yaz sıcağında
gözeden kana kana içilen
berrak su serinliğinde
elinle dalından koparılan meyve
demini almış çay tadında ve taptaze
yeni sağılmış süt
karanlık
çok karanlık günlerdi
kırık dökük
sokak lambalarıydı tek aydınlık olan
kendini bile aydınlatamadan
karanlığa tanıklık etmemeye yeminliydi sanki
virgül atarak
enikonu soluklanacak
yutkunacak kadar
kahve molası zamana
duygu tekrarına
duraksamaya gereksinim duyar
özlememişsen
yanımda olmayı
kafanı göğsüme koymayı
saçlarını okşamamı
ayni pencereden bakmayı istemiyorsan
ister gel
yarin sevdasına
kelebeğin selamına
dostun kelamına kulak ver
bir daha ne bulabilir
ne duyabilir
ve göremezsin
yüreğimize vursun
tırlar dolusu
değirmenine su taşıdığımız dalgalar
insanlığımızın
utanç hanesine yazılsın
yoksulluktan
süt dökmüş kedinin
sessizliği, sakinliği
memeden kesilmiş çocuğun
melil ve mahzunluğu
sigarayı bırakmanın yoksunluğu
yansır yüzlere
ne zaman baksam
nereye gitsem
öncelikle genç kuşağın
elinde telefon
kendi dünyasında
yerken




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!