İnsan, uzaklarda kalan bir gülüşün peşinden yürürken, zamanın ince ince ördüğü ağlarda sıkışır; Sonra geceler, yıldızlarıyla birlikte içindeki boşluğu yavaş yavaş örer. O vakit; boşluklarda yaşamak bir varoluş biçimin olur.
1) Seni başkası aracılığıyla davet edenin davetine gidilmez. 2) En son senin hatırlandığın davete gidilmez. 3) “Geleceksen gel” diyenin davetine gidilmez.
Yeni bir yıla , yeni bir başlangıç yaparken, herkese iyi yıllar dilemek insani ama ne kadar gerçekçi bilmiyorum. Üzerime düşen hissettiklerimi yazmaksa şayet dünya için umudumu kaybettim. Ve not etmek isterimki ilk defa bir dişimi kaybettim zamanın çaldıklarıda kattıklarıda çok kıymetli, Son yıllarda, herkes gibi yeni ve derinleşmeyen bir üzüntünün üzerine basıp yaşamak yerine, altında kalıp can çekişiyorum. Her travma yeni bir korkunun habercisi gibi çöküyor üzerime , yaşam kaynağı sularımız yeryüzünden bereketini esirgiyor, benim ise insan olarak çaresizce iyi yıllar dilemekten başka vizyonumun olmaması, Hasta olan Herşeye dokunup iyileştirecek gücü kendimde bulamamam üzücü. Her ölüm yeni bir hastalığın başlangıcı.
İnsan, uzaklarda kalan bir gülüşün peşinden yürürken, zamanın ince ince ördüğü ağlarda sıkışır;
Sonra
geceler, yıldızlarıyla birlikte içindeki boşluğu yavaş yavaş örer. O vakit; boşluklarda yaşamak bir varoluş biçimin olur.
Vazgeçmem mi sandın? Bende seviyor sanmıştım. Ödeştik işte …
Fırın tava geldi hamur tükendi
Akıl başa geldi ömür tükendi
Büyüğünü bilen, büyüğünden büyüktür.
Koza, kanatların bedelidir.
Kiminle dertleşirken eline koz vermiş gibi hissetmiyorsan, o kişi senin dostundur
İnsan, insanın rengini alır.
Üç davete gidilmez:
1) Seni başkası aracılığıyla davet edenin davetine gidilmez.
2) En son senin hatırlandığın davete gidilmez.
3) “Geleceksen gel” diyenin davetine gidilmez.
"Mutlu aileler birbirine benzerler, her mutsuz aileninse kendine özgü bir mutsuzluğu vardır."
Tolstoy
Eskiler şu 5 şeye güvenilmez demişler:
1- Şems-i şita
2- Sükunet-i derya
3- İltifat-ı Umera
4- Nasihat-i a'da
5- Cilve-i nisa
(kış güneşi
durgun deniz
amirin iltifatı
düşmanın nasihati
kadının cilvesi)
Hiç haber yoksa bu iyi haberdir.
Gözlerin gelir gözlerime değer
İçimde serçeler güvercinler öter
Ansızın ters köşe yapınca lambalar söner
Yemezsen büyümezsin dedikleri kazıkmış meğer...
Kırk gün kar yağar bir gün av olur.
"B u d ü n y a d a cansıkıntısının bir b a ş k a anlamıvar b a y l a r."
Bir yere uyum sağlıyor olmanız, oraya ait olduğunuz anlamına gelmez.
Azın ne kadar çok olduğunu yok bilir.
Yeni bir yıla , yeni bir başlangıç yaparken, herkese iyi yıllar dilemek insani ama ne kadar gerçekçi bilmiyorum. Üzerime düşen hissettiklerimi yazmaksa şayet dünya için umudumu kaybettim. Ve not etmek isterimki ilk defa bir dişimi kaybettim zamanın çaldıklarıda kattıklarıda çok kıymetli, Son yıllarda, herkes gibi yeni ve derinleşmeyen bir üzüntünün üzerine basıp yaşamak yerine, altında kalıp can çekişiyorum. Her travma yeni bir korkunun habercisi gibi çöküyor üzerime , yaşam kaynağı sularımız yeryüzünden bereketini esirgiyor, benim ise insan olarak çaresizce iyi yıllar dilemekten başka vizyonumun olmaması, Hasta olan Herşeye dokunup iyileştirecek gücü kendimde bulamamam üzücü. Her ölüm yeni bir hastalığın başlangıcı.
Don’t judge the book by its cover.
-Kitabı kapağına göre yargılama.
İçten bir ‘hayır’, gönülsüz bir ‘evet’ten iyidir.
Mezarlıktan korkanın sevdiği ölmemiştir.
bize kalmadı düşülmemiş not.
Meseleleri mesele etmezseniz ortada mesele kalmaz.
Kıllet-i ta’âm (az yeme)
Kıllet-i menâm (az uyuma)
Uzlet ani’l-enam (gereksiz kişilerle konuşmama)
Değerini bilen, seni kaybetmemek için her şeyi dener.
Bugün yine takvimler ilk merhabana ayarlı
Acaba sen bensizliğin kaçındasın!
Endişesi yarındı
Bugün öldü
?si=EWuZLblPp4imP_V7
Derdini sade anlatan insan dertlidir.
Güzel anlatan edebiyatçı,
haliyle anlatan aşık,
tebessümüyle örten ariftir.
İnsanın nefsine ağır gelen, hakkında hayırlıdır.
Belki de öldük, yaşadıklarımızı izliyoruz.