…………………………………Gündoğdu Buluşması’na
Kıraç topraktın
Yeniden doğurdun bizi
emekledikçe
Çoğaldığına tanık olduk
Örselendim her zaman tırmandığım
adresinin ilk basamağında
Geçmişte kalan neyim var neyim yoksa
Sen dahil tümü ıskarta
Bilekteki ağrıdan dirseğin haberi olurmuş, derler
Hırpalandım
Yıllar içinde
Her omuzladığımı
boşaltıyorum mübadele
çöplüklerine
İndir karanlığı yüzümüze
Ankanın ölümlere uçtuğu yer buralar
Tanrıların adlarını gizleyişinden
Daha çileli
Daha yalansız
Haziran bitti.Daha dün yeni bir aya ; temmuza giriş yaptık.
Bugün 2 Temmuz .
Temmuz ayı bana ( bize) 31 yıldan beri Sivas’ı anımsatır.
Asım BEZİRCİ’yi , Behçet AYSAN’ı , Metin ALTIOK’u ; toplam 33 canı!
Bir çiçeği bağlı olduğu dalından koparmaya kıyamayan , incitmemek için karıncaları toprağa usulca basan hatta basmaya korkan bu insanların; genç yaşlı 37 aydın insanla Sivas’ın göbeğinde , yığınlarca insanın gözü önünde yakılmasını bir insan olarak,bir vicdan olarak yüreğim ne açıklayabiliyor ne de kaldırabiliyor.
Kurtuluş yolunda çok önemli bir durak olan Sivas ,aynı zamanda tarihimizin en korkunç,en alçakça,en büyük utançlarından 2 Temmuz 1993 tarihiyle özdeşleşerek sahiplenen yerin de adıdır.
Ne çok şey unutuluyor
Sadece seni anımsıyorum
aklımdasın,işte
Çiçekler gibi soluyorum
Yaşantımız ,türlü simülasyonlar ve daha da kayganlaşan gerçekliklerin tutunduğu düzlemde ve orada gelişen tartışmalarla geçiyor. Her birimizin kendine özgü bir gündemi var; o gündemi maceralarla dolduruyoruz.
Son çeyrek yüzyıldan beri sahte evrenler yaratarak orada tutunanların yerlerini berkiten bir çoğunluk var bu yurtta ve genel nüfusun yarısından fazlasını oluşturuyorlar.
Toplumsal değişimler görece olarak yaşamın da tahrif edilmesini olanaklı kılıyor.
Salt yaşam mı bu sirkülasyonun koşulları karşısında savunmasız kalıyor? Hayır !
Öngörülen sistem -kendilerince- iyileştirildikçe kimliklerin seçimleri, değer yargıları,zamanı kullanma istekleri, yeğleyişleri ; el üstünde tuttukları şeyler de değişiyor.
Sürekli bir değişimden söz ediyorum. Her değişim bir yabancılaşma sorunsalının doğmasına olanak tanıyor. Sayısız dolgu işlevli anılar oluşuyor ,yalancı yaşamların sonu gelmiyor.
O yola girmezdim senin yerinde olsaydım
Bahçeler öylece kalırdı.bensiz
Ne var ne yok bütün ışıklarını toplayıp
Ötelerde bir yerlerde kayıplara karışırdı güneş…
Uzaklardan düşünüyorum, bir adam
O yola girmezdim senin yerinde olsaydım
Bahçeler öylece kalırdı.bensiz
Ne var ne yok bütün ışıklarını toplayıp
Ötelerde bir yerlerde kayıplara karışırdı güneş…




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti