Mustafa Parlak Şiirleri - Şair Mustafa P ...

Mustafa Parlak

Giydim Mehmetim kefenimi
Günde her öğün taş, toprak ve barut
Çektim ya Allah deyip besmelemi
Belli ki daha vaktimiz var.

Rehber taşıdı bizi bir cepheden bir cepheye

Devamını Oku
Mustafa Parlak

Küçüldüm de küçüldüm,,
Avuç içime sığdım.
Gardaşımla enkaz altında kaldım
Çıktımda gördüm, görmez olaydım.
Bir Canım elimde, Ben canımı verdim
Kolon altında canım gardaşım,

Devamını Oku
Mustafa Parlak

Viran eyledin çektin de gittin yar.
Abad ettiğin gönül evim şimdi tarumar.
Hiç bir şey böyle koymazdı, acıtmazdı.
Dönüp de yüzüme son bir defa
Bakmadan çekip de gittiğin gibi yar.

Devamını Oku
Mustafa Parlak


Gündüz tekerlekli sandalye de gezdiğim sokakları
Rüyalarımda düşmeden, koşarak geçtim ben anne

Her gün gördüm; koşan, ayakkabıları afilli çoçukları
Peşlerinden koştuğumu hayal etmekten yoruldum ben anne

Devamını Oku
Mustafa Parlak

Saç savur, farkına varmadan zamanı
Küçük şehirde, büyük adımlarla
Uzayan karanlık içinde
Geçmişini arayan adamlarla!
Ellerin ceplerinde, üç adam!
Uzayan ışıklar altında

Devamını Oku
Mustafa Parlak

Sene bin kırk, burası Dandanakan
Bir tarafta Tuğrul,
Bir tarafta Mesud idi Sultan
İki devlet, iki boy, iki oğul
Bir ellerinde kılıç
Bir ellerinden kandır, damlayan

Devamını Oku
Mustafa Parlak


Bayram olur, ilk önce senin elini öperdik.
Cebinde harçlığın olur olmaz bilmezdik.
Toplayıp tüm torunlarını, dizinin dibine
Elini atardın, cemedeninin cebine
Aman aman burda ne varmış diyerek

Devamını Oku
Mustafa Parlak

Bu dünya bir penceredir
Her gelen baktı geçti demiş Yunus
Bakarken hırslanıp oldular ateş
Gidenler gelenleri yaktı geçti dedim Yunus

Devamını Oku
Mustafa Parlak

soluduğum hava,gördüğüm yüzler değişti.
ezbere gittiğim, yürüdüğüm yollar değişti.
Konuştuğum diller, Gündüzüm gecem değişti.

Devamını Oku
Mustafa Parlak

Yılkı atlarım, ayrık otlarım, hoyratlarım
Demir dağın tozu var üzerinizde
Hadi kalkın, silkinin bir aslanlarım
Şimdi, şimdi yürümek düşer bize

Kısraklar sağılsın, kımız edilsin

Devamını Oku