'bak senin güllerin,kuşların,akşamların... / ve geceyi kucaklayan uzun,ince sarmaşıkların'
bunlar burada kalsın.Tek sözcük bile söylemeyeceğim.Şiire taşımayacağım.
Boşuna inkâr etme.
Kuş adları birer ikişer sarkıyor saçaklardan
O boşlukta yoklar,kaybolanların listesi tamamlanmamış
Lekeleniyor toprağa yapışmadan önce her damla.
Kim üttü bu Diyar-ı Harput'u,diye
ah sorabilsem.
Eylül sabahı
Geceden kalmış uykulardan sıyrılıp
Tülünü aralıyorsun pencerenin
Taze ferahlıkla havalanıyor nevresim…
Ne güzeldir
Sus artık
Bölme uykumu
.
Ellerim avuçlamaktan
Korkmasın ateşi
Bir ırmak uslu uslu aksın gecenin içinden
uzağa bak yakın yerinde durur
yara oranın derininde gizli
harflerini sırtlanıp kendi ateşine taşı
her ömür bir bakıma cehennem öyküsüdür
Kaç atımlık saçmam vardır
Bilmiyorum.
Yaşam karmaşa
Yaşam kavga.
aynada yeşili andırır bir yankı...
dikkat kesildim
belki birazdan yinelenecek
gözlerimin kamaşması olası
Kısılan kıraçlık ve
Med cezirlerle hırpalanan
toyluğumu
Martısız ölü denizlerin çalkantısını
bağışlayıp son kadehlere
mayalansın istiyorum biber gazı niyetine
güneydoğunun mağrurları
barış için işbaşı yaptılar yapıyorlar
ve çok fazla birikmişken
kuru zeytin dalı
hurda mavzer
kurumuş kan
kumsala sere serpe yayılan kadın
düşlerim güneş ışınlarına benzer erir bronz teninde
sen şimdi kumlarla dalgaların buluştuğu yerde değil
oyduğu yatağın içindeki bir vida gibi bendesin




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti