yordam ve ganimet nimeti bilerek, düzeni devranı ÇAPULCULUK üzerine kurulu Haçlı Seferciliği’ yle tarih boyunca hep buralarda oldukları ve yakıp yıktıkları coğrafyalara çöküp talan tarumar etmek için Pekaka, Işıd, Taliban, Fethulmetal gibi kiralık katilllerin öngörülen yıkım kundaklamalarına ajan piyonluk yaptığı Bop Eşbaşkanlığı’ na bağlı seçilmiş bölücü yardakçı yerli işbirlikçi plan proje ortaklarıyla en belirgin ve bilindik azgın sapkın çapulculuktan vahşet sapkınlığı hiç görülmedik cehennem zebanisi boyutlarda istikrarsızlık kargaşa kuşatma korku kabus linç ve katliamlara kendilerini en somut İran koordinatında Netenyahu- Trumh Hitler’ i olarak güncellemekteler.
Koyun postuna bürünmüş CANAVARLIK ve canilik donanımlılığıyla benzerlerinin tüm emperyal vampir ölüm zulum yağma sömürü takan işgal saplantılı özelliklerini yaşayan ve taşıyan Rusya ve Çin, batıkı diğerlerinden hiç farkı olmayan arka ve ortaklık kapısını verdikleri rüşvetlerle dolanarak giriştikleri dünya hegomonyacılığının cellat cinayet ve katliam şebekeleridirler. Ve orada dünyadan soyutlanarak hiç bir yardımlaşma görmeksizin milyonlarca insanın çırpınan yakın çıplak yalnızlığı, hiç bir ön yargının kulu köpeği olmadan akıl vicdan sorumluluk hak adalet cesaret duygu sevgi saygı düşünce ahlak özgürlük gibi kutsal değerlerde kendini bulan sancıyan üzülen sızlayan duyan paylaşan ve kayıtsız kalamayan tüm insanlığın ve hepimizindir.
Kanun kural ahlak vicdan akıl sınır özgürlük barış saygı sevgi adalet sorumluluk insanlık tanımaksızın yaratıklaşmış ruhsuz cellatlığın işgal ölüm zulum ihtirasları dışında hiç bir şeyi umursamadığı cehennem cellatlığına karşı hayatı aidiyeti kimliği ve sevgilisi olan ülkesinin uğruna kaybetse de kazanan onurlu İran halkıdır.
Haklı onurlu örnek cesur saygın duruş ve direnişlerine bin selam olsun..!
.. AŞKIN SEYRİ SEFERİNDEN .. Yol ile erişim noktası arasında plastikleşmiş cam cıncık boncuk demir çelik mücevher maden mineral gibi parlak gösterişli ve ışıltılı kılıflardan beton yığını gri morluklarla DEFİN DEFİLESİ olmuşsa, herkesin herkesi ve herkesin kendi kendini kandırarak yaşamaya alıştığı paslı ilişkiler ağında gizli kapaklılığın imaj sahtelik ve tarz külüstürüne tutsaklaşıp hurdalaşmıştır insan.
Çünkü yolu erişim noktasıyla birlikte bütün niyet emek, zahmet özgürlük cesaret ve özgüven donanımlılığıyla birlikte yüklenip yürüyüp yaşamayanın ne aşka seyri seferi vardır ne de hakka hukuka ve insanlığa dair ve ilişkin gerçekçi samimi yolculuğu. Orada her şey körü körüne yapay cisimleşmeye ve ilişkisizliklere kapılmışlığın gösterişli imajlı kumaşına bürünerek dürtü bağımlılığını doyurup tatmin olmanın benlik EGOSU ve doyumsuzluk uçurumu hakimdir. Evet, yanık mum yekdiğerine ışığını yakarak verdikçe kendinden herhangi ve hiç bir şey eksilmez diye bilinse de Mevlana, mutluluk sağlık sıhhat özgürlük inanç ibadet saygınlık hak hukuk her şeyin sanayi pazar piyasa ve tüketim dolaşımına şöhretli seçkin olma kul kurbanlığı bağlamında maddiyatlaştırıldığı plastikleşmiş yaşam biçimi, insan ilişkileri sonsuz kargaşa ve karanlık bozgununda ve insansızlık modeliyle hiç bir mumun diğerini ışığa yakıp aydınlatması mümkün be müsait değildir artık.
Sahteliklerle katmanlaşarak yaşamayı alışıp kanıksamış ruhsuz donuk durağan kapaklı gizli mecalsiz ve cansız plastik cisimleşme hücresinde yolunu yönünü kaybetmiş parıltılı kamaşmaların tutsağı kimsenin yalansız ve yapmacıksız sevgiye saygıya IŞIĞA hakka hukuka yola dünyaya ve aşka ilgisi meramı da yoktur. Ne salt ve soyut ruhun tatmin olma duyumu ne de bedenin beslenme kanma doyumudur aşk ve sevgi. Ama mutlaka her ikisidir. Yoksa soyut ruha hitap eden gerçek dışılıkta hayati ihtiyaç duyduğu somut gerekliliklere kendini duyup yaşayamaz İnsan. Sadece bedenine hitap ederse şehvetin maddiyatın esaretini zehirlenir tükenir insan. Ama her ikisidir ilgi ve ilişkisiyle aşka bağlı sevgiyle sonsuzluğu yaşar dengeler sağlar ve .yürütür.
Duygularından ve duyarlılıklarından izole olmuş soyut kavramlarla somut maddiyat odaklı güç gösteriş şöhret ihtişam konfor ve ihtirasların zehirli bulaş salgınlarını süslenip taşımak, sınırsız sonsuz tükenmişliği insanlık cesedine bağlayan kokuşmuş çürümüşlüğün haz dozu ve bağımlılık rutinidir. Çünkü yolu erişeceği varım yeriyle birlikte taşımaya somut yatkınlığı özgürlüğü emeği sorumluluğu cesareti çabası gayreti ilgisi bilgisi ve hele ki AÇIK YÜREKLİLĞİ olmayan hiç bir olgu ve döngünün inanılır samimi ve gerçek karşılığı yoktur ne yolda ne menzilde ne sevgide ne hayatta ne insanlıkta ne de AŞK ‘ ta .
Dünyanın yuvasını en çetin koşullara karşın hiç bir soyut değişim kostümlerine, plastik yaşam hücrelerine, kapalı gizli sahteliklere ve kendini dışlayan duyarsız sevgisiz ilgisiz uçurumlaşmalara düşmeksizin aşkla ve tutkuyla kurup donatmaya çırpınan kuştan kelebekten tırtıldan ve karıncadan ne fazla ne eksik hayat ve dünya hakkının olmadığı inancıyla AŞK katından aldığı sevgi yükünü kendi huzuruna ve sosyal mutluluğa iletip taşımanın açık yürekliliğini yaşayıp taşımalı ki eziklik yahut üstünlük yarışına girişmeden ve birbirinin ışığına yanarak ikiyüzlülüğün kirli sorunlu arızalı karanlık çelişkilerin kulu kölesi olmaktan kendini kurtarabilsin insan.
Ne inişte ne yokuşta ne düzde, üzerine aldığı ve aklına kalbine koyduğu aşk yükünü yolda bırakırsa gidip varacağı yer, hayat yaşam ve insanlık gerçeğinden kopuk yapay ilişkiler bağımlısı cinnetin ve cehennemin dibidir. Aşkın ve sevginin tabiatında yaşamın bütün saygın değerli sağıltıcı canlı dayanıklı iyilik ve güzelliklerini yüklenip yaşarken rastladığı kainatın her ögesini içeriden ve kapsayan sonsuzluktur yaşama sevincine çırpınan özlem arayış ve tutku. Ağaçlar böcekler ırmaklar dağlar denizler börtüler bitkiler hayvanlar dereler denizler gibi insan da bu tutkuda aşkla ve sevgiyle insanın ihtiyacı hasreti ve özlemidir. Açık yürekliliğin ilgisi meramına rast gelene erişim noktasının kutlu müjdesi olarak duyurusu iletilir ilan olunur. Denklik aynı yolun yük menzilini taşımada yoksa, önünde saygı duyularak eğilip rastlantıyla gelenin kendine geri iade edilmesi gerekir. Sevildiğini bilmek de yolu erişimiyle birlikte taşıyorsa cismi kendi olana sevmek kadar değerli ölümsüz aşktır ve kursaldır çünkü. Değilse bütün sığ girdaplarda boğulan hiçlik avuntusunun merhum dolaşımıdır çığırdan çıkmış akrep yelkovan..!
Çünkü sonsuz güzellikleri tüm değer ilişkileri bağlamında canlı soyut somut cansız her şeyi ve hele hele en başta insanı kendinden ( duygu düşünce arzu istek hayal his heves haz ) soyutlamadan kapsayan sonsuzluktur yol ve yolculuk . Sermayesi servetiyle Sevgi zengini AŞK ise, açık yüreklilikte yapaysız sahtesiz yalansız yapmacıksız silik sönük soğuk yaşadığı kör ve plastikleşmiş ışıltıların kulu kölesi olmayıp uyandıran duygularına cesaretin hasretin insan kalbi yaşama sevinciyle yanıp tutuşan cesaretin sorumluluğun ve emeğin hakkı ve harcıdır.
Bu dağ olmasa öteki dağ vardır çünkü. Bu seyir hali olmasa yarın ki. insan olmazsa diğer iyinin iyisi ve güzeli . Çünkü buzlanmış dolaba porselenden kaba yahut kilidi kılıfı sağlam çekmeceye konup bekletecek zarar ziyanlık değildir ne aşk ne sevgi ne dünya ne de yarın.. Her derdin sefası cefası dermanı ve devasını Aşkla sevgiyle yaşadığım, güne yarına kalan sevgili ömrüme bin selam olsun..!
.. KIYAMETİN KARA BORSASINA DÜŞERKEN İNSANLIK … Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , tarımı bilimi sanayiyi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara seçim, çocuklara bayram, herkese eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
Çünkü..
Öylesine uzaktan yüzeyden takılıyoruz hayata algısıyla yaşayan, hep kötülüğün şiddetin kahrın acının öfkenin denenip sınandığı, ana babasızlığın programlı soğuk silik bozuk sorunlu hastalıklı gergin batak bağımlı; özgüveni sorgulaması duyarlılığı ve farkındalığı olmayan her şeyden izole olmuş başarının kuklası ve kusursuzluğun kölesi insan tipini her türlü tüketim bağımlılıklarıyla besleyip büyütmeye yerini aletlerin eşyaların şekillerin imgelerin saplantıların hurafelerin cihazların ve imajların alıp dadılık yaptığı…
Kendinden herkesi aşağılık gören kibirli böbürlenme, rencide etme, horlama, itici bulma , soyutlama , yabancılaştırma, ayrıştırma, küçümseme ve dışlamalarla, İnsanlığın yitip kayboldukça çölleşen kara borsasındayız malum, yürekten sevmek ve sevilmek yalansız yapmacıksız talep edenin hakkı ve harcıdır. Takip ve talep etmekse hiç bir rica minnet ecir kahır sitem yahut kendi içinden kopup gelen ilgiyi merakı sevinci hissi duyumu çağrıyı yok sayarak bastırılmış ve başkalaştırılmış kendi gerçekliği olmayan kodlarla idarelik davranışlarda ve amellerde bulunmayanın saygınlığına duyarlılığına kişiliğine cesaretine inancına onuruna ve itibarınadır.
İlimde bilimde sanatta ekonomide kültürde ve her başlıkta tüketimde Soygun Sömürü merkezlerine göbekten bağımlı ve ilişkili Doğu Oryantalizmi’ nde sürekli etrafındaki benzerleriyle emperyallerin gözdesi olma boyuşmalarına kapıştırılıp kıyasıya kıran kırana yarıştırılırlar. Bu sayede de sadece despot yönetici zümrelerin sür saltanat çıkarını koruma önceleme ve kollamayı sağlama alarak toplumların ilim bilim kültür sanat huzur adalet kalkınma gelişme güven mutluluk sağlık ihtiyacına yönelik hiç bir kaygı çaba emek gayret ve yatırım ihtiyatı güdülmez. Tam tersine sürü bağışıklığıyla kolayca güdülüp yönetilmeleri için gericilik zavallılık değersizlik yokluk yoksulluk ve hurafecilik bizzat ve bile bile üstün seçkinler hesabına teşvik edilir.
Karakteristik yapısı gereği emperyallerin en başta savaş silah makina teknoloji kimyasal moda gıda ve her türlü ölüm zulüm kötülüğü insansızlaşma ruhsuzluğun sanayi ürünü olan ürettiği her şeyi modern köle pazarları olarak görülen ve bilinen ; ve kaynaklarına göz dikilen yerlere dayatırken çıkan çatışma çapulculuk veya istila işgalciliklerinin yağma yıkımları sırasında soyan sömüren ülke toplumlarının geçmişteki Vietnam, Küba, Güney Afrika, veya Berlin Duvarı benzer deneyimlerinde olduğu gibi KAMU VİCDANI’ dan SAVAŞ ve ZULÜM KARŞITLIĞI destek ve medet umarlar.
Halbu ki o zamanlar insanlık bu denli ruhsuz duyarsızlığa patron tanrılarının üzerinde her türlü oynama yaparak makinalaştırdığı tüketim bağımlılığının kulu kölesi olmamıştı. Diğer taraftan yine o zamanlar insanlar hak hukuk adalet gibi değerlere demokrasi duyarlılığını yahut insanlığı değil, en başta kendi GÜVENLİK ve KONFOR çıkarlarını her şeyden daha çok önceleyerek siyasi ve sosyal etkinliklerde bulunmuştu.
Bu günlerde yalnızlaştırılarak tüm varlığına hiç bir ahlaki hukuki demokratik ve insani değer anlayış ve kural gözetmeksizin çöküp en acımasız katliam tehdit sapkınlık saldırı ve yıkımlarla çullanılan İRAN’ ın despot yobaz ve kendine müstakil yönetimi de, emperyal merkezlere göbekten bağımlı diğer bütün lüks özenti tüketimi batılı fakat gericiliği Oryantalist benzerlerinde olduğu gibi Bop Projeleri kapsamında etrafında yağmalanıp yıkılan Libya Irak gibi ülkeleri uzaktan seyretmiş; ve hatta rakipsizliği öne çıkacağı için de yer yer bölünen parçalanan zaafiyetlerden kendine pay çıkarmaya özen göstermiş; yıkım sırası kendilerine geldiğinde lu günlerdeyse sömürü ülkelerinin Kamu Oyu’ ndan destek medet bekleleriyse diğer ötekilerde olduğu gibi boşa çıkacağı kesindi. Filistin Halkı gibi üzerlerine çullanan Ölümün kucağında yalın çıplak ve yalnız yürekleriyle bilerek ülkelerinden ve ölümden başka kaybedecek hiç bir şeyleri olmayacağı acı gerçekliği farkına vararak dayanıp direnen İran halkının tüm üzüntülerini paylaşmanın selam sevgisiyle.
Özgürlük Bağımsızlık sosyal mutluluk ve gelişmiş kalkınmış toplumsal istikrar ancak kazanılmış birikim ve zenginliklerini üreten ve sağlayan herkesle paylaşarak mümkün olacağına inanan ÖZGÜR İRADE ve ÖZGÜN akıl fikir çaba emek sorumluluk duyarlılık vicdan ahlak liyakat ve kararlılıkla olabilecek kutlu bilgeliğin eseridir.
Bu yüzden baştaki önsözü tekrarla..:
Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , toprağa dayalı tarımı ve hayvancılığı, bilimi sanayiyi eğitimi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların kazanılmış siyasi özgürlüğünün hiçbir anlam değeri kalmayıp köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara dünyada demokrasi pazarlayanlardan bile ilklerden seçme seçilme hakkını, çocuklara insanlık kadar büyüklüğünün ve öneminin bayramını, herkese ayrısız gayrısız eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
…
TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS 2
…
Söz bölüklerinden konuşma dilinin ve aşkın gönül yolunun binasını yaparken bulduğu gördüğü duyduğu her kelimeyi bu bana lazım olur diye alıp akıl alışkanlık ve yürek yüküne sarar işler iyilik güzellik dürüstlük değerlerine tutkuyla bağlı insanlığa hiç bir iflas kaygısı gütmeden aklı fikri vicdanı emeği sorumluluğu ve aşkı öncelemeye çarşı dükkan olmuş hassas duyarlı dengeli onurlu saygın ilgili liyakatli ve özgür iradeli incelikler ilişkili sarraflık.
Fakat gel gör ki günümüz sosyal ilişkileri ve toplumsal döngü her türlü kötülüğü şiddeti kahrı acıyı sefaleti ihtişamı görgüsüzlüğü gericiliği acıyı çileyi zorbalığı hurafeyi sapkınlığı kirlenmeyi bütün yoz ve popüler kültürsüzlüğüyle kapış kapış harcayıp tükettiği halde kendi suçlu sorumlu etki ve katkı payını hiç yüzleşmeksizin daima faili meçhul kendi benzerlerini suçlayarak kahır sitem sızlanma ve şikayetlenmelerle kendini kandırıp her gün daha da kötüleşen yıkım ve çöküş ve çürüme kesatından dünya günlüğü oyalanıyor.
Bekçilikle çöpçülük arasında kalan hınca hınç yabancılaşma mesafelerinden Şehir efsaneli hatlarında gide gele tütün Tablası da dolmuştur , umutsuz değersiz istikrarsız gergin bekleyişlerin kalıplaşmış yarınsızlığı da kimsenin kimseye ilgisi bağı yakınlığı ve insanlığı yok . Herkes diğerinden özgün farkı olmayan mükemmellik ve iyimserlik kisvesi altında sicili bozuk bencilliği besleyen şiddeti kutsayıp kötülüğü masum ve mübah görerek yapay dolaşımlı aidiyetsizliğe duvarlaşmış donanmış kozmik ağlarda kopuk kaypak kurak bunalımlı gerilimli ve kayıt dışı sahtelik maskesi ablukasında çürüyerek yaşıyor.
Paket proğramlanmışlığın süper marketi ve ruhu yaşadığı çevreyle beraber örtülü örülü ve gömülü akıl fikir irade mantık duygu düş düşünce yoksunu hızlı yaşamanın ilgisi alakası doğal döngülere hiç dokunmadan poz ve ahkam kesme salgınlarıyla herkes herkesten ayrı gayrı kendi saplantılarıyla dönüşümlü olarak ören viran oluyor.
Kendini sorgulama yüzleşmesi olmayan tenkitle kıyasla zamansızlıkla rencideyle dışlamayla dalavereyle umarsızlıkla panikle özdeş..
Hiç kimse saygı sevgi paylaşma akıl vicdan hak hukuk emek özveri dayanışma özgürlük kültür sanat samimiyet aidiyet liyakat kimlik sorumluluk onur itibar gibi ortak değerleri umursayıp önemsemiyor.
Kendi yozlaştırma ve popülerlik afyonlarları zehirleyen magazin medyatikliğinin boşaltıp kustuğu soytarılığı sahtekarlığı acımasızlığı rezilliği çirkefleşmeyi gericiliği cehaleti kibiri kutuplaşmayı gerilimi kayıtsızlığı bunalımı karamsarlığı iletişimsizliği endişeyi korkuyu kaygıyı güvensizliği ve şiddet bağımlılığını beslenip barındığı mutsuzluğu ve ihtirasları uğruna her kötülüğü mübah sayan yaşam döngüsünde çocuklarını da aynı dengesiz istikrarsız yoksunluğun başarı grafiği yüksek en mükemmeli baskını seçkini bağnazı bencili acımasızı ve rakipsizi olmasına yalnız yitik güvensiz itibarsız ve şiddet eğilimleriyle donatılmış kodlayan bağımlılık travmalarıyla ihtişamı ve şöhreti önceleyen insanlığa yabancılaşma hücrelerinde yetiştirip büyütüyor.
Hal böyle okunca ve herkes bu onarımsız tamiratsız yıkım bozgun travma ve çürüme çöküntüsü girdaplarına tutsaklanınca hiç bir ortak aidiyet değeri kalmamış azgın sapkın toplumsal bozulmuşluklar sürüklenişinde tutunamayarak sefalet rezalet ve felaket odaklılığın biri bitmeden diğerini yaşamaya alışmış kanıksamış sahtelik ve soyutlaşma bağımlılıklarının kölesi ve tüketicisi oldu gitti ve bitti insanlık.
Herkes efendi mülayim mutlu mesut sosyete gösterişlisi fakat yaşanan sosyal hayatın her yeri cinnet cinayet bunalım gerilim şiddet felaket ..
Çünkü herkes kendi varlığını hayata katan gerçeklik duygusunu yitirmiş proğramlı hırs yarış gösteriş bencillik ve yalanlarla yaşadığı iletişimsizliğe izole olmuş magazin ve reklam kamuflajlarının yapılandırdığı özenti imaj ve kumaşını her şeyden çok önemsiyor ve önceliyor. Bu yüzden de özgür iradeli duyarlı sorumlu ve kişilikli karakter sahibi olmaya değil, herkesin ayrışmış kutuplaşmışlığın adanmış müşterisi ve sicili yörüngesi kayıp kimliksizliğin gösterişli maskelerle kabul gördüğüne inanıp kutsadığı beğeni şöhretlisi olmaya hayatını terkeden piyasa aksamıdır artık insanlık.
Kendi çıkar bağımlılık dayatma ve keyfiyet önceliğinden başka herkesi piyasa eşyası ve tedavül değeri düşük serbest pazar zibili olarak bakan gören kibirli gösterişli inanış anlayış ve yaklaşımlarla hiç bir şeyin olduğu gibi görünmediği ve yaşanılmadığı ayan beyandan..
Taa kundaktan itibaren ilişkilendiği herkesi uyanık ve kolaycı fırsatçılığın kulu düşkünü ve kölesi, kendisineyse her türlü imtiyazın seçkin şöhretlisi olarak görmeye öğretilip yetiştirilen hiç bir kişiye eğitim öğretimin de zerrece bir etkisi katkısı yoktur. Aksine azıp kuduran huzursuz değişkenlik dönüşüm ve başkalaşma doyumsuzluğunu doyurup kandırmak için kendini sabitlediği dengesiz duyarsız saplantılarla toplumsal iletişimi bozuk ortak değerlerden kokuşmuş çürümüş medya ve magazin kuklası insanın mutluluk ve güven dengesinde karşılık bulamadığı her damardan sadece felaket sonuçlusu değil, ana baba öğretmen dönüm dolaşım trafik sisteminin mkgazşnleşmiş hayata tutsak herkesin katılım dahliyle doğuranı taşıyıcısı pazarlayanı proğramlayıcısı işleteni ve yüklenicilerinin sorumlu ve suçlu olduğu OKULLARDA değil her alanda her an her yerden birikmiş ve bilenmiş sosyopat sorun irin iltihap cinnet talan tecavüz saldırganlık gerilimleri etrafa patlar püskürür sıçrar ve boşalır.
Gelişip büyümediği Onur saygınlık bilgi kültür adalet özgürlük ve özveri sorumluluk özgüvenlere ilgisi tahammülü olmayan korku zaafiyet acizlik kimsesizlik kimliksizlik yalnızlık ve değersizlik duygusuyla sahte mutluluk gülücükleri yayan savuran her türlü şiddet eğilimli yapaylık ve anormallik doğal sıradan vazgeçilmez gerekli sayılıp inanıldı.
Kimsenin kimseyle ortak yaşam ilgisi bağı tahammülü kabulü iletişimi değeri duyarlılığı ve aidiyeti yok. Bu bakımdan bütün hata suç saldırı sabıka rezillik ve yanlışlarını kutsayıp başkasını dışlama kötüleme şeytanlaştırma eğiliminden kaynaklı anlayışsızlık acımasızlık cehalet boşluk kayıtsızlık anlamsızlık yokluk karamsarlık ruhsuzluk yalnızlık doyumsuzluk iletişimsizlik eğitimsizlik umutsuzluk darlık mutsuzluk kişiliksizlik ve özenti mahkumu ; yıkıcı huzur bozmaya uyuşturucuya şiddete saldırganlaşıyor.
Pazar Piyasası bundan götürüyor diye bildiği doğruları ve binyıllarca kazanılmış bütün ortak değerleri terkederek unutan sosyal demans, kayıtsız ilgisiz kalarak korkunç bozulmaların toplu mezarlığına gömülürken Gelin Kaynana, İzdivaç, Yemekteyiz gibi ve benzerlerle kim kimi doğradı sataştı korkuttu kesti biçti yıktı yaktı tehdit ve tecavüz etti psikopatlığını günlerce sündürülen örgütlü magazin afyonlarının yedirilip yutturulduğu ihmalleri her türlü sapkınlığı kibiri gösterişi zorbalığı maskeyi ahlaksızlığı menfaatçiliği bencilliği markalaşmayı dekorlaşmayı ruhsuzluğu kanunsuzluğu kabadayılığı eğitimsizliği ve şiddeti vitrinleyen dizi furyası bağımlılığı tabutundan yozlaşmayı çürümeyi çöküşü yobazlığı eğitimsizliği şiddeti gerilimi bunalımı aklı fikri kültürü sanatı toplumsal bilinci ve sosyal dayanışma kültürü amansız yağma ve yıkımların keyfiyet hükmüne teslim edildi..
Çocukluğundan beri kimsesizliğin kaderine itilip terkedilerek hızlı tüketim cennetinden üstün ve seçkin olma payı kapmak için herkesin birbirini bozduğu ezdiği ve kıyasıya yarıştığı duyarsız ilişkisiz yüksek başarıya odaklanma esaretiyle her kötülüğün azgın sapkın tüm hile dolap dümen sahtekarlık usulsüzlük kanunsuzluk dalavere gibi insanlık dışılığını yaşamada hiç bir ihtiyat sakıncası görmeyerek imtiyazlı ayrıcalıklılığa şartlanmış büyütülmüş her kişi, çocukluğu olmayan arızalı çarkıt bozuk kişiliksizliğinin üzerine yaşam gerçekliğiyle özdeş dengeli anlayışlı özgüvenli kişilikli saygın özgür ve sevgi bağıyla ilişkili hayatını sürdürmesi ve sağlıklı toplumsal iletişim aidiyeti kurması asla mümkün değildir.
Sınırsız sorgusuz soygun ve sömürü pazarı olan kendinden ilgiyi umudu alakayı keserek sürekli başkalaşma imajına yalnızlaştırılmış insan yığınlarını muhtaçlık müşterisi olarak gören küresel patron tanrıların hükmettiği karşı konulmaz topyekün İSTİLA herkesin her ana erişim bağımlılığını şart koştuğu ve en başta kibiri kişiliksizliği gösterişi nefreti kayıtsızlığı acıyı ve şiddeti tüketime dayattığı sosyal hafızası silinmiş herkese yeryüzünü sınırsız kotasız gezen tozan lüks ve konforlu dekor ve kumaşlar içinde yaşadığı imajı algısıyla servis edip maskelendiği sanal dünya çöplüğünde yalnızlık hiçlik yenilmişlik yokluk acizlik doyumsuzluk ve unutulmuşluk duygusu, her türlü yozlaşma yanlışlarını doğru bilerek tıkandığı tükenmişlikten şiddet sapkınlığı olarak patlayıp geri dönüşümünü mezarlaşmış hayatına boşaltılır.
Bir yaralı sancılı yılgın yorgun tükenmişliğin bütün yitik kayıp kokuşmuş çürümüşleriyle toplumsal iflasını duyuran zehir zemberek Sosyal Demans travmasıdır, kayıtsız ilgisiz kalınarak büyümesi sağlanıp çürüdüğü her yerden patlak veren her türlü ŞİDDETİN yıkıcı felaketiyle beraber dışa vurumu. Ve her felakette sebeplerin kaynağı durumdan istifadeci olan etki katkı ve yetki sahibi asıl sorumlu ve suçlularsa kendilerini bulanık puslu karanlıklara ve kargaşalara saklayıp arazi ederek kendilerini ihmal edilmiş bütün cürümlerini faili meçhule örtbas edip bir sonraki felaket günceline kadar unuttururlar.
Seyfi Karaca...Nisan / 26
…
TOPLUMSAL ÇÜRÜME ve SOSYAL DEMANS
…
Günümüz insan tipi ve toplum ilişkileri en çok yeri yurdu kimliği belirsizliğin ortak yaşam anlayışı duygusu belleği bilinci ve alışkanlığı olmayan amansız kendini baskılama ve BUNAMA değişim dönüşüm bağımlılığını tüketime dayatıyor.
Eski köle pazarlarının gelenekselliğinin modernize edilmiş güncel fabrikasyon ve endüstri piyasası olan bu çıkışsız çözümsüz kozmik sarmalda ortak değerlerin ters yüz edilerek insanken kendini öremcekleşmiş ağın zindan tuzaklarından kaçması mümkün olmayan ışıksız kapısız yolsuz ve penceresiz avın seçkin ve gözde şöhretlisi algısıyla kaçak tutsak ve sığıç yaşanıyor.
Bu yüzden Ahçılık Bilişim Turizm ve Estetik Cerrahi herkesin benliğini yitirdiği meslek grupları olarak en ön sıra saflarda toplum hayatını kuşatıp hapsediyor. Çünkü her şeyi unutarak yemeye içmeye estetiğe kendinden kaçışa ve sanal ağlarda kendini popüler kültürün yozlaşmış kokuşmuş sığ soyut tek düzeliğine ve herkesin birbirinin benzeri TEK TİPLİLİĞİNE uzun cümle anlayış konuşma kavrayış tahammül ve donanım ilişkisinden uzak ve yorgun sınırsız DEMANS ve sonsuz bunama bilinçli olarak şıstematikman soyan sömüren ayar düzen sahiplerince dayatılıyor.
Çünkü emeğiyle liyakatli özgürlüğü hakkı hukuku güveni cesareti saygıyı ve üretimliliği sağlayıp paylaşamayan her geri kalmışlık; içeriğe değil gösterişe güce ve görünüşe bağımlı görgüsüzlüğü sabahtan akşama alıştırıp uyuşturan özenti bağımlısı popülerlik ve şöhret salgınlarından boşalıp dökülen her şey değerli anlamlı vazgeçilmez ve kutsal sayılıyor.
Hem lüks sosyeteleşmesine dayalı döşeli arabeskliğin ACIKEŞLİK feryat figanlarıyla yutkunup avunmak; hem israfı masrafı bol sofra sergilerinden tıkınarak katalog gözdesi foto modelliğin incelik ölçülerine rehin günü geceyi şaşırmak; hem sosyo psikopatlığın azgın sapkın şiddetli saldırganı olup hem de aşkım aşkım rüsva soytarılığı vitrinlemek; hem doğayı çevreyi talan tarumar edenlerin soygun sömürü kirine çöpüne betonlaşan süper markalaşmaların tabutunda oturmak hem de doğa hayvan inanç itibar ve insan severmişliğin sanal selfi pozuna forslu imajlı fiyakalar kesmek, rezaleti duyarsızlığı ve cehaleti kutsamakla sonucu baştan malum sosyal dermansın ve toplumsal çürümenin tetikleyen çelişki yumağıydı zaten.
Bu bakımdan özenti bağımlılıklarının kulu kölesi olmaktan kendini kurtaramayan her leyin hazır paket imaj ambalajlarla yapay zekalaşmış güncelde artık hiç kimse kendi yüzü samimiyeti iradesi algısı bilgisi brikimi duruşu tavrı inancı duygusu özgürlüğü fikri vicdanı aklı düşüncesi mantığı duyarlılığı kişiliği ve kimliğiyle hayatı yorup yaşamıyor.
Neredeyse yüzünde estetik ipleri gerdirilmiş zımparalanmadık yeri kalmamış botoks veya sipariş kataloğuna göre cerrahi müdahaleli değişip başkalaşma işlemli atölye çalışması yaptırmadık - bu günün değer görme ve ihtiyaç algısı bu diye - hiç kimse yok gibi.
Tutsun beğenilsin öne çıksın gözde olsun popüler dolaşımın ikon tanrısı veya tanrıçası gibi yüceltilsin kabul görsün gibilerin esiri olan toplumsal içerik ve sosyal hayatın özü sözü, özünü anlamını değerini ve doğallığını yitirmiş yoksullaşmış insanla beraber yoz kültür malzemesi ve tekdüzeliğe çer çöp oldu.
İnsanların uğruna her şeyini yitirip kaybetme pahasına da olsa kıran kırana odaklandığı özentiyle beraber hırs yarış kibir bağnazlık gösteriş kapris şatafat üstünlük ve bencillik saplantı çıkmazında sürekli imaj değişimine kendini zorlamak, dur durak bilmeyen yersiz mekansızlığın sürekli gezme zorunluluğuna sürüklenen yeme içmeye odaklı ve proğramlı turizm kuklacılığına herkesi bağımlı kılıyor.
Bu yüzden herkesin kısa kestirmeden en şöhretlisi olmaya her yolu mübah saydığı bu yoz kültürleşme çevrim çarkında hiç kimse akıl fikir irade eğitim sanat hak hukuk adalet sorumluluk bilgi beceri emek liyakat sanat güven dürüstlük samimiyet duygu saygı sevgi paylaşma düşünce ve duyarlılığıyla değil, insanı toplumu ve bireyi kurak köhne piyasa etiketliliğin özenti pazarı ve kullan at tüketim model ve marka bağımlısı kılan sanal sahteliğe ( taaa beşikten itibaren ve mezara kadar) hastalıklı sorunlu ve gerilimli bunamayı ve bunanımlı yaşamayı tercih etmekte.
O yüzden de uluslararası piyasa markası olan Kim Milyoner Olmak İster genel kültür ve bilgi yarışmasında ekseriyetle yüksek prof ünvanlı ve akademik eğitimli kişilerin katıldığı sunum sergisinde tüm joker destek dayanakların kör topallarıyla beraber iki üç soruda sosyal dermansın ciddiyetini ortaya koyan rezil rüsva olmaları, sistematikman kotarılmış çöküş ve çürümeye işaretle hiç de suradan ve tesadüfü değildir.
Ayrıca program sunucularının saldırganlığı yozlaşmayı keyfiyet zorbalığını ve şiddeti övüp yücelten toplum mühendisliğinin bir parçasın olan dizi şöhretlilerinden seçilmiş olması; ve oraya katılan herkesin bilgisini sergilemekten ziyade sunucuyla tanışmış olmanın büyük mutluluğunu ve gururunu yaşadığını önemsemesi ve öncelemesi, imaj gösteriş özenti şatafat sanal ve soyutlaşma bağımlılık seviyesi ne kadar yukarı taşımmış ve kültür seviyesi aşağıya çekilmiş ilişkisi idrakı ilgisi bağı ve alışkanlığ kendi dünya gerçekliğinden yılgın yorgun ve kopuk sosyal demansın ve toplumsal çürümenin vahim sonucunu teşhir edip ortaya koymaktadır.
Tek cümlelik yeminli suskunluklarda hayatın kendinde dolmuş birikmiş tıkanmış her şeyini anlatmaya herkesi kendine tercüman sayan ve her yerden her yere saçılmış dökülmüş fotoğraflarla veya görsellerle bulaşıp iliştiği etrafı kendine dondurup kamaştırarak hiç kimseyle anlaşmamak üzere anlatılmaz şeyleri sunup sergileme derdiyle tutuşup kıvranan sanal alemcilik çevrim çarkları tutuklusu kıldığı pazar piyasalaşmış dürtü bağımlısı kalabalıkları amansız bir cinnet döngüsünde hem üretiyor hem de öğütüyor.
İnanılır güvenilir kimlikte karakterde ve kişilikte neredeyse hiç bir yerde kimsenin kimseye rastlanmadığı; korkunun kuşkunun endişenin kaygının kaypaklığın kepazeliğin dolandırıcılığın geçimsizliğin iki yüzlülüğün çıkarcılığın kayırmacılığın sahteliğin ve fırsat düşkünlüğünün donattığı ve dayattığı arası açık mesafelerde kimse kimseyi ortak duygu ve paydada anlayıp dinleme itibarında değil, hiç bir anlam saygınlık değer ilgi ve duyarlılık tanımayarak birbirinden üstün seçkin baskın ve imtiyazlı olmaların pençesinde kendisiyle dahi yarışarak imaj gösteriş kılıf kalıp ve sahtelik sapkınlıklarında can çekişmekte .
Medyatik şöhretlisi olma uğruna her gün insan kalitesini, yaşama sevincini, ortak değerlerini ve sosyal gelişimini yükseltici eğitimden bilgiden edebiyattan kültürden sanattan akıldan fikirden sorumluluktan aidiyetten idraktan beceriden itibardan ahlaktan duyarlılıktan sevgiden saygıdan özgür iradeden vicdan duygusundan sosyal bilinçten ve adalet muhasebesinden insan kalitesini tüm bunları düşman bilecek şekilde zehir zıkkım yediren magazin afyonlarının Rol Modelliği’ ni kendine kutsal mabetler gibi algılayıp kanıksayan toplum, sahnesi sürekli değişen bilinç altı kapılmışlığıyla hayatından kendinden ülkesinden kaçarak başka bir yerde hiç bulunmadık donatılmış cennetlere varma hayaliyle dizilerde yahut magazin kuruntularında kendine yedirilen lüks dekorlu şiddet cehalet cinayet acımasızlık bencillik kabalık zorbalık ve mutsuzluklardan bölünüp parçalanmışlığa şekillerle konuşup imajlarla reklam afişi gibi sürekli değişimlere soytarılık ederek atomize olmakta.
Böylelikle hiç kimse kimseye hiç bir şey anlatmıyor anlatamıyor anlamıyor da zaten. Böyle olunca da herkes birbirine baskın üstün rakipsiz olmak gelmek için akla hayale gelmedik kuşku kahır bela lanet pusu tuzak kasıt ve kötülük doğumlu zorbalıklar şiddet huzursuzluk acımasızlık güvensizlik istismar kanunsuzluk ahlaksızlık duyarsızlık rezillik huzursuzluk istikrarsızlık soytarılık keyfiyet bozulma sahteleşme ve gerilim artarak hayatın tüm alanlarını kuşatıp herkesi esir almaya hükmediyor.
Seyfi Karaca…… Nisan/26
…
YİĞİTLİĞİN ve CESARETİN ALNINDAN ÖPEREK
…
Yeryüzü yıkım yağma işgal talan tecavüz ve katliamcılarının en aşağılık çapulculuklarla liste sırasına göre çullandığı İRAN halkının ölüme zuluma ve zalime meydan okuyan yiğit direnişini yürekten kutluyor alınlarından öpüyorum.
Ordusunun kendilerinden başka diğer hiç kimsenin sahip olmadığı ve yıkım gücünü bilmediği silahları olduğunu kükreyip bağırıp çağırdığı ; Küba gibi sırada sayısız zafer ve fetihlerin hazırda beklemekte tutulduğunu, İRAN sonrası sıraya konanlardan biri de sevgili ülkemiz olduğunu Cia ajanlarının resmen ve alenen dillendirildiği Terörsüz Türkiye markasıyla toplum iradesi dışından planlı projeli eksenlerde TOM BARRAK Bop süreçleriyle yangından mal kaçırılırcasına yürütülen muğlak süreçlerle tüm coğrafyaya yuvarlanıp yıkılıyorken emperyal abluka…
Yollar köprüler ormanlar otlaklar ırmaklar vadiler bayırlar düzler ovalar çayırlar ekinler tarlalar dağlar meralar bağlar evler sokaklar bahçeleriyle, tarih kadar binyıllarca eski; ve insanlığın yaşama sevinci kadar yerli yurtlu ve güncel, yeraltı yerüstü zenginlikleriyle her türlü ortak yaşamın kaynak çeşidine sahip, köklü kültür sanat medeniyetlerinden biri olan İRAN’ ın topyekün varlıklarına göz dikip el koymaya CELLATLAŞMIŞ sömürgeciliğin haydutları olan Amerika- İsrail ‘ ile beraber menfaat ortakçısı diğer yandaş görünmeyen işbirlikçilerinin “ koşulsuz şartsız teslimiyeti kabul etmezseniz sizi haritadan sileri” baskı tehdit saldırı ve ATOM BAŞLIKLI cehennem ablukasına ve her gün gökyüzünden saati yönü belirsiz kıyamet boşalan kesintisiz bombardımana karşı hiç kimsenin ülkesini terk etmeyip, dılarda olanların da akın akın ülkelerine dönerek yalın çıplak ölüme ve cellatlarına meydan okuyan ve göğüs geren direnişin bütün dünyaya unuttuğu değerleri göstererek kutlu ve cesur başkaldırışını yürekten kutluyor, dayanılma duyarlılığını paylaşıyor alnınlarından öpüyorum.
Soyut somut bağlamlı zıtların ve çelişkilerin çözümlendiği kaynaşma buluşma ilişkilenme ve kaynaşma birleşimidir ya hayat…
Yaşamsal ihtiyacın doğal döngüsünün temel dayanağını kaynağını düzenini ve devamlılığını sağlamakla zorunlu her canlı türünde olduğu gibi insan da SOMUT haz ve doyum gereksinimleri tedarik ederken, diğer türlerden farklı olarak SOYUT ruhunu da besleyip mutlu olmanın yaşama sevincini dinç duyarlı ve diri tutmak zorundadır.
Doyum ve tatmin olmanın ortak değerliliğiyle akıl fikir bilinç deneyim birikim zenginliğini özgür iradesiyle edinip geliştirememişse kişi kendini baskılayan yalan yapay idarelik ve sahteliklerle BAŞKALAŞMAYA saplanır.
Kendi gerçekliğine yabancılaşarak yaşayan kişi, sahteliklerle aldanmayı avuttuğu yalan yanlışları ve istismarcılığı kutlu değer yargısı ve kavramı olarak sapmaların kulu kölesi olup toplumu da aldatıp yanıltan ilişkileriyle kendine benzetmede hiç bir sakınca çekince özür yahut ihtiyat yükü görmez.
Hayata yabancılaşarak çıkışı olmayan bu kısır döngülü zibil zindan kabuğunda eksik yanını tamamlama yoluna saparak örtüp kapatmanın esir olur. Rehavet riya ihtişam gösteriş insanlıktan soğuyup kendinden çekilen insanlığın karanlığını sararak baş köşeye oturmuş tutsaklığın dürtü güdümü haline gelir. Böylece sadece bedensel somut ve maddi ihtiyaç zorunluluklarına odaklanan haz ve doyum tutsaklığı bütün insani duygu akıl vicdan ve düşüncelerden yoksunluğuyla kültür sanat sosyalleşmesi üretemez.
Hem ruh hem bedende sağ diri duyarlı etkin ve gerçekliğini kabullenerek davranan ilişkili dolaşımında olması gerekirken, gerçekliğini inkar eden baskılama ve kısıtlamalarla ayarı sapmış hayatı sürdüren ve kovalayan insan sahteliklerin foyasını bürünerek dürtülerini kamufle etmeye sadece soyut gösterişlerle somut maddiyatçılığın hırs kapris tamah ve doyumsuzluğunu bütün bağımlılık iltihap salgınlarıyla harcar tükenir. Yalnızca somut odaklanmaların kulu kölesi olansa soyut söylemlerle kendini kamufle etmeye saplanır kalır.
Sonuçta her iki kesim de alırılıkların Mükafat ve Ödül algısıyla kendilerini örtbas ettikleri yapay ve sahtelikler ağında her şeyi kendine vadedilmiş GANİMET mülkü olarak anlayıp götürerek buraya erişip sürekli kılmak için her kokuşmuş çürümüş azgın sapkın aşırılığı çirkefliği zorbalığı ve kötülüğü yasal doğal mübah ve masum sayar.
Herkesin aynılaştığı farksızlığı kimliksizliği anlamsızlığı yüzeyselliği kargaşayı gerilimi çatışmayı ayrışmayı acımasızlığı kepazeliği liyakatsizliği haydutluğu iki yüzlülüğü ve keyfiyet zorbalığını yerleşik yaşamın tüketim maddesi haline getiren sosyal bozgun ve toplumsal tükeniş kaynak sebebini buraya borçludur.
Bu yüzden de inandığını idda ettiği itibara hiç kimse ilgili yetkin bilgin duyarlı sorumlu kararlı gerçekçi dürüst özgür saygın adil samimi olmadığı gibi tam tersine gerek ruh ve gerekse bedensel bozulmaların sahte imaj tarz gösteriş hırs yarışları saplantısında insanlığı delik deşik olmuşluğun günümüz malumu rezillik soytarılık kamuflaj ve maske zindanlaşmalarını ölerek yaşar insan.
Tüm bu sebeplerle dünyaya ve insanlığa herkesin birbirinden farkı olmayanlığın maske kamuflajlını bapımlılık kodlarını sapma eğimlerini ve marka şeklini veren küresel cellat ve operasyon tanrıları, aynı sapkınlıkların kimyasını yaşayan ve taşıyan imtiyazlı seçkin ve üstün yerli sür saltanat figüranlarıyla baskıladıkları toplumların tüm insanlık ve yaşam hakkını kendilerinin mülkü ve sahteliklerle birbirlerine yapay ilişkillerin uyumlu sadık kulu kölesi kıldılar.
Ezel ezelden beri kendilerine vadedilmiş hak yol yordam ve ganimet nimeti bilerek, düzeni devranı ÇAPULCULUK üzerine kurulu Haçlı Seferciliği’ yle tarih boyunca hep buralarda oldukları ve yakıp yıktıkları coğrafyalara çöküp talan tarumar etmek için Pekaka, Işıd, Taliban, Fethulmetal gibi kiralık katilllerin öngörülen yıkım kundaklamalarına ajan piyonluk yaptığı Bop Eşbaşkanlığı’ na bağlı seçilmiş bölücü yardakçı yerli işbirlikçi plan proje ortaklarıyla en belirgin ve bilindik azgın sapkın çapulculuktan vahşet sapkınlığı hiç görülmedik cehennem zebanisi boyutlarda istikrarsızlık kargaşa kuşatma korku kabus linç ve katliamlara kendilerini en somut İran koordinatında Netenyahu- Trumh Hitler’ i olarak güncellemekteler.
Koyun postuna bürünmüş CANAVARLIK ve canilik donanımlılığıyla benzerlerinin tüm emperyal vampir ölüm zulum yağma sömürü takan işgal saplantılı özelliklerini yaşayan ve taşıyan Rusya ve Çin, batıkı diğerlerinden hiç farkı olmayan arka ve ortaklık kapısını verdikleri rüşvetlerle dolanarak giriştikleri dünya hegomonyacılığının cellat cinayet ve katliam şebekeleridirler.
Ve orada dünyadan soyutlanarak hiç bir yardımlaşma görmeksizin milyonlarca insanın çırpınan yakın çıplak yalnızlığı, hiç bir ön yargının kulu köpeği olmadan akıl vicdan sorumluluk hak adalet cesaret duygu sevgi saygı düşünce ahlak özgürlük gibi kutsal değerlerde kendini bulan sancıyan üzülen sızlayan duyan paylaşan ve kayıtsız kalamayan tüm insanlığın ve hepimizindir.
Kanun kural ahlak vicdan akıl sınır özgürlük barış saygı sevgi adalet sorumluluk insanlık tanımaksızın yaratıklaşmış ruhsuz cellatlığın işgal ölüm zulum ihtirasları dışında hiç bir şeyi umursamadığı cehennem cellatlığına karşı hayatı aidiyeti kimliği ve sevgilisi olan ülkesinin uğruna kaybetse de kazanan onurlu İran halkıdır.
Haklı onurlu örnek cesur saygın duruş ve direnişlerine bin selam olsun..!
Seyfi Karaca…. Nisan/26
..
AŞKIN SEYRİ SEFERİNDEN
..
Yol ile erişim noktası arasında plastikleşmiş cam cıncık boncuk demir çelik mücevher maden mineral gibi parlak gösterişli ve ışıltılı kılıflardan beton yığını gri morluklarla DEFİN DEFİLESİ olmuşsa, herkesin herkesi ve herkesin kendi kendini kandırarak yaşamaya alıştığı paslı ilişkiler ağında gizli kapaklılığın imaj sahtelik ve tarz külüstürüne tutsaklaşıp hurdalaşmıştır insan.
Çünkü yolu erişim noktasıyla birlikte bütün niyet emek, zahmet özgürlük cesaret ve özgüven donanımlılığıyla birlikte yüklenip yürüyüp yaşamayanın ne aşka seyri seferi vardır ne de hakka hukuka ve insanlığa dair ve ilişkin gerçekçi samimi yolculuğu. Orada her şey körü körüne yapay cisimleşmeye ve ilişkisizliklere kapılmışlığın gösterişli imajlı kumaşına bürünerek dürtü bağımlılığını doyurup tatmin olmanın benlik EGOSU ve doyumsuzluk uçurumu hakimdir.
Evet, yanık mum yekdiğerine ışığını yakarak verdikçe kendinden herhangi ve hiç bir şey eksilmez diye bilinse de Mevlana, mutluluk sağlık sıhhat özgürlük inanç ibadet saygınlık hak hukuk her şeyin sanayi pazar piyasa ve tüketim dolaşımına şöhretli seçkin olma kul kurbanlığı bağlamında maddiyatlaştırıldığı plastikleşmiş yaşam biçimi, insan ilişkileri sonsuz kargaşa ve karanlık bozgununda ve insansızlık modeliyle hiç bir mumun diğerini ışığa yakıp aydınlatması mümkün be müsait değildir artık.
Sahteliklerle katmanlaşarak yaşamayı alışıp kanıksamış ruhsuz donuk durağan kapaklı gizli mecalsiz ve cansız plastik cisimleşme hücresinde yolunu yönünü kaybetmiş parıltılı kamaşmaların tutsağı kimsenin yalansız ve yapmacıksız sevgiye saygıya IŞIĞA hakka hukuka yola dünyaya ve aşka ilgisi meramı da yoktur.
Ne salt ve soyut ruhun tatmin olma duyumu ne de bedenin beslenme kanma doyumudur aşk ve sevgi. Ama mutlaka her ikisidir. Yoksa soyut ruha hitap eden gerçek dışılıkta hayati ihtiyaç duyduğu somut gerekliliklere kendini duyup yaşayamaz İnsan. Sadece bedenine hitap ederse şehvetin maddiyatın esaretini zehirlenir tükenir insan. Ama her ikisidir ilgi ve ilişkisiyle aşka bağlı sevgiyle sonsuzluğu yaşar dengeler sağlar ve .yürütür.
Duygularından ve duyarlılıklarından izole olmuş soyut kavramlarla somut maddiyat odaklı güç gösteriş şöhret ihtişam konfor ve ihtirasların zehirli bulaş salgınlarını süslenip taşımak, sınırsız sonsuz tükenmişliği insanlık cesedine bağlayan kokuşmuş çürümüşlüğün haz dozu ve bağımlılık rutinidir.
Çünkü yolu erişeceği varım yeriyle birlikte taşımaya somut yatkınlığı özgürlüğü emeği sorumluluğu cesareti çabası gayreti ilgisi bilgisi ve hele ki AÇIK YÜREKLİLĞİ olmayan hiç bir olgu ve döngünün inanılır samimi ve gerçek karşılığı yoktur ne yolda ne menzilde ne sevgide ne hayatta ne insanlıkta ne de AŞK ‘ ta .
Dünyanın yuvasını en çetin koşullara karşın hiç bir soyut değişim kostümlerine, plastik yaşam hücrelerine, kapalı gizli sahteliklere ve kendini dışlayan duyarsız sevgisiz ilgisiz uçurumlaşmalara düşmeksizin aşkla ve tutkuyla kurup donatmaya çırpınan kuştan kelebekten tırtıldan ve karıncadan ne fazla ne eksik hayat ve dünya hakkının olmadığı inancıyla AŞK katından aldığı sevgi yükünü kendi huzuruna ve sosyal mutluluğa iletip taşımanın açık yürekliliğini yaşayıp taşımalı ki eziklik yahut üstünlük yarışına girişmeden ve birbirinin ışığına yanarak ikiyüzlülüğün kirli sorunlu arızalı karanlık çelişkilerin kulu kölesi olmaktan kendini kurtarabilsin insan.
Ne inişte ne yokuşta ne düzde, üzerine aldığı ve aklına kalbine koyduğu aşk yükünü yolda bırakırsa gidip varacağı yer, hayat yaşam ve insanlık gerçeğinden kopuk yapay ilişkiler bağımlısı cinnetin ve cehennemin dibidir. Aşkın ve sevginin tabiatında yaşamın bütün saygın değerli sağıltıcı canlı dayanıklı iyilik ve güzelliklerini yüklenip yaşarken rastladığı kainatın her ögesini içeriden ve kapsayan sonsuzluktur yaşama sevincine çırpınan özlem arayış ve tutku. Ağaçlar böcekler ırmaklar dağlar denizler börtüler bitkiler hayvanlar dereler denizler gibi insan da bu tutkuda aşkla ve sevgiyle insanın ihtiyacı hasreti ve özlemidir. Açık yürekliliğin ilgisi meramına rast gelene erişim noktasının kutlu müjdesi olarak duyurusu iletilir ilan olunur. Denklik aynı yolun yük menzilini taşımada yoksa, önünde saygı duyularak eğilip rastlantıyla gelenin kendine geri iade edilmesi gerekir. Sevildiğini bilmek de yolu erişimiyle birlikte taşıyorsa cismi kendi olana sevmek kadar değerli ölümsüz aşktır ve kursaldır çünkü. Değilse bütün sığ girdaplarda boğulan hiçlik avuntusunun merhum dolaşımıdır çığırdan çıkmış akrep yelkovan..!
Çünkü sonsuz güzellikleri tüm değer ilişkileri bağlamında canlı soyut somut cansız her şeyi ve hele hele en başta insanı kendinden ( duygu düşünce arzu istek hayal his heves haz ) soyutlamadan kapsayan sonsuzluktur yol ve yolculuk .
Sermayesi servetiyle Sevgi zengini AŞK ise, açık yüreklilikte yapaysız sahtesiz yalansız yapmacıksız silik sönük soğuk yaşadığı kör ve plastikleşmiş ışıltıların kulu kölesi olmayıp uyandıran duygularına cesaretin hasretin insan kalbi yaşama sevinciyle yanıp tutuşan cesaretin sorumluluğun ve emeğin hakkı ve harcıdır.
Bu dağ olmasa öteki dağ vardır çünkü. Bu seyir hali olmasa yarın ki. insan olmazsa diğer iyinin iyisi ve güzeli . Çünkü buzlanmış dolaba porselenden kaba yahut kilidi kılıfı sağlam çekmeceye konup bekletecek zarar ziyanlık değildir ne aşk ne sevgi ne dünya ne de yarın..
Her derdin sefası cefası dermanı ve devasını Aşkla sevgiyle yaşadığım, güne yarına kalan sevgili ömrüme bin selam olsun..!
Seyfi Karaca….Nisan/26
..
KIYAMETİN KARA BORSASINA DÜŞERKEN İNSANLIK
…
Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan
Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , tarımı bilimi sanayiyi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara seçim, çocuklara bayram, herkese eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
Çünkü..
Öylesine uzaktan yüzeyden takılıyoruz hayata algısıyla yaşayan, hep kötülüğün şiddetin kahrın acının öfkenin denenip sınandığı, ana babasızlığın programlı soğuk silik bozuk sorunlu hastalıklı gergin batak bağımlı; özgüveni sorgulaması duyarlılığı ve farkındalığı olmayan her şeyden izole olmuş başarının kuklası ve kusursuzluğun kölesi insan tipini her türlü tüketim bağımlılıklarıyla besleyip büyütmeye yerini aletlerin eşyaların şekillerin imgelerin saplantıların hurafelerin cihazların ve imajların alıp dadılık yaptığı…
Kendinden herkesi aşağılık gören kibirli böbürlenme, rencide etme, horlama, itici bulma , soyutlama , yabancılaştırma, ayrıştırma, küçümseme ve dışlamalarla, İnsanlığın yitip kayboldukça çölleşen kara borsasındayız malum, yürekten sevmek ve sevilmek yalansız yapmacıksız talep edenin hakkı ve harcıdır. Takip ve talep etmekse hiç bir rica minnet ecir kahır sitem yahut kendi içinden kopup gelen ilgiyi merakı sevinci hissi duyumu çağrıyı yok sayarak bastırılmış ve başkalaştırılmış kendi gerçekliği olmayan kodlarla idarelik davranışlarda ve amellerde bulunmayanın saygınlığına duyarlılığına kişiliğine cesaretine inancına onuruna ve itibarınadır.
İlimde bilimde sanatta ekonomide kültürde ve her başlıkta tüketimde Soygun Sömürü merkezlerine göbekten bağımlı ve ilişkili Doğu Oryantalizmi’ nde sürekli etrafındaki benzerleriyle emperyallerin gözdesi olma boyuşmalarına kapıştırılıp kıyasıya kıran kırana yarıştırılırlar. Bu sayede de sadece despot yönetici zümrelerin sür saltanat çıkarını koruma önceleme ve kollamayı sağlama alarak toplumların ilim bilim kültür sanat huzur adalet kalkınma gelişme güven mutluluk sağlık ihtiyacına yönelik hiç bir kaygı çaba emek gayret ve yatırım ihtiyatı güdülmez. Tam tersine sürü bağışıklığıyla kolayca güdülüp yönetilmeleri için gericilik zavallılık değersizlik yokluk yoksulluk ve hurafecilik bizzat ve bile bile üstün seçkinler hesabına teşvik edilir.
Karakteristik yapısı gereği emperyallerin en başta savaş silah makina teknoloji kimyasal moda gıda ve her türlü ölüm zulüm kötülüğü insansızlaşma ruhsuzluğun sanayi ürünü olan ürettiği her şeyi modern köle pazarları olarak görülen ve bilinen ; ve kaynaklarına göz dikilen yerlere dayatırken çıkan çatışma çapulculuk veya istila işgalciliklerinin yağma yıkımları sırasında soyan sömüren ülke toplumlarının geçmişteki Vietnam, Küba, Güney Afrika, veya Berlin Duvarı benzer deneyimlerinde olduğu gibi KAMU VİCDANI’ dan SAVAŞ ve ZULÜM KARŞITLIĞI destek ve medet umarlar.
Halbu ki o zamanlar insanlık bu denli ruhsuz duyarsızlığa patron tanrılarının üzerinde her türlü oynama yaparak makinalaştırdığı tüketim bağımlılığının kulu kölesi olmamıştı. Diğer taraftan yine o zamanlar insanlar hak hukuk adalet gibi değerlere demokrasi duyarlılığını yahut insanlığı değil, en başta kendi GÜVENLİK ve KONFOR çıkarlarını her şeyden daha çok önceleyerek siyasi ve sosyal etkinliklerde bulunmuştu.
Bu günlerde yalnızlaştırılarak tüm varlığına hiç bir ahlaki hukuki demokratik ve insani değer anlayış ve kural gözetmeksizin çöküp en acımasız katliam tehdit sapkınlık saldırı ve yıkımlarla çullanılan İRAN’ ın despot yobaz ve kendine müstakil yönetimi de, emperyal merkezlere göbekten bağımlı diğer bütün lüks özenti tüketimi batılı fakat gericiliği Oryantalist benzerlerinde olduğu gibi Bop Projeleri kapsamında etrafında yağmalanıp yıkılan Libya Irak gibi ülkeleri uzaktan seyretmiş; ve hatta rakipsizliği öne çıkacağı için de yer yer bölünen parçalanan zaafiyetlerden kendine pay çıkarmaya özen göstermiş; yıkım sırası kendilerine geldiğinde lu günlerdeyse sömürü ülkelerinin Kamu Oyu’ ndan destek medet bekleleriyse diğer ötekilerde olduğu gibi boşa çıkacağı kesindi.
Filistin Halkı gibi üzerlerine çullanan Ölümün kucağında yalın çıplak ve yalnız yürekleriyle bilerek ülkelerinden ve ölümden başka kaybedecek hiç bir şeyleri olmayacağı acı gerçekliği farkına vararak dayanıp direnen İran halkının tüm üzüntülerini paylaşmanın selam sevgisiyle.
Özgürlük Bağımsızlık sosyal mutluluk ve gelişmiş kalkınmış toplumsal istikrar ancak kazanılmış birikim ve zenginliklerini üreten ve sağlayan herkesle paylaşarak mümkün olacağına inanan ÖZGÜR İRADE ve ÖZGÜN akıl fikir çaba emek sorumluluk duyarlılık vicdan ahlak liyakat ve kararlılıkla olabilecek kutlu bilgeliğin eseridir.
Bu yüzden baştaki önsözü tekrarla..:
Azınlık konfor ve zümre çıkarına buyruk keyfi gerici tutucu ve zorba hükümranlığıla değil, liyakatli bilgili bilinçli ve sorumlu toplumsal irade yetkisiyle kazanılmış ve kurulmuş olan
Yurtta Barış Dünyada Barış duyarlılığının her gün daha da artan hayati anlam değeriyle kimliğimize özdeşliği onurlandıran , toprağa dayalı tarımı ve hayvancılığı, bilimi sanayiyi eğitimi kültür sanatı ve ekonomik kalkınmayı sağlamadıkça toplumların kazanılmış siyasi özgürlüğünün hiçbir anlam değeri kalmayıp köleleşeceğini duyurup uyaran, kadınlara dünyada demokrasi pazarlayanlardan bile ilklerden seçme seçilme hakkını, çocuklara insanlık kadar büyüklüğünün ve öneminin bayramını, herkese ayrısız gayrısız eşit yurttaşlığı sağlayan Atatürk Cumhuriyetine sonsuz selam sevgiyle.
Seyfi Karaca …. Nisan/26