Nisan’ın behrinde
kar çiçekleri eşliğinde
Kuşakkaya’nın tepesinde
karlar eridiğinde
Harşit gürlediğinde
duramazsın önünde
elde yol haritası
hedefe kilitlenerek
yolcu yolunda gerek
yol için bir dost, bir arkadaş gerek
yolculuğun bam telidir
omurgasıdır, bel kemiğidir
yüzyılların ezikliğini
boynu büküklüğünü
eskitilen bir ömür gideremez
ne fayda
eller kenetlenip
birlikte yürümedikten sonra
gittiğinde
kalacak yeri mi yok
yoksa
gitmek mi istemiyor
rahat mı ettiremiyorlar
diye düşünüyorum
örselenmiş duygularım
dip yaptı şimdilerde
sıfır noktasında neredeyse
ne zaman ki
kula kulluk sona erer
insanın insana tahakkümü
asırlardır
dipte köşede
özenle sakladığımız
gözümüz gibi baktığımız
günün birinde kime ve ne zaman
lazım olacağını bilemediğimiz
karşılıklı içmeyeli
iki çay daha demeyeli
muhabbetiyle
yüreğimizi ısıtmayalı
yıllar oldu
itiraz ediyorum
çağlar öncesi
ilkel yaşam tarzına özenene
değişime direnene
kendisine reva görüleni kabullenene
itiraz etmeyene
puştluk
hainlik
döneklik genetik değil
hayatın içinde
hepsi bencillikte
çıkarcılıkta
soluğu kesilse
yüreği dursa
beyin ölümü gerçekleşse de sevdanın
varlığı yeter
yaşattıklarıyla
kattıklarıyla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!