yükün mü ağır çocuk
uykun mu
yoksa
sorumluluğun mu
tarttığında baskülünle
hangisi en ağır
canım ülkemde
keskin mücadelelerin yoğunluğu
bir varmış bir yokmuş hikayelerin
dili geçmiş zamanlarında kaldı
on beş on altı Haziranlarda
1 Mayıslarda
papatya toplarım senin için
kendi ellerimle
kah Hera’yla
kah Miki’yle
kah bir başıma
her yıl
günlük alışkanlıklardan olacak
her nedense
fark edilmez en yakınındakinin değeri
gittiğinde anlaşılır
tıpkı ölenler gibi
yokluğunda artar özlemi
bırakıp gittin sevgili
en serin
saygı ve selamlarımla
Eylül 2014
ne kalır geriye
soğanın cücüğünü
kemiğin iliğini
insanın yüreğini
yüreğin sevdasını alırsan
saatlerce yürüyüş menzilinde
mis kokulu yaylamız
bulutlar gökte bembeyaz
dağlarda tertemiz havamız
her renk ve kokuda çiçeklerimiz, ağaçlarımız
damda caanım hayvanlarımız
şarkılarda da olsa
koca İstanbul’un
bütün meyhanelerini
bir akşamda dolaşmak
ve doyasıya sarhoş olmak müthiş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!