Sararıp solan bahçelerde, güller açıyor,
En karanlık geceden sonra, güneş doğuyor,
Biz son sözü henüz söylememişken,
Aşkımızın bittiğine, kim hükmediyor?
Gün doğarken, gözlerinde, uyuyamadım.
Yasla sırtını koltuğuna,
İç afilli sigarandan
Bir nefes daha...
Anlamaz seni bu şehir,
Bu sokaklar
Ve insanlar...
Kader;
Gökyüzünde gezinen bir güvercin.
Kah mutluluk düşer
Kanatlarından...
Kah matemler dökülür
Ayaklarından...
Kavuşmak imkansız olsa da gülüm,
Umudu umuda eklemek güzel.
Senden daha erken gelse de ölüm,
Özlemle yolunu beklemek güzel!
Sen bilmesen bile yaşadığımı,
Haziran, 2004,
Burası Filistin.
İsmim; ne fark eder?
Belki Mustafa, Ahmet,
Belki de Yasin.
Şimdiye kadar çok palavra dinlediniz,
Siz beğenin diye cânım, şehir şehir geziyorum,
Fincanı çekip atmak için, bol bol kahve içiyorum.
Giyip kuşanıp aynalarda, hep kendimi çekiyorum,
Olur olmaz zamanlarda canlı yayın da açıyorum!
Foto attım bekliyom,
Gaç laaann!
[verse]
Damat siyah gelin beyaz,
Konuşuyor elimde saz,
Damat siyah gelin beyaz,
Sen ne biçim takımsın,
Tarihe bak, tarihe.
Aşkımsın sol yanımsın,
Adın sığmaz tarihe.
Deplesman ev fark etmez,
Gökte asılı duran yıldızlar
Da gösteriyor ki;
Gecedir…
Ayın yansıması
Düşmüştür sulara.
Sokakların sessiz çığlığı,
verse]
bak bu ses karnımın sesi,
dinle babam, dinle babam.
fukaraanın yok kimsesi,
inle babam, inle babam.
yoksulluk da kader kirvem,




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum