Necdet Arslan Şiirleri - Şair Necdet Arslan

Necdet Arslan

kapalı istişareler modası – kaskatı utançlarla
ve üstünkörü uykularla…


ereğiniz biraz paylama / yaşamın mimli planı
caz konseri renginde , kendi kendine acı

Devamını Oku
Necdet Arslan

eskilerden dönerek yarınlara
güzün kapısına aralamak için
anıların yorgunluğunda şeyleşen iklimlerle


şaşılası bir merakın bilinçte şimşeklenişiyle

Devamını Oku
Necdet Arslan

Özünü bulurum sevilerde
Ulaşırım sana usul usul
Uçucu salgısı kaplar dörtbir yanı sende kalmanın
Yeni günün muştusunu duymak için dolarım dudaklarına

Bir kutsanmışlığın büyülü gölleri olur gamzelerin.

Devamını Oku
Necdet Arslan

Ayırdındasın bu sinir savaşlarının
Geceleri gökkubbeyi kirleten dumanların
Su ve ekmek kamyonlarının
Bile isteye yakılışını okulların
Ve yok edilişini geçmişini geleceğine
Bağlayan yolların

Devamını Oku
Necdet Arslan

Kırılmış köpüklere bırakılırken
Ötelerde bitkin durur narin bakışlar
Kardelen değilim ki derdim olsun dondan

.
…………..Neyi taşırsak yarına alacaklı kalırız dünden

Devamını Oku
Necdet Arslan

Ekim şafakları gecikerek geliyor
Bozulmaya başlıyor metal aydınlıkta bağlar
İş başı yapıyor kesiciler
Salkımlara veda eden taneler cam bilyeler gibi
Yer çekiminde parçalanıyor.
Toprakta,üşümüklü şıra kristalleri

Devamını Oku
Necdet Arslan

* spazm

alacakaranlıklara salın beni
susun


Devamını Oku
Necdet Arslan

bu kaçıncısı ? yazmak için uğraş veriyor ve sonra bir çırpıda silip atıyorum. Oysa buraya gelirken günlük tutmayı kararlaştırmıştım. Sekiz günde on sekiz günlüğün üzerine çizgi çekmişim.
Bir başka uğraş alıp götürüyor beni. Gecenin ilerleyen saatlerine doğru uyku basıyor , sesini kısarak dinlediğim radyoyu kapatıyor, okuduğum kitabı bir yana bırakıp harcanacak düşlerin ülkesine uykunun eşiğinden geçtiğimi belli belirsiz anımsıyorum.
Uyku benim çok gizemli coğrafyam ; imgelerimin ışkın verdiği yurt.
Genellikle orada biriktiriyorum yazacaklarımı ve oradan devşirdiklerimi dolduruyorum metinlerime.
kendime ikram ettiğim demli çayla beraberim. Bardak bana bakıyor ben bardağa bakıyorum.
dehşetli bir dürtüyle koşullandığım her şey kaybolup gitti.

Devamını Oku
Necdet Arslan


''İnsanlar kitapları başka hiçbir şeyi tutmadıkları,özel bir tarzda tutar.Cansız değil de uyuyorlarmış gibi.
Çocuklar da çoğu zaman oyuncaklarını öyle taşır.''
O büyülü yapıtı ;Bento'nun Eskiz Defteri'nde böyle der John BERGER.
Acaba , diyorum Spinoza'nın anılan defterini aramaya koyulurken başka bir derdi mi vardı BERGER'in; bilemiyorum.
Wittgeenstein'in ''Dünyanın nasıl olduğu değildir gizemli olan, olmasıdır'' sözünden mi esinlendi kim bilir?

Devamını Oku
Necdet Arslan

Sonsuzluktan nasıl ayrılır acaba yollar? Biz neresinde ayrılırız sonsuzluktan?
Biraz korkutucu gelmesin bu sorular. Hangi zavallı durumumla ayrı bir yere koyacağım kendimi? Bu olmaz işte.
‘Yaşama tutunma ‘ ve ‘düşünme’ olgularının uyumunu yazınsal bir birliktelikle ; her ikisinin iç içe geçen karşıtlığıyla ; hata ritmiyle kurgulanmasına yoğunlaşıyorum.
Bir süre sonra sınırları aşmaya zorlanan vurgularına takılıp kalıyorum.
Felaketle yüzleşme korkusundan olsa gerek daha ilerisini merak etmeyişim. Öyle bir kaygı taşımasam ‘ben anlatıcı’ olmaya soyunurdum.Sürerlik durumunu alan bu iki olguya yol açardım.
Böyle bir ikilem içinde ‘söz’süz kalmak da katlanılabilir bir durum değil.

Devamını Oku