sevdiğim, açlığımın uzak ufku, her sabah; güneşten ne zaman işaret alırsan ne zaman dar gelirse soluğun böyle uzun sarılmaklara, fikrini kurcalarsa eğer aşık korkular, işte o zaman mavilere, mavilere uyandır beni...
“Hayat denen bir şey vardı. Paralı parasız insanlar yaşıyorlardı. Kızıyorlar,gülüyorlar,ağlıyorlar,alakâdar oluyorlar. Seviyorlar,ısdırap çekiyorlar. Fakat,yaşıyorlardı.”
Kelimelerin yerini aklımız belirlesede onlara yön veren,harekete geçiren duygularımızdır.O da yüreğin cesaretiyle ilintilidir… Yoksa düşünce düşünce olarak kalmaya mahkumdur… İyi ki de düşüncelerin kölesi değilim,özümde hissettiklerim özgürlüğümdür..!
Bu paylaşımım silinmişti.Ne kadar silerseniz silin.Ruha kazınanı,ruha iz bırakanı silemezsiniz.Yaşadıkça,yaşattıkça,yaşatıldıkça;o hep orada kalır.(…) gibi:))
“İnsan usul usul ölmek için gelir dünyaya başlar her gün biraz daha insan olmaya ve ölürken usul usul ne tuhaf aşık olur,kedi besler,isim verir eşyaya.”
“Muazzam bir zekâya,ansiklopedik bir bilgiye sahip olabilirsiniz;fakat içinizde derin ve güçlü duyguların coşkusu yoksa,kavrayışınız da kokusu olmayan bir çiçek gibidir.”
“Bütün bilgi ıstıraptan doğar.Istırap her zaman sebepleri sorgular.Oysa keyif daha çok olduğu yerde durmaya meyillidir. İnsan,ısdırabın içinde zarifleşir.”
“İnsanın Ağzında güneşlerle uyandığı Sabahlar bitti Ah ey büyümek denen uzun kış Ölümün erken cümlesi Şimdi hepimiz ışığı sönmüş evlerde Geceden ve kederden yapılmış gözlerle Pencerelerde kaybolmuş Çocuğu arıyoruz. ~ Bir yalnızlık ki gölgesiz anısız Bütün seslerin dışında Bütün zamanlarla yaralı Taşa dönmüş bir iç çekiş Annesiz babasız lambasız Bir gözyaşı akşamı Yarasaların avlusunda İçimize bağırıyoruz : ‘Ölüm ile ayrılığı tartmışlar.., ( Karacaoğlan) ~ Kapılarımız menevişli zamanlara Açılmıyor artık.”
Gözlerindeki kederi öperim Alın kırışığında kanat çırpan sevgiyi Öyle yıkık durma ne olur Akşama düşen gün gibi. (.....) Seni bana getirdikçe güzel Götürdükçe nasıl da acımasız ve soğuk Adımlarını öperim çocuk Öyle uzak durma ne olur.
2 Temmuz 1993 31.Yıl ~ “Otuz üç insana otuz üç hayat borcumuz var. Çağdaş bir ülke borcumuz var.Yazılmamış onca şiir,söylenmemiş onca türkü borcumuz var.Düşüncelerini,emeklerini,rüyalarını uzak geleceklere taşıma borcumuz var. ‘Bu aşkı,bu kavgayı,bu kederi ,bize bırakan kardeşimize yaşama sevinci borcumuz var.’Ben bu dünyada bir pıtrağım,diyen ağabeyimize al yeşil bir borcumuz var.Kendimize haysiyetli bir hayat borcumuz var.O günlerde söylemiştim.Acıyla bir daha söyleyeyim: ‘Uçamıyor ateşe konan kuşlar /Uçanlarsa konacak yer bulamıyor.”
~Şükrü Erbaş
~ İnsanın i n s a n l ı ğ a.İ n s a n l ı k borcu var.! Ruhları şâd olsun. Sevgiyle…
Her ruh, umut ettiğinin mefhumuna dönüşme eğilimindedir.
Her doğuma geçmiş dendi.
Her ölüme gelecek dendi.
İkisinin arasındakinede bir ömür dendi.
Dam üstünde saksağan, vur beline kazmayı...
“Yaş ne olursa olsun gurbet,insana
çocuk hisliliği ve içliliği verir.”
~Refik Halid Karay
Düşünüyorum, öyleyse varım.
- Descartes
Her ruh temaşa ettiği şeye dönüşür.
sevdiğim,
açlığımın uzak ufku,
her sabah;
güneşten ne zaman işaret alırsan
ne zaman dar gelirse soluğun
böyle uzun sarılmaklara,
fikrini kurcalarsa eğer
aşık korkular,
işte o zaman
mavilere,
mavilere
uyandır beni...
Y. Erdoğan
“Nerede birileri özgür olmak için
mücadele ediyorsa onların gözüne bak,anne
beni göreceksin.”
~John Steinbeck
“Mümkünatsızlığın kıyısında her şey mümkündü.Mümkünsüzlüğü seçmeseydin eğer.”
~nilüfer aksu
“Hayat denen bir şey vardı.
Paralı parasız insanlar yaşıyorlardı.
Kızıyorlar,gülüyorlar,ağlıyorlar,alakâdar oluyorlar.
Seviyorlar,ısdırap çekiyorlar.
Fakat,yaşıyorlardı.”
~Ahmet Hamdi Tanpınar
Kelimelerin yerini aklımız belirlesede onlara yön veren,harekete geçiren duygularımızdır.O da yüreğin cesaretiyle ilintilidir… Yoksa düşünce düşünce olarak kalmaya mahkumdur… İyi ki de düşüncelerin kölesi değilim,özümde hissettiklerim özgürlüğümdür..!
İnsanı yürekli yapan, yürek değil, düşüncedir.
- Demirciler Çarşısı Cinayeti, Yaşar Kemal
Bu paylaşımım silinmişti.Ne kadar silerseniz silin.Ruha kazınanı,ruha iz bırakanı silemezsiniz.Yaşadıkça,yaşattıkça,yaşatıldıkça;o hep orada kalır.(…) gibi:))
“Bir karıncanın azmindeki gayrete meftunum.Sonucu değil,çabayı övenlerdenim.!”
~nilüfer aksu
Bütün insanlar iyi doğarlar; kötülük sonradan edinilir.
“İnsan usul usul ölmek için gelir dünyaya
başlar her gün biraz daha insan olmaya
ve ölürken usul usul ne tuhaf
aşık olur,kedi besler,isim verir eşyaya.”
~Metin Altıok
Birkaç kişinin onursuzluğu
bir çok kişinin felaketidir.!
Paramparça olmaktan ders almayan/almasını bilmeyen insanlar da yok mu, onur fakiri?
“Şu doğan günün başı için
diyordu annem
şu doğan günün
üzümün
ve buğdayın
sabrı için .”
~Bejan Matur
“Ama kim kendisini,önce paramparça etmeden
yenileyebilmiştir.?’
~Rilke
“Muazzam bir zekâya,ansiklopedik bir bilgiye
sahip olabilirsiniz;fakat içinizde derin ve güçlü duyguların coşkusu yoksa,kavrayışınız da kokusu olmayan bir çiçek gibidir.”
~Jiddu Krishnamurti
“Bütün bilgi ıstıraptan doğar.Istırap her zaman sebepleri sorgular.Oysa keyif daha çok olduğu yerde durmaya meyillidir.
İnsan,ısdırabın içinde zarifleşir.”
~S.Zweig
Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor.
- Çırpınıp İçinde Döndüğüm Dünya, Şükrü Erbaş
“İnsanın
Ağzında güneşlerle uyandığı
Sabahlar bitti
Ah ey büyümek denen uzun kış
Ölümün erken cümlesi
Şimdi hepimiz ışığı sönmüş evlerde
Geceden ve kederden yapılmış gözlerle
Pencerelerde kaybolmuş
Çocuğu arıyoruz.
~
Bir yalnızlık ki gölgesiz anısız
Bütün seslerin dışında
Bütün zamanlarla yaralı
Taşa dönmüş bir iç çekiş
Annesiz babasız lambasız
Bir gözyaşı akşamı
Yarasaların avlusunda
İçimize bağırıyoruz :
‘Ölüm ile ayrılığı tartmışlar.., ( Karacaoğlan)
~
Kapılarımız menevişli zamanlara
Açılmıyor artık.”
~Şükrü Erbaş
“Kimse başka bir insanın derinliklerini onu sevmediği sürece kavrayamaz.”
~Viktor E.Frankl
Gözlerindeki kederi öperim
Alın kırışığında kanat çırpan sevgiyi
Öyle yıkık durma ne olur
Akşama düşen gün gibi.
(.....)
Seni bana getirdikçe güzel
Götürdükçe nasıl da acımasız ve soğuk
Adımlarını öperim çocuk
Öyle uzak durma ne olur.
- Yakarış, Şükrü Erbaş
“Eskiden manâyı,şairin karnında bile olsa arayanların yerine,manâyı hazır soyup verseniz
yiyecek,alacak kimselerin kalmadığı devirdeyiz.”
~Şule Gürbüz
“O kadar az biliyoruz ki,o kadar çok sanıyoruz ki
Öyle yavaş öğreniyoruz ki,sorular sorup ölüyoruz.”
~Pablo Neruda
Pertev nedir bilir misin nazım?
Doğar o kalbinden bir insanın
Ancak mavisinin göğsünde batan
Kıp kızıl bir güneştir...
Eksik olmayın,Sayın Umut…
Kalbi teşekkürlerimi bıraktım,değerli paylaşımınız için…
Şiir ile,saygı ile…
2 Temmuz 1993
31.Yıl
~
“Otuz üç insana otuz üç hayat borcumuz var.
Çağdaş bir ülke borcumuz var.Yazılmamış onca şiir,söylenmemiş onca türkü borcumuz var.Düşüncelerini,emeklerini,rüyalarını uzak geleceklere taşıma borcumuz var.
‘Bu aşkı,bu kavgayı,bu kederi ,bize bırakan kardeşimize yaşama sevinci borcumuz var.’Ben bu dünyada bir pıtrağım,diyen ağabeyimize al yeşil bir borcumuz var.Kendimize haysiyetli bir hayat borcumuz var.O günlerde söylemiştim.Acıyla bir daha söyleyeyim:
‘Uçamıyor ateşe konan kuşlar /Uçanlarsa konacak yer bulamıyor.”
~Şükrü Erbaş
~
İnsanın i n s a n l ı ğ a.İ n s a n l ı k borcu var.!
Ruhları şâd olsun.
Sevgiyle…