beyaz akşamları solarken sarıkamışın
güneşin ayı doğurduğu yatakta
omuzuma ağırlığı vurduğu vakit kayışın
yani diyorum
tam dönmek üzereyken nöbetten
müjde verdiler
kızar diye erkenden giderdim sahile
hem de çok erken
oysa o benden önce gelirdi
elinde bir parça simitle görürdüm
yarısını yalnız martılara vermiş beklerken
geceleri hiç sevmem
burada geceleri ölür insanlar
insanlar geceleri yanar donar
kurtulamazsam bu soğuklardan
ben de bir gece öleceğim
belki arkadaşlarım gibi
geç öğrendim
kor da olsa
bir tende
iki ateş sönermiş
derde düşermiş biri
diğeri önce ararmış
ey eylül
güzün asi çocuğu
naftalin kokulu yorganımı serdin
zarfta göndereni yazmayan
mektup gibi çıkageldin yağmurla
bir sabahla gelir akşam olursun
bir akşamla gelir sabah
bir güneşle gelir sıcak olursun
bir yağmurla gelir soğuk
böyle geçer gider ömrün
eski fotograflarını gördükçe
seksen öncesiydi
biz çocuktuk
aklımız ermezdi herşeye
geceleri silah sıkarlardı
gündüzleri çekirdeklerini toplardık
askerler geçerdi yanımızdan
aynalar da yalan söyler oldu
baktığımı göremiyorum
gördüğüme bakamıyorum
duyduğuma inanamıyorum
sabah bir yalan
akşam bir yalan
varmadan gün evine
dal karanlığı çökmeden
yüreğim göçmeden gel
dutlar yere düşmeden gel
gel
gel artık
Hos bir dize okudum kutlarim Dostum guzellikler sizinle olsun saygilar *** TAM PUAN ***