Öncedende birçok kez kopmuştur Kıyamet)
Silinmiştir yeryüzündeki tüm canlılar
Arasanda bulamazsın tek bir işaret
Yakıp kül etmiştir belki kaynayan lavlar
Bildiğimiz yalnızca on asırdan ibaret.
Hayat mertebedir eğitir bir, bir,
En cahili bile getirir tekbir
Kim makbul, kim değildir bileni yok
İster boş ver, ister alasın tetbir.
Bakın halimize yürek acısı
Aydınlık yarınlar nerede hani
Özümüz kayıp tarihe karıştı
Özünden kopanlar ne oldu hani.
Epeydir görmedim yüce dağları
Al üstüne al giyinen
Nerde şimdi o bacılar
Çok çalışıp az görünen
Solup biti o goncalar.
Yün eğirip halı dokur
bu dünyadan ayrılıp gideceğiz
bir ses bir duyumsama kalmayacak
biz hala gereksiz yükler ediniyoruz
dur durak bilmeksizin çoğalmak
bütün yazgılarımızı altüt eden çoğalmak
sefillikten kurtulmak için ölüme çalışmak
Hani o yaz bahçesinde
Aynı daldan sarkan iki meyva gibiydik
Olgunlaşınca düştük ayrı, ayrı yerlere
Ve o incir yaprakları arasında
Güllerin solgun kırmızısı dökülürken
Bir anlık bakış, bir ömür gibiydi.
Şu kahbeye gönül verme
Demiştim sana be hasan
Bastığı topraktan geçme
Demedim mi sana hasan.
Elini kaptırdın kolun
Öyle yorgundum ki yol yürümekten
Biraz mola versem tren kalkacaktı
Nefesim kesilip düşsem taketten
Onca çabam sonuçsuz kalacaktı
Özlem yumağıdır hasret
Açınca içinden baloncuklar uçuşan
Belki bir çocuktur eve dönen
Belkide aynaların yüz,yüze gelmesidir.
Ben seni hatırlıyorum biyerden
Bir türlü çıkaramadım nereden
Dilimin ucundan düşebilirsin
Kimbilir belkide çok eskilerden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!