yoksullukta
hastalıkta
ve üzünçte
mutluluk yaşanmazmış diyorlar
oysa mutluluğun
yeri
eteklerdeki taşlar döküldü
bilinçaltları boşaltıldı
etrafa nefret saçıldı
kinler kusuldu günlerdir
seromonide
birincilik sevgisizliğindi
ne kalır geriye
soğanın cücüğünü
kemiğin iliğini
insanın yüreğini
yüreğin sevdasını alırsan
şarkılarda da olsa
koca İstanbul’un
bütün meyhanelerini
bir akşamda dolaşmak
ve doyasıya sarhoş olmak müthiş
saatlerce yürüyüş menzilinde
mis kokulu yaylamız
bulutlar gökte bembeyaz
dağlarda tertemiz havamız
her renk ve kokuda çiçeklerimiz, ağaçlarımız
damda caanım hayvanlarımız
karga tulumba taşınır
bizde umutlar
fütursuz
yarınları belirsiz hayallerse
kelle koltukta
acılarımızı gömdüysek
içimizin en derinliklerine
tekin midir suskunluğumuz
nasıl anlatılır
yaşadıklarımız
sessiz haykırışlarımız
en azından
geride kalanları
kazanmak olduğundan
seviyorum kaybetmeyi
dünyanın sonu değil ki kaybetmek
bu dünyada
arka planı olan
ard niyetli
çıkar ilişkileri olmasa
kahrolası
yoz olan ne varsa
efkarım
kaygıya
ve yasa dönüştü
ulusça başımız döndü
midem bulandı
gözü dönmüşlükten




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!