sarıkamıştaydık
önder ben ve sani
ortada ne kamış vardı
ne de kamışın sarısı yani
her yer bembeyazdı
kardı ayazdı üşüyorduk
Ey koca Hasan Kazım’ın Nazire kızı
Sen gidince yüreğime saplandı sızı
Hakkını bu dünyada ödeyemedim
Allah gittiğin yerde ayırmasın bizi
doğum sancısıyla dünyaya yaslandık
an oldu güldük, an oldu yaslandık
gün geldi ısındık, gün geldi ıslandık
belki aç kaldık, belki beslendik
ya az sevdik, ya aşktan usandık
çocuk olduk, büyüdük, yaşlandık
yağmurda yürümek
sevdayı sürümek gibi birşey peşinden
ikisinde de ıslanmaya yürek gerek
iş dönüşü
otobüs tıklım tıklım dolu
oturanlarda hal kalmamış
ayaktakiler desen itiş kakışlar
batan güneş kadar solmuş bedenler
cama yaslanmış alınların damarları çatlamış
sensizlik bir barut gibi kuduruyor içimde
bir kibrit ateşine saklan da gel ne olur
içimdeki barutu patlat aniden
kavuşmak varsa kaderde yeniden
kızım mina
dün gece
seni uyuturken
kalbimi kalbine yasladım
sırtını okşadım
saçını süsledim
Dün gece Adana'ya yağmur yağdı
Mayıs'ın ortasında da yağmur mu yağarmış
Demek ki yağarmış
Hani Nisan yağmurlarını bilirdim
Hani Nisan yağmurlarında ıslanan aşıkları bilirdim
Demek ki Mayıs'ta da yağmur yağarmış
kurumadı
kındaki kinin kanı
bir avuç yürek
ve bir avuç çocuk
küçük bir sapan taşı
taşlar tanklara başkaldırdı
Hos bir dize okudum kutlarim Dostum guzellikler sizinle olsun saygilar *** TAM PUAN ***