Kültür Sanat Edebiyat Şiir

tımarhane duvarı sizce ne demek, tımarhane duvarı size neyi çağrıştırıyor?

tımarhane duvarı terimi Maria Puder tarafından tarihinde eklendi

  • Maria Puder
    Maria Puder 22.05.2018 - 15:45

  • Maria Puder
    Maria Puder 22.05.2018 - 15:36

  • vahide öz
    vahide öz

    zar zor çıktığımız duvardan öyle kolay atladık ki cebimizdeki Antep fıstıkları yerlere döküldü toplayamadık. Kalbimizi dolduran duygular vardı, vermeye az bulduk. bana teklif edilen şey çok güzel şey. Karanfilde buluşup, aldığın çiçekleri koklardım. Maltepe Caminde namaz kılardık, ben sana zorla kıldırırdım. Başımı omzuna yaslardım, ama sadece bu kadarla kalırdık. Allah izin vermedi, olmadı. Antep fıstıklarını başkaları döküldükleri yerden toplayıp yedi. Ama sen şimdi sorarsın, Antep fıstığı ne mana diye. Senden kalan hatıralar işte. Okulların pencerelerinden gelmeyeceğini bile bile bakardım. Ne kadar terssin, sen kaybedince sevmeye başladın. Sonsuza kadar kimseyle proje yapamam ben, kahrolası tabularım var, yıkarsam onları, tutarsam ellerini, intiharım olursun. Kendi kendini yok eden bir nesneye döner, ölürüm.

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Şimdi Filistin!


  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    yağmur yağıyor seller akıyor arap kızı camdan bakıyor.......

  • Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim
    Delirdim Ama Bisor Niye Delirdim

    sağım solum önüm arkam sobe, saklamayan ebe.....

  • İrem Başar
    İrem Başar




    Temiz ve günahsız bir dosya,

    Erdemli ve saf bir adam

    Beyaz bir sakal, parlak ayakkabılar,

    Geniş, bol bir takım elbise

    İsmi aşağılık insan , örnek birisi, bizim şehirde, onun gibisi çok var

    Güzel bir günde, evde oturmuş, yumuşak mindarın üzerinde

    Evin kadını erkeğine çorba ısıtıyor ama

    Eski olaylar aklından geçer. Unutulmaz, aşağılık adam kalbini kırdığında

    Annesi dedi hayatından vageçme olur böyle şeyler.

    Bir tokatla bişey olmaz. Hayat böyle olur.

    Büyük oğlan biraz geri zekalı ama yinede fabrikanın müdürü

    Valiasr sokağında gezer tedirgin olsada, sokakta kendine Aşklar arar (gumusdis not: valiasr sokağı istanbulun taksimi yada daha doğrusu tarlabaşı gibi kız/erkek tavlama yeridir)

    İsmi aşağılık adam, örnek bir insan, onun gibisi bizim şehirde çok var.?

  • Vahide Öz
    Vahide Öz

    Bir gün belki hayattan
    Geçmişteki günlerden
    Bir teselli ararsan
    Bak o zaman resmime

    Gör akan o gözyaşları
    Benden sana son kalan
    Bir küçük resim şimdi
    Cevap veremez amma
    Ağlar yalnızlığına

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Ege Efem n'ber? hala iyi müzik peşindesin..:)

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Destekliyorum ve paylaşıcam,ağzına kadar yaşam dolu kadın..!




  • Maria Puder
    Maria Puder

    İrem onları destekle ve herkese söyle lütfen....



  • İrem Başar
    İrem Başar


    O halde dinleyebiliriz:))

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Var iki tane .Yeter mi? :)))

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Hey "D" umarım deri bir montun vardır.
    Bunu çok önemserim.
    :))

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Gündem üzerime üzerime geliyor... Şimdilik bu kafadayım ,üzgünüm... Elimden geleni yaparım.

  • Maria Puder
    Maria Puder

    İlk başta o bir toz bulutuydu. En son ''İnsan'' geldi ve bak neler oldu!



    Kötülük dünyada değil, kişinin yüreğindedir. (Gabriel Garcia Marquez)

  • İrem Başar
    İrem Başar


    ''İnsan masumiyetini bazen
    bir başkasının günahlarıyla kaybeder''

    demiş Mungan..

  • Maria Puder
    Maria Puder

    O sadece filmlerde oluyor. Bir ''D'' öyküsü öyle hurafeler içermez :)))))))))

    Ben de teşekkür ederim okuduğun için... Okurken sevmediğin bir şey görürsen açıkça eleştiri yap lütfen. Ben bozulmam :)))

    Ve ''A''; ben bu rengi çok sevdim :)))

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Teşekkürler ''D'' çok güzeldi..

    Okurken hep Mehmet'in Elif'i dönüştüreceğini sanıyordum.:)

  • Maria Puder
    Maria Puder

    İREM BAK BU DA AŞK ,PAYLAŞIM SENİN İÇİN :


    Kafanı daldır, zoilus, kafanı
    - Ya sen kazamıyorsun, ver bana şu küreği.
    - İyi be! Al, tamam. Biraz daha sabretsen bitecekti. Hem sen kızsın, benim kadar gücün yok
    - Kes sesini de acele edelim. Bir daha bana gücün yok dersen ağzını burnunu kırarım senin Mehmet.
    - Ben kötü bir şey demedim ki ama şimdi.
    - Yahu, sus artık sus. Bak birazdan gelecekler. Fazla vaktimiz kalmadı. Onu acilen gömmemiz gerek.
    - Tamam, hadi o zaman bende diğer kürekle kazayım da çabuk bitsin. Elif biz onu niye öldürdük?
    - Çünkü canımız öyle istedi.
    - Sadece öyle istediğimiz için onu öldürdük, ben çok üzgünüm.
    - Daha bir sürü var. Onun öldüğünü kimse fark etmeyecek merak etme.
    - Ama ya annesi varsa? O kesin merak edecektir. Bulamadığında üzülecektir. Elif sen neden bu kadar kötüsün.
    - Sen de kötüsün. Yoksa burada bana yardım ediyor olmazdın.
    - Ben sadece seni seviyorum. Sana yardım etmek için yanında oluyorum.
    - Ben kötü biriysem beni neden seviyorsun?
    - Bilmiyorum… Ama hep senin yanında olmak istiyorum.
    - Bak, duyguların umurumda bile değil şu anda. Eğer yakalanacak olursak bu bizim sonumuz olur. Alacağımız cezayı düşün!
    - Baksana Elif, bu mezar ona küçük geldi. Sığmıyor içine.
    - Hım! Ayaklarını mı kırsak acaba? Sen şu taşı getirsene bana. Ben bunun kafasını koparayım en iyisi.
    - Hayır! Elif lütfen böyle şeyler yapma. E…lif! Bak ağlamaktan konuşamıyorum.
    - Ne sulu göz çıktın sen de be. Ne var yani, ölmüş zaten. Canı falan yanmayacak ki
    - Olsun lütfen ezme başını, ben görmeye dayanamam. Bak ben biraz daha kazarsam sığacaktır içine çukurun.
    - O zaman çabuk ol. Yoksa koparacağım kafasını.
    - Tamam, sen sakin ol. Bak kazıyorum ben.
    - İyi!
    - Elif neden böyle şeyler yapıyorsun? Hep bir şeylere zarar vermek peşindesin. Neden?
    - Bilmiyorum… İçimden geliyor, bazen bir an önce büyümek istiyorum Mehmet. Büyüdüğümde çok daha büyük işler yapacağım.
    - Ne gibi mesela?
    - O zaman hala yanımda olursan öldürüp içini deştiğim bir güvercini okulun bahçesine gömmeğe uğraşmayacaksın.
    - Ne ile uğraşacağız o zaman?
    - İnsanları gömeceğiz.


    Yıllar sonra bir haber merkezinde:


    - Sayın seyirciler; şimdi de sizlere gururla sunacağım bir habere geçiyorum. Madalya törenini izlediğiniz Albay Elif Arcan ve Binbaşı Mehmet Arcan çiftinin gözlerimizi yaşartan kahramanlık öyküsünden bahsedeceğiz. Geçtiğimiz günlerde o uzak ülkede gösterdikleri başarılarından dolayı millet olarak hepimizin göğsünü kabartan bu asker çift, gerçek birer kahramandır. Düşman arazisine sızarak mühimmat deposunu patlatan ve oldukça fazla zayiat verdiren bu asker çiftin başarısı olmasa idi bugün belki de size onlarca şehit haberinden bahsedecektik. Ciddi ve kanlı bir eyleme hazırlanan terörist grup bu kahraman askerlerimiz sayesinde etkisiz hale getirilmiştir. Çatışırken ellerinde cephane kalmamış olmaları bile onları yıldırmamıştır. Orada buldukları yanıcı maddeleri teröristlerin üzerine püskürtüp ateşe vererek düşmanın daha fazla kayıp vermelerini sağlamışlardır. Kesin sayı henüz bilinmese de kırk, kırk beş adet teröristin öldüğü tahmin ediliyor.
    O gün orada yaşananlar tesadüf değildir. Bu Albay Elif’in ilk başarısı değildir. Daha önce de pek çok kahramanlık öyküsüne imza atan kadın subay, aldığı rütbe terfilerine ve madalyalara aldırmadan ülkesi için hizmete bütün tevazuu ile devam ediyor. Eşi ile birlikte en zor görevlere talip olup başarı ile geri dönüyor. Başarılı subaylarımızın her ikisi ile de gurur duyuyoruz.

    Tören anından kısa bir süre sonra karargâhta:

    - Mehmet gömdüğümüz güvercini hatırlıyor musun?
    - Evet, sevgilim… Hiç unutmadım. Ben geceleri senin yüzünden uyuyamıyorum. Ama senden de bir türlü kopamıyorum. Sana doğru sürekli olarak akan duygularımın sen de bir anlamı olsun diye yıllardır uğraşıyorum. Olmak istemediğim birine dönüşmüş olmak bile benim için önemli olmadı. Ama sen de bir karşılığı olmayan bir duygunun peşinden sürüklenip duruyorum. Bana yaptığın işkence, onlara yaptıklarından çok daha ağır biliyorsun değil mi? Sana karşı bu kadar çıplak kaldığım için beni her noktamdan, her gün öldürüyorsun.
    - Boş boş konuşma yine. Orada yaktıklarımızın sadece köylü olduklarını bilseler ne olurdu sence?
    - Şu an madalya almak yerine askeri mahkemede yargılanıyor olurduk.
    - Onlar terörist olsalardı da aslında yine aynı sayıda insan öldürmüş olacaktık. Bu insanlar ne kadar aptal…
    - Elif; beni seviyor musun?
    - Bizim bilinçlerimiz tek yumurta ikizi değil. Aşkın eninde sonunda verdiği duygunun bir diyetinin olacağını bilmeliydin. Sana cezayı veren ben değilim, kendi hislerin. Şimdi söyle bakalım benim de seni sevmeme gerek var mı?
    - Sanırım yok...
    - İnsan, sadece bir hayvandır Mehmet. Kendini çok önemseme, doğa için değerin bu.
    - Elif, ben seni çok seviyorum.
    - Hafta sonu pikniğe gidelim mi?
    - Gerçekten mi? Şu an çok şaşırdım.
    - Evet, gerçekten. Hala çok iyi sapan kullanıyorum. Biraz kuş vururuz hem.
    - Elif!



    D...

  • Vahide Öz
    Vahide Öz

    sen de ben de artık daima ileriye bakmalıyız.Geçmiş bir fırtına hortumu gibi içine çekip yok edebilir yoksa.

  • İrem Başar
    İrem Başar 17.05.2018 - 14:24



  • İrem Başar
    İrem Başar


    Çok beğendim..!


  • Maria Puder
    Maria Puder 17.05.2018 - 11:37

  • Maria Puder
    Maria Puder

    Bir kum tanesi olunca tutunmak zor oluyor. Ondandır kayıp yer değiştirmek...


    ''Kırılan dalgaların dövdüğü bir kıyının
    Haykırışları içinde duruyorum:
    Ve altın kum taneleri
    Tutuyorum avucumda-
    Ne kadar az! Ama nasıl da
    Süzülüyorlar parmaklarımın arasından derinlerine
    Ben ağlarken - ben ağlarken!
    Ah Tanrım! Daha sıkı
    Tutamaz mıyım onları?
    Ah Tanrım! Tekini bile kurtaramaz mıyım acımasız
    dalgadan?
    Bir düşün içinde bir düş mü
    bütün gördüğümüz ve göründüğümüz?

    Edgar Allan Poe''

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Evet buldum.Ama iyi saklanmışın zor oldu:)))



  • Maria Puder
    Maria Puder

    Beni buldun :))

    Sobe! de ...

  • İrem Başar
    İrem Başar


    Fransız yazar ve psikanalist Marie Bonaparte Edgar Allan Poe için şöyle diyor: “Poe’nun garip, dengesiz ve saplantılarla dolu yapısının kendini cinayete ya da deliliğe sürüklemesini önlemek için elinin altında bir başka zehir vardı. Herkesin aynı rahatlıkla kullanamayacağı bir zehir: Güzel ve özenli yazısıyla, arada bir derin üzüntüsünden ayrılmasını sağlayan, ürkünç, kasvetli ama avutucu imgeleri kağıda döktüğü mürekkepten söz ediyorum.”


  • Maria Puder
    Maria Puder 16.05.2018 - 16:15

  • Maria Puder
    Maria Puder

    ım here :))))