DOSTLUK DEDİĞİN
Dostluk dediğin,
İncecikten bir türkü
İnsanı uzaklara alıp götüren
Uzakları alıp insana getiren
Uçsam,
Uzak uzak dağlar ötesinden,
Tozumla, toprağımla, dumanımla…
Uçsam,
Serçe mutluluğunda…
Uçsam,
1 Mayıs sabahı,
Bir dost özlemi gelir,
Çalar kapını bazen…
Pencereni açarsın da,
Güzel günlerin,
Sevgiye doyamıyorum
Sürekli bir açlık
Sevgi açlığı
Çok sevilsem boğuluyorum
İlgi manyaklığı
Ruhumda bir çift kişilik
Ağır bu dünyanın yükü,
Çok ağır...
Kasketim, atkım,
Paltom bile ağır gelirken
Sırtıma...
Nasıl taşırım,
ben seni
duru halinle sevdim
siyah tenim senin beyazın da
aklansın diye
senin etli dudakların dı beni
çığrımdan çıkaran
Sesinin odalarda çınlaması
Kokunu teneffüs etmem
Varlığının kanıtı sevdiğim
İşte o sessizliğin var!!!
Varsın olsun…
Cisminin varlığı
Sevincim
Gözyaşlarım
Yolculuğum
Kalp çarpıntım
Umudum
Yaprakta çiğ tanesi
Güneşin doğduğu,
Hiç bir yere uğramıyorum.
Aydınlığın olduğu,
Hiç bir yerde duramıyor,
Nefes alamıyorum.
Geceler cehennem yeri,
Üstümde uçsuz bucaksız,
Sınırsız bir mavilik
Derin sevgiye batırılmış
Masmavi gökyüzü
Karşımda
Yeşili yatırılmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!