taş,sancılı
bense kendimi seyrediyorum rüyasında
pastırma yazı kapıda
kayıp yüklükteki yün yorgan
ayakların açıkta
bil istedim odanın soğuduğunu
şimdi izin sana
git ve en erken trenle uzaklığını getir.
....
bir yanardağı yeniden uyandırıyorsun tenime her dokunduğunda...
***
sular nasıl,nereye aktığını bilmezmiş...
sen; nereye,niye akıyorsun durmadan?
O tohumları savura savura
yüzyıllar içinde doğurdum mitimi
öldürmeye gücün yetmez senin
git öte
su yerine
sessizliği verdiler çeliğe
ufalandı o kumru parıltıları
kalıntıları acı yalanlarla dolu şehirleri
incelen kum denizindesin.deli dolu bir sabah.
denizle öpüşüyor güneş,tanıksın.
sırım mı sırım bir istek peydahlandırıyorsun bende birden
birden sol şeride dalış gibi bir şey bu
koyu kahveyi anımsatıyor tenin
şarabın kırmızısıyla kazınması gibi arzuların
su incelir
üşengeçlenir bir dağın merakı
kıyıda köşede kalmış mukavvalarla bileniriz
hırçın,bağımlı bir sırla sabitleşir kalbimiz
tarihimin tarihini yazacağım.
hakkını verebileceğim tüm anlamlara açık olur mu ; emin değilim .
deftere nasıl başlayacağımı bilmiyorum.Ben terk etmedikçe arka kapak hiç örtülmeyecek.
Boşlukların içindeki boşlukları nasıl anatacağım?
Sorun bu çıkmaz sokağa saplanıyor.
Hiç uyanmadım bu sabah
Mağma yürüdü fay yürüdü dakikalar yürürdü
ölüm yürüdü arkam sıra.
Çığlıklar yürüdü,korkular ve sonra belirsizlikler
Acım yürüdü kız kızan yürüdü
Yemyeşil kül yığını.
Senin olduğun yerin adı öteler,
arkada.
dilimde o bâyati nağme
''Kalbim yine üzgün seni andım da derinden''




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti