'Şimdi biz neyiz biliyor musun? Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz. Birbirine uzanamayan Boşlukta iki yalnız yıldız gibi Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz'
Şimdi biz neyiz biliyor musun? Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz. Birbirine uzanamayan Boşlukta iki yalnız yıldız gibi Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız Ne kalacak bizden? Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden Bizden diyorum, ikimizden ne kalacak?
Uzaklıklar getiren yüzün anlam biriktiriyor orada yaşamak bir ayrıntı, orada parlayan boşluk. Neresinde duracağımı bilseydim Dünyanın ses olur düşerdim sabahına. Ve bir çocuk, alnı uçurum içinde. uzun geceler, zehrin özlediği zehir dahi merhem olur senin avuçlarında.. gülüşünde her bir hücremi durduran yerçekimi.
'- Şimdi mürekkebinde ayrılık, duasında mutluluk besleyen bir şairin iç çekişi, Şimdi şarkıların ayrılık notasında karargah, Bir yağmurun asfalta çarpışıyla dağılışı, bir mum ateşinin rüzgara direnişinde ki cesaretim. -bir ağustos böceği kadar tembelim kendimi severken.
Konuşmak anlaşılabilmenin / anlayabilmenin tek yoludur.. ancak söylenen sözler boşluğa savruluyor hiç bir bir anlam ifade etmiyorsa susmaktır doğru olan... daha fazla yıpranmadan / yıpratmadan..
ne yaptıysam olmadı olmadı
'bir acı rüzgar esince saklanmadık dal mı kalır...? '
Çok güzelmiş..
'Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz'
Teşekkürler Mir..
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
Ne kalacak bizden?
Bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden ne kalacak?
Bakıp göremeyen körler de var tabii...
kör olma da gör beni demişti kör olduğumu bilmeden...
Uzaklıklar getiren yüzün anlam biriktiriyor
orada yaşamak bir ayrıntı, orada parlayan boşluk.
Neresinde duracağımı bilseydim Dünyanın
ses olur düşerdim sabahına.
Ve bir çocuk, alnı uçurum içinde.
uzun geceler, zehrin özlediği zehir dahi merhem olur senin avuçlarında.. gülüşünde
her bir hücremi durduran yerçekimi.
'Bi hayli kırgınım.. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden.. Belki hayata, belki kendime, belkide dilimden düşmeyen keşke'lere. '
'Eğer arada bir çocukluk etmeyeceksen,
Büyümenin bir anlamı yok...'
'Yastığa başını koyduğun an başlar asıl macera..Gözyaşların intihar eder tek tek, gözlerinden yastığa! ...'
'Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya..'
'- Şimdi mürekkebinde ayrılık,
duasında mutluluk besleyen bir şairin iç çekişi,
Şimdi şarkıların ayrılık notasında karargah,
Bir yağmurun asfalta çarpışıyla dağılışı,
bir mum ateşinin rüzgara direnişinde ki cesaretim.
-bir ağustos böceği kadar tembelim kendimi severken.
'hüzünlü çiçekler gibi
mahzun yürekler;
kader cilvesini,
bahar müjdesini bekler...'
olmadı,olamadı,olamayor (*_*)
Oysa 'sevdiğinin yanağında açan çiçeği görmek için kahin olmaya gerek yok ki' demişti Gül Şair bir mısrasında..
'Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini.'
'bu yıl (da) bize gülmek haram belki seneye'
:(
sanki kalkmayacak
Yatsam uzun uzun ve kalkmasam
Ve sonra bir uyansam
her şey yoluna girmiş olsa.
/ Ali Lidar
...içimde ölen öldü,kalan kaldı,ben aynı...
geçtik efendim geçtik...yarım kalan cümlelere noktalar konulduğunda tüm anlam yitti...
bizde bütün sözlerden vazgeçtik..artık kulağımız sağır, gözlerimiz kapalı!
Boşver,her zaman yoktu ki zaten.Onsuzda yaparsın.Tek gözyaşına değmez.
Kalbim:Salak salak konuşup benim canımı sıkma.Sen aşıksın,kendine gel..
Sonra dedim ki kendime...' İlhan İrem dinle... Seni ancak o anlıyor...'
Gökyüzünü bulutlar kaplasa da biliyorum ki o bulutların arkasında bir Güneş var..
sonra dedim ki seni gebertmeden defol git!
Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşıksan ve gerçekten iyi biriysen; Hazırsın. Artık mutsuz olabilirsin!
Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,
Ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.
Konuşmak anlaşılabilmenin / anlayabilmenin tek yoludur..
ancak söylenen sözler boşluğa savruluyor hiç bir bir anlam ifade etmiyorsa susmaktır doğru olan...
daha fazla yıpranmadan / yıpratmadan..
Affetmeyin, sizi öylece üzüp sabaha kadar uykusuz bırakıp nankörce düşünmeden hayatlarına devam eden insanları, Affetmeyin.!
Ruhum üşür, ter atar gözlerim..