simitçi
al tezgahını gel
üsküdar sahiline
bak gör
martılar
nasıl lokum dolduruyor
yılbaşı sabahı
çıt yok memlekette
sokaklar ayaza kesmiş
son düşen yapraklar doldurmuş alanları
bir çift kumru gagalıyor geceden kalanları
sadece üç beş yolcu bekliyor durakta
Ben masmavi denizim, sen balığımsın
Taşucu'nda güneşim, demli çayımsın
Çocukluk vaktim, ergenlik çağımsın
Ben yoğurdum, sen yağımsın Silifke
Ben fıstığım, sen bağımda üzümsün
bugün ilk kez
yazın başladığını farkettim
papatyalar daha bir canlı geldi bana
önce gökyüzünün rengini değiştirdim kendimce
sonra deniz suyunun tuzunu tattım
parktaki güvercinlere yem attım
Göğsümün kirişlerine yaslanmış haykırıyorken hasretin, kurumuş bir çınar yaprağı gibi düşüyor gözlerin nehrime.
Seni düşünürken alnımın damarı çatlıyor bir çıkış yolu bulamıyorum kahrıma.
Yaşlar otağını kurmuş yine, Munzurun suyunda uyumuş gibi yorgun kirpiklerine.
Gönlünün barikatlarını bir bir yıkıyor damlalar. Ağlıyorsun...
Saçlarını topla
Kaşlarını al
Tırnaklarını kes
Bakışın Bodrum olsun
Duruşun Efes
Hangi baharın çiçeğiydin sen
Kitabımın arasında kuruttuğum
Hangi sevginin sözleriydin
Dilimin üzerinde yürüttüğüm
Hangi denizin suyuydun
Gönlümün menbaında arıttığım
kıyısından bir hüzün geçiyor ömrümün
güneş bulutun karasını zorluyor
gönlümde bir başak tanesinin özlemi var
çam kozalağındaki kar lekesi kadar
hüzün geçiyor diyorum
Hasret bir aşılmaz duvar mı
Kimi anasına hasret
kimi çocuğuna
Hasret yağmur gibi yağar mı
Kimi sıcağına hasret
kimi soğuğuna
yıldız yıldız kar yağıyor dışarıda
öyle karanlık ki gece
yollar çamur
uzak ışıklar aydınlatmıyor
sıkıca sarılsan da parkana
ısınmana yetmiyor
Hos bir dize okudum kutlarim Dostum guzellikler sizinle olsun saygilar *** TAM PUAN ***