vedalaşmadan gitti
doğduğunda da
haber vermemişti
başına buyruk
ve özgürce
papatya toplarım senin için
kendi ellerimle
kah Hera’yla
kah Miki’yle
kah bir başıma
her yıl
gidiyorum demekle gidilse
ve gitti denilebilse
bitti demekle bitebilse
kimse geriye dönmese
gitti ve bitti denilse
bir hikaye sona erse
kırılması en zor organ
kalbim kırıldı
ta orta yerinden
bilir misin
beterdir kemik kırığından
kas kırılır
bir düşünün
önceden arayıp
haber vermeden
çat kapı zili çalıp
ben geldim
çayın var mı diyebileceğiniz
ne kalır geriye
soğanın cücüğünü
kemiğin iliğini
insanın yüreğini
yüreğin sevdasını alırsan
şarkılarda da olsa
koca İstanbul’un
bütün meyhanelerini
bir akşamda dolaşmak
ve doyasıya sarhoş olmak müthiş
saatlerce yürüyüş menzilinde
mis kokulu yaylamız
bulutlar gökte bembeyaz
dağlarda tertemiz havamız
her renk ve kokuda çiçeklerimiz, ağaçlarımız
damda caanım hayvanlarımız
karga tulumba taşınır
bizde umutlar
fütursuz
yarınları belirsiz hayallerse
kelle koltukta
acılarımızı gömdüysek
içimizin en derinliklerine
tekin midir suskunluğumuz
nasıl anlatılır
yaşadıklarımız
sessiz haykırışlarımız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!