ey aşk artık anladım meğer sen her şeymişsin, hem öldüren bir zehir,hem dirilten bir iksir, Allah'a götüren yollarda altından sesin, diriliş üflemekte ölü ruhlara bir bir...
bence aşk karşılıksız sunulan sevgidir dokunmasanda görmesende hep seninledir tarifi ve eşgali bulunmayan kimi zaman katil kimi zaman mutluluk sadet sunandır aşk acıdır dokunursun icin yanar dönüşü olmayan bi yoldur bazende cıkmaz sokak olabiliyor malum günümüzdede buna örnek coktur aslına bakarsan aşk iki bedenin bir bütün olması derler ya o bütünü birtürlü yakalamak problem oluyor konuyu uzatmadan bence aşk sevdigin kişinin ellerini tutamadan tutmuş gibi yüreginin ısınması ellerine dokunacagın zaman onun kıracagın hissine kapılıpta korkudan tutamamandır aşk onun gözlerinin icine baktıgında dünyanın durdugunu hissetmen aşk bana günümüzde tükenmekte katledilmekte olan bi sevgi türü insanların katletmedi bi o kalmıştı oda malesef katledilenler arasında yerini aldı sanırım bir an önce önlemini almazsak tükenmekte olan bi sevgi türü olarak ansiklopedilerde yerini alacak aşk bence bu :))
...Eğer bir kavramın herkese istisnasız herkese göre farklı bir anlamı varsa, bence o kavramın geçerliliğine ve önemine ihtiyaç yoktur.İşte 'AŞK' böyle bir kavramdır...Yani '..kime göre neye göre..? ' diye sordurtan her kavram izahı zor olduğundan ve temeli kaygan olduğundan bana göre 'Yok' hükmündedir...Mesela aşk, bir çiftin birbirine karşı duyduğu sevgi duygularının bütünü olarak kabul edersek, partnerlerin birbirlerini mutlu ederken aşk var, biribirlerini üzdüklerinde ise aşk yokmu oluyor...o zaman aşkın varlığını istek, arzu, tercih gibi duygu unsurları belirliyor...Hayır hayır aşk beşerin beşerde bulacağı birşey değil..kastteğim 'ilahi aşk' olarak anlaşılmasın lütfen...ilahi aşk denilen kavramında bence tartışılması gerekir...demek istediğim doğumundan ölümüne kadar birçok eksik ve kusurla örülü olan insanın, aşk gibi kusur ve hata kabul etmeyen, eksikliği hiçmi hiç içinde barındırmayan bir duygu alemini ve iklimini yaşaması mümkün değil...Kısacası bana göre 'aşk' biz insanoğlunun dünyası değildir bize ait bir duygu değildir dolayısıyla 'aşk' yoktur....Buna karşılık bizim alemimizde 'sevgi' vardır. BİZ SEVGİYE SARILALIM VE ONU EN YÜCELERE ÇIKARTIP TÜM HAYATIMIZA HAKİM KILALIM....
Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır. Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur. Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Yoktur Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili. İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur, Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında. Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır, Yitirdikleri de... New York'ta, Bir Sokakta, Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının Çıplak Yalnızlığı da Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki, Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de... Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili, Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır, İnan... Kim Demiştir Hatırlamıyorum, Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye. Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde, O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda, Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır, İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim. Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye... Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da... Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider, Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya... İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır Kimselere Veremez Sevgisini, Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır... Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı. İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz, Oysa Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu. Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara... Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın Tüm İnsanlara Yayılması Gibi... İşte Şimdi Biz de Sevgili, Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp, Soluğu Evlerde Alacağız, Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi. Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak, Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak, Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu... Birazdan Sabah Olacak... Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş, Anneler ve Korkular Başlayacak... Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili. Birbirimizi Kandırmayalım... Hadi Güne Hazırlan, Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü, Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel, O Yaban Ağrısını Geri Alacak Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek, Sonra Geçecek... Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak... AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
Ey Âşk durağım... Ey adından başka hiç bir söze dilimin dönmediği tek hecem.. Dudağıma öyle bir mühürlensin ki duâ'n; Bu duâ'ya 'Âmin' demekten başka kelâmlara dönmesin diller.. Ve Lâl olsun dilim, Sen'den başka isimleri anarsam eğer....
aşk bence karpostallardaki gibi degildir ancak hayata ayak uydurdugun zaman güzeldir kimse el elel göz göze ömür boyu yaşamaz aldırma gönül de gitsin
ey aşk artık anladım meğer sen her şeymişsin,
hem öldüren bir zehir,hem dirilten bir iksir,
Allah'a götüren yollarda altından sesin,
diriliş üflemekte ölü ruhlara bir bir...
m.fethullah gülen
aşk gecenin sessizliğinde bir çığlık gibidir.
Bir enstrümanın en bas sesinden en tiz sesi almaya çalışmaktır aşk...
Aşk,gönülde kordur gönüllerde pişen
Aşksız alem bile yaratılmamışken
Dünyaya geliriz aşkla,göçeriz aşkla
Aşakın tarifi zordur ama geçilmez
Anlatamadığın herşey, aşktır....
aşk...fedakarlıktır..
Aşk karsılıksız sevmektir o seni sevmese bile senin onu sevebilmendir
Aşk bir insanı herşeyi ile olduğu gibi kabullenip onu beklemektir.
Gercegi Mevlaya duyulandir.
Bakışlarında diyar diyar gezdiğin değil,
Bir bakışıyla diyarına gittiğindir AŞK!
Mevlana / Rumi
aşk biyolojik bir tezdi ve çoktan çürütüldü
kim uyduruyor bunları ya? yalan annem yok öyle bişey..
:)))
Aşk tek kişilik bir eylemdir, birçok yanılsamadan en güzel olanı...
aşk; ulaşılmazlıktır.Ulaştığında ise meşk............
bence aşk karşılıksız sunulan sevgidir dokunmasanda görmesende hep seninledir tarifi ve eşgali bulunmayan kimi zaman katil kimi zaman mutluluk sadet sunandır aşk acıdır dokunursun icin yanar dönüşü olmayan bi yoldur bazende cıkmaz sokak olabiliyor malum günümüzdede buna örnek coktur aslına bakarsan aşk iki bedenin bir bütün olması derler ya o bütünü birtürlü yakalamak problem oluyor konuyu uzatmadan bence aşk sevdigin kişinin ellerini tutamadan tutmuş gibi yüreginin ısınması ellerine dokunacagın zaman onun kıracagın hissine kapılıpta korkudan tutamamandır aşk onun gözlerinin icine baktıgında dünyanın durdugunu hissetmen aşk bana günümüzde tükenmekte katledilmekte olan bi sevgi türü insanların katletmedi bi o kalmıştı oda malesef katledilenler arasında yerini aldı sanırım bir an önce önlemini almazsak tükenmekte olan bi sevgi türü olarak ansiklopedilerde yerini alacak aşk bence bu :))
Birlikte gülüyorsanız mutluluktur,
Birlikte ağlıyorsanız dostluktur;
Ama birlikte susuyorsanız, bu aşktır.
Marquez
AşK...O oLdUğU SüReCe NeFeS aLaBiLmEkTiR... O OLmaDıĞıNdA öLmEKtİR...!
aşk, hz Adem in hz Havva yı sevdiği düşüncesidir.
Benim uykularım kaçıran şey işte...
öylece kalakalanın aşk sadece..
Aşk olmasa yer yüzünde hayat olur muydu? Dünya aşk üzerine dönüyor!
- Kalp her zaman atıyor..... Önemli olan ritmini değiştirecek birini bulmak ♥
Aşk eşitlenmektir, bu yüzden sevdalarımız komünisttir...
-Kehribar-
Kelimesini telaffuz etmek gibi birşey
'Öyle yakın öyle taze hiç hesapta yoktun Kehribar'
aşk bi eziyettir insana çaresi olmayan acılar veren.
...Eğer bir kavramın herkese istisnasız herkese göre farklı bir anlamı varsa, bence o kavramın geçerliliğine ve önemine ihtiyaç yoktur.İşte 'AŞK' böyle bir kavramdır...Yani '..kime göre neye göre..? ' diye sordurtan her kavram izahı zor olduğundan ve temeli kaygan olduğundan bana göre 'Yok' hükmündedir...Mesela aşk, bir çiftin birbirine karşı duyduğu sevgi duygularının bütünü olarak kabul edersek, partnerlerin birbirlerini mutlu ederken aşk var, biribirlerini üzdüklerinde ise aşk yokmu oluyor...o zaman aşkın varlığını istek, arzu, tercih gibi duygu unsurları belirliyor...Hayır hayır aşk beşerin beşerde bulacağı birşey değil..kastteğim 'ilahi aşk' olarak anlaşılmasın lütfen...ilahi aşk denilen kavramında bence tartışılması gerekir...demek istediğim doğumundan ölümüne kadar birçok eksik ve kusurla örülü olan insanın,
aşk gibi kusur ve hata kabul etmeyen, eksikliği hiçmi hiç içinde barındırmayan bir duygu alemini ve iklimini yaşaması mümkün değil...Kısacası bana göre 'aşk' biz insanoğlunun dünyası değildir bize ait bir duygu değildir dolayısıyla 'aşk' yoktur....Buna karşılık bizim alemimizde 'sevgi' vardır. BİZ SEVGİYE SARILALIM VE ONU EN YÜCELERE ÇIKARTIP TÜM HAYATIMIZA HAKİM KILALIM....
Aşkta Yarın Yoktur Sevgili
Aşk Bu Dünyanın Ölçüleriyle Açıklanamaz Sevgili
O İlkel Bir Acıdır, Yaban Bir Ağrıdır.
Gelir ve İçimizdeki O Çok Eski Bir Şeye Dokunur.
Sonra Bir Perde Açılır ve Yolculuk Başlar
Bu Yolculukta Artık Para, Tarifeler
Beklentiler, Randevular, Taksitler, İş,
Anneler ve Korkular Yoktur
Aşkın Kendi Gerçekliği Vardır Sevgili.
İnsan Başka Bir Işığa Teslim Olur,
Daha Derinden Anlamaya Başlar, Bilgeleşir
Hiç Bilmediği Sezgileriyle Buluşur
Yükü Çok Ağırdır, Kendiyle Buluşmuştur
Hem Dışındadır Dünyanın, Hem de Tam Ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin Yakılan
Yoksun Adamın Hissettikleri de Onunladır,
Yitirdikleri de...
New York'ta, Bir Sokakta,
Kartondan Kulübesinde Yaşayan Kadının
Çıplak Yalnızlığı da
Her Şey Onunladır, Ona Emanettir Sanki,
Ama O, Çıldırtıcı Bir Yalnızlık İçindedir Yine de...
Aşkın Kültürlü Olmakla, Bilgili Olmakla da İlgisi Yoktur Sevgili,
Kanımıza Karışan İlkel Acı, O Yaban Ağrıyla
Hiçbir Kitabın Yazamadığı Hakikatlere Daha Yakınızdır,
İnan...
Kim Demiştir Hatırlamıyorum,
Aşk Varlığın Değil, Yokluğun Acısıdır Diye.
Belki de Bu Yüzden İlk Gençliğimde,
O Yoğun Aşık Olduğum Yıllarda,
Gözüme Uyku Girmez, Dudağımda Bir Islıkla
Bütün Gece Şehri, O Karanlık, O Hüzünlü Sokakları Dolaşır,
İnsanları Uykularından Uyandırmak İsterdim.
Uyanıp, İçimde Derin Bir Sızıyla Uyanan
O Derin Sancının Acısına Ortak Olsunlar Diye...
Aşk Çok Eski Bir Şeydir Sevgili
Onun İçinden O Çileli Çocukluğumuz Geçer
Sevdiğimiz İnsanların Çocuklukları da...
Oradan Üvey Anneler, Eksik Babalar, Parasız Yatılılar Geçer
Ve Sonra Aşk Bütün Bunları Alır, Daha da Eskilere Gider,
Hep O İlkel Acıya, O Yaban Ağrıya...
İnsan Bazen Nedensiz Yere Umutsuzluğa Kapılır
Kimselere Veremez Sevgisini,
Kimselere Derdini Anlatamaz, Evlere Kapanır...
Bazen Denizler Kıyılar Çeker İnsanı.
İnsan Bu Kapılmayı Anlayamaz,
Oysa
Çok Eski Bir Yerde Yaşanmasından Korkulup
Vazgeçilmez Aşkların Sızısıdır Bu.
Bu Sızı, Bu Yenilgi Mevsimlerle Yıllarla Devrilir Başka İnsanlara...
Bir İnsanın Yaptığı Bir Hatanın
Tüm İnsanlara Yayılması Gibi...
İşte Şimdi Biz de Sevgili,
Ya Olmadık Zamanlarda Umutsuzluğa Kapılıp,
Soluğu Evlerde Alacağız,
Ya da Denizler, Kıyılar Çekecek Bizi.
Nasıl Biz Başkalarının Korkularını Taşıyorsak,
Başkaları da Bizim Korkularımızı Taşıyacak,
Yenilgimizi, Umutsuzluğumuzu...
Birazdan Sabah Olacak...
Para, Tarifeler, Beklentiler, Randevular, Taksitler,
İş, Anneler ve Korkular Başlayacak...
Bunlar Varsa Bizim İçin Geçerliyse
Aşk Yoktur ve Hiç Olmamıştır Sevgili.
Birbirimizi Kandırmayalım...
Hadi Güne Hazırlan,
Yaşadıklarımızı Unutmaya Çalış
Aşk Bize Güvenip Verdiği Büyüsünü,
Sırlarını, Cesaretini, Bilgeliğini ve O İlkel,
O Yaban Ağrısını Geri Alacak
Bunlar Olurken İçimiz Bir an Üşüyecek,
Sonra Geçecek...
Hadi, Oyalanma Birazdan Yarın Olacak...
AŞKTA YARIN YOKTUR SEVGİLİ
Cezmi Ersöz
Ey Âşk durağım...
Ey adından başka hiç bir söze dilimin dönmediği tek hecem..
Dudağıma öyle bir mühürlensin ki duâ'n;
Bu duâ'ya 'Âmin' demekten başka kelâmlara dönmesin diller..
Ve Lâl olsun dilim, Sen'den başka isimleri anarsam eğer....
Aşk aşığın maşuku görünce öyle bir ah çekmesidir ki o ahla aşığın ciğerleri yanıp tutuşsun...