şişenin dibinde
son kalan
seni doldurdum
boş kadehime
ayakların ermedi yere
bakıyorum da
ne masal
ne rüya
ne de rivayet
kuşaktan kuşağa anlatılacak
yaşanılanın gerçek öyküsü
onlarca çocuk ölüsü
ne de çabuk geçti
ne de örseleyici
geçmiyor gibi görünesi bir sene
bugün
yürek yarasının
iç acısının
Süleymaniye
arkadaşım Coşkun’la
ders çalışırdık fırsat buldukça
Adıyamanlılar’ ın kahvede
bitmek tükenmek bilmeyen
80 Sonrası Okul Çevresi
Şehremini’ de king oynardık bütün ciddiyetiyle
sonucu kızdırmaya dayalı, masrafı ise bölüşürdük eşitçe
ya Mesut ne çekerdin, Coşkun, Recep,Güngör’le
sana yaptığımız eşek şakalarından
çağımızın vebası
ne kuş gribi
ne aids
en bulaşıcısı
insanı tecrit eden
esir alan iletişimsizlik
baraj altında kalan
güzellikler gibiydi
duygular
orada olduğunu bildiğin halde
ulaşamadığın
kaybolmamasına çaba sarf ettiğin
bizim kuşaktı
yirmisinde yüreği
aydınlatmacı
öğretmen emeklisi
çevreye duyarlı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!