bir türlü vedalaşmak istemezsin
git demek gelmez içinden
gideceğini bilmek zoruna gider
hep yanı başında kalsın
yüreğinin bir köşesinde olsun istersin
orada olduğunu bilmen bile yeter!
varsıllık final sorusu
kaç atın
kaç katın
kaç yatın
kaç paran var olmamalı
sevecek kaç yüreğin
yoksulluk, et yiyememektir her öğün
giyememek her istediğini,
içememek, gezememek özgürce
eğlenememektir doyasıya
yoksul güçlüdür
okyanus ötesi kasırgaları
ünlü çöl fırtınaları ile
yüreğimi de önüne katan
kentleri yerle bir eden
yangını körükledin rüzgar
bir yandan da yaktığın semaver
hayatta asla
güçlüyüm
dayanırım
unuturum demeyeceksin
gün geliyor
peş peşe yıkımlar
ne de çabuk geçti
ne de örseleyici
geçmiyor gibi görünesi bir sene
bugün
yürek yarasının
iç acısının
Süleymaniye
arkadaşım Coşkun’la
ders çalışırdık fırsat buldukça
Adıyamanlılar’ ın kahvede
bitmek tükenmek bilmeyen
80 Sonrası Okul Çevresi
Şehremini’ de king oynardık bütün ciddiyetiyle
sonucu kızdırmaya dayalı, masrafı ise bölüşürdük eşitçe
ya Mesut ne çekerdin, Coşkun, Recep,Güngör’le
sana yaptığımız eşek şakalarından
çağımızın vebası
ne kuş gribi
ne aids
en bulaşıcısı
insanı tecrit eden
esir alan iletişimsizlik
nasıl da nazlanırsın
gizlene saklana
utana sıkıla
suç işlercesine
aklana paklana




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!