Nisan senin ayın.
Dallarda bembeyaz açarsın.
Etrafa mis gibi koku yayar,
Akılları baştan alırsın.
Çok narin ve hassassın.
Memleket toz duman.
Adım adım ilerliyor düşman.
Gökyüzü karanlığa gömüldü.
Elden gidiyor güzel vatan.
Haydi ayağa kalk Sakarya!
Anadolu’da yazıldı destan,
Her satırında göz yaşı, kan.
Mehmetçik kokuyor toprak,
Kanla sulandı bu aziz vatan.
Eğer bilmek istiyorsan,
Sana her şeyi anlatmak istiyorum.
Bazen şiir yazarken,
Bazen öylesine sokaklarda yürürken,
Bir şarkı dinlerken,
Kendimi nerelerde hayal ettiğimi,
Neler hissettiğimi,
Yetimin, öksüzün malına,
Sakın el uzatma!
Ocağına ateş düşer,
Kül olur farkına varamazsın.
Haram lokmaya göz dikme!
Haksızlığa karşı susma!
Yoksa dilsiz şeytan olursun.
Bir gün aynı haksızlığa uğrar,
Sen de mağdur olursun.
Sonra iş işten geçer,
Yolda aşıklar el ele dolaşırken,
İçimde buruk bir his yaşıyorum,
Sadece seni düşünüyorum,
Sen aklıma geliyorsun.
Yanık bir türkü dinlerken,
Karanlık bir odada yalnız kalınca,
Bütün kapılar yüzüne kapanınca,
Aşkına bir karşılık bulamayınca,
Sen hiç bir kadına aşık oldun mu?
Aşkın kor ateş gibi içini yakınca,
Geceler boyu bir başıma.
Yürürken taş kaldırımlarda.
Seni aradım boş sokaklarda.
Bir umut bile yoktu arkanda.
Karanlık geceler bilir beni.
Eylül çabuk geldi bu sene.
Yazdan kalma sıcak bir gün var.
Akşam güneşi yüzüme vuruyor.
Yerlerde hüzünlü yapraklar,
Yine zamansız geldi sonbahar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!