Ayasofya, gördün mü etrafında saf saf olup duranları?
İşte onlar; şanlı bir ecdadın şanlı torunları.
Nasıl çekip aldılarsa seni ecnebilerden,
Kırdılar, parçaladılar zincirini bin bir yerden.
Bir nefes yanımdaydın yâr eskiden,
Beni hiç bırakmazdın yâr eskiden.
Şimdi gözlerimde yaşlar hasretten,
Seni her gördüğümde başlar hasretten...
Aylar oldu görmeyeli,
Bilmedin kıymetini şu tertemiz aşkımın,
Bunu senden beklemezdim, inan ben de şaşkınım!
Bilmediğin bir şey daha, var bunu yaz bir yere,
Babalar her zaman affetmez vefâsız güle güle!
Hadi yavrum ikile burnunun dikine,
Ben bir gönül hırsızıyım,
Usanmam ki aşk arsızıyım,
Her çiçekten biraz alayım tat ,
Yoksa çekilmez bu hayat!
Baktım camdan, camdan,
Giydi sarı eteği
Bal peteği.
Saçları uzatmış
Şelâle gibi.
O badem gözleri
Bitirdi beni.
Yazım mısın, bana lâzım mısın?
Bir an bile sensiz olamıyorum.
Cezam mısın yoksa şansım mısın?
Kaçmaya bir yol bulamıyorum.
Baş belası bu aşk, yine çıldırıyorum sana,
Geldi dostlar gidiş vakti,
Ben gidiyorum.
Bu ayrılış bana haktı,
Ben gidiyorum.
Vardır büyük bir kusurum,
Ey gönlümün sultânı,
Hayatımın anlamı,
İsteme ayrılığı,
Beni vurursun.
Karanlık bir köşede,
Bazen ıssız ve uzak bir köyde,
Bazen bir kasabada, bazen şehirde,
Çocuklarım için olurum her yerde,
Ben, öğretmenim.
Yolumuz aydınlıksa, ışığı benim,
Yunus Akgün sağdan,
Barış Alper soldan,
Gabrielim ortadan
Vurup vurup geçiyo...
Geliyo geliyo geliyooo...




-
Zehra Akar
Tüm Yorumlarsüper bir şaiir başarılarının devamını diliyorum