ben ırmakların sesine gidiyorum
söyleşecek kimse olmayacak
bir ev yapacağım sazlardan
o uzak yoldan, o eski dünyaya
selam size diyeceğim.
Ulaşınca bitermiş kaderin yolu
Duygular kanatlanır titrermiş elin
Sarınca feleğin merhametsiz kolu
Teselliden uzak ah çekermiş dilin.
Görüyorsun kadifem olup biteni
Dilin yok diye kimse dinlemez seni
Kimbilir ne düşlerin vardır seninde
Kıvrılarak yatmak istersin belkide.
Anlamazlar ki neden sürtündüğünü
ey şaşkın kalk
kalk ve bak şu pencereden
azmine ne oldu
tepki ver hayata, yürekli ol
bir şans daha ver kendine
Ne şarkının sesi var ne aşkın bestesi
Değişti her bir şey nerde eski neşesi
Anlamını yitirdi ömrümün son demi
Kalmadı tadı, tuz yaşıyoruz öylesi.
Erkekler kıskanmayı unuttu
Kadınlarda utanma kalmadı
Bilgeye sordum acı konuştu
Edep sizlere ömür kalmadı.
Annede başlar, babada biter
Ben şimdi gidiyorum gurbete
Kapıya kilit vur açılmasın
Girmesin kimse benim bahçeme
Emmi burası öylece kalsın.
İbibikler zamansız öterse
Gezdik bahçeleri çeşitli yemişler
Kırlarda dolştık ah ne hoştu çicekler
Suyu kaynağından içtik kana, kana
Kimseler kalmadı dağılıp gittiler.
Şimdi sessizlige büründü buralar
Dünyanın rengine kandım bir zaman
Artık geçmiş bana azap veriyor
Epey zaman aldı doğruyu bulmam
Şimdi her şey bana yalan geliyor.
Anladım ki buymuş kendine gelmek
Sıklıkla giderdim oraya
Birinci neslin ayak izlerini takip ederek
Ruhları hala oradaydı
Kehanet dedikleri bu olsa gerek
Yüzleri donuk sapsarıydı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!