Aşk kitapta olsa ne olurdu. Aşkı kitaplardan öğrenemezsin, satırlara sığmayacak kadar bal kahrıdır o, gel anlatayım sana aşkı. Önce yak kitapları. Aşkı âşıklarda arama. Aşk, âşığın aynası değildir, bu nedenle körler çarşısında ayna satılmaz. Aşk kelime değil ki deftere kaydedesin, aşk paragrafları talan eder. Aşkın kitaba sığınmayışı bundandır. Kitap yorum işidir, aşk yorumlarda yormaz yolunu. Aşkın kendisi başlı başına ucu bucağı gözükmeyen yoldur. Yola girenin geri dönüş hakkı yoktur. Yolun çukurundan, çamurundan, şikayet etme. Aşk çamuru nurlaştırandır. Unutma! Sen ruh denen nurun ile çamur denen bedenle buluşmasından doğdun…Şems-i Tebrizi
Kaderden bir yazı ki; silemez cümle alem, Siyah üstüne siyah... Nasıl yazdıysa kalem!
Bilir misin sevgili; öksüz yazarlar beni Feryadımın şerhini sayfaya işlemeden. Hızı insafa gelse, yönü nazarlar beni Bahtıma deli rüzgâr koptu keşişlemeden! Umutlarım savrulmuş yedi ayrı iklime; Günüm, çölde serabın peşinde sürüklenir, Gecem, her iki kutbun ayazını yüklenir!
Firarî uykularla ödesem de ecrini, Tekinsiz kuytulara yetim düşler bıraktım. Yüreğimde sabahsız gecelerin fecrini Tutuşturan umuttan ne kadar da ıraktım! Uçan kuşlardan bile nafile medet uman Aşkım, hicran hükümlü kalemlerin dargını Hangi temyiz bozar ki felek senin yargını?
Ne kitaptan okunur, ne defterde yazılı, Gıyaben yargılanıp resen giydiğim hüküm. Aşk ezelden hükümran, insafsız ve azılı... Darası düşse bile kurşundan ağır yüküm! Düşlerim gök kubbeden döküldü lime lime, Zamansız yıldırımla küllenen viran diyar Eğilmeyen başımı, senin için eğdi yâr! ...
Umut, hayal ve düşler sarıldı mendiline, Teselli bulamadı birbirinden yetimler. Meçhul bir rüzgâr esti ömrümün kandiline, Nutkum tutuldu birden dilim nasıl betimler? Sanki benim üstüme yıkılıyor asuman! Kaderin aynasına bakıp döksem içimi; Kâlbimdeki aşk değil, zehrin başka biçimi...
Derdimin devası yok, sitem etmem hekime; Ömür zaman içinde küçücük bir zerreyken... Hayatım filme benzer, sahne ağır çekime... Dibine ışık verir mum bitmek üzereyken! Ey sevgili, unutma... Sana bu vasiyetim: Aşkım Araf yeminli, ne küs ne darıl bana; Mahşerde görür görmez o anda sarıl bana!
Bağrına esmek için ılık meltem fikriyle Ne çölün sam yeliydim, ne dağın poyrazıydım. Tutsaydım ellerini dilde şükran zikriyle, Bir kelebek ömrüne seve seve razıydım! Arafta sarıl bana bırakma öksüz-yetim; O anda göreceksin yüzümün güldüğünü Yerde nişan yaparız, gök yüzünde düğünü...
Hayalde yüzdün belki, bir rüya gördün ya da Dense de yaşadığım; ne hayaldi, ne yalan... Yarım kalan bir aşk ki; külfeti bu dünyada, Nimeti Rûz-i Mahşer sayfalarına kalan! Günahım sevmek ise, ödenmiştir diyetim; Gidişime üzülme vuslat öbür tarafta, Yarım kalan sevdalar yaşanırmış Arafta! ........ Umutlarım savrulmuş yedi ayrı iklime; Uçan kuşlardan bile nafile medet uman, Düşlerim gök kubbeden döküldü lime lime, Sanki benim üstüme yıkılıyor asuman! Ey sevgili, unutma! Sana bu vasiyetim: Mahşer kurulduğunda çekilirken toz-duman Arafta sarıl bana bırakma öksüz-yetim, Günahım sevmek ise, ödenmiştir diyetim!
İrfan Yılmaz hocamız en güzel şekilde anlatmış. Bence de AŞK: Mahşere kalan buluşmadır. Kimin mahşere kalan bir aşkı yok ki?
Aşk, gördüğünde elini ayağına dolatan, kalbinin hızlı atmasına neden olan kişiye karşılıksız olan duygu topluluğudur bence. Aşk tek kişilik yaşanan bir duygudur,eğer ulaşabilirsen aşık olduğun kişiye ve de hiçbir şekilde özlem duymuyosan ona buna aşk değil mutluluk denir..
yokluğun göze alınamayacak heveslerle sınanırken, hiç bir mesafe sebep/siz değildi. ölüme sen kala g'özüme dokundu parmak uçların ağlamayacaktım______________
Aylarca görmediğin, tenine dokunmadığın, kokusunu doyasıya ciğerlerine çekemediğin ve hatta sesini bile duymadığın birisine hala tüm hücrelerinle bağlı kalabilmektir, delicesine özlemektir aşk...
Pazara değil,mezara kadar olan bir sevgi adıdır. Fiziki anlamdaki aşktan ziyade, manevi yönden onda bulunan hasletlere (iyi özelliklere) aşık olmaktır. Maymun iştahlıların 'Sevgiliye ulaşıldığında biten duygu hali' sözlerinin tutarsızlığının aksine, sevgiliye ulaşıldığında sonsuza (ölüme) kadar, hatta ölümden sonraki gerçek hayatta (kıyamette) onunla beraber olma arzusudur. Ancak en büyük aşk ve manevi yönden de insanı bir noktada manevi hazlara doyuran, Allah (c.c.) ve Hz. Peygamber (a.s.v.) 'in aşkıdır. Aşkların en sonsuzu da budur. Ancak samimi olduğumuzda, bu aşk sayesinde cennete gireriz.
Aşk, Kabe’nin siyah örtüsüne yüz sürenin Gözünden dökülen.. Aşk, Mecnun Leyla’ya sende kimsin dediğinde Maralların gırtlağına tıkanan.. Aşk, hesap günü kargaşasında Anaya yavrusunu unutturan neyse Herkesi ve herşeyi öyle unutturan..
Aşk, gözü karalık Aşk, yalnızlık Aşk, öksüz şehirlerin kapısında Bagdat’ta, Gazze’de, Kandehar’da, İstanbul’da Isırdıkça kanayan dudaklardan dökülen sözlerle Havanın nasıl, saatin kaç olduğunu sormak Aşk, hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar sevmemesi Yağmurun incire, zeytinin bala söylediği Anla işte aşk, onbir yaşındaki Muhammed’in (s.a.s.) annesi..
Aşk, eylem Dünyanın en güzel baş kaldırması En güzeli ile dünyanın Bir hırkadan yazışmış en şiir bulup çıkarmak Aşk, hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar beklememesi..
Dun omur boyu sevenlerindi ASK... Bugun yap islet devret modeli oldu.. Dun SAMANYOLUYDU ASK... Bugun yatak odasinin yolu...dun ya benimsin ya topragindi, tutkuydu ASK... Bugun once ... benim ol sonra kimin istersen onun ol diyenlerin gecelik arzusu.. Dun midye kabugunda iki kisiydi ASK...Bugun bir yurekte bilmem kac kisi... EY ASK NEYDIN NE OLDUN
Seni gidi seni aşk hırsızı. AŞK ULAŞILDIĞINDA BİTEN SEVGİ,diyorsunuz öyle mi acaba? Peki kötü insanları devreye sokup, kendinizi acındırdığınız iyi niyetli, merhametli ve iyi yürekli bir kızı kandırmak için aşktan burnunuzun kanadığını ve aşık olduğunuz yalanını söylediğiniz, size alet olan 2-3 bayan ile 1-2 erkeğin yalanları ile kandırdığınız ve hayatını söndürdüğünüz genç kızın durumu ne olacaktır? Siz ona aşık oldunuz diye yalan söylediğiniz ve kendinizi acındırdığınız için sizinle evlendi? Ayhan Bey abiciğim biraz doğru olalım lütfen. Sanal medyada bu yalanınız her tarafa deşifre edersek çok ayıp olur, ama bize yakışmaz.
Aşk kitapta olsa ne olurdu. Aşkı kitaplardan öğrenemezsin, satırlara sığmayacak kadar bal kahrıdır o, gel anlatayım sana aşkı. Önce yak kitapları. Aşkı âşıklarda arama. Aşk, âşığın aynası değildir, bu nedenle körler çarşısında ayna satılmaz. Aşk kelime değil ki deftere kaydedesin, aşk paragrafları talan eder. Aşkın kitaba sığınmayışı bundandır. Kitap yorum işidir, aşk yorumlarda yormaz yolunu. Aşkın kendisi başlı başına ucu bucağı gözükmeyen yoldur. Yola girenin geri dönüş hakkı yoktur. Yolun çukurundan, çamurundan, şikayet etme. Aşk çamuru nurlaştırandır. Unutma! Sen ruh denen nurun ile çamur denen bedenle buluşmasından doğdun…Şems-i Tebrizi
Aşk Herseyden cok Seni hayattaki Dogup Büyük Yaşadıgın gerceğin bir parcasıdır.! Bir gün Ölmekse Sondur.! 'Fani'!
Antolojide AŞK ı en iyi anlatan şiiri buldum:
Aşkın Veda Zamanı ve Nişan IX
Kaderden bir yazı ki; silemez cümle alem,
Siyah üstüne siyah... Nasıl yazdıysa kalem!
Bilir misin sevgili; öksüz yazarlar beni
Feryadımın şerhini sayfaya işlemeden.
Hızı insafa gelse, yönü nazarlar beni
Bahtıma deli rüzgâr koptu keşişlemeden!
Umutlarım savrulmuş yedi ayrı iklime;
Günüm, çölde serabın peşinde sürüklenir,
Gecem, her iki kutbun ayazını yüklenir!
Firarî uykularla ödesem de ecrini,
Tekinsiz kuytulara yetim düşler bıraktım.
Yüreğimde sabahsız gecelerin fecrini
Tutuşturan umuttan ne kadar da ıraktım!
Uçan kuşlardan bile nafile medet uman
Aşkım, hicran hükümlü kalemlerin dargını
Hangi temyiz bozar ki felek senin yargını?
Ne kitaptan okunur, ne defterde yazılı,
Gıyaben yargılanıp resen giydiğim hüküm.
Aşk ezelden hükümran, insafsız ve azılı...
Darası düşse bile kurşundan ağır yüküm!
Düşlerim gök kubbeden döküldü lime lime,
Zamansız yıldırımla küllenen viran diyar
Eğilmeyen başımı, senin için eğdi yâr! ...
Umut, hayal ve düşler sarıldı mendiline,
Teselli bulamadı birbirinden yetimler.
Meçhul bir rüzgâr esti ömrümün kandiline,
Nutkum tutuldu birden dilim nasıl betimler?
Sanki benim üstüme yıkılıyor asuman!
Kaderin aynasına bakıp döksem içimi;
Kâlbimdeki aşk değil, zehrin başka biçimi...
Derdimin devası yok, sitem etmem hekime;
Ömür zaman içinde küçücük bir zerreyken...
Hayatım filme benzer, sahne ağır çekime...
Dibine ışık verir mum bitmek üzereyken!
Ey sevgili, unutma... Sana bu vasiyetim:
Aşkım Araf yeminli, ne küs ne darıl bana;
Mahşerde görür görmez o anda sarıl bana!
Dilimde saklı üşür kâlbimi yakan cümle,
Sessiz çığlıklar taşır Ayyuka her bendimden.
Sükûtun perdesini yırtarken var gücümle;
Senden vazgeçmedim yâr, vazgeçerken kendimden!
Mahşer kurulduğunda çekilirken toz-duman
Çiçeklerle süslerken aşkın sahil kesmini,
Güneşe çizeceğiz mutluluğun resmini.
Bağrına esmek için ılık meltem fikriyle
Ne çölün sam yeliydim, ne dağın poyrazıydım.
Tutsaydım ellerini dilde şükran zikriyle,
Bir kelebek ömrüne seve seve razıydım!
Arafta sarıl bana bırakma öksüz-yetim;
O anda göreceksin yüzümün güldüğünü
Yerde nişan yaparız, gök yüzünde düğünü...
Hayalde yüzdün belki, bir rüya gördün ya da
Dense de yaşadığım; ne hayaldi, ne yalan...
Yarım kalan bir aşk ki; külfeti bu dünyada,
Nimeti Rûz-i Mahşer sayfalarına kalan!
Günahım sevmek ise, ödenmiştir diyetim;
Gidişime üzülme vuslat öbür tarafta,
Yarım kalan sevdalar yaşanırmış Arafta!
........
Umutlarım savrulmuş yedi ayrı iklime;
Uçan kuşlardan bile nafile medet uman,
Düşlerim gök kubbeden döküldü lime lime,
Sanki benim üstüme yıkılıyor asuman!
Ey sevgili, unutma! Sana bu vasiyetim:
Mahşer kurulduğunda çekilirken toz-duman
Arafta sarıl bana bırakma öksüz-yetim,
Günahım sevmek ise, ödenmiştir diyetim!
İrfan Yılmaz hocamız en güzel şekilde anlatmış. Bence de AŞK: Mahşere kalan buluşmadır. Kimin mahşere kalan bir aşkı yok ki?
Sevgilerimle***Saygılarımla***
'Aşk iki şehirlidir;
senin kalbin ve sevdiğinin kalbi.
Bir şehir yanıyorken diğeri gül-gülistan ise o şehri tarumar etmeli...'
NECİP SALACAN
Aşk o yanındayken bile ona özlem duymaktır.
ASKI YASADIGINI SANMAK O ASKIN KÖLESI OLMAK DEMEK DEGILDIR........
ask acısını sureklı acı cekerek yasamkatansa yanlızlıgı tercıh etmek en guzelı...
Aşk, tanrının yeryüzündeki tek ayetidir ama kimse onu okumak istemiyor.
Doğruya ve doğal olana ihanet etmektir.
Yalanı boyamaktır.
'tek başına aşk insana birşey yapmaz..aşk insanın sefilliğini, zayıflığını, hiçliğini ortaya çıkardığı için öldürür.' met-üst
onun için ondan vazgeçmektir AŞK..
aşk ve elma şekeri :)
AŞK İNSANI KİM OLDUĞUNU UNUTTURUR :)
Aşk inanmaktır.
Aşk güvenmektir.
Aşk sevmektir.
Aşk imkansızdır.
aska burun kıvırma sakın.o çol ortasında yemyesil bir bahçedir.
Sevgi üzerine kullanılabilecek bütün mecazları üstüne alınmadır Aşk.
Aşk acıdır, hasrettir.
Hicran ve hayrettir, firkat ve gurbettir.
...
Gözyaşı ve ahtır; tazarru ve münâcattır.
Aşk ölümdür,
can vermedir,
kurban olmadır.
(iskender pala)
birini ilk ve son kez görmek ve onu unutmamaktır.
Aşk, gördüğünde elini ayağına dolatan, kalbinin hızlı atmasına neden olan kişiye karşılıksız olan duygu topluluğudur bence.
Aşk tek kişilik yaşanan bir duygudur,eğer ulaşabilirsen aşık olduğun kişiye ve de hiçbir şekilde özlem duymuyosan ona buna aşk değil mutluluk denir..
üzerine en çok konuşulan en çok tarifi yapılan ve hala tam olarak tanımlanamayan duygu yoğunluğudur
yokluğun göze alınamayacak heveslerle sınanırken,
hiç bir mesafe sebep/siz değildi.
ölüme sen kala g'özüme dokundu parmak uçların
ağlamayacaktım______________
ç'ağladım...
F. Aşk'ı
Boşversene! Aşk mı kaldı artık..'Herkes gördüğünü sever olmuş. Ne olduğuna değil, Ne verdiğine bakar olmuş...! ! !
Aşırı bağlılık...
bir akrebin ateş çemberinde kalınca zorunlu olarak yaptığı şeyi insanoğlunun seve seve yaptmasıdır.....
Aylarca görmediğin, tenine dokunmadığın, kokusunu doyasıya ciğerlerine çekemediğin ve hatta sesini bile duymadığın birisine hala tüm hücrelerinle bağlı kalabilmektir, delicesine özlemektir aşk...
Pazara değil,mezara kadar olan bir sevgi adıdır. Fiziki anlamdaki aşktan ziyade, manevi yönden onda bulunan hasletlere (iyi özelliklere) aşık olmaktır. Maymun iştahlıların 'Sevgiliye ulaşıldığında biten duygu hali' sözlerinin tutarsızlığının aksine, sevgiliye ulaşıldığında sonsuza (ölüme) kadar, hatta ölümden sonraki gerçek hayatta (kıyamette) onunla beraber olma arzusudur. Ancak en büyük aşk ve manevi yönden de insanı bir noktada manevi hazlara doyuran, Allah (c.c.) ve Hz. Peygamber (a.s.v.) 'in aşkıdır. Aşkların en sonsuzu da budur. Ancak samimi olduğumuzda, bu aşk sayesinde cennete gireriz.
Aşk,
Kabe’nin siyah örtüsüne yüz sürenin
Gözünden dökülen..
Aşk, Mecnun Leyla’ya sende kimsin dediğinde
Maralların gırtlağına tıkanan..
Aşk, hesap günü kargaşasında
Anaya yavrusunu unutturan neyse
Herkesi ve herşeyi öyle unutturan..
Aşk, gözü karalık
Aşk, yalnızlık
Aşk, öksüz şehirlerin kapısında
Bagdat’ta, Gazze’de, Kandehar’da, İstanbul’da
Isırdıkça kanayan dudaklardan dökülen sözlerle
Havanın nasıl, saatin kaç olduğunu sormak
Aşk, hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar sevmemesi
Yağmurun incire, zeytinin bala söylediği
Anla işte aşk, onbir yaşındaki Muhammed’in (s.a.s.) annesi..
Aşk, eylem
Dünyanın en güzel baş kaldırması
En güzeli ile dünyanın
Bir hırkadan yazışmış en şiir bulup çıkarmak
Aşk, hiç kimsenin hiç kimseyi bu kadar beklememesi..
Dun omur boyu sevenlerindi ASK...
Bugun yap islet devret modeli oldu..
Dun SAMANYOLUYDU ASK... Bugun yatak
odasinin yolu...dun ya benimsin ya
topragindi, tutkuydu ASK... Bugun once
... benim ol sonra kimin istersen onun ol
diyenlerin gecelik arzusu..
Dun midye kabugunda iki kisiydi
ASK...Bugun bir yurekte bilmem kac kisi... EY
ASK NEYDIN NE OLDUN
Seni gidi seni aşk hırsızı. AŞK ULAŞILDIĞINDA BİTEN SEVGİ,diyorsunuz öyle mi acaba? Peki kötü insanları devreye sokup, kendinizi acındırdığınız iyi niyetli, merhametli ve iyi yürekli bir kızı kandırmak için aşktan burnunuzun kanadığını ve aşık olduğunuz yalanını söylediğiniz, size alet olan 2-3 bayan ile 1-2 erkeğin yalanları ile kandırdığınız ve hayatını söndürdüğünüz genç kızın durumu ne olacaktır? Siz ona aşık oldunuz diye yalan söylediğiniz ve kendinizi acındırdığınız için sizinle evlendi? Ayhan Bey abiciğim biraz doğru olalım lütfen. Sanal medyada bu yalanınız her tarafa deşifre edersek çok ayıp olur, ama bize yakışmaz.
AŞK sevilmektir, sadakattır, karşılıklı saygıdır, AŞK hayattır,Ölümdürr