Zaman pırıltılarını aldı gitti
Geriye dönmeyecek hiçbir zaman
Kalkıp haykırdım dedi ki bitti
Dalarak baktım bir süre ardından
Koskoca bir hiçti bana kalan.
Bazen bir şiir boğazında düğüm olurda
Yutkunup durursun çoğu zaman
Sözcüklerin birbirini öldürdüğü arena gibi
Hıçkırığa dönüşür kimi zaman
Gizli bir eldir zehir şırıngalayan
Ne zaman özlesem
Damı akan evler gelir aklıma
Bir toprak yol giderim ayağım tozlu
Dolaşırım kır bayır dağ.
Gönlümde bir ateş-i hicrân-ı yanar
Her dem-i içimde gam u firkat donar
Âh ettikçe figânım arşa mı çıkar
Sensiz geçen her bir anım bin yıl kadar.
Hiç sevmem şatafatkı gösterişi
Sadelik, doğallık gibisi var mı
Nerede görsem kırarım kirişi
İnsanı anlatan bir söz kaldı mı.
Kurbanız edepli dökülen dile
Hiç sevmem yılbaşlarını
Sanki zorla güldürürler insanı
Eksilen takvim yapraklarında
Biraz daha yorulur ömrün geri kalanı.
Işıklar yanar pencerelerde yabancı
Başka bir gün başka yerde
Buluşalım gelir misin
Demiyorum ben yinede
Beni biraz sever misin.
Hiç tadı yok buraların
Bugün mazisi olan sokaktan geçtim
Sizi düşündüm garip bir hisle
Buruk duygularla bir iz aradım
Göçmen bir anı gibiydik sizinle
Ayrılık cebimizdeydi haliyle.
Ser verme unut bildiklerini
Toprak gibi ol ört gördüklerini
Açmayasın üstünü ayıpların
Açık etme dövdürme dizlerini.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!