çağımızın vebası
ne kuş gribi
ne aids
en bulaşıcısı
insanı tecrit eden
esir alan iletişimsizlik
algılar
ifade biçimleri
yansıtmalar farklıdır
kimi
dokunarak
elini tutarak
baraj altında kalan
güzellikler gibiydi
duygular
orada olduğunu bildiğin halde
ulaşamadığın
kaybolmamasına çaba sarf ettiğin
bizim kuşaktı
yirmisinde yüreği
aydınlatmacı
öğretmen emeklisi
çevreye duyarlı
ama yalan ama dolan
dünyalığınızı yaptınız beyler
aksırıncaya tıksırıncaya kadar
din adına dindar gibi
şayet inanıyorsanız
Afrikalı çocuk gibi
aç olduğumda
besledin sütünle
ekmeğinle
doyurdun anne
olmaz olsun ay ışığı
vurmasın şavkı
öksüzlerin üstüne
aydınlatmayacaksa yürekleri
sabah olmasın
Rumeli Hisarı
Yıldız Parkında ilk elini tutmuştum
duygu sarhoşluğu ile
Emirgan’da gezdik seninle, uyurgezer gibi
hiçbir köşk, yüreğinden güzel değildi
Martılara Konuk Olurduk
sana ulaşmanın bir yolu
125 numaralı otobüsle karayolu
biri de Kadıköy vapurundan geçerdi
yürüyüş yolumuz ve Haydarpaşa’da
Çapa
okulumun semti gençliğimin
bahçesi, sandalyesi, kanepeleri, klinikleri
cafe Ümit, ortopedi kantini mekânlarımızdı
en yoğun tartışmaların merkezi, yemekhanenin altı öğrenci kantini ve kavgası ile




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!