Tükendiğinin yer de başlar kemâlat,
Hayatla yüzleştiğin yer de cıkar hakikatler.
Biz zaman dan geçeriz,
Zaman biz de bir tortunun tozu dumanı.
Düştüğün de kendine yaslan,
Direndiğin kadar sensin,
Yıkılmak mı?
Hüznümüz ümitsiz ve ölümcül değil.
İyiikler dogururuz üçüz beşiz.
merhaba yeni gün soylu gece merhaba
Dizelerimiz caresizliğin bir hâli değil.
Şiirlerimiz,
Günlerden hercai,
Son meteliğine kadar harcadım sabrımı.
Son selamı kıskandım sen den .
Hor gördüm,hayıfladım,
Yine kendimi kendimle yargıladım.
Suçu yok kederin,
Bir kalemin kurşunundan,
Aşka vurulur sevdalar.
Hasretin hangi mahzen de şarap,
Bir dervisi berduş yapar mısralar.
Dağ çileği tadı var seni özlemenin,
Bir menbaadan bal dökülür gibi sözlerin,
Benim kelimelerim var söyleyemediğim
Ses tellerime asılı kalmış uçurtmalar gibi ...
İçine kaçmış çığlıklarımın öksüzlüğün de..
Beni doyuran sevda,
Kurudu nefesim,
şiirlerim tükendi.
Ben kanadı kırk yerden kırılmış bir anka kuşuyum.
Kaçsan da benden ardından uçamam ki.
Gizlediğin nedir gozlerimden
Dünyaya âmayım
istesem de göremem ki.
Kalbim de kendime kazdığım bir mezar var.
İnsan ekiyor her seladan sonra mezarcılar,
Bak
Ertelenmiş düşleriyle birlikte hemde .
Bense ,
Hududundayım kerametlerin.
Buluttan kundaklara sarılmış,
Gözlerin bir tenha meyhaneye benzer
Al koynuna ruhum sarhoş olsun başucunda
İki kırık kanatları olan bir derbederdir yüreğim
Tut ellerimden göğün de uçur kanatlarınla ..
soyu tükenesi tüm ihtimallerin
Tükenesi soyu yitik hayallerin.
Evvelden asılmıs boynumdan ipekten bir ilmek,
Kurumuş köpüren denizler,
Gectiğimiz yolllar yine kalabalık.
Ellerimize sürülmüş parmak izlerimiz
,Bul beni avuçların da.
Sar beni,
Sokaklar da Ankara ayazı,
Buğulanan camlara resimler çiziyorum
Renksiz ve anlamsız.
Yetim Çocukluğumuda terkettim,
cami avlusun da bir gül dalının yokuşuna.
Bir peygamber gelsin alsın beni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!