Ben bir erik dalıyım
yaşama sevdalıyım
bilir beni herkes
bir o kadar da vefalıyım
Ayırt etmem orası burası
Nedir bu esrar
Bir dokunuşa
Bir bakışa
Bir gülüşe
Nasıl esir olur bu yürekler
Ne top tüfek gerekir
Bir bir batmakta, eski çınarların güneşleri
En dar vakitte, en uzağa düşürürken gölgeleri
İyi ki varsın,
İyi ki başımızdasın dersin, bakarken
İnsanın içini ısıtan,
Ankara surlarında eskimeyen yüzüm var
Eskimeyen yüzümde, unutmadığım sözüm var
Her gece duyarmısın çığlıklarımı yar
Kocatepetende hiç kesilmeyen sesim var
Sen Ankara'da bensiz yaşarsın
Gelde yat yanıma sevdiğim sım sıkı sarayım seni...
Güle ne hacet, olmasın bahçem. Sen varken,
Çekeyim kokunu. ta çiğerlerime..
Demir dağı eritmek gerek gayrı,
Börtü çineyi getirmek gerek gayrı
Dost olana dostum demek için,
Düşmanı düşman bellemek gerek gayrı.
Kanı kaynar da çıkar sokağa
Gece on delikanlısı
Karanlığın bir vaktinden sonra
Süslenip de, gece on delikanlısı
Geceyi yakaladım saçlarında kıs kıvrak
Astı yüzünü utandı yüzüme bakarak
Bir kaç damla yaş süzüldü, peşinden
Mahcuplaştı, uzaklaştı yanımdan ağlayarak
Anlamadılar ! gördükleri bir rüyaydı.
Dük'ü Kont'u, Papası ! bir hülyaydı.
Sürdüler , yüz binleri karadan, gemilerle denizden.
Geçmişler mi ki top tüfek yedi düvel, ÇANAKKALE'den
Ölüm hak, Hak baki! gördük dedelerimizden
Terkedilmiş dudaklar, izi kalmış rakı bardağında
Tat vermemiş mezeler, şişe devrik masada
Yüz buruk, gözler kapalı, geçmiş içilmiş
Sızmış ömür, gelecek bir derin uyku da.
Haydi denizi boca eder gibi dök üzerime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!