İnsanın içinde fırtınalar koparken kelimeler ağzından dökülüverecek zanneder. Oysa her söz vücut bulmaya çalışırken boğazda düğümler oluşturur. Ses telleri ile ahenk içerisinde dans edeceğini hayal ederken, gözyaşlarına karıştıklarında şaşkınlıklarını gizleyemezler. Çaresizlik insan bedeninin öyle bir sarıyor ki bazenGerçeklik ile yüzleşmek zorunda kalıyor insan. Hayatın acımasız dürüstlüğü canını yakıyor. Bir kez susuyorsun. İçinde intihar çığlıkları yankılanıyor. Yapmamak cesaretsizliğin bedeli mi, yoksa geride bıraktıklarını düşünecek kadar empati yuvası mısın? Peki başkaları için hayata. tutunmaya çalışan bu hayatın gariban yolcusu ben daha ne kadar savaşabilirim?
Kelimeler yorulabilir ancak Allah'ın kelimeleri sonsuzdur sadece sen yorulursun zira beşerin eli kısıtlı gücü yetersiz aczi zirvede gözleri o idrak eder gözler onu bu dünyada ancak nasibi kadar idrak edebilir kısacası yorulursun çok yorulursun yardım iste O'ndan.
Seni en son gördüğüm yerin kapısında nöbetçi olan gözlerim kudurmuş bir denizin üstünde ipi şimşek olan salıncak Limansızlik kokan denizin bir dere kenarına muhtaç Sakın arkana bakmasın gölgen gözlerin rüyalarımı öperken Sus ve git yokluğuma
Müslüman bir iyilik hayır (sadaka vs. gibi) yaptığı zaman bazıları diyor ki ben salakmıyım aptalmıyım senin gibi vs.sözler sarfediyorken işitiyorum evet sizde Allah rızası kavramı olmadığından böyle düşünmeniz normal müslüman dünyevi ve madde açısından salak ve aptaldır ve saftır ve kerizdir sizin gözünüzde ve gönlünüzde gözünüzde ve gönlünüzde hayır rıza ve Allah namına bir şey yok ise böyle düşünürsünüz selametle.Allah kınadığımız durumdan bizi münezzeh ve beri eylesin amin.
bana bir şey söyle vurma öyle suskunluğunla kalbim alışık bıçak sırtı yaşamaya her gece meydan okuyup hayal gecelerinde kurulan bu yakınlık nere gitti
benim için yalnızlık nedir unuttur mesela sen kalbinde bir yer ver uzun yoldan geldim en güzel gülleri toplayıp bir mucizeye bıraktım kendimi güneş senin doğmayacaksa içimde yansın ateşi
gül yüzünü çekme benden suskunluğun felaketime davet gel tahtına senin için kırdım yüreğime vurulan zincirleri
Küçük anne, kelepir kız, Bir şey söyle bana, bana bir laf et ki binlerce, Onbinlerce görüntü anlatamasın.
Genceli Nizami’nin* dediği gibi Taşı onunla yıkasalar Üzerinde akik biter, Bakışların ki… İkinci bir parıltı var senin bakışlarında Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
* Küçük Anne (Güz Bitiği kitabından), Cemal Süreya
Varlığım zarar veriyordu
Yokluğumla ödüllendirdim...
bir gün daha geçti,sensiz.
Nasıl olsa öleceksin bari dolu dolu yaşa
İnsanın içinde fırtınalar koparken kelimeler ağzından dökülüverecek zanneder. Oysa her söz vücut bulmaya çalışırken boğazda düğümler oluşturur. Ses telleri ile ahenk içerisinde dans edeceğini hayal ederken, gözyaşlarına karıştıklarında şaşkınlıklarını gizleyemezler. Çaresizlik insan bedeninin öyle bir sarıyor ki bazenGerçeklik ile yüzleşmek zorunda kalıyor insan. Hayatın acımasız dürüstlüğü canını yakıyor. Bir kez susuyorsun. İçinde intihar çığlıkları yankılanıyor. Yapmamak cesaretsizliğin bedeli mi, yoksa geride bıraktıklarını düşünecek kadar empati yuvası mısın? Peki başkaları için hayata. tutunmaya çalışan bu hayatın gariban yolcusu ben daha ne kadar savaşabilirim?
"....Her gün i n s a n o l m a k ne çok kusur içeriyor..."
Kelimeler yorulabilir ancak Allah'ın kelimeleri sonsuzdur sadece sen yorulursun zira beşerin eli kısıtlı gücü yetersiz aczi zirvede gözleri o idrak eder gözler onu bu dünyada ancak nasibi kadar idrak edebilir kısacası yorulursun çok yorulursun yardım iste O'ndan.
Aldığın beddualar öyle kirletmiş ki içini
Söylesene hangi musalla temizler şimdi seni...
bir yağmur yağdı önce...
Okur yazarız gerekirse çizeriz... :)))
dur bakalım daha neler gösterir hayat~
«« Yaşar »»
Seni en son gördüğüm yerin kapısında
nöbetçi olan gözlerim
kudurmuş bir denizin üstünde ipi şimşek olan salıncak
Limansızlik kokan denizin bir dere kenarına muhtaç
Sakın arkana bakmasın gölgen gözlerin rüyalarımı öperken
Sus ve git yokluğuma
Adresi belli olmayan cümlelere,sırtım dönük
Aynalardan başkasına da sırtımı güvenemem ben
"Varlığım ile verdiğim rahatsızlığı yokluğum ile mutlu etmesini de bilirim "...
Olan oldu
Müslüman bir iyilik hayır (sadaka vs. gibi) yaptığı zaman bazıları diyor ki ben salakmıyım aptalmıyım senin gibi vs.sözler sarfediyorken işitiyorum evet sizde Allah rızası kavramı olmadığından böyle düşünmeniz normal müslüman dünyevi ve madde açısından salak ve aptaldır ve saftır ve kerizdir sizin gözünüzde ve gönlünüzde gözünüzde ve gönlünüzde hayır rıza ve Allah namına bir şey yok ise böyle düşünürsünüz selametle.Allah kınadığımız durumdan bizi münezzeh ve beri eylesin amin.
“Nasıl girsin cennete, bir kalbe giremeyen..”
Ya Rab! Sen Rahman ve Rahimsin merhametine aşık eyle bizi amin.Ve merhametinin düsturlarını bize öğret bizi rahmetsiz bırakma amin.
bana bir şey söyle
vurma öyle suskunluğunla
kalbim alışık
bıçak sırtı yaşamaya
her gece meydan okuyup
hayal gecelerinde
kurulan bu yakınlık
nere gitti
benim için yalnızlık nedir
unuttur mesela
sen kalbinde bir yer ver
uzun yoldan geldim
en güzel gülleri toplayıp
bir mucizeye bıraktım kendimi
güneş senin doğmayacaksa
içimde yansın ateşi
gül yüzünü çekme benden
suskunluğun felaketime davet
gel tahtına
senin için kırdım
yüreğime vurulan zincirleri
Sonra bir öncekinin yarım kalmışlığın acısının tamamlama çabasıdır.
Ve yine her haltı
Ya hacılar, ya hocalar yer
Biberin erkeği ''acı''
İnsanın erkeği ''hacı'' olur
Ulan dünya!
koca bir karpuzsun ama
Kelek
Bu dünyayı anlamak için, dünyadan olmamak gerek
keşke hükümet Instagram yerine iştahımı kapatsaydı ((:
Her düşündüğünüze inanmayın.
*Anonim
Sonra dedim ki benim yüreğim derya deniz herkes kaptanı olmamalı
Sonra dedim ki seni seviyorum kelimeleri bu kadar ucuza kapatılmamalıydı özellikle paralı konulmalı birilerinin ağzına ki beleşten harcamamalı
Sorun da buydu zaten; herkese başka hayatların roman gibi gelmesiydi. Oysa sadece hayattı hepsi...
* Daha, Hakan Günday
Zenginin zengin diye derdi olamaz. Fakirin fakir diye.Gencin genç diye. Yaşlının yaşlı diye. Öyleyse kime hak lan bu dert dediğiniz şey?
* Söyleme Bilmesinler, Şermin Yaşar
Sırası gelmişken
Düşünmeli mi
Yoksa seninle şöyle bir çıkıp
İçmeli mi bir güzel...
* Önce Kadınlar, Metin Eloğlu
Küçük anne, kelepir kız,
Bir şey söyle bana,
bana bir laf et ki binlerce,
Onbinlerce görüntü anlatamasın.
Genceli Nizami’nin* dediği gibi
Taşı onunla yıkasalar
Üzerinde akik biter,
Bakışların ki…
İkinci bir parıltı var senin bakışlarında
Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.
* Küçük Anne (Güz Bitiği kitabından),
Cemal Süreya
* Genceli Nizami: İranlı ortaçağ mesnevi şair