Çakıl taşlarıydık
Bir bir bazen avuç dolusu atıldık
Doymak bilmez denizlere
Aldıran olmadı gülüşlerimize
Canı yanan, acıyan hiç olmadık
Umursanmadık, dışlandık, kullanıldık,
Islık sesiyim gecenin korkusuna inat
Ah o köpek ulumazlardı yok mu
Çekirge feryadlarına karışan
Gece içine çeker ayazı
Bozkır sessiz haykırışların sığınağı
Giydim Mehmetim kefenimi
Günde her öğün taş, toprak ve barut
Çektim ya Allah deyip besmelemi
Belli ki daha vaktimiz var.
Rehber taşıdı bizi bir cepheden bir cepheye
Küçüldüm de küçüldüm,,
Avuç içime sığdım.
Gardaşımla enkaz altında kaldım
Çıktımda gördüm, görmez olaydım.
Bir Canım elimde, Ben canımı verdim
Kolon altında canım gardaşım,
Viran eyledin çektin de gittin yar.
Abad ettiğin gönül evim şimdi tarumar.
Hiç bir şey böyle koymazdı, acıtmazdı.
Dönüp de yüzüme son bir defa
Bakmadan çekip de gittiğin gibi yar.
Gündüz tekerlekli sandalye de gezdiğim sokakları
Rüyalarımda düşmeden, koşarak geçtim ben anne
Her gün gördüm; koşan, ayakkabıları afilli çoçukları
Peşlerinden koştuğumu hayal etmekten yoruldum ben anne
Saç savur, farkına varmadan zamanı
Küçük şehirde, büyük adımlarla
Uzayan karanlık içinde
Geçmişini arayan adamlarla!
Ellerin ceplerinde, üç adam!
Uzayan ışıklar altında
Sene bin kırk, burası Dandanakan
Bir tarafta Tuğrul,
Bir tarafta Mesud idi Sultan
İki devlet, iki boy, iki oğul
Bir ellerinde kılıç
Bir ellerinden kandır, damlayan
Bayram olur, ilk önce senin elini öperdik.
Cebinde harçlığın olur olmaz bilmezdik.
Toplayıp tüm torunlarını, dizinin dibine
Elini atardın, cemedeninin cebine
Aman aman burda ne varmış diyerek
Bu dünya bir penceredir
Her gelen baktı geçti demiş Yunus
Bakarken hırslanıp oldular ateş
Gidenler gelenleri yaktı geçti dedim Yunus




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!