Müslüman’mış kardinal, kutlanır mı yeni yıl Paşam
Görende essah sanacak, yatıp kalktı diye inanacak
Ah şu ayna olmasa, bakınca söze akan su duracak
İnanalım mı ağam, ahlaksız İslam Olur mu Paşam
Suşehri, Köse Dağın eteklerinde, dünyaya geldi
İçti suyunu, Tokat’ın, Amasya’nın, içinden geçti
Ferhat’ın, Şirin için deldiği, dağı gördü ve geçti
Bandırma Vapurunu görünce kaydı Denize düştü…
Şu yalan Dünya’da bir sen birde ben
Dönüyor Dünya hızla mütemadiyen
Sanki silahlı atlı kovalıyor peşinden
Kokmuyorum sana geri dönmekten
Ne zaman eline mikron tutuştur salar,
Sayıyor tek tek;
Orman içindeki enval ve türü!
Ardıç çam gürgen meşe kestane kayın.
Sanki kadim Türk ona sormuş gibi.
Diyor ki Türk demiyorum tek!
kim demiş görmediği birini
sevemez diye insan
kim demiş anlaşamaz
bilmiyorsa geçerli bir lisan
zümrüt yeşili bir çift göz
bakıyorsa çok çok uzaktan
Unuttuk biz bizi, örfümüzü ve âdetimizi
Göz göre göre, kışa çevirdiler baharımızı
Unutuyoruz aslımızı, gerçek köklerimizi
bu gün, bir mayıs
işçi, emekçi ve bahar bayramı
alem bilir
emekçi olmak zor
içecek ayranı yok
cep delik cüzdan boş
Şafak söktü ortalık aydınlanalı çok oldu
Kümeste tavuk çil horuz öte öte yoruldu
Dağ bayır uçtu arı kır çiçeklerine kondu
Uyan gari soğuk iki avuç su serp yüzüne
Vay be arkadaş, sen neymişsin be
Görünmeyen cismin
Olmayan ağırlığın
Ölçülmeyen hacmin




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!