yüzyılların ezikliğini
boynu büküklüğünü
eskitilen bir ömür gideremez
ne fayda
eller kenetlenip
birlikte yürümedikten sonra
elde yol haritası
hedefe kilitlenerek
yolcu yolunda gerek
yol için bir dost, bir arkadaş gerek
yolculuğun bam telidir
omurgasıdır, bel kemiğidir
Nisan’ın behrinde
kar çiçekleri eşliğinde
Kuşakkaya’nın tepesinde
karlar eridiğinde
Harşit gürlediğinde
duramazsın önünde
puştluk
hainlik
döneklik genetik değil
hayatın içinde
hepsi bencillikte
çıkarcılıkta
içim yansa
isyanda olsa
yine de susarım
adın geçince
soluğum hızlanır
belli etmem dışarıya
yirmi beş kez doğdun
yolun yüzde yirmi beşi
hücrelerimin yalnızlıklarımda
hep iliklerimde hissettim seni
hep yanımdasın
sanki hiç tanışmamış
gözlerimizin içine bakmamış
uykusuz kalmamış geceler boyu
kaygılanmamış
özlememiş yıllarca
yol beklememiş
içimden gelmiyor
her seferinde hüznü yazmak
taşınamayacak kadar ağırını
yaşamaksa zulmün öbür adı
neylersin
ülkenin her tarafında
soluğu kesilse
yüreği dursa
beyin ölümü gerçekleşse de sevdanın
varlığı yeter
yaşattıklarıyla
kattıklarıyla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!