Sıcak bir geceydi, hazirandı.
Gözlerini bir köy evinde açmıştın!
Zaman sallayarak büyüttü seni,
Annen öldüğünde üç yaşındaydın,
Yeni yeni toprağa ayak basmıştın.
Sen, üç yaşında öksüz kalmıştın.
Niye utanayım gözyaşlarımdan?
Beni bu hallere koyan utansın.
Kanlı dişleriyle benim ömrümden
Lokma lokma yiyip doyan utansın.
Bilsinler halimin O'dur sebebi,
Kovalamaca bitti, nihayet yakalandın,
Ölümle yüzleşince sen de çeresiz kaldın,
Sen de yakayı kaptırdın o meleğe, sen de,
Parmaz izleri kaldı Azrail'in ensende.
Çok büyük dert zannettin iki günlük tasayı,
Umarım bu beni kül eden ateş,
Seni de içine alıp yandırsın...
Bir masum suratlı çapkın arkadaş,
Seni yalanlara hep inandırsın.
Desin ki; 'Kalbim hep senin olacak.'
Başkasından bana, benden başkasına,
Fasılasız yürüyorsun pıtırcık.
Bir kolu bırakmadan başka bir kola,
Çekinmeden giriyorsun pıtırcık.
Yorulur düşersin, biraz mola ver,
Hasreti bir sel oldu,
Çağladı gözlerimden.
Sevdiceğim el oldu,
Yanıyorum derinden.
Gitti o güzel lady,
Hayalin yine geceme üşüştü,
Aklımı başımdan uçuran kadın!
Bunca yıla rağmen dört harfli adın,
Ne silindi ne de dilimden düştü.
Kalem gibi kaşlar, ya sırma saçın,
Ah hayallerim,
Olmayan hayallerim...
Kırmızı arabam,
Güzel karım,
Tomarla param,
Havuzlu villam...
Rüzgarlar kayadan ne koparırsa,
Aşkın da gönlümden onu koparır.
Üstünden bir-iki toz uçuşursa,
Geriye tertemiz bir yürek kalır.
Ölüm haricinde her derde deva
Çağlayan ırmak gibi, kalbimden geçenleri,
Söylesem olay olur, bakışlarımdan anla.
Kırlarda çiçek gibi içimde açanları,
Söylesem olay olur, bakışlarımdan anla.
Satılan birşey olsan, harcardım son akçemi,




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum